T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/410 Esas
KARAR NO: 2025/838
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/06/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ---- satışına ilişkin satış sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmenin alıcı-davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshedilerek müvekkilin zarara uğratıldığı: müvekkili ------ kükürt ve petrokimya ürünler----- ithalat ve ihracatı yapan bir firma olduğu, bu bağlamda davalı ile ----- tarihinde petkok ürünü için bir sözleşme gerçekleştirildiği, müvekkilin ---------- tarihleri arasında -------- bedelle alım ve sevkiyatı konusunda mutabık kalındığı, Toplam Sözleşme bedelinin 372.039 USD+KDV olduğu ve davalı adına ayrıldığını, anılan Sözleşme gereği imzayı müteakip 5 gün içinde sözleşme bedelinin%20si peşin olarak, %80nin ise teminat olarak müvekkile ödemesi gerektiği, bu bağlamda davalının 03.12.2022’ye kadar bedelin %20 si 74.407,80 TL’yi peşin ödemesi, kalan kısmı da davalının teminatlandırması gerektiği, müvekkilin edimlerini yerine getirmesine karşın, davalının %20 peşin ödeme ve %80 teminat olarak tanımlı edimlerini 03.12.2022 tarihine kadar yerine getirmediği, akabinde de davalının 08.12.2022 tarihli eposta ile haksız olarak sözleşmeyi sonlandırdığı, davalının siparişi iptali ile gönderilen 30.12.2022 tarihli ihtarnamede: a. Sipariş iptalinin kabul edilmediği, b. Sözleşme 5.1 gereği %20 lik peşinatın 3 gün içinde müvekkil hesabına yatırılması, c. Sözleşme 5.2 gereği %80 lik ürün bedelinin 3 gün içinde müvekkile teminat olarak verilmesi, bunları takiben petkok ürün teslim tarihi ayrıca görüşülebileceğinin ihtaren bildirildiği, 03.01.2023 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olan ihtarnameye yanıt alınamadığı, arabuluculuk girişiminden de bir sonuç alınamadığı, mahkeme aksi kanaatte olup gecikme cezası kabul edilmez ise, müvekkilin tüm sözleşme şartlarını yerine getirmesine rağmen davalının haksız ve sebepsiz, dürüstlük kuralına aykırı şekilde siparişi iptal etmesinin müvekkil şirketi zarara uğratmış olacağı bilirkişi marifeti ile hesaplanacak müvekkil şirket ticari kayıtları defterleri ve faturalar ile ispatlanacak davalının haksız fesihten kaynaklanacak sayılanlarla sınırlı kalmamak üzere malın nakliyesi, depolanması, ardiye masrafları, lojistik masrafları mahrum kalınan kar vb kalemlerden oluşan zararın karşılığı tazminat tutarının davalının temerrüt tarihi olan 07.01.2023 ten başlamak üzere tüm faiz ve ferileri ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak; dava dilekçesi talep sonucunda yer alan aynen ifa, gecikme tazminatı, zarar ziyan, menfi ve müspet zararların tazmini taleplerine dava dilekçesinde açıkça yer verilmediği, dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinde üzerinde taraflarca müzakere edilmeyen hususların bu davada müvekkilinden talep edilmesinin yürürlükteki usul yasası gereği dava şartı noksanlığı olduğu, esasa ilişkin olarak; davacının ------- millileşmiş petkokları olduğunu ifade ederek ------ ilginizi çeker mi diye teklifte bulundukları, müvekkilinin ilgilemesi ile ----- sözleşmenin imzalandığı, buna göre müvekkili sorumluluğunun %20 peşin ödemek ve kalan% 80 için ise satıcı lehine 5 gün içinde teminat verilmesi şeklinde düzen şeklinde madde 5.2 de yer aldığı, ancak teminatın türüne ilişkin tarafları bağlayıcı bir hükmün sözleşme metninde yer almadığı, bu sorumluluk doğrultusunda imzadan 4 gün sona ----tutarında teminat tanzim edilerek gönderildiği, % 20 peşinat için de müvekkilin hazır olduğunun bildirildiği, gönderilen teminat mektubunun kabul edilmediği, banka teminat mektubu veya nakit teminat olmadığı takdirde bu şekilde devam edilemeyeceğine ilişkin iade evrakının ek-4 ile ibraz edildiği, maillerde gönderilen teminat senedinin sözleşme şartlarına uygun olduğu açıklamalarına rağmen davacının sözleşmeyi askıya aldığı, görüleceği gibi müvekkili sözleşme madde 2 gereği teminat senedi verdiği tarih akşamı davacı şirket avukatlarınca sözleşme hazırlanarak imzaya gönderildiği, davacı 30.12 2022 tarihli ihtarnamesi ile kendilerinin sözleşme edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalı müvekkilin 08.12.2022 tarihinde siparişi haksız şekilde iptal ettiğini kabul etmediklerini bildirerek huzurdaki davayı ikame ettiği, bu haksız ve mesnetsiz talebin hukuk önünde himaye görmeyeceği, teminat senedinin sözleşmede belirtilen teminat kapsamında olduğu, madde 5.2 de teminat konusunda bir açıklık bulunmadığı. TBK 87 muvacehesinde alıcı-müvekkile seçim hakkı tanındığı, müvekkilin seçim hakkını “teminat senedi” yönünde kullanacağını yazılı olarak bildirdiği, bunun satıcı-davacı tarafından kabul gördüğü, taraflar arasında “teminat senedi” olacağının tartışmasız hale geldiği, bu kabul ile düzenlenen “teminat senedi” nin davacıya gönderildiği, davacının senedi iade ederek TBK madde 106 hükmü gereği temerrüde düştüğü, alacaklının temerrüdü halinde TBK madde 110 uyarınca müvekkilin sözleşmeden dönme hakkının mevcut olduğu, bu bağlamda sözleşme imzalandıktan sonra teminat senedini kabul etmeyerek sözleşmeyi haksız ve mesnetsiz bozarak akde aykırı davranarak ve temerrüde düşenin davacı şirket olduğu, müvekkili şirket -------- piyasada tanınan maruf bir kuruluş olduğu, ülkenin 500 büyük sanayi kuruluşu arasında yer aldığı, davacının talepleri bakımından müvekkili şirket açısından temerrüdün yasal koşullarının oluşmadığı, aksine temerrüde düşenin karşı taraf olduğu, bu nedenle haksız davanın reddinin talep edildiği,
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık sebebiyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı, taraflar arasında ------ tarihli satış sözleşmesi kurulduğunu, sözleşmenin 5. maddesi gereği; sözleşme'nin imza tarihinden itibaren 5 gün içerisinde peşin ödenmesi gereken sözleşme bedelinin %20'sini davalı tarafından ödemediğini, ayrıca yine sözleşme ile kararlaştırılan bedelinin %80'ini teminat olarak ödemesi gerekirken ödemediğini, tüm bunlara rağmen davalının 08.12.2022 tarihinde gönderdiği e-posta ile sözleşmeden döndüğünü ve sözleşmeyi haksız olarak sona erdirdiğini, davalının haksız ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde sözleşme’den kaynaklanan yükümlülüklerini ifa etmemesinden kaynaklanan sebeplerle terditli olarak öncelikle TBK 125 kapsamında sözleşmenin aynen ifası ile sözleşme gereği teslime kadar uygulanması gereken gecikme cezasının ödenmesine; aksi takdirde alacaklı temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu zararların davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, sözleşme kapsamında kararlaştırılan teminat senedinin davacıya gönderildiğini ancak davacının söz konusu senedi teminat olarak kabul etmediğini ve iade ettiğini, bu nedenle sözleşmeden dönmek zorunda kaldıklarını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-----Müdürlüğünden, dava dışı ----- ve dava dışı ----- dava konusu kayıt ve belge örnekleri celp edilmiş, ----ve mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ------sayılı dosyası ile -----tarihli bilirkişi raporu alınmış, ----- tarihli bilirkişi heyeti raporu ile ---- tarihli ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.-----Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen ------- tarihli raporunda özetle, "...Davalı şirkete ait ---------Yıllarına ilişkin Envanter defterlerinin açılış noter tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yapıldığı, Davalı şirketin ---- Yıllarına ait Yevmiye Defter beratları ile Defter-i Kebir beratlarının usulüne uygun ve zamanında sisteme yüklendiği, Davalı Şirketin ---- Yıllarına ilişkin yasal ticari defter kayıtlarının, belgeye dayalı, Tek Düzen Muhasebe Sistemine ve usulüne uygun olarak yapıldığı, Davalı şirketin ---- kayıtlarında, Davacı şirkete ait herhangi bir belge ya da kayıt bulunmadığı, Davalı şirketin söz konusu dönemdeki banka ekstrelerinde davacı şirket ile ilgili bir işlem olmadığı, davalı Şirketin Ticari defter kayıtlarında, davacı şirkete ait muavin/ cari hesap bulunmadığı, Taraflar arasında ticari bir ilişkinin olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyetinin ----tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirket tarafından ibraz edilen ------ yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davacı şirketin ------ yılları ticari yasal defter kayıtlarında, davalı şirkete ait herhangi bir belge ya da kayıt bulunmadığı, ticari defterlerde taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede tarafların esaslı unsurlar konusunda anlaşmış olduğu, sözleşmeye göre ödenmesi gereken teminat türünün sözleşmede belirlenmediği, bu belirleme yapılmadığından TBK m. 87 uyarınca teminat türünü seçme yetkisinin davalıda olduğu, davalının seçiminin davacı tarafından kabul edilmediği, teminat türünü belirleme yetkisi davalıda olmasına rağmen belirlenen tür, davacı tarafından kabul edilmediğinden davalı tarafın sözleşmeden dönmek zorunda kaldığı, bu nedenle davacının zarar tazmini veya ceza koşulu talep etmesinin mümkün olmadığı, ..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ------- tarihli ek raporunda özetle, "...Kök raporda yapılan değerlendirmelerin geçerli olduğu, Taraflar arasındaki sözleşme boşluğunun TBK m. 87 aracılığı ile doldurulması halinde teminat türünü belirleme yetkisinin davalıda olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Davalının seçtiği teminat türünün davacı tarafından kabul edilmediği, davalı tarafın sözleşmeden dönmek zorunda kaldığı, bu nedenle davacının zarar tazmini veya sözleşmedeki ceza koşulunu talep etmesinin mümkün olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasında ----tarihli satış sözleşmesinin varlığı ihtilaf konusu olmayıp, taraflar arasındaki ihtilaf davalı tarafından davacıya gönderilen teminat senedinin sözleşme kapsamında kararlaştırtan davalı tarafça teminat verme yükümlülüğüne uygun olup olmadığı, davacının davalı tarafından gönderilen teminat senedini kabul etmeyip iade etmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur --------Eldeki dava da, davalı tarafından gönderilen teminat senedinin sözleşmeye uygun olmadığının ve davalının sözleşme yükümlülüklerine aykırı davrandığının davacı tarafından ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin teminata ilişkin 5. maddesi incelendiğinde, davalı tarafından teminat verilmesi gerektiği hususu kararlaştırılmış olup teminatın türü (nakit, çek, senet, teminat mektubu hususu) hakkında açık bir hükmün bulunmadığı görülmüştür. Bilirkişi kök ve ek raporunda isabetli olarak belirtildiği üzere teminat türünün belirtilmemesi TBK 2. maddesi gereğince sözleşmenin ikinci derecedeki unsuru olup taraflar arasındaki sözleşme geçerlidir. İkinci nitelikteki unsurun belirlenmesinde taraflar anlaşamıyor ise TBK 2/2 ve TBK 87 maddesi gereğince teminat türünün davalı tarafça belirlenmesi yerinde olacağına kanaat getirilmiştir. Somut olayda, davalı taraf tanzim ettiği kambiyo senedini senede derc ettiği “teminat” ibaresi ile davacıya sunmuş, davacı taraf tarafından bu husus kambiyo senedinin üzerine “teminat” ibaresinin eklenmemesi gerektiğini, bunun yerine teminat mektubu veya müşteri çeki verilmesini gerektiğini beyanla kabul edilmemiş ve davalıya teminat senedi iade edilmiştir. Gelinen aşamada davalının sözleşme kapsamında teminat verme yükümlülüğünü yerine getirdiği ve davacı tarafından kabul edilmediği, yukarıda açıklandığı üzere teminat türünü belirleme yetkisi davalıda olmasına rağmen belirlenen teminat türünün davacı tarafından kabul edilmemesi sebebiyle davalının sözleşmeden dönmek zorunda kaldığı anlaşılmış davacının; davalının sözleşmeden haksız dönmesine dayalı olarak talepte bulunduğu zarar tazmini veya sözleşmedeki ceza koşuluna yönelik tüm taleplerinin yerinde olmadığı olmadığı anlaşılmış, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmişt, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/10/2025