T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/862 Esas
KARAR NO: 2025/1035
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/10/2022
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ----- karşılığında davalıdan satın aldığı, Satış sözleşmesine istinaden davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen ------bedelli düzenlenen faturayı dava konusu makine bedeli davalıya eksiksiz olarak ödendiğini, daha sonra, ------- Sayılı dosyasından yazılan haciz talimatı üzerine---- Sayılı dosyasıyla davacının işyerine hacze gelindiği, davacının davalıdan satın aldığı makine, haciz ve muhafaza altına alındığını, davacının haciz esnasında, makine bedelinin ödendiğini ilişkin fatura ibraz edilerek, makinenin mülkiyetinin kendisine ait olduğuna ilişkin istihkak iddiasında bulunulan istihkak iddiası üzerine dosya yetkili mahkemeye gönderildiği, ------- tarihli kararıyla istihkak talebinin reddine karar verildiği,------- tarihli kararında, davacıya satışı yapılan -----niteliğindeki makinenin,----- tarafından verilen yazı cevabında, dava dışı ---- kayıtlı olduğu, ticaret sicilde kayıtlı malikin ----Sayılı dosyasında borçlu olduğu ve makinenin sicil kaydında haciz işlendiğinin öğrenildiği, davalının kusurlu hareketi neticesinde uğranılan zararın tahsili için davalı aleyhine ----- Sayılı dosyasıyla, faturaya konu ------ başlatılan icra takibine davalı karşı yetkiye ve borca itiraz ettiği, dosya yetkili icra dairesine gönderilerek, ------icra dosyasından davalıya ödeme emri 01.06.2022 tarihinde e-tebliğ edilmiş, davalı aynı tarihli dilekçesiyle borca itiraz etmiş ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğinden davacı vekilinin ----- esas sayılı dosyasında ---- Sayılı icra takip dosyasına yaptığı haksız itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı tarafından huzurda ikame edilen davaya ilişkin öne sürülen iddiaların gerçeğe hakka ve hukuka aykırı olduğunu, iddiaları kabul etmediklerini, huzurda görülmekte olan davanın sebepsiz zenginleşme olmadığını, davalının makineyi davacıya sattığını ve teslim ettiğini, yapılan tahsilatın makinanın satış bedeli olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, ayıp iddiasına yönelik muayene külfetini ve müvekkile karşı bildirim külfetini yerine getirmediğini, davacının (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) iddia ettiği ayıbı en geç haciz tarihi olan 15.12.2021 tarihinde öğrenildiğinin tartışmasız olduğundan, bu süreden itibaren kanunen yerine getirilmesi gerekli olan muayene ve ihbar yükümlülüğünü süresi içerisinde yerine getirmeyen davacının alıcı ayıp iddiasına karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağını, davanın usulen reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıp iddiasını kabul etmediklerini, davalı şirketin uyuşmazlık konusu ------ tarihinde dava dışı ------- firmasından satın aldığını, davalının makineyi 29.01.2021 tarihinde ise davacıya sattığını, her iki alım satıma ilişkin de ürünün faturasının bulunduğunu, davalının iddia edilen hususlar ile bir ilgi ve alakasının bulunmadığını, iddia edilen makinenin müvekkilinin adına kayıtlı olmayıp dava dışı ------ adına kayıtlı olduğu da dikkate alındığında husumetin yöneltilmesi gereken muhatap olmadığının açık olduğunu, bu suretle davaya ilişkin husumet itirazlarının bulunduğunu, yine alacak iddiasını kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile, şayet bu makine dava dışı ----- adına kayıtlı ise, bu makinenin şu anda fiziki olarak nerede olduğunu ortaya çıkartacak bir sistem bulunmadığına göre, bu makinenin davacı firmanın adresinde olduğu ne şekilde tespit edildiğini, bu hususun davacıdan açıklattırılmasını, bu hususta davacı ile dava dışı -------firması ile ürünün adına kayıtlı olduğu iddia edilen ----- danışıklı olarak hareket ettiği ve müvekkilin bedelini ödemiş olduğu ürün bedelini mükerrer olarak tahsil etmek amacını güttüklerini, alacak iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, icra dosyasının borç miktarını aşan şekilde müvekkilden alacak iddiasında bulunulması mümkün olmadığını, ilgili makinenin haczedildiği ------ Sayılı dosyasının haciz tarihindeki kapak hesabına bakıldığında borç miktarının 50.875,89 TL olduğu görüldüğünü, ürün icra müdürlüğü marifeti ile satılsa dahi kalan kısım iade edileceğini, bu sebeple borç miktarını aşan tutarın dava konusu edilmesi hukuka aykırı olup bu kısım yönünden de davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, öncelikle husumet itirazı doğrultusunda davanın reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davacının iddialarına konu ayıp iddiasına karşı tekeffül hükümlerine göre süresi içerisinde ve kanunen gerektiği şekilde muayene ve ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden ve bu sebeple davacı alıcı ayıp iddiasına karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağından, davanın bu sebeple ve zamanaşımı itirazı doğrultusunda reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, dava konusu iş makinesine konu satış sözleşmesinin geçersiz olması ve dava konusu forkliftin davacıdan haciz baskısı altında alınması sebebiyle sözleşme bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında dava konusu forklitf alım-satımı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu makinenin satış bedelinin ödendiğini ve makinenin teslim edildiğini, makine teslim edildikten sonra------ sayılı dosyasından yazılan haciz talimatı üzerine ----- sayılı dosyasıyla davacının işyerine hacze gelindiğini ve davalıdan satın aldığı makinenin haciz ve muhafaza altına alındığını, makinenin mülkiyetinin müvekkile ait olduğu belirtilerek istihkak davası açılmış ise de ------tarafından verilen yazı cevabında, dava konusu makinenin dava dışı ---- kayıtlı olduğu, ticaret sicilde kayıtlı malikin ------ Sayılı dosyasında borçlu olduğu ve makinenin sicil kaydında haciz işlendiği) makinenin mülkiyetinin dava dışı------ ait olması sebebiyle istihkak talebinin reddine karar verildiğini, davalının sahip olmadığı malı müvekkilimize satarak esaslı bir şekilde yanılttığını ve sebepsiz zenginleştiğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince sözleşmeye konu makine bedelinin iadesi için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ------Sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, ------ tarafların ----- kayıtları celp edilmiş, ----- dava konusu aracın tescil kayıtları celp edilmiş, ----- dava konusu banka kayıtları celp edilmiş, talimat yoluyla taraf tanıkları dinlenilmiş,------ davalının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ----- Talimat sayılı dosyası ile ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış, ---- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.------ Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen -----tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu araç satışından kaynaklı davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen fatura ile karşılığında davacı tarafından davalı şirkete yapılan ödemenin davacının defter kayıtlarına işlendiği anlaşılmakta olup, Davacının davalıya yaptığı 95.000,00 TL ödeme ile takip tarihine kadar işlemiş 19.447,67 TL faiz olmak üzere 114.447,67 TL alacak hesaplanmış olup..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 13.09.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davalı şirket tarafından ibraz edilen -------yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Taraflar arasındaki iş makinesi satım sözleşmesi geçersiz olduğundan ve zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince bu hakka başvurabilmek için öncelikle geçerli bir sözleşme olması gerekeceğinden, davacının davalıya ödemiş olduğu 95.000,00 TL’yi geçersiz sözleşmeye binaen sebepsiz zenginleşme hükümlerine binaen talep edebileceği, ilgili alacağa taraflar tacir olduğundan takip tarihinden itibaren ticari faiz işleyeceği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Eldeki davada, dava konusu makinenin davalı tarafından davacıya satıldığı, makinenin teslim edildiği ve makine bedelinin davacı tarafından davacıya ödendiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf, dava konusu makinenin haciz baskısı altında davacı taraftan alınması sebebiyle davalının sözleşme bedeli oranında sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği, davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sözleşme bedelinin davalıdan iadesini talep etmesinin mümkün olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu makinenin davalı tarafından satılarak, davacıya teslim edildiği ve makine davacı bünyesindeyken haczedildiği, davacının açmış olduğu istihkak davasınında makinenin mülkiyetinin dava dışı ...ne ait olması sebebiyle reddedildiği celp edilen kayıtlar, taraf beyanları ile icra ve İcra Hukuk Mahkemesi dosyaları ile sabittir. Başka bir deyişle, davalı şirket sahibi olmadığı bir makineyi satmış ve makine davacının elinden haciz baskısı ile geri alınmıştır. Bu itibarla davalı makine bedeli oranında sebepsiz zenginleşmiş olup aldığı bedeli iade etmesi gerekmektedir. Davacının talepleri yerinde olduğu, tarafların tacir olması sebebiyle davacının avans faizi talep edebileceği değerlendirilmiş, davanın kabulüne, davalının -------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 95.000,01-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf husumet itirazında bulunmuş ise de; alınan bilirkişi raporu ve incelene taraf ticari kayıtları gereğince davacının dava konusu bedel için davalıya ödeme yaptığı sabit olduğundan davalının husumet itirazına itibar edilmemiştir.Davalı vekili tarafından alacağın zamanaşımına uğradığı iddia edilmektedir. Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.
TBK 82/1 maddesinde; "Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" denilmektedir.
Eldeki davada, dava konusu bedel 01/02/2021 tarihinde davacı tarafça davalıya ödenmiştir. Davacı tarafın dava konusu makineye haciz konulduğu gün geri isteme hakkını öğrendiği gün kabul etmek gerektir. Zamanaşımı bu tarih itibariyle başlamaktadır.6098 Sayılı TBK 154. Maddesinde (818 sayılı BK. 133) zamanaşımını kesen nedenler gösterilmiştir. Aynı maddenin 2.fıkrası uyarınca, dava açılması veya icra takibi yapılması zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Kanunun 156. maddesi ise, zamanaşımının kesilmesi halinde yeni bir sürenin işlemesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Davacı tarafça haciz işleminden hemen sonra İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak davası açmış, sonrasında ----- tarihinde Kocaeli İcra dairesinde icra takibi yapmıştır. Yapılan bu işlemlerin her irinden sonra zamanaşımı kesilmiş ve yeniden başlamış olup dava tarihi (27/10/2022) itibariyle alacağın zamanaşımına süresi dolmadığından davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.----- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ---- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının --------esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 95.000,01-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 6.489,52-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.622,37-TL harcın mahsubu ile bakiye 4867,15-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.622,37-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 17.117,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.209,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/12/2025