T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/589
KARAR NO : 2025/771
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12.08.2024
KARAR TARİHİ : 14.10.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----. boya ve kimya sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı------. ile ticari ilişkileri bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirketten ürün talep ettiğini, ödemelerini gerçekleştirme ve karşılığında davalı tarafça ürünler temin edildiğini, davalı taraf ile müvekkili arasında 15.02.2024 tarihinde 2024 yılında yapılacak olan ticaretlerine ilişkin bağlantı sözleşmesi imzalandığını ayrıca 28.03.2024 tarihinde de teslim edilen çeklere istinaden imzalanan “------ Sipariş” başlıklı sözleşme kapsamında müvekkilinin 42.100 adet ürün sipariş edildiğini, sözleşme gereğince davalı tarafça ürünler 10.06.2024 tarihinde teslim edileceğini, ürünlere ilişkin ödemelerin ise çek ile gerçekleştirildiğini, davalı tarafa çeklerin teslim edildiğini, işbu davanın konusunun müvekkili tarafından tanzim edilerek 23.02.2024 tarihinde davalı tarafa verilen altı adet çekin bedelsiz kaldığının tespiti istemli olduğunu, çeklerin ----. 30.06.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 150.000,00-TL bedelli çek, -----. 31.07.2024 keşide tarihli ------ seri numaralı 150.000,00-TL bedelli çek, ------. 31.08.2024 keşide tarihli ------- seri numaralı 150.000,00-TL bedelli çek, -----30.09.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 150.000,00-TL bedelli çek, ------. 31.10.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 200.000,00-TL bedelli çek, ------30.11.2024 keşide tarihli -------- seri numaralı 200.000 TL bedelli çek olduğunu, müvekkilinin tanzim ettiği dava tarihi itibari ile haziran ve temmuz aylarına ilişkin ödeme gerçekleştirdiğini ve ödeme tarihi yaklaşan diğer çeklere rağmen davalı taraf borcunu ifa etmediğini, satım sözleşmesinden doğan borçların alıcının ve satıcının borçları 6098 Sayılı Kanun ile düzenlendiğini, 6098 S. K. m.207’de “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” Hüküm altına alınmıştır. Yine 6098 S. K. m. 213’te “Borcunu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.” şeklinde hüküm kurulduğunu, 6098 S. K. m.125/2. Fıkrasında “Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.” ve m.125/3. fıkrada ise “Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.” şeklinde hüküm kurulduğunu, bu nedenle Kanunun taraflara borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumunda belirli seçimlik haklar tanıdığını, somut olayda müvekkilinin üzerine düşen borcun ifasını gereği gibi yerine getirdiğini, davalı tarafın borcunu ifa etmemesi üzerine müvekkilinin bedelsiz kalan çeklerin iadesini davalı taraftan hem sözlü hem de ihtarname ile talep ettiğini, davalı tarafın çeklerin iadesini gerçekleştirmediğinden, müvekkilinin keşide ettiği çekleri ticari itibarını korumak adına icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin ödeyeceği tutarların, ticari hayatına ciddi zararlar verecek miktarda olduğunu, tüm bu nedenlerle; dava konusu ------ 31.08.2024 keşide tarihli ------ seri numaralı 150.000,00-TL bedelli çek, ------ 30.09.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 150.000,00-TL bedelli çek, ------ 31.10.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 200.000,00-TL bedelli çek, -----. 30.11.2024 keşide tarihli ------ seri numaralı 200.000,00-TL bedelli çekler hakkında ödenmemeleri ve takibe konulmamaları için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tedbir kararına istinaden söz konusu çeklere ilişkin ödemenin yasaklanması kararı verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini, çeklerle ilgili ödeme yasağı kararı verilmesini ve bu hususta muhatap ---- Şubesi'ne yazı yazılmasını ayrıca dava konusu çeklerin tedbiren icra takibine konu edilmemesini ve ileride icra takibine konu edildiği takdirde açılacak icra takiplerinin tedbiren durdurulmasını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, vekalet ücreti ile mahkeme masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın hukuka ve usule aykırı olduğunu, somut durumda açılması gereken davanın menfi tespit değil, çek istirdat davası olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sözleşme kapsamında sipariş edilen ürünlerin davacıya tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiğini, müvekkili şirketin borcunun bulunmadığını, çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin edimlerini ifa ettiğini, dolayısıyla davacının açtığı davanın dayanaksız olduğunu, kambiyo senetlerinde geçerli olan soyutluk ilkesine göre çeklerin temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, çeklerin devriyle birlikte bağımsız bir hak doğduğunu, temel borç ilişkisinin geçersizliğinin veya ifa edilmemesinin çekin geçerliliğine etki etmeyeceğini, davacının iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, dosyada bu yönde herhangi bir belge sunulmadığını, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da bedelsiz kalan çek iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacının bu ispat yükünü yerine getiremediğini, davacının, basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, haksız şekilde menfi tespit davası açarak müvekkili şirketi mağdur etmeye çalıştığını, tüm bu nedenlerle; davanın esastan ve usulden reddini, davacının talep ettiği ihtiyati tedbirin de tümden reddini, tüm yargılama harç ve masrafları ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; çekten kaynaklı menfi tespit talebine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Davacı taraf, davalıya avans niteliğinde çekler verdiğini, davalının ise satışa konu malları teslim etmediğini belirterek çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davalı taraf, sözleşme konusu malların davacıya teslim edildiğini, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini beyan etmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, inceleme günü tayin edilmiş, inceleme günü davalıya tebliğ edilmiş, davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş, davalı taraf defterlerini dosyaya sunmamış ve davalının kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır.
Hazırlanan bilirkişi raporunda, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, davacı lehine delil teşkil ettiği hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, sözleşme konusu malların davacıya teslim edildiğine dair davalı tarafça sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya fatura ibraz edilmediği, davacının defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.852.452,72 TL alacaklı olduğu, çeklerin tahsil edildiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle HMK 222/3 maddesi gereğince ibrazdan kaçındığı ve davacı ticari defterlerinin hükme esas alınması gerektiği, davacının usulüne uygun olarak tuttuğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırdığı, lehine delil olan defter kayıtlarına göre, davacının defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.852.452,72 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Taraflar arasında ticari ilişki olduğu, sözleşme konusu malların davacıya teslim edildiğine dair davalı tarafça sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya fatura ibraz edilmediği, davalının sözleşme konusu malları davacıya teslim ettiği savunmasını teslim etmediği, dava konusu çeklerin avans olarak davalıya verildiği, davacının talebinde haklı olduğu sonucuna varılmıştır.Dava konusu çeklerin tahsil edilmesi sebebiyle davacının talebinin istirdat olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından çeklerin ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne; davacının keşideci, davalının lehtarı olduğu,
----- Bankası 30.06.2024 keşide tarihli ------ seri numaralı 150.000 TL bedelli çek,
----- Bankası 31.07.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 150.000 TL bedelli çek,
----- Bankası 31.08.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 150.000 TL bedelli çek,
---- Bankası 30.09.2024 keşide tarihli ------ seri numaralı 150.000 TL bedelli çek,
---- Bankası 31.10.2024 keşide tarihli ----- seri numaralı 200.000 TL bedelli çek,
---- Bankası 30.11.2024 keşide tarihli ------ seri numaralı 200.000 TL bedelli çek,
Sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2----Bankası 30.06.2024 keşide tarihli ------- seri numaralı 150.000 TL bedelli çek sebebiyle yapılan ödemenin istirdatına, 150.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 01.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3------ Bankası 31.07.2024 keşide tarihli ------- seri numaralı 150.000 TL bedelli çek sebebiyle yapılan ödemenin istirdatına, 150.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 31.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4----- Bankası 31.08.2024 keşide tarihli ------- seri numaralı 150.000 TL bedelli çek sebebiyle yapılan ödemenin istirdatına, 150.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5----- Bankası 30.09.2024 keşide tarihli -------- seri numaralı 150.000 TL bedelli çek sebebiyle yapılan ödemenin istirdatına, 150.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30.09.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6----- Bankası 31.10.2024 keşide tarihli ------- seri numaralı 200.000 TL bedelli çek sebebiyle yapılan ödemenin istirdatına, 200.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 31.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7------ Bankası 30.11.2024 keşide tarihli ------- seri numaralı 200.000 TL bedelli çek sebebiyle yapılan ödemenin istirdatına, 200.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 02.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 68.310,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 17.077,50-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 51.232,50-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yatırılan 17.077,50-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 148,30-TL vekalet ücreti, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 141,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 4.716,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı tarafından 60,80-TL vekalet ücreti, 30,00-TL tebligat gideri olarak sarf edilen toplam 90,80-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 152.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
13-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
14-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ------ Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.