T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/160 Esas
KARAR NO: 2025/829
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2024
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket; enerji nakil hatları, çelik konstrüksiyon ve muhtelif elektrik direkleri imalatı işleri ile iştigal ettiğini, Davalı borçlu şirket ile müvekkil şirket arasında ticari emtia alışverişi olmuş ve bu alışveriş bir süre devam ettiğini, tüm işlere ve satışlara ilişkin olarak, müvekkil şirket tarafından imalatı yapılıp yerine getirilen ilgili malzemeler, ticari emtialar sevk edilmiş ve bu alışverişe ilişkin olarak faturalar düzenlediğini, ancak davalı şirketin, müvekkilinin yaptığı hizmete karşılık kesilen, itirazsız alınıp kayda geçirilerek kesinleşen fatura içeriğindeki ticari emtiayı teslim aldığı halde müvekkile taahhüt ettiği meblağları vadesinde ödemediğini, bunun üzerine de müvekkil şirket tarafından vade farkı alacağına ilişkin faturalar düzenlediğini, davalıya ihtarname çekildiğini fakat İşbu ihtarname davalı şirkete 14.12.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen cari hesap ekstresine de itiraz edilmediğini, ve herhangi bir cevap verilmediğini, davalı şirket tarafından ihtarnameye rağmen de ödeme yapılmayınca, şirketçe işbu huzurdaki itirazın iptali davasına konu ---- sayılı dosyası üzerinden üzerinden icra takibi başlaıldığını, Ancak davalı-borçlu şirket tarafından, hiçbir mesnede dayanılmaksızın 12.02.2024 tarihinde asıl alacağa ve buna bağlı tüm faiz ve fer'ileriyle birlikte tüm borca itiraz edildiğini ve İcra Müdürlüğünce 12.02.2024 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu sebeplerle Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı tarafça ----- sayılı dosyasında borcun tamamı ile fer’ilerine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini, takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibinin dayanağı faturaya itiraz dilmemesi üzerine icra takibi başlattığını ve ödeme emrine itiraz edilmesi akabinde hukuka aykırı şekilde huzurdaki davayı ikame ettiğini, davasını ispata yarar bir belge sunmadığını, davacı tarafın davasını ispat edemediğinden davasının esastan reddine karar verilmesini, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak vade farkı faturası kesilerek dava konusu icra takibine dayanak yapıldığını, icra takibinde asıl alacağa uygulanması talep edilen faizin hatalı olduğunu, ödeme emrinde talep edilen faizin usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle icra takibine faiz yönünden de itiraz ettiklerini, davacı tarafından gönderilen ödeme emrinde alacak türk lirası cinsinden belirtilmemiş olup davanın bu sebeple de reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil şirketten olan alacağını ispatlayamadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki geçmişe dayalı ticari ilişki olduğu, davacı şirket tarafından enerji nakil hatları, çevik konstrüksiyon ve elektrik direkleri imalatı yaparak davalıya sattığı bunun karşılığı olarak faturaya dayalı başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.Uyuşmazlık ; taraflar arasındaki ticari satım sonucu faturaya dayalı ürünlerin davalı tarafa teslim edilip edilmediği , bunun karşılığı olarak teslim aldığı belirtilen ürünlerin bedelinin zamanı da ödenip ödenmediği ve davacı tarafında vade farkı alacağına dayanarak düzenlenen faturalar uyarınca takip başlatıldığı anlaşılmakla fark faturası düzenlenmesinin taraflar arasında herhangi bir sözleşmede veya ticari teamül olarak kabul edilip edilmediği , başlatılan takibin haklı olup olmadığı hususudur. Davaya konu---- esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 222.580,98 TL vade farkı faturasına dayalı alacak ile 52.950,00 USD cari hesap borcundan kaynaklı alacak için ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür.Yargılama sırasında hükme esas alınan davacı şirketin ticari ve defter kayıtlarının incelenmesine ilişkin bila tarihli SMMM raporu ile mahkememiz tarafından 20.06.2025 tarihli raporlar alınmıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin defterlerin TTK m. 64,66, VUK, m.220-226. Ve 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliğine uygun olarak hazırlandığı açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı kayıt nizamı bakımından birbirini teyit ettiği ve bu haliyle davacı şirketin lehine delil kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı firmanın kayıtlarına göre 2023 yılında toplam 4 adet fatura karşılığı 52.950,00 USD tutarında mal satış faturası düzenlendiği ve 2023-2024 yıllarına ilişkin toplam 8 adet fatura karşılığı 283.805,36 TL tutarında vade farkı faturası düzenlendiği ve defterine kaydettiği tespit edilmiştir.Davalı şirketin 2023-2024 yıllarına ilişkin defterlerin TTK m. 64,66, VUK, m.220-226. Ve 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliğine uygun olarak hazırlandığı açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı kayıt nizamı bakımından birbirini teyit ettiği ve bu haliyle davalı şirketin lehine delil kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Takip tarihi itibariyle davalı firmanın kendi kayıtlarına göre 52.949,85 USD borcun olduğu bunun yanında ayrıca yine takip tarihi itibariyle kaydi olarak fark faturasına dayalı 222.580,98 TL borcunun olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan Yargılama Sonucu; Davacı firma tarafından cari hesaba dayalı alacak talebi ve vade farkı faturası nedeniyle başlatılan takibe karşı itirazın iptali davasıdır. Her iki tarafın da usulüne uygun olarak ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu tarafların kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü ve davalı borçlu firmanın davacı alacaklı firmaya uyuşan kayıtlar uyarınca takip tarihi itibariyle 52.949,85 USD cari hesap alacağının olduğu bunun yanında 222.580,98 TL vade farkı faturası nedeniyle borcun olduğu tespit edilmiştir.''Vade farkı'' talep edilebilmesi için ya sözleşmede taraflarca vade farkı ödeneceği kayıt altına alınmalı ya da vade farkı ödenmesi taraflar arasındaki ticari teammül sonucu oluşmalıdır. Somut olayda, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarında ''vade farkı faturası '' bulunduğundan tarafların bu konuda ticari ilişkilerinde teammül oluştuğu anlaşılmakla vade farkı faturasının her iki tarafın uyuşan kayıtları sonucu kabulüne karar verilmiştir. ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu ''52.950,00 USD fiili ödeme tarihi toplam alacak tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile takip tarihinden itibaren asıl alacak kalemine işleyecek ------ mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi oranı üzerinden faizi, TL alacak kalemine işleyecek yıllık %44,25 reeskont avans faizi, TBK 99/3 maddesi uyarınca ''tahsil tarihindeki TCMM USD efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının tahsili talebidir.'' şeklinde takip başlatılmıştır. USD yönünden takibin incelenmesi sonucu TL karşılığı değerinin takip talebinde belirtilmediği görülmüştür.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) Takip talebi ve muhtevası başlıklı 58. maddesinde; ------Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır.Talepte şunlar gösterilir:1. -----Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisinin ve vekilinin adı, soyadı; alacaklı veya vekili adına ödemenin yapılacağı banka adı ile hesap bilgileri; varsa ----- numarası veya vergi kimlik numarası; şöhret ve yerleşim yeri; alacaklı yabancı memlekette oturuyorsa Türkiye’de göstereceği yerleşim yeri (Yerleşim yeri gösteremezse icra dairesinin bulunduğu yer yerleşim yeri sayılır.);
2. ------Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı, soyadı, alacaklı tarafından biliniyorsa ------ numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yeri;Bir terekeye karşı yapılan taleplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı, soyadı, biliniyorsa -----kimlik numarası veya vergi kimlik numarası, şöhret ve yerleşim yerleri;
3.---- Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi;
4. Senet, senet yoksa borcun sebebi;
5. Takip yollarından hangisinin seçildiği;Alacak belgeye dayanmakta ise, belgenin aslının veya alacaklı yahut mümessili tarafından tasdik edilmiş, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebi anında icra dairesine tevdii mecburidir.Alacaklıya takip talebinde bulunduğuna ve verdiği belgelere, talep ve takip masraflarına dair bedava ve pulsuz bir makbuz verilir." Şeklinde düzenleme bulunmaktadır. İİK'nın 58/3. maddesinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 60/1-1. maddesinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır ---- Karar sayılı ----- ilişkin ilamında ve - karar sayılı ilamında da yabancı para üzerinden başlatılan icra takiplerine TL karşılığı değerinin yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle USD cinsinde başlatılan takip yönünden usulüne uygun bir icra takibi bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Açılan Davanın Kısmen KABULÜ ile,
-------- numaralı takip dosyası yönünden 222.580,98 TL vade farkı faturası için takibin DEVAMINA,
Takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
Kabul edilen miktar yönünden alacak likit olduğundan %20 icra inkar tazminatının kabul edilmesine,
2- Takipte talep edilen 52.950.00 USD için yapılan takibin takip tarihinde TL karşılığının talep edilmemesi nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
3- Alınması gerekli karar harcı 15.204,51-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 22.859,72-TL harcın mahsubu ile bakiye artan 7.655,71-TL harcın talep ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 22.859,72-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 196,97-TL tebligat ve müzekkere gideri, 24.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.685,37-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 35.612,96-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın rededilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin davacı/davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2025