T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/538
KARAR NO : 2025/758
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 24.07.2024
KARAR TARİHİ : 09.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu kazada 15.10.2018 tarihinde ----- İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne tedbirsiz şekilde motosiklet kullanan kişilerin olduğunun ihbar edilmesi üzerine polis ekiplerinin olay yerine geldiğini ve dava dilekçesi ekinde mevcut evraklarda da ismi geçen ------ kasksız, ehliyetsiz, gerekli donanımları olmadan motosiklet kullanığının fark edilmesi üzerine polis memurları ---- ile ---- tarafından "dur" ihtarı yapılarak durdurulmaya çalışıldığını, ------ ise durmak istememesi ve kaçmaya kalkışması üzerine polis memuru ------ tarafından durdurulmaya çalışılırken motosikletin hareket edip ----- üzerine düşmesi sonucu ------ malul kaldığını, dava konusu kazanın olduğu olayda müvekkilinin sigortaladığı ----- plakalı motosikleti kullanan kişi olan------ aranan kişilerden olduğunu ancak dava dilekçesi ekinde sunulan savcılık evraklarından ve polis memurlarının tutmuş olduğu olay yeri tutanağından da anlaşılacağı üzere kazaya sebebiyet veren kişinin ---- olduğunu, ------- kaza anında kullanmış olduğu motosikletin plakası tespit edilemediğinden olay yeri tutanağında belirtilmediğini, yalnızca müvekkili şirketin sigortaladığı ---- kullandığı ---- plakalı motosikletin tutanakta geçtiğini ancak Savcılık evraklarında geçtiği ve Savcılık makamının da ---- hakkında kovuşturmaya yer olmadığına yönelik karar verdiği üzere polis memurunun malul kaldığı hadisede müvekkili şirketin sigortaladığı motosikletin hiçbir ilgisinin olmadığını, müvekkili şirket aleyhine------- tarafından 26.10.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yapıldığını ve Tahkim Komisyonu tarafından da müvekkili şirket aleyhine karar verildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket ile ------ arasında ihtiyari arabuluculuk yapılarak müvekkili şirketin vekalet ücreti, arabuluculuk ücretinin yarısı, yargılama gideri ile asıl alacağı ödemesi konusunda 26.04.2022 tarihinde tutanak imzalandığını, dava dilekçesinde geçen asıl alacak olarak belirtilen kalem tahkim yargılaması aşamasında da geçmekte olan geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri olduğunu, kazaya müvekkili şirketin sigortaladığı aracın sebep olmamasına rağmen mağdurun müvekkili şirket aleyhine başvuruda bulunmasının sebebinin de gerek Savcılık gerek ise mahkeme yargılaması esnasında alınan hatalı bilirkişi raporu olduğunu,----. Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Esas numaralı dosya bilirkişi raporunda kazaya karışan araç------- yazdığını,). konu ile ilgili sehven yapılan hata dolayısıyla müvekkili şirketin ilgili ödemeyi yaptığını, daha sonra ise müvekkili şirket elinde mevcut kısıtlı evraklara istinaden hem sigortasını yaptığı ---- plakalı aracın sahibi olan ------ hem de kazaya sebep olan kişi--------ehliyetsizlik rücu sebebi doğduğu için 26.06.2022 tarihli rücu mektubu gönderdiğini ancak işbu rücu mektubuna müvekkili şirket sigortalısı ----- verdiği 28.06.2022 tarihli cevapta kazaya ------plakalı motosiklet ile sebep olduğunu, ---- kendi oğlu olan ------- ile arkadaş olduğunu, oğlunun da olay günü "dur" ihtarına uymaması nedeniyle kendilerine yalnızca idari para cezası kesildiğini, herhangi bir soruşturma, cezai sürecin dahi başlatılmadığının bilgisinin verdiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin ----- kazaya sebep olan araç ile ilgili gerekli bilgileri edinmeye çalışmış ise de ------- tarafından da hiçbir bilgi verilmediğini, kazaya sebep olan aracın sigortasının yapılmadığı düşünülerek 20.11.2023 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ------ numaralı başvuruda bulunulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun vermiş olduğu cevapta; kazaya sebebiyet veren ---- plakalı aracın sigorta şirketinin ----. olduğunu belirttiğini, müvekkili şirketin ilgili tutarı ------ şirketler arası rücu ile tahsil etmeye çalıştığını, işbu davalı şirketin de ödemede bulunmadığını, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından kazaya sebep olan davalı ---- kendisine yanlışlıkla ödemede bulunulan üçüncü kişi mağdur ----- ve son olarak kazaya sebep olan ---- kullandığı aracın trafik sigorta şirketi olan davalı ----- aleyhine 20.03.2024 tarihinde ----İcra Dairesinin ----- esas sayılı takip başlatıldığını, borçluların icra dosyasına itirazı üzerine, ----- Arabuluculuk Bürosu ----- başvuru dosya no, 25.04.2024 tarih ve ------- arabuluculuk numaralı başvurusu sonucunda davalılar ile anlaşma sağlanamadığını ve 24.05.2024 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile davalı borçluların itirazının iptalini ve takibin devamını, davalı borçluların takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar mahkum edilmesini ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza tarihinin 15.10.2018 olup taleplerin zaman aşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini, davaya konu kazanın trafik - iş kazası olduğunu, zarar görenin polis memuru olduunu ve görevi sırasında kazanın meydana geldiğini, kazanın iş kazası olması ve maluliyet oranının %13 belirlenmesi sebebi ile SGK'ya başvuru yapılması ve peşin sermaye değerinin hesaplanması gerektiğini, dosyadaki belgeler ve ifade tutanakları incelendiğinde görüleceği üzere, olay anındaki motosikletin müvekkili şirket tarafından sigortalı olmadığını, ifade tutanağında------ marka motor olduğunun belirtildiğini, taraflarınca sigortalı araç ------ motosiklet olup kaza anında bulunan araç ile aynı olmadığını ve husumet bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, dava konusu aracın müvekkili şirket tarafından sigortalı olmadığından kazayı kapsar poliçe bulunmadığını, taleplerin teminat dışı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, ------. tarafından ödemenin yargılama devam ederken ihtiyari arabuluculuk kapsamında yapıldığını, öncelikle iddia edilen plakanın farklı olduğu konusunun yargılamada araştırılmasının önüne geçildiğini, bununla birlikte----- basiretli bir tacir olduğunu, ihtiyari arabuluculukta anlaşılmaması ve yargılama sürecinde itirazlarını ileri sürmesi gerekirken ödeme yapmış olmasının kendi sorumluluğunda olduğunu, cevap dilekçesinde belirtilen Yargıtay kararı kapsamında davanın reddine karar verilmesini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte müvekkili şirkete başvuru şartı dava şartı olup yerine getirilmemiş başvurunun usulden reddini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket tarafından sigortalı aracın kusursuz olduğunu, Mahkemece kusur durumuna ilişkin olarak aksi kanaate varılması halinde; kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini, müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, talep edilen tazminat miktarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen icra inkar tazminatının yargılamayı gerektirdiğinden müvekkili aleyhine hükmedilmemesini, hasar bedelinin fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından ilgili hasara istinaden değerlendirme yapılarak gerçek zarar tespitinin yapılmasını, talebi kabul etmemek üzere; müvekkili şirketin temerrüt tarihinin cevap dilekçesinde belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesini ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini, müvekkili şirketin teminat limiti bedeli ile sorumlu olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenler ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, aleyhe karar verilmesi halinde kusur incelemesi için dosyanın ------ Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı şirketin aleyhe olan iddia ve kötü niyetli olan taleplerini tümüyle reddini, davacı ----- Şirketi, dava konusu kazaya müvekkilinin üzerine kayıtlı olan------ plaklı aracın sebebiyet verdiğini iddia ederek kötü niyetli olarak icra takibi düzenlediğini, kötü niyetli yapılan bu takibe karşı haklı olarak itiraz ettiklerini, davacının, kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı gibi yine kötü niyet güderek yapmış oldukları ödemenin bedelini, ödemeyi yapmış oldukları dava dışı ----- talep edilmesi gerekirken müvekkilinden talep edilerek davanın açıldığını, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmayarak ödemenin müvekkilinden talep etmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sehven yapılan bir ödeme söz konusu ise bunu ödeme yapılan kişiden talep edilmesi gerektiğini, söz konusu ödeme ilişkisinde müvekkilinin bir taraf olmadığını, bu sebeple sigorta şirketinin açmış olduğu, işbu davanın husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini ayrıca Karayolları Trafik Kanunu 109. Madde gereğince; kaza tarihi 15.10.2018 göz önüne alınarak davacı sigorta şirketinin taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı sebebiyle de reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış işbu davanın husumet yokluğu ve zaman aşımı gerekçeleriyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; davacı tarafından sigortalanan aracın karıştığı trafik kazasında meydana gelen zarar sebebiyle davacı tarafından sigortalısına ödenen bedelin davalıya rücu edilmesi talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalılar ve dava dışı----- aleyhine--- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra dosyasında 82.973,00 TL rücu talebi ve 22.922,71 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 105.895,71 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Dava dışı ----- ait olan ------ plakalı motorsiklet 11.07.2018 tarihi ile 11.07.2019 tarihi arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır.
15.10.2018 günü saat 21:10 sıralarında polis memuru ----- cadde üzerine çıkarak kasksız olarak gelen motosiklet sürücülerini durdurmak için yola çıktığı ve sürücü ----- motosikleti durdurmak ve motosikletteki sürücüyü kontrol etmek için durdurmak istediği sırada motosiklet sürücüsü ----- kendisini durdurmak isteyen ---- kurtulmak için motosikletin gaz pedalına basması ve ---- motosikletle birlikte -----üzerine düşmesi ve tekrar kalkarak motosikleti ile olay yerinden kaçması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.
Dava dışı mağdur polis memuru ------, dava konusu olay sonucunda yaralanması ile ilgili olarak başvurusu sonucunda, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 13.04.2022 tarihli ve ------ sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararında ------ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 16.03.2022 tarihli Adli Kurul Maluliyet Değerlendirme Raporunda ------ sürekli iş göremezlik oranının %8,0, geçici iş göremezlik süresinin 3 ay ve iyileşme süresinde bakıcı ihtiyacının ise 1 ay olarak tespit edilmiştir.06.04.2022 tarihli aktüerya raporun; TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılarak %8 maluliyet üzerinden yapılan hesaplamada, kaza sonucu ortaya çıkan zararın giderilmesini teminen, ----- tarafından, ---- için 131.477,89 TL tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava dışı ----vekili tarafından, söz konusu karara istinaden, ----. İcra Dairesi’nin ----- Esas sayılı dosyası ile 19.04.2022 tarihinde davacı ------ aleyhine 131.477,89TL asıl alacak/maddi tazminat ve fer’ileri ile birlikte toplam 144.683,93 TL üzerinden yapılan icra takibi sonucunda, davacı -----. tarafından 09.05.2022 tarihinde 82.972,54 TL ---- adına ödenmiştir.
Davalı ----. tarafından; dava dışı ---- maliki olduğu ---- plakalı ---- model ---- marka ------ tipi motorsikleti, dava konusu 15.10.2018 tarihli olayı kapsayan 31.07.2018-31.07.2019 tarihleri arasında geçerli ------ no.lu ZMS/Trafik Sigorta Poliçesi ile sigorta yapılmıştır. 02.08.2018 tarihinde tanzim edilen (1) no.lu zeyilname ile ---- olan plaka ------ olarak tashih edilmiştir. Poliçenin, kaza tarihi itibariyle kişi başına sakatlanma ve sağlık teminatı 360.000,00 TL’dir.
Davacı ---- tarafından, sigortasını yaptığı ---- plakalı motorsikletin maliki ---- ve kazaya sebep olan -----ehliyetsizlik nedeniyle 26.06.2022 tarihli rücu mektubu gönderilmiş, ancak sigortalı ----- verdiği 28.06.2022 tarihli cevapta kazaya davalı ------plakalı motorsiklet ile sebep olduğu bildirilmiştir.Davacı taraf rücu talebinde bulunmuş ise de gönderilen rücu mektubuna verilen cevap ile kazaya sebebiyet veren aracın, kendileri tarafından sigortalanmayan araç olduğunu öğrenmişlerdir.Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ----- Karar sayılı kararında; "...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, "İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." ... Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. ZMSS Genel Şartlarının "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı A.3-b maddesinde de, işleten tarafından ileri sürülecek tazminat taleplerinin sigorta teminatı dışında olduğu açık olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafından, sigortalının ------ olduğu ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucunda, araçta bulunan ve davalı/sigortalı ---- eşi olan ---- vefat etmiş olup, açılan hasar dosyası kapsamında alınan aktüer raporu doğrultusunda ve konuya ilişkin poliçe ve sair belgeler incelenmek sureti ile davalı/sigortalı ----- (eşinin vefatı nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı olarak) 90.097,82 TL ödeme yapılmış ve ------ aracın işleteni olduğu, yapılan ödemenin sehven yapıldığı ileri sürülerek, ödemenin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iadesi talep edilmiştir. Davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmamış ve poliçe teminatında olmayan bir ödemeyi iradi olarak gerçekleştirmiştir. Her ne kadar TBK'nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Bu durumda, poliçede teminat dışı kaldığı halde yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği ..." belirlemesinde bulunulmuştur.----Bölge Adliye Mahkemesi Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ------ karar sayılı kararında; "Somut olayda, davacı sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken, ATK raporu alınmadan önce kalıcı iş göremezlik tazminatı ödemesini iradi olarak gerçekleştirmiştir. Bu durumda davacı sigorta şirketinin lütuf ödemesi yaptığı, yapılan ödemeyi geri isteyemeyeceği kanaatine varıldığından mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır." belirlemesinde bulunulmuştur.Yargıtay ilamı, istinaf kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketi ödeme yaparken basiretli tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken gerekli inceleme yapılmaksızın kazaya karışan ve kendisi tarafından sigortalanmayan bir aracın sebebiyet verdiği zararı karşılamıştır. Rücu mektubu gönderilmesi ve buna verilen cevap ile kendisi tarafından sigortalanmayan bir aracın sebebiyet verdiği zararı karşıladığını iddia etmektedir. Sigortalı araç maliki ile görüşme yapmak gibi basit bir işlem ile gerçek bilgiye ulaşmak yerine gerekli araştırma yapılmadan ödeme yapılmıştır. Bu durumda davacı sigorta şirketi basiretli bir tacir gibi davranmamıştır. Davacı sigorta şirketinin lütuf ödemesi yaptığı, yapılan ödemeyi geri isteyemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.278,96-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 663,56-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 0,50-TL müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 10.488,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ---- Şirketi tarafından 60,80-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ----- Şirketi'ne verilmesine,
6-Davalı ----- tarafından 60,80-TL vekalet harcı, 90,00-TL tebligat gideri olarak sarf edilen toplam 150,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
7-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ------ vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.