T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/565 Esas
KARAR NO: 2025/746
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :31.07.2024
KARAR TARİHİ: 07.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar aleyhine ------ sayılı dosyasından faturaya dayalı alacağa istinaden takip başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini, akabinde arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını, davalı şirket ile müvekkil şirket arasında ---- tarihinde ------akdedildiğini, bu sözleşmeye bağlı olarak ----- tarihinde davalı şirkete elektrik tedariki başladığını, diğer davalının ise davalı şirket yetkilisi olup şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, ayrıca ----- de ticari kefaleti bulunduğunu, buna rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu, davalı şirketin imzaladığı sözleşmeye uymayıp faturayı ödememesinin basiretli tacir ilkesiyle bağdaşmadığını, davalı tarafından gönderilen --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin hitam tarihinde yenilenmeyerek feshedileceğinin bildirildiğini, sözleşmenin 9.1.maddesine göre ; bu fesih bildiriminin veya tedarikçi değişikliği taleplerinin tedarik bitiş tarihinde yürürlüğe girebilmesi için alıcı cari ve tüketimi yapılmış fakat henüz faturalandırılmamış tüm borçlarını peşinen ödemek mecburiyetinde olduğunu, bu maddeye istinaden davalı şirkete sözleşmenin başlangıcından beri yatırmakla yükümlü olduğu ancak yatırmadığı teminat için sözleşmenin----- hükümleri gereği teminat tamamlama ihbarnamesi gönderildiğini, ancak verilen sürede teminat bedelinin ulaştırılmaması nedeniyle davalının --- tarihi itibarıyla sözleşmesinin feshedilerek elektrik tedariğinin sonlandırıldığını, bu hususta davalı şirkete ------- tarihli portföy çıkışı yapıldığına dair ihbarname gönderildiğini, davalının sözleşmeyi ihlal etmesinin bir sonucu olarak zarar şartı aranmaksızın sözleşmesel cezai şartın açık olarak hüküm altına alındığını, sözleşmenin 4.1.maddesinin ; belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde satıcının iş bu sözleşmeyi herhangi bir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebileceğini, yapılanan ------- uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflediğini, bu bağlamda satıcının, alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmakta olduğunu, alıcının iş bu hükümlere uymaması nedeniyle satıcının iş bu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcının satıcıya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedeli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder hükmünü içerdiğini, davalının müvekkil şirket nezdindeki teminat yatırma yükümlülüğünün yerine getirmemek suretiyle 4.1.maddesinde belirtilen ön koşulları, 7.2.ve 9.1.maddesindeki teminatlandırma yükümlülüğünü sağlamamasına istinaden , yukarıda yazılı açık sözleşme hükmüne dayanarak müvekkil şirket tarafından sözleşmenin feshedilerek davalı şirkete cezai şart faturası tanzim edilerek gönderildiğini, davalı şirket tarafından iş bu faturaya karşı ------ yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ederek cezai şart faturasının iade edildiğini, müvekkil şirket tarafından gönderilen ------- yevmiye numaralı ihtarname ile iade faturasının kabul edilmeyeceği ve faturanın ödenmesi gerektiği aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, tarafların tacir olup, sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı bulunduğunu, bu hususun mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkil şirket defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamından tespit edilebileceğini, müvekkil şirket alacağının faturaya dayalı somut, belirli ve likit bir alacak olduğunu, davalının tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi müvekkil şirketin alacağa kavuşmasını geciktirmek için dosyaya itiraz ettiğini belirterek, davalıların yaptığı haksız itirazın iptali ile davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etimiştir.
SAVUNMA:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar huzurdaki dava ile müvekkiller aleyhine açılan takibe karşı itirazın iptali talep edilmekte ise de, müvekkillerden --------- söz konusu takip ve davada taraf sıfatını haiz olmadığını, takibe konu faturanın dayanağı belirtilmemiş olan cezai şart faturası olup, müvekkilin borcun kaynağı konusunda bilgilendirilmediğini, kefalet miktarı ile sınırlı ayrı bir takip açılması gerekirken aynı takip içerisinde teknik olarak bir fatura alacağından sorumlu tutulmaya çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı --------- yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, bunun söz konusu olmaması halinde müvekkil yönünden kefalet sözleşmesinin şartlarının oluşmamış olmasından dolayı geçersiz sayılarak davanın esastan reddi gerektiğini, zira kefalet sözleşmesinin şartlarının Borçlar Kanunu 583.maddesinde sayıldığını, kefaletname yazılı bölümdeki kefil olunan tarih ve miktar kısımlarının müvekkilin eli ürünü olmadığını, bu durumun kefalet sözleşmesinin geçersizlik neticesini doğuracağını, davacı tarafında resmi belgede sahtecilik suçu işlenerek müvekkil adına sözleşme maddelerinin doldurulmasının kötü niyet göstergesi olduğunu, bu müvekkil yönünden davanın reddi ile lehine %50 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sözleşmenin aslı tarafı olan müvekkil şirketin ------- sınırları içerisinde faaliyet gösterdiğini, diğer tüm ticari şirketler gibi hedefinin işletme maliyetlerinin düşürülmesi ve bu vesileyle kar maksimizasyonu sağlamak olduğunu, davacı şirketin satış elemanı olan ------- isimli şahsın müvekkil şirkete gelerek elektrik ücreti konusunda diğer tüm tedarikçilerden çok aşağıda olduklarını belirten bir sunum yaptığını, bunun üzerine müvekkil şirketin 1 yıl süreli deneme yapmak istediğini belirttiğini ve satış elemanının yönlendirmesi ile sözleşmenin bir takım yerlerine imza ve kaşe uygulaması yaptığını, bu kapsamda kefaletnamede yer alan miktar ve tarih bölümleri ile kısmı olarak düzenlenmiş olan Teminat Türü Beyanında yer alan işaret ve yazılar gibi müvekkilce doldurulmamış olan sözleşmenin diğer bölümlerinin de geçerliliklerinin kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilin 1 yıllık sözleşme yapılması iradesi karşısında , davacı tarafından sözleşme süresi 36 ay olarak müvekkilin rızası hilafına doldurulduğunu, müvekkilin bu durumu yüksek gelen faturalar neticesinde davacı şirket bünyesinde görevli Serkan isimli çalışanla yaptığı konuşmalar neticesinde anladığını, 36 ay sonuna kadar bekleyen müvekkilin fesih şartlarına uygun olarak sözleşmeyi feshettiğini ----- tarihinde e-posta yolu ile sonrasında ise --------- yevmiye sayılı ihtarname ile davacı tarafa bildirdiğini, davacı tarafın 36 aylık sözleşme süresince talep etmediği teminat bedelini her ne hikmetse fesih açıklamasından sonra --------- tarihli e-posta ile talep ettiğini, ancak talep edilen teminat miktarının belirtilmediğini, sözleşmenin tam anlamıyla okunup , maddelerinin kabul edildiğine dair her sayfada imza olması gerekirken sadece davacıya gereken yerlerle imza attırıldığını, bu durumun TBK. genel işlem şartlarına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkile sözleşmesinin | yıl olacağı belirtilmesine rağmen 36 ay olarak sözleşmenin doldurulmuş olmasının irade fesadı hallerinden olan hile müessesinin tartışılmasını gerektirdiğini, davacı tarafından talep edilen cezai şartın haksız ve kötü niyetli olarak ortaya atılan, sebepsiz yere zenginleşmeyi hedefleyen , genel hukuk , ahlak ve ticaret mantığı ile bağdaşmayan bir iddia olup kabulünün mümkün olmadığını, teminatın bir borcun ifa edilmesinin temini veya ifa edilmemesi halinde alacaklının uğrayacağı zararın karşılanabilmesi için alacaklıya verilen bir güvence olduğunu, sözleşme başında veya sözleşme devam ederken hiçbir şekilde talep edilmeyen teminatın fesih bildiriminden sonra talep edilmesinin TMK.2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep edebileceği likit ve geçerli bir teminat bedelinin bulunmadığını, davacı tarafından öne sürülen iddialarının tümünün hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, --------- yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, husumet itirazlarının kabul edilmemesi halinde kefalet şartlarının oluşmamış olması nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersizliğine ve davacının %50 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, davacının taleplerinin her iki müvekkil yönünden tümden reddi ile %50 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin iptali sebebiyle tanzim edilen cezai şart faturalarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında -------- imzalandığı, davalı tarafça teminat verilmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiği, fesih sonucu tanzim edilen faturalara istinaden icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine işbu davanın açıldığı görülmüş olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça düzenlenen cezai şart faturasının yerinde olup olmadığı, bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsili için başlatılan ------- Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
-------- sayılı İcra Dosyası -------- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların ticaret sicili kayıtları dosya arasına alınmış, ----- tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu, ------sayılı Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ---- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalılar olduğu; takibin 340.000,00-TL asıl alacak ve 8.383,56-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 348.383,56-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçlulardan------- tarihinde, borçlu şirkete ise ----- tarihinde tebliğ edildiği, borçluların ------- tarihinde borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın ----- tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ----alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle mali müşavir bilirkişi ---- mühendisi bilirkişi ---ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi ------ alınan raporda özetle; davacının davalı şirketten dava konusu cezai şart -----işlemiş faizi talep edebileceği, diğer davalıdan talep edemeyeceği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirdiğinde ; Davacı satıcı -----ile Davalı alıcı/tüketici/müşteri ------ tarihli sözleşmenin bulunduğu, sözleşmeye davalı ----- kefil olduğu, sözleşmenin lisanslı tedarik şirketi olan davacı şirket ----- serbest tüketici limitini aşan tüketim profili bulunan------ sağlamış olduğu elektrik tedarikine ilişkin olduğu ve -----tarafından hazırlanarak yayımlanan ------- maddelerine göre akdedilmiş mevzuatta ikili anlaşma olarak isimlendirilen elektrik satışına dair tedarik sözleşmesi olduğu, taraflar arasında tüketim bedeli ve diğer yansıyan bedeller nezdinde herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı sadece sözleşenin feshine dair cezai şart faturasının geçerli olup olmadığının uyuşmazlık konusu olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan ----- tarihli sözleşmenin ilgili maddeleri aşağıda ki gibidir.“Madde 3-Sözleşmenin Konusu: Satıcı'nın Sistem Kullanım ve Bağlantı Anlaşması hükümleri çerçevesinde -----hatları aracılığıyla, Alıcı'nın -----tüketim listelerinde belirtilen Tüketim Birimlerinde tüketeceği elektrik enerjisinin satışının koşul ve şartlarını belirlemek, bu sözleşmenin şartları çerçevesinde elektrik enerjisi satmayı, Alıcı ise Satıcı 'dan elektrik enerjisi satın almayı taahhüt eder.Madde 4-Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması:4.1 Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar: İşbu sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir.4.1.1 Alıcının işbu sözleşmenin 7.2.maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcıya teslim etmiş olması gerekir. Alıcı'nın imza sirküleri, vergi levhası, ticaret sicil gazetesi ve faaliyet belgesini Satıcıya teslim etmiş olması gerekir.4.1.6 Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamı, olmasına rağmen, Satıcının elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir. Bu durumda da Satıcı'nın ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır.4.2 Elektrik Enerjisi Satışının Başlama Tarihi: İşbu sözleşmenin 4.I.maddesinde belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden itibaren 15 iş günü içinde yerine getirilmemiş olması halinde işbu sözleşmenin 9.2.maddesi uygulama alanı bulacaktır.Madde 7-Toplam Satış Bedelinin Ödenmesi ve Teminat Altına Alınması:
7.1 Toplam Satış Bedelinin Ödenmesi: Fatura edilen toplam satış bedeli, en geç faturada yer alan son ödeme tarihinde Satıcının banka hesabına Alıcı tarafından ödenecektir. Elden ödemelerin (makbuz karşılığı dahi olsa) hiçbir suretle Satıcı tarafından kabul edilmeyeceğini Alıcı peşinen kabul, ikrar ve taahhüt eder, Alıcı'nın tanzim edilen faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelini ödememesi halinde Satıcı, son ödeme tarihinden sonraki her gün için, ödenmeyen fatura tutarına aylık %5 oranında temerrüt faizi uygulayacaktır.7.2 Ödemenin Teminat Altına Alınması:Söz konusu tüketim dönemi sonunda yapılacak ödemelerin ve Satıcının uğrayabileceği her türlü zarar ve kayıplarının güvence bedeli olması amacı ile Alıcı Satıcı'ya, son bir yıl içindeki en yüksek 2 fatura bedelini nakden veya Satıcının kabul edeceği bir bankadan yine Satıcının uygun göreceği formatta ve son bir yıl içindeki en yüksek 3 fatura bedeli esas alınarak hesaplanan süresiz teminat mektubunu Satıcı'nın onayına sunacağını Alıcı kabul, beyan ve taahhüt eder. Teminat mektubunun Alıcı tarafından onaylanması halinde güvence bedeli olarak kabul edilmiş sayılır.Alıcı tarafından Satıcıya verilecek olan teminatın, işbu maddede sayılanlar arasından ne şekilde sağlanmış olduğu Ek-3'te yer alan listeden seçilerek belirtilecektir. Ek-3'te yer alan fatura miktarları bu sözleşmede açıklandığı üzere Alıcının yıl içerisinde tüketmiş olduğu en yüksek elektrik fatura bedellerini ifade etmektedir.
Alıcı, Satıcı'nın kabul edeceği söz konusu güvence bedelini herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın, Sözleşme tarihini müteakip 7 iş günü içerisinde Satıcı'ya ulaştırmayı taahhüt eder, Alıcı'nın söz konusu güvence bedelini Sözleşme tarihini müteakip 7 iş günü içerisinde ulaştırmaması halinde, Satıcı Alıcı'ya karşı hiçbir tazminat yükümli doğmaksızın işbu sözleşmeyi herhangi bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın istediği zaman tek taraflı feshetme hakkına sahiptir.İhtilafsız olarak Sözleşmenin sona ermesi ve Alıcının Satıcıya herhangi bir borcunun bulunmaması durumunda Satıcı, Alıcının verdiği teminat mektubu veya senetleri Sözleşme'nin sona ermesinden itibaren 21 iş günü içerisinde iade edecektir. Alıcı hangi tür ve ne miktarda bir teminat vermişse aynı teminatı iade alacak olup, teminat miktarı üzerinde herhangi bir artırımı Alıcı talep etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Alıcı işbu Sözleşmeye uygun olarak güvence bedellerini Satıcıya ulaştırmaz ve işbu sözleşmenin 4.maddesinde belirtildiği üzere elektrik satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen Satıcı elektrik satışını başlatmış ise, Alıcının tedarikçi değişikliği veya sözleşmenin süre sonunda devam etmemesi veya sözleşmenin işbu sözleşmenin 9.maddesinde belirtildiği şartlarda fesih edilmesi taleplerine, güvence bedelinin sözleşmeye göre tamamlanana kadar Satıcının onay vermeyeceğini Alıcı peşinen kabul beyan ikrar ve taahhüt eder.Madde 9-Sözleşmenin Sona Ermesi ve Fesih:
9.1 Sözleşmenin Sona Ermesi: İşbu sözleşme, 4.2.maddesinde belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 36 ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden 60 takvim günü öncesine kadar sözleşmenin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl kendiliğinden uzatılmış olur. Bu fesih bildiriminin veya tedarikçi değişikliği taleplerinin tedarik bitiş tarihinde yürürlüğe girebilmesi için Alıcı cari ve tüketimi yapılmış fakat henüz faturalandırılmamış tüm borçlarını peşinen ödemek veya teminatlandırmak mecburiyetindedir. Aksi halde Alıcı, Satıcı'nın bu fesih bildirimini geçersiz sayma yetkisine sahip olduğunu peşinen kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder. Fesih bildiriminin tanımlı süre zarfında yapılmamış olması hallerinde sözleşme birer yıllık süreler ile otomatik olarak yenilenmiş kabul edilir.
9.2 Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi:
9.2.1 Alıcının işbu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi,
9.2.2 Alıcının herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya
9.2.3 Sözleşmenin 4.I.maddesinde belirtilen ön koşulların sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi herhangi bir ihbar veya ihtara erek olmaksızın sözleşmeden doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir.Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedariğini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcının işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle Satıcının işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, Alıcı Satıcı'ya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder...Madde 11-Diğer Hükümler:
11.4 Feragat Etmeme: Satıcının işbu sözleşme çerçevesinde kendisine tanınmış hak, yetki ve imtiyazı kullanmaması veya kullanmada gecikmesi bu haklardan feragat ettiği anlamına gelmiş ve hakların bir kez veya kısmi olarak kullanımı söz konusu hakkın tekrar kullanımı veya diğer bir hakkın, yetkinin veya imtiyazın kullanımını engellemez...” Sözleşmenin son sayfasındaki Kefaletname bölümünde;------ işbu sözleşmeden doğan borçlarının ------ödenmemesi veya işbu sözleşmenin ekinde belirtilen abone numaralı sayaçların borçlarının ödenmemesi halinde tüm borçları ayrıca bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın Müteselsil Kefil sıfatı ve sorumluluğu ile ------ tarihinde kefil olduğunu beyan ederek, bu kapsamda toplam ----- ödemeyi, bu konuda doğacak uyuşmazlıklar için ----- mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkisini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt ederim...” şeklinde düzenlenerek kefil ---- tarafından imzalanmış olduğu görülmüştür.Uyuşmazlık, davacı ve davalı tarafça sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, sözleşmede kararlaştırılan teminatın süresinde verilmemesi nedeniyle , tacir olan taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart talep edilme şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan söz konusu Sözleşme'nin 9.2. maddesinde; " 9.2) Sözleşmenin Satıcı Tarafından Feshi 9.2.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi, 9.2.2) Alıcı'nın herhangi bir faturasını son ödeme tarihinden itibaren 15 takvim günü içerisinde ödememiş olması veya 9.2.3) Sözleşme'nin 4.1. maddesinde belirtilen ön koşulların Sözleşme tarihinden 15 iş günü geçmiş olmasına rağmen sağlanmamış olması halinde, Satıcı işbu sözleşmeyi her hangi bir ihbar ve/veya ihtara gerek olmaksızın Sözleşme” den doğan hakları saklı kalmak üzere tek taraflı olarak feshedebilir. Yapılanan Elektrik Enerjisi Piyasası, uzun vadeli planlamalarla, daha ucuz ve güvenli elektrik tedarikini hedeflemektedir. Bu bağlamda Satıcı, Alıcı ile yapmış olduğu sözleşme akabinde uzun vadeli planlamalar yapıp taahhütlerde bulunmaktadır. Alıcı'nın işbu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının işbu Sözleşmeyi feshetmesi halinde Alıcı Satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik, fatura bedelleri toplamını ceza-i şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder." hükümlerinin bulunduğu görülmüştür. Özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğu, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri hukuk nazarında taraflardan beklenen bir yükümlülüktür. Bu kapsamda davacı ile davalı arasında imzalanan 02.02.2021 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesinde yer alan ceza koşulunun tarafları bağlayacağı değerlendirilmiştir.Taraflara arasında imzalanan sözleşmenin 4.maddesine göre alıcının teminat verme yükümlülüğü bulunduğu, sözleşmenin 7.maddesine göre teminatın verilmesi için ihtar ya da ihbara gerek bulunmadığı, teminat verme süresinin sözleşme tarihinden itibaren 7 iş günü olarak belirlendiği, sözleşme: 9.maddesine göre alıcının iş bu sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle satıcının iş bu sözleşmeyi fes etmesi halinde alıcının satıcıya, son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiği, davalı taraf tacir olmakla bu hükümlerin davalıyı bağlayacağı, dosyadaki yazışma ve ihtarnamelerden anlaşıldığı üzere davalı yanın sözleşmede kararlaştırılan teminat bedelini davacıya vermediği, taraflar arasındaki sözleşmenin, davalının teminat vermemesi nedeniyle davacı tarafça haklı nedenle fes edildiği, sözleşmenin haklı nedenle fes edilmesi nedeniyle davacının davalıdan, icra dosyası kapsamında 340.000,00 TL cezai şart bedelini talep edebileceği değerlendirilmiştir.Davacı taraf icra takibinde davalı taraftan 8.383,56 TL takip öncesi faiz talep etmiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş sözleşmenin 7.1 Toplam Satış Bedelinin Ödenmesi maddesinde; “Fatura edilen toplam satış bedeli, en geç faturada yer alan son ödeme tarihinde Satıcının banka hesabına Alıcı tarafından ödenecektir. Elden ödemelerin (makbuz karşılığı dahi olsa) hiçbir suretle Satıcı tarafından kabul edilmeyeceğini Alıcı peşinen kabul, ikrar ve taahhüt eder. Alıcı'nın tanzim edilen faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar fatura bedelini ödememesi halinde Satıcı, son ödeme tarihinden sonraki her gün için, ödenmeyen fatura tutarına aylık 965 oranında temerrüt faizi uygulayacaktır...” şeklinde hüküm bulunduğundan davacının faturada yer alan 15.04.2024 ödeme tarihi ile 30.04.2024 takip tarihi arasında geçen 15 günlük süre için 8.383,56 TL faizi davalıdan talep edebileceği değerlendirilmiştir.Davacı taraf, satış sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla imza atan diğer davalıdan da cezai şart bedelini talep etmiştir.TBK'nun 589. Maddesine göre ''Kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar sorumludur. Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa kefil, belirtilen azami miktarla sınırlı olmak üzere, aşağıdakilerden sorumludur:
1. Asıl borç ile borçlunun kusur veya temerrüdünün yasal sonuçları,
2. Alacaklının, kefile, onun borcu ödeyerek yapılmalarını önleyebileceği uygun bir zaman önce bildirmesi koşuluyla, borçluya karşı yönelttiği takip ve davaların masrafları ile gerektiğinde rehinlerin kefile tesliminin ve rehin haklarının devrinin sebep olduğu masraflar.,
3. İşlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait akdi faizler ile gerektiğinde tahvil karşılığında ödünç verilen anaparanın işlemiş bir yıllık ve işlemekte olan yıla ait faizleri,
Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur. Kefilin, asıl borç ilişkisinin hükümsüz hâle gelmesinin sebep olduğu zarardan ve ceza koşulundan sorumlu olacağına ilişkin anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.TBK'nun 589/son maddesi uyarınca asıl borç ilişkisinin hükümsüz hale gelmesinin sebep olduğu ceza koşulundan kefilin sorumlu olmayacağı, bu nedenle icra dosyasındaki cezai şart bedelinin davalı ------ talep edilemeyeceği değerlendirilmiş ve Davalılardan ---- yönelik açılan davanın reddine, Davalı ----- yönelik açılan davanın kabulü ile; Davalı -------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak likit olduğundan Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan ----- %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı ---- alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki davada alacaklı davalılardan ----- kefil olmasına rağmen aleyhine cezai şart faturası nedeniyle takip başlatmakta kötü niyetlidir. Bu nedenle Davalı------ kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 340.000,00 TL'nin %20 üzerinden hesaplanacak kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı------ verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılardan ----- yönelik açılan davanın reddine,
2- Davalı ----- yönelik açılan davanın kabulü ile;
Davalı --------Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 340.000,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı -----alınarak davacıya verilmesine,
Davalı -------kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 340.000,00 TL'nin %20 üzerinden hesaplanacak kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı ------- verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 23.798,081-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.949,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.848,55-TL harcın davalı ------ tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 5.949,53-TL peşin harcın davalı ------ alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 221,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.709,40-TL yargılama giderinin davalı----- tahsili ile davacıya ödenmesine,
6- Davalı ------ tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7- Davalı -------- tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücretin davalı------- alınarak hazineye irat kaydına,
9-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 55.741,37-TL nispi vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı ------kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 55.741,37-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -------verilmesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 10.10.2025