T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/508 Esas
KARAR NO: 2025/828
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 06/08/2019
KARAR TARİHİ 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle;------- tarihinde kurulduğunu, Davalı şirket, kendisi ve---- birlikte devir tarihinde 2 ortaklı bir şirket olduğunu, davalı ----- kendisine ait hisselerin devri konusunda anlaştım ve bu anlaşma neticesinde ------ yevmiye nolu limited şirket pay devri sözleşmesi ile şirketteki tüm hisselerimi davalı ---- devrettiğini, ancak bu payları ----tescil ettirmediğini, bu yüzden zarara uğradığını, Davalı----- yaptığım görüşmede devir yapmayacağını açıkça belirttiğini, şirket ile bir bağım kalmamasına rağmen davalı tarafça haksız olarak tescil işlemi yapılmadığını, şirkette ortak olması sebebiyle sigorta ve vergi dairesinden bir çok borç ile ilgili tarafına işlem yapıldığını, bu sebeplerle --------şirketinde olan ortaklığımın davalıya devir tarihi olan 07.01.2019 tarihinden itibaren şirket ortaklığımın iptali ile tüm sonuçları ile birlikte ------ bu şekilde düzeltilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı yargılama sırasında ibraz ettiği ---- tarihli dilekçesinde ise özetle; Davayı, ---- tarihli dilekçeleri ile tamamen ıslah ederek, müvekkilinin ---- olan payının davalı ------ devri konulu -------Yev. Nolu Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin aldatma/hile nedeniyle iptalinin talep edildiğini, davalı ---- halihazırda şirketin yetkilisi olduğunu, ----- ve şirketin eski ortaklarının iştirak halinde bedelsiz ve muvazaalı olarak şirkete ait taşınmazları kendi adlarına tescil ettirerek şirketi ve dolayısıyla müvekkilini zarara uğratmaları nedeniyle TTK m. 555 uyarınca aleyhlerine ------- sayılı dosyasıyla dava ikame edildiğini, müvekkilinin işbu kişilerce aldatıldığını ve şirket mal varlıklarının muvazaalı olarak davalı ve diğer dava dışı kişilerce kendi adlarına tescil edildiğini öğrenmesi akabinde hukuki yollara başvurduğunu, bunun üzerine davalı --- kötü niyetli olarak ----isimli şirket için tasfiye sürecini başlattığını, ------ Kararı isimli belgede, müvekkilinin imzası taklit edilerek, şirketin tasfiye haline girmesine ilişkin sözde karar alındığını, işbu belgede sahtecilik suçu hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın ----- nolu dosyasıyla devam ettiğini, işbu davanın müvekkili lehine sonuçlanacağının kuvvetle muhtemel olması ve şirketin tasfiyesi sonucunda mahkeme kararının infazının imkansız hale gelecek ya da güçleşecek olması nedenleriyle,---- İsimli şirketin tasfiye sürecinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilerek, işbu tedbir kararının ---- bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı şirketin ve davalının usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından iki ortaklı olarak kurulan ---- kendisine ait olan hisselerin davalılardan ----devir konusunda anlaştıklarını, akabinde ------ sözleşmesi ile hisselerin tamamının davalıya devredildiği ancak bu aşamada Pay Devir Sözleşmesi için Genel Kurul kararının alınmadığı ve işlemin sicile tescil edilmediği gerekçesiyle hisselerin tamamının kendisinin şirket borçları nedeniyle zarara uğramaması için tüm hisselerin davalıya devredilmesi nedeniyle kendi adına olan hisselerin davalı adına tesciline talep etmiştir.
---- tarihli Tam Islah Dilekçesi ile davalılardan ---- aldatma ve hile nedeniyle iptalini talep etmiştir. Uyuşmazlık; ------- tarihli Tam Islah Dilekçesi ile TBK'nın 36. Maddesi uyarınca ''Aldatma'' eylemi nedeniyle iptali şartlarının mevcut olup olmadığı hususlarıdır.Dosya içerisine gelen ------kayıtlarının incelenmesi sonucu, davalı ----- iki ortaklı olarak ---- tarafından kurulduğu, yetkilisinin ------olduğu tespit edilmiştir.
Dosya içerisine hükme esas alınan --- tarihli Heyet Raporu ile itiraz üzerine 30.07.2025 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu tarihten önce alınan birinci heyet ve ek raporu ise gerek inceleme ve araştırmaları yapmadığından hükümde değerlendirilmemiştir. Yapılan Yargılama Sonucu; Davacının ilk talebi, --------Sözleşmesinin devamında yapılması gereken ------ bildirilmediği gerekçesiyle hakkında birçok borç işleminin yapılması nedeniyle adına kayıtlı tescil işleminin iptali ile bu durumun sicile bildirilmesini talep etmiştir. Ancak daha sonra-- tarihli Tam Islah Dilekçesi ile davasını tamamen değiştirerek bu defa kendisinin şirketin işleyişi, mali durumu, şirketin ekonomik olarak borca batık olduğu şeklinde aldatıcı beyanlar bulunması sonucu kendisine ait şirket hisselerinin noter marifetiyle devir edilmesi nedeniyle yaptığı işlemlerde aldatma ve hile kastı olduğu gerekçesiyle bu defa noter sözleşmesinin aldatma ve hile nedeniyle iptali talep edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 595. Maddesi, limited şirketlerde pay devrinin nasıl yapılacağını tanımlamaktadır. Buna göre, TTK 595. (1) '' Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri, rekabet yasağı, ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus önlenilmeye muhatap olma, ön alım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşulları da belirtir.
(2) Şirket sözleşmesinde aksi ön görülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur.
(7) Başvurudan itibaren üç ay içerisinde genel kurul reddetmediği takdirde onay verilmiş sayılır. ''TTK 595. 1 ve 2. Maddeleri uyarınca limited şirket sermaye payının devri için yazılı bir sözleşme yapılması ve tarafların imzalarının noterlikçe onaylanması gerekmektedir. Ancak sadece noterde yapılan pay devir sözleşmesi yeterli olmayıp bunun yanında şirket genel kurulu tarafından pay devir işleminin onaylanmasına ilişkin karar alınması gerekmektedir. Devir işlemi bu onay işlemi ile geçerli hale gelmektedir. Genel kurulun pay devrine ilişkin onay kararı ile pay devri geçerli olmakta ve payı devir alan kişi şirket ortaklığı sıfatını kazanmaktadır. TTK 595/7 maddesi uyarınca, eğer genel kurul 3 ay içerisinde herhangi bir onay işlemi yapmaz ise zımni olarak pay devir işlemine onay vereceği kabul edilmiştir.
TTK'nın 598(1) '' Esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilebilmesi için şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur.''TTK'nın 598. maddesi pay devir işleminin sicile tescilinin nasıl yapılacağını belirtmiş olup, pay devir işleminin tamamlanabilmesi için genel kurul kararının geçerlilik arz eden onay işleminin ardından sicile tescil edilmesi gerekmekte olup tescil işlemi bu aşamada kurucu bir işlem değil açıklayıcı bir işlem niteliğine sahiptir. Somut Olayda; Davacı kendisine ait olan hisselerin tamamını------ tarihli Pay Devir Sözleşmesi ile diğer ortağa devir etmiş olup, devir işleminde kendisinin şirketin mali durumu hakkında TBK'nın 36. Maddesi uyarınca aldatma eylemi sonucu bahse konu hisseleri devir etmesi nedeniyle sözleşmenin iptalini istemiştir. Limited şirket pay devir sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ilk şart TTK 595/1 maddesi uyarınca limited şirket esas sermaye payının devir işleminin yazılı bir şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması gerekir. Diğer bir geçerlilik şartı ise imzaladığı noterlikçe onaylanmış pay devir sözleşmesinin şirket genel kurulu tarafından onaylanması gerekir ancak genel kurul onay işlemini makul bir sürede yapmaz ise, TTK'nın 595/7 maddesi uyarınca üç ay içerisinde reddetmediği takdirde onay verilmiş sayılır maddesi uyarınca üç ayın sonunda zımni olarak onaylanmış sayılır. Bu işlemden sonra pay devir işlemi geçerlilik kazanmış olur. TTK'nın 598. Maddesinde yer alan tescil işlemi ise kurucu bir işlem değil açıklayıcı bir işlemdir.Somut olayda, noterlikçe pay devir sözleşmesi onaylanmıştır. Ancak dosya içerisine TTK'nın 595/2 maddesi uyarınca genel kurul tarafından onaylandığına ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. Zaten taraflar arasında da genel kurulda onaylanmadığı veya ticaret siciline tescil edilmediği konusunda da bir ihtilaf yoktur. Yani TTK'nın 595/7 maddesi uyarınca ''Üç ay içerisinde genel kurul tarafından reddedilmediği takdirde onay verilmiş sayılır.'' maddesi gereği noterlikteki işlemin yapılma tarihi ---- olup üç aylık sürenin bitim tarihi olan ---- tarihi itibariyle davacının, davalı şirketteki ortaklığının sona erdiği kabul edilmiştir. Davacının talebi ise yapılan ''Pay Devir Sözleşmesinin'' TBK'nın 36. Maddesinde yer alan ''Aldatma'' kastı nedeniyle iptalini talep etmektedir. TBK'nın 39(1) '' Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutma sonucu sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.'' maddesi uyarınca işlemi iptal etmek için bir yıllık hak düşürücü süre tanımıştır. Somut olayda, işlemin yapıldığı tarih 07.01.2019'dur. Davacının ıslah dilekçesinin incelenmesi sonucu davalı şirketin, ekonomik durumunun kötüye gittiği ve şirketin piyasaya birçok borcunun olduğuna ilişkin beyanların tamamı 2019 yıllarının sonuna aittir. Kaldı ki davacı şirketin iki ortağından biri olup istediği zaman şirketin mali kayıtlarını inceleme yetkisi bulunmaktadır. Yani, her zaman şirketin bilanço kayıtlarının incelenmesi sonucu kar veya zarar ettiğini öğrenebilecek konumdadır. Diğer ortağın söylemleri ile şirketin borca batık durumda olduğuna itibar edilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının şirket ortağı olması nedeniyle şirketin mali kayıtlarını bilebilecek konumda olması nedeniyle esas itibariyle şirketin borca batık olduğu söylemlerine itibar ederek şirketteki payını devrettiğini beyan etmesine mahkememizce itibar edilmemiştir. Ancak bir an olsun davacının bu beyanları kabul görse dahi bu defa şirketin mali durumuna ilişkin yanıltıcı beyanların 2019 senesinin sonları içerisinde olduğunu, tam ıslah dilekçesinde beyanlardan anlaşıldığı bu durumda da hisse payının 07.04.2019 tarihinde sona erdiği 2019 yılının sonlarına doğru olan işlemlerden dolayı iradesinin sakatlanmasının mümkün olmayacağı aksinin de ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Açılan Davanın REDDİNE,
Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 44,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 571,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacının 23/10/2023 tarihinde kabul edilen adli yardımı ile suçüstü ödeneğinden karşılanan 266,75 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan diğer yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/10/2025