T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/286 Esas
KARAR NO: 2025/779
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ: 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ------ arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin davalı şirkete çeşitli hizmetler sunduğunu, sunulan bu hizmetler karşılığında düzenlenen faturalar ile cari hesap ekstresinin davalıya bildirildiğini, ayrıca davalıya gönderilen teklif formunun da davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanarak müvekkiline iade edildiğini, toplam --------- tutarındaki alacak için; --- bedelli, ----- tarihinde gerçekleşen fabrika denetimi hizmet bedeli --- açıklamalı fatura ile ----seri numaralı, ----- ürün grupları için test raporlama ve ----- açıklamalı fatura düzenlendiğini ve bu alacak için ---------sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, gönderilen ödeme emrine karşı davalı şirketin itiraz ederek takibi durdurduğunu, ancak davalı tarafından yapılan bu itirazın herhangi bir somut gerekçeye veya belgeye dayanmadığını, ödeme ya da borca itiraz yönünden herhangi bir belge ibraz edilmediğini, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle; davanın kabulüne, Haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu dava usul ve esas bakımından yersiz olduğunu, davacı bu davadan önce tarafları aleyhine cari hesap borcu olduğundan--------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını ve taraflarınca icra takibine kanuni süresi içinde itiraz ederek takibin durdurulması kararı alındığını, daha sonra davacı, bu takibin durdurulması kararına binaen, mahkemede haksız itiraz nedeniyle tarafları aleyhine, itirazın iptali davası açarak takibin devamını ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hüküm olunmasını talep ettiğini, davacının iddia edilen hususlar tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketin, davacıya böyle bir borcu olmadığını, bu davadan önce yaptıkları icra takibine itirazlarında da bu hususu belirttiklerini, bütün bunlara rağmen davacının taraflarına bu davayı açması hukuki ve yasal değil, tamamen yersiz olduğu beyan ederek haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibari ile davalıdan takip konusu faturalara dayalı muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından alacağın tahsili için başlatılan ----Esas sayılı dosyasına davalı tarafın yapmış olduğu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.-------- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ilgili --- Dairelerinden tarafların ---- kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu, --------Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ------ tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin 248.367,96-TL asıl alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 17.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 13.02.2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 19.04.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 248.367,96-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar tacir olduğundan ve davacı taraf ticari defter ve belgelere dayandığından tarafların ticari defter ve belgelerinin teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle mali müşavir bilirkişiye inceletilmesine karar verilmiş, yapılan inceleme ile; davacı ---- tarafından ibraz edilen--------- yılına ilişkin ticari defterlerin; e-defter olarak usulüne uygun şekilde açılış ve kapanışlarının yapıldığı, kayıt nizamına uygun olduğu, defter kayıtlarının birbiriyle tutarlı olduğu ve bu defterlerin TTK m.64, 66, VUK m215-219 ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği uyarınca düzenlendiği, bu kapsamda davacı şirket lehine veya aleyhine delil niteliğinde olduğu, davalı ------- tarafından dava kapsamında ticari defterlerin ibraz edilmediği, bu nedenle defter kayıtları üzerinden herhangi bir karşı inceleme yapılamadığı, tarafların her ikisinin de tacir olduğu ve aralarında belgelere dayalı hizmet alımına ilişkin bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının takibe konu ettiği toplam --- tutarındaki alacak kalemini oluşturan iki faturanın ------ ticari defter kayıtlarında yer aldığı, bu faturaların davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği, davalı tarafından ödeme yapılmadığı, iade faturası düzenlenmediği, yasal süresi içinde itiraz edilmediği ve ayıp ihbarında bulunulmadığı, ayrıca taraflar arasında bu ticari ilişkiye dair yazılı bir ihtilaf veya hizmete dair olumsuzluk bildirimi bulunmadığı, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 248.367,96.-TL kaydi olarak alacaklı olduğu, bu tutarın icra takibine konu edilen alacak miktarı ile uyumlu olduğu, ---- karşılaştırmasında davacı şirket tarafından davalı yana düzenlenen ----faturaların tarafların ---- karşılaştırmasında birbirleri ile mutabık oldukları tespit edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre; Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.
Eldeki dosyada, davacı ticari defter ve belgeleri ile alacağını ispat etmiş olup, davalı gerekli ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Bu nedenle davacının defter ve belgelerinden çıkan sonuca katlanmak zorundadır. Ayrıca ----- karşılaştırmasında davacı şirket tarafından davalı yana düzenlenen ----- faturaların tarafların ----- karşılaştırmasında birbirleri ile mutabık oldukları tespit edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulü ile; Davalının --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada, alacak hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 248.367,96-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın Kabulü ile;
1-Davalının --------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 248.367,96-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 16.966,01-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.999,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.966,34-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 2.999,67-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 436,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.924,40 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli ...Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 39.738,87-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu 17.10.2025