T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/879
KARAR NO : 2025/1017
DAVA : Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih ve Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Tasfiyesi istenen ----%40 hisse sahibi tarafları, %40 hissedarı ---- ve %20 hissedarı ---- seçildiğini, şirketin müdürü, yasal mevzuata aykırı olarak 23.10.2023 tarihinde yapılan genel kurul ile ---- oyuyla --- seçildiğini, genel kurulun iptal edilmesi maksadıyla taraflarınca--- Ticaret Mahkemesi'nin----- sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, Bir önceki dönem ise müdürlük görevi tarafım ile ----- birlikte müşterek imza şeklinde yerine getirildiğini, şirketlerinin aile şirketi olduğunu ve uzun yıllar led, aydınlatma ve reklam alanıyla iştigal ettiğini, son yıllarda ise şirket hissedarları arasında büyük uzlaşmazlıklar meydana geldiğini, bu uzlaşmazlıkların başında--- bulunduğunu, ---- Taraflarının ve ------ yetkili olduğu dönemden önceki müdürlük yetkisi hukuka aykırı eylemler gerçekleştirdiğinden ve kandırmaya yönelik yanlış mali rapor sunulduğunu, görevi kötüye kullandığı belirtilmiş imza yetkisi alınmadan bankalardan para aldığını, mevcut işlemleri nedeniyle ---- müdürlük görevinden alındığını, bu durumun 11.08.2022 tarihinde Ticaret Sicil'de ilan ettirildiğini, ----- sonrasında------ borçlu göstererek 01.07.2022 düzenlenme tarihli, 30.09.2022 ödeme tarihli, 400.000,00 -$. bedelli ve 01.07.2022 düzenlenme tarihli, 15.11.2022 ödeme tarihli, 400.000,00 - $. bedelli iki adet (sahte) senedi, yetkisinin alındığı 04.08.2022 tarihinden sonra-----adına tanzim ettiğini, Bahsi geçen senetlerden dolayı şirketin mali yapısı bozulduğunu ve ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunulduğunu, başvuru üzerine şirket hakkında önce geçici mühlet kararı verildiğini, sonrasında geçici mühlet iki ay uzatıldığını ve en son şirket kesin mühlet kararı verildiğini, bu başvuru neticesinde ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra dosyasında yapılan muhafaza işlemlerinin kaldırıldığını ve şirketin araçlarının şirkete teslim edildiğini ve söz konusu takibin durdurulduğunu, 5.3. Şirket yönünden başlatılan sahte icra takibine karşı, ---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasında, 17.11.2023 tarihinde şirket merkezinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiğini, bu karara istinaden mahkemece bilirkişinin yapacağı görev yönünden 3.500,00-TL. bilirkişi ücretin davacı tarafından yatırılmasına karar verildiğini, ancak şirketin müdürlük yetkisini - desteğini alarak alan şirketi dağıtmaya çalışan ---- , karara şerh koymalarına rağmen çok hızlı bir şekilde farklı kararlar aldığını ve bilirkişi incelenmesi yapılmaması için bilirkişi ücretini ödemediğini, bu ücretin tarafınca yatırıldığını, tarafınca bilirkişi ücreti yatırılmasına rağmen sırf bilirkişi incelenmesi yapılmaması adına ----- şahsen adliyeye gitmek suretiyle 16.11.2023 tarihinde şirket için çok önemli olan toplamda 40.320.000,00-TL. borcunun olmadığının tespiti istenen menfi tespit davasında herhangi bir gerekçesi olmaksızın feragat ettiğini, şirketin müdürlük görevinde bulunan ---- şirketin lehine olarak açılan tüm davalardan feragat ederek hissemize tekabül eden tüm mal varlığını üçüncü kişiler üzerinden (---. İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyası) satışını yaptırıp bu şekilde hissedarı olduğumuz şirketi bertaraf etmeyi amaçladığını, gözetilecek gerekçeler kapsamında, tüm bu sebeplerle öncelikle davanın kabulüne, ----- yönetimine kayyım atanmasına ve şirkete ait -----plakalı araçlara tedbir konulmasını ve şirkete ait listesini sunduğu banka hesaplarına tedbir konulmasını, ------- Şti'nin tasfiyesine karar verilmesini, tasfiye sonrasında hesaplanacak katılma alacağının tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK 636/3 maddesi uyarınca davalı limited şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talebidir.
Dosya içerisine gelen ----- Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu davalı----- iki ortaklı olarak ana sözleşmesin 06.01.2011 tarihinde tescil edildiği, yetkilisinin ise diğer ortak ---- olduğu tespit edilmiş olup, davacı hissedar tarafından haklı nedene dayanarak fesih ve tasfiye talebinde bulunulmuştur.
Uyuşmazlık; davacının davalı şirkette hisse oranının ne olduğu, şirket ortakları arasında uyuşmazlık olup olmadığı, şirket müdürünün diğer ortakları kandırmaya yönelik hukuka aykırı ve yanlış mali tablolar hazırlayıp hazırlamadığı, davacı ortağın şirket merkezine alınıp alınmadığı, şirketin mali kayıtlarının incelenmesine engel olunup olunmadığı, davacı ortağın hisse oranı tespit edildikten sonra davayı açmaya aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı, ortaklar arasında ki husumetin şirketin feshi ve tasfiyesi şartlarını oluşturup oluşturmadığı, eğer fesih kabul edilmezse davacının güncel pay bedelinin ödenme şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarıdır.Ortaklar arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığına ilişkin mahkememiz tarafından tanık beyanlarına başvurulmuş tanık ---- oğlu olduğunu dava dışı diğer ortak ----- da yeğeni olduğunu, dava dışı diğer ortak ---- kendisine ait hisseyi abisi olan ---- devrettiğini oğlu ile yeğeni olan --- anlaşamadığını, kendisinin usulsüz işlemler yaptığını belirttiği şekilde beyanda bulunmuştur.
Dosya içerisine hükme esas alınan 25.12.2023 tarihli heyet raporu alınmıştır.
Yapılan Yargılama Sonucu
Davalı şirketin 2019-2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmiş TTK 64,66. Maddeleri ile VUK 220-226. Maddelerine uygun olarak tutulduğu, 1. Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış kapanış tasdiklerinin yerinde olduğu ancak ve kayıt nizamı bakımından birbirini teyit etmediği Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğine uygun olmadığı ve mesnetsiz kayıtların olduğu tespit edilmiştir. Teknik heyet tarafından davalı şirketin belirtilen yıllara ilişkin gelir-gider tablosu ile bilanço kayıtlarının incelenmesi sonucu 31.12.2022 tarihi itibariyle borca batık olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında davacı ------ 23.06.2023 tarihi itibariyle davalı şirkete kaydi olarak herhangi bir borcunun bulunmadığı ancak şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu mesnetsiz kayıtların mevcut olduğu ve davacı ---- davalı ---- 1.607.447,02-TL borcunun olması gerektiği tespit edilmiştir. Diğer davalı ----- 23.06.2023 tarihi itibariyle kaydi olarak borcunun olmadığı ancak mesnetsiz kayıtların mevcut olduğu dava dışı diğer ortak ----- 1.621.159,63-TL borcunun olması gerektiği tespit edilmiştir. Dava dışı diğer ortak -----23.06.2023 tarihi itibariyle kaydi olarak 4.091.187,03-TL borcunun bulunduğu ancak kayıtların mesnetsiz olduğu, dava dışı ----- şirkete 1.191.380,38-TL borcunun olması gerektiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak her üç şirket ortağının da davalı şirkete borçlarının olduğu ancak ya kaydi olarak yer almadığı ya da kayıtlarda yazan ile gerçeğin farklılık arz ettiği anlaşılmaktadır. Davacının talebi, davalı limited şirketinin haklı nedenle fesih ve tasfiyesidir. Haklı neden durumu subjektif olarak her bir olaya göre ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Somut olayda; teknik heyet tarafından yapılan incelemeler sonucu, şirket kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmadığı her ne kadar ticari defter ve kayıtların açılış ve kapanış tasdikleri mevcut ise de, kayıt nizamı bakımından birbirini teyit etmediği, mesnetsiz kayıtların olduğu, şirket ortaklarının her birinin şirkete borcunun olduğu ancak davacı ---- ile dava dışı ortak ----- kayıtlarda hiç yer almadığı, diğer dava dışı ortak ----- ise gerçek borcu ile kaydi borcunun farklılık arz ettiği tespit edilmiştir. Duruşmada dinlenen tanık anlatımı ile ortaklar arasında husumet bulunduğu, güven ilişkisinin zedelendiği anlaşılmaktadır yine bunun yanında ortakların arasında devam eden bir kısım davaların olduğu ayrıca ----- CBS'nin ----- ile --- esas sayılı dosyaları ile şikayetler sonucu soruşturmaların devam ettiği tespit edilmiştir. Şirketin ticari kayıtlarında mesnetsiz kayıtların olması, ortaklar arasında suç duyuruları sonucu soruşturmaların devam etmesi, mahkememiz dosyası dışında diğer mahkemelerde de bir çok davalarının bulunması bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, davalı limited şirketinin az ortaklı olarak kurulmasının bir sonucu olarak da ortaklar arasında kişisel ilişkilerin son derece önemli olduğu, güven ilişkisinin kalmadığı bir ortamda ticari ilişkinin devam edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla bir kısım borçların da kayıtlara işlenmemesi göz önüne alınarak davalı şirketin mesnetsiz kayıtları nedeniyle şirketin feshi ve tasfiyesinin ortakların menfaatine olacağı göz önüne alınarak açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan DAVANIN KABULÜ İLE,
1- TTK.636/3 Maddesi uyarınca ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün -----Sicil Numaralı ------TTK 636/3 maddesi uyarınca FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye memuru olarak resen mali müşavir ------ atanmasına,
3-Kararın kesinleşmesinden sonra bir defaya mahsus 15.000,00 TL olarak tasfiye memuru ücreti ile 20.000,00 TL tasfiye masraf avansının davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılması halinde tasfiye memuruna görevinin tevdiine,
4-Tasfiye memuru ücretinin ve yatırılacak masraf avanslarının tasfiye memuru tarafından ileride tasfiye giderlerine eklenmesine,
5-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 345,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6- Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat ve müzekkere gideri olarak yapılan toplam 8.196,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı yararına A.A.Ü.T. uyarınca takdir edilen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine,İlişkin olarak davacı asil ile vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.