T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/187
KARAR NO : 2025/1048
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 05.07.2023
KARAR TARİHİ : 09.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.03.2021 tarihinde müvekkilİ şirkete ------ sayılı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ----- plakalı araç servis bakımından sonra servis yetkilisi ---- kullanımında test sürüşündeyken ------ plakalı aracın sürücüsü olan davalının kırmızı ışıkta geçerek önüne çıkması nedeniyle sigortalı aracın sürücüsünün manevra yapması sonucu maddi hasarlı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tarihinde tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre müvekkili şirkete sigortalı aracın kaza tarihindeki sürücüsü olan ----- Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b maddesini ihlal ettiği tutanağa geçirildiğini ancak kaza tespit tutanağının hatalı olduğunu, kazaya asıl olarak sebebiyet veren --- plakalı araç maliki ve sürücüsü ------ olduğunu, sigortalı araç üzerinde yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda araca pert total işleminin uygulanmasının uygun görüldüğünü ve sigortalı ile varılan mutabakat neticesinde sigortalıya 03.06.2021 tarihinde aracın değeri olan 137.500,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, ilgili araç ise -----Noterliği'nin 31.05.2021 tarih ------ yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 37.375,00-TL ye satıldığını, sovtaj bedeli düşüldükten sonra bakiye kalan 103.125,00-TL tutarının davalıdan tahsili gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 103.125,00-TL tutarındaki maddi tazminatı davalılardan 03.06.2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep etmesinin kabulünün mümkün olmadığını, kanıtlanmış bir olayı olmadığını, hasar miktarı ve kusur durumunun mevcut olmadığını ancak davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı ---- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalı ---- davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; trafik kazası sebebiyle kasko sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemenin kazanın karşı tarafın aracın ZMMS poliçesi ile sigortalayana, araç maliki ve sürücüsü olan davalı gerçek kişiye karşı rücuen tazminine ilişkindir.TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Davanın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketine ve araç işleteni ile malikine karşı açılması sebebiyle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir. Somut davada davalı araç maliki aynı zamanda araç sürücüsüdür.
31/03/2021 tarih saat 12:40 sıralarında sürücü ----- idaresindeki davacı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ----- plakalı araç ile ---- Caddesinden ---- istikametine seyir ettiği esnada ------ nolu trafik ışıklı kavşağa geldiğinde, karşı yönden gelip sola dönüş manevrasıyla istikamet şeridine giren davalı sürücü ---- idaresindeki ----- plakalı araca çarpmamak için aldığı tedbir neticesi direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafındaki kavşak köşesinde bulunan ------ mezarlık duvarına ve trafik ışık direğine çarpması neticesi dava konusu kaza meydana gelmiştir. ----- plakalı araç, 25.06.2020 tarihi ile 25.06.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı şirkete ----- sayılı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. ----- plakalı araç, 21.11.2020 tarihi ile 21.11.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalanmış olup araç başına 41.000,00 TL maddi teminat bulunmaktadır.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı kasko sigortalısına 03.06.2021 tarihinde 103.125,00 TL ödeme yapılmıştır. Davalı sürücü -----idaresindeki araçla seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermesi ve istikametine yanmakta olan kırmızı ışığı dikkate alıp kavşak başında durup diğer kavşak kollarını kontrol etmesi ve gelen araçlara ilk geçiş hakkını verdikten sonra istikametine yeşil yanması akabinde kavşağa girip geçişini gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara uymadığı, ışık ihlali yaparak kontrolsüzce sola manevra ile karşı yön bölümüne girmesi neticesi, karşı yönden gelen sürücü ------ seyrini olumsuz etkileyerek, bu sürücünün kendisine çarpmamak için aldığı tedbir ile direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafındaki kavşak çıkışında bulunan duvara ve ışık direğine çarpmasına sebebiyet verdiği olayda, 2918 sayılı KTK madde 84/a (Kırmızı ışıklı trafik işaretinde veya yetkili memurun dur işaretinde geçme), madde 84/h (Kavşaklarda geçiş önceliğine uymama,..hallerinde asli kusurlu sayılırlar), madde 57/a (Kavşağa yaklaşan sürücüler ...geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar) gereğince dava konusu kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz oranında kusurludur.Davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araçta 103.125,00 TL hasar meydana geldiği belirtilmiş olup rapordaki tespitlerin dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve davacı tarafından, kasko sigortalısına karşı yapılan ödemenin kazanın oluş biçimine uygun olduğu ve davacının rücu talebinde haklı olduğu anlaşıldığından ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne, 103.125,00 TL'nin 03.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 41.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 7.044,47-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.761,12-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 5.283,35-TL'nin poliçe limiti dikkate alınarak; 2.100,53-TL'sinin davalı ---- Şirketi'nden, 3.182,82-TL'sinin davalı ------- tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 1.761,12-TL peşin harcın poliçe limiti dikkate alınarak; 700,18-TL'sinin davalı ---- Şirketi'nden, 1.060,94-TL'sinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 179,90-TL başvurma harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 956,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 4.662,00-TL yargılama giderinin poliçe limiti dikkate alınarak; 1.853,50-TL'sinin davalı ----- Şirketi'nden, 2.808,50-TL'sinin davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
5-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin poliçe limiti dikkate alınarak; 17.890,91-TL'sinin davalı ------Şirketi'nden, 27.109,09-TL'sinin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine,
6-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalı ------ Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.