T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/689
KARAR NO : 2025/841
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29.09.2023
KARAR TARİHİ : 23.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket için bir adet otomatik kapı sisteminin, satışını ve montajını yaptığını, işbu otomatik kapı sisteminin tam ve çalışır vaziyette davalıya teslim edildiğini, davacının vermiş olduğu mal ve hizmet karşılığında ise davalıya 12.04.2023 tarih, ------- no.lu ve 20.650,00-TL tutarlı fatura düzenlendiğini, davalının, davacının tüm şifahi taleplerine rağmen fatura bedelini ödememesi üzerine davacının fatura bedelinin tahsili için davalı aleyhine----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını ancak davalının yasal süre içerisinde icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile davalı borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile icra takibinin 20.650,00-TL üzerinden devamını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait işyerinde bulunan kepengin arızalanması üzerine; davalı şirketin davacı taraftan servis talebinde bulunduğunu, davalı şirkete ait işyerine gelen davacı tarafın arızalı kepengin kopan paletlerini gelişi güzel bir şekilde birbirine tel ile bağlayarak sözde tamir ettiğini, yapılan tamirata ilişkin olarak fiyat çalışması yapacaklarını beyan ederek davalı şirkete ait işyerinden ayrıldığını, davacı tarafça kepenk paletlerinin birbirine tellerle bağlanması şeklinde yapılan çalışmanın ertesi günü kepengin ağırlığına dayanamayan tellerin koptuğunu ve davalı şirket çalışanlarının kapının altında kalma riski ile karşı karşıya kaldıklarını, davalı tarafça anlaşmaya konu işin ayıplı olarak yapıldığını gösterir görselleri cevap dilekçesi ekinde sunduklarını, işbu yöndeki iddialarının doğruluğunu tanık anlatımları ile de ispatlanacağını, davacı tarafın ertesi gün tamiratın gereği gibi yapılmışçasına tamirat çalışması karşılığı davalı şirketten ------- üzerinden 17.500,00-TL + KDV olmak üzere ödeme talebinde bulunduğunu, davacı tarafça ------ üzerinden iletilen alacak talebini içerir mesaj dökümünün cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, davalı şirket tarafından, tamir etmekte kullanılan tellerin kapının ağırlığına dayanamayarak koptuğunu, yapılan işin ayıplı olduğunu ve kepenk sisteminin arızasının giderilememesi sebebi ile ayıplı iş karşılığı talep olunan bedeli ödemelerinin mümkün olmadığını, beyan ederek servis ücretini ödemeyi davacı şirkete teklif etmiş ise de davacı tarafın bu defa talep olunan bedeli servis ücreti olarak ödenmesini talep ettiğini, davalı şirkete ait işyerindeki arızalı kepenk sistemi, dava dışı ------ tarafından tamir edildiğini, yapılan tamirat çalışmasına istinaden----- tarafından düzenlenen ve bir sureti cevap dilekçesi ekinde sunulan 12.07.2023 tarih ve ------ no.lu faturaya ilişkin olarak davalı şirket KDV dahil 9.600,00-TL ödeme yaptığını, davalı tarafça; taraflar arasındaki anlaşmaya konu iş yapılmışçasına davalı şirket adına 12.04.2023 tarih, ------ no.lu ve KDV dahil 20.650,00-TL meblağlı e-arşiv fatura düzenlendiğini, işbu faturaya konu alacakların tahsiline ilişkin olarak ----İcra Dairesinin ------ esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, e-arşiv faturasının, e-faturadan farklı olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından alıcısına iletilmemekte olup, VUK.nun 433 Tebliğinin 7/2 Maddesi ile mükelleflerin e-arşiv uygulaması kapsamında elektronik belge biçiminde oluşturdukları faturayı alıcısına kağıt ortamında teslim etmesi gerekliliğinin hüküm altına alındığını, davalı şirketin ----- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra dosyasının dayanağının e-arşiv faturasının varlığından işbu faturanın icra takibine ilişkin ödeme emri ekinde tebliği ile haberdar olunduğunu, icra takibi dayanağı faturaya konu işin davacı tarafça ereği gibi yapılmamış olması sebebi ile davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlarda da yer almayan faturaya istinaden başlatılan icra takibine konu borca kanuni süresi içerisinde haklı sebeple itiraz edildiğini, bir faturanın düzenlenmiş olmasının faturayı düzenleyen tarafın alacaklı olduğu sonucunu doğurmayacağını, tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame olunan davanın reddini, davacı tarafın icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı tarafından davalı aleyhine ---- İcra Dairesi'nin ------- esas sayılı icra dosyasında 20.650,00 TL asıl alacak ve 375,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.025,24 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Davacı taraf, davalıya hizmet sağlandığını, davalının hizmet karşılığı ücreti ödemediğini iddia etmiştir. Davalı taraf, davacının kepenklere tel bağlamak suretiyle işlem yaptığını, kepengin ertesi gün çöktüğünü, davacının hizmeti ayıplı ifa ettiğini savunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, taraflarca defterler ibraz edilmiş, her iki tarafın ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onayları yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. İcra takibine konu edilen faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinden kayıtlı olmadığı görülmüştür.6098 sayılı TBK'nın ayıptan sorumluluğa ilişkin 219. Maddesi "(1)Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. (2)Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklinde,
Aynı kanunun alıcının bildiği ayıplar başlıklı 222. Maddesi "(1) Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. (2) Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." şeklinde,Gözden geçirme ve satıcıya bildirme başlıklı 223. Maddesi ise "(1) Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. (2)Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. " şeklinde düzenlenmiştir. Ticari satımlara ilişkin olan TTK'nın 23. Maddesi ise "(1) Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. a) Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı, çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse; sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş olan kısım hakkında kullanabilir. Ancak, o kısmın teslim edilmemesi dolayısıyla sözleşmeden beklenen yararın elde edilmesi veya izlenen amaca ulaşılması imkânı ortadan kalkıyor veya zayıflıyorsa ya da durumdan ve şartlardan, sözleşmenin kalan kısmının tam veya gereği gibi yerine getirilemeyeceği anlaşılıyorsa alıcı sözleşmeyi feshedebilir. b) Alıcı mütemerrit olduğu takdirde satıcı, malın satışına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, satışın açık artırma yoluyla veya bu işle yetkilendirilen bir kişi aracılığıyla yapılmasına karar verir. Satıcı isterse satış için yetkilendirilen kişi, satışa çıkarılacak malın niteliklerini bir uzmana tespit ettirir. Satış giderleri satış bedelinden çıkarıldıktan sonra artan para, satıcının takas hakkı saklı kalmak şartıyla, satıcı tarafından alıcı adına bir bankaya ve banka bulunmadığı takdirde notere bırakılır ve durum hemen alıcıya ihbar edilir. c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.
Dinlenen davacı tanığı, kepenklerin tamir işleminin yapıldığını, sıkı şekilde vidaladığını, telle bağlama gibi bir işlem yapılmadığını, bu işlemin ayıplı olduğu ile ilgili davalı tarafça itiraz ileri sürülmediği beyan etmiştir. Davalı tanıkları ise, kepenkler üzerinde tamir işlemi yaptıklarını, kendilerinden önce kepenkler üzerinde telle bağlama yapıldığını, bu işlemi kimin yaptığını bilmediklerini, telle bağlama işlemine şahit olmadıklarını beyan etmişlerdir.
Taraflar arasında kepengin tamir edilmesi konusunda anlaşıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığı, davacının hizmeti gereği gibi ifa ettiğini iddia ettiği, davalı tarafın ise hizmetin ayıplı olduğunu savunduğu görülmüştür. Davalı taraf, hizmetin ayıplı sağlandığı savunmasında bulunmuş ise de ayıp ihbarında bulunduğunu ya da işlemin ayıplı olduğunu ispat edemediği, dinlenen davalı tanıklarının ayıp ihbarı ile ilgili beyanda bulunmadığı, bizzat bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, bu haliyle davalının hizmetin ayıplı ifa edildiği savunmasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacağın yüzde yirmisi oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne; ------. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki şartlarda devamına,
2-Asıl alacağın yüzde yirmisi oranında hesap edilen 4.130,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 1.410,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 105,13-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.035,62-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 374,98-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 269,85-TL başvurma harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 864,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 11.172,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 20.650,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.