T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/23 Esas
KARAR NO: 2025/797
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/01/2022
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ilaç ve kozmetik sektöründe faaliyet göstermekte olup ürünlerini eczaneler kanalıyla tüketicilere ulaştırdığını, eczacılık işiyle uğraşmakta olan davalı tarafın ise muhtelif zamanlarda müvekkili şirketten ürünler satın aldığını, bu alım-satım faaliyetleri neticesinde müvekkili tarafından davalıya faturalar kesildiği ve bunların bir kaleme kaydedildiğini, ancak bu alacakların vadesi geçtiği halde müvekkiline ödenmediğini, bu sebeple müvekkilinin davalı eczacıyla gerçekleştirdiği ticari faaliyetler kapsamında cari hesap alacağı bulunduğunu, söz konusu alacak için davalı taraf ile harici görüşmeler yapıldığı ve ödeme yapılması hususunda anlaşmaya varılmak istendiğini, ancak bu alacağın müvekkili tarafından defaatle talep edilmiş ise de; davalı tarafın ısrarla borcu olmadığından bahisle ödeme yapmaktan kaçındığını, taraflarınca söz konusu alacağın tahsili amacıyla------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın bu icra takibine haksız ve hukuka aykırı itiraz ettiğini, bu itiraz üzerine de arabuluculuğa başvurulduğunu, söz konusu görüşmelere davalı tarafın da katıldığını ama bir sonuç alınamadığını ve arabulucu tarafından, görüşme yapılarak anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, görüleceği üzere davalının, taraflar arasındaki ticari faaliyet kapsamında borçlu olduğu halde söz konusu borcu inkar etmekte olup taraflarınca cari hesaptan kaynaklanan alacağın ticari faizi ile birlikte talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; haklı davalarının kabulüne, davalının----- sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ve tüm fer’ilerine ilişkin itirazlarının iptaline, ---- Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin devamına, davalı borçlunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;öncelikle; takip konusu alacağın likit bir alacak olmadığı için yetki yönünden itirazları bulunduğunu, müvekkilinin adresi olan ------- yetkili olduğunu, ilamsız icra takiplerinde genel yetki kurallarına göre yetkili icra dairesinin; genel olarak borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi olduğunu, yani kesin hüküm bulunmayan hallerde; ilamsız takipte borçlunun takip tarihindeki ikametgahının bulunduğu yerin icra dairesinin yetkili olduğunu, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine; ticari faizin taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığına dayandığını, bu ticari ilişkinin ispatının gerekli olduğunu, karşı tarafın genel işlem şartlarına uygunluğa haiz bir sözleşmeye dayanmamakla birlikte ticari faizin tahsil hakkının doğmadığının sabit olduğunu, icra takibinin haksız ve kötü niyetle başlatıldığını, mvekkilinin borçlu olmadığı halde kendisine icra takibi başlatılması sonucunda yaptığı itirazın haklı olduğunu ve müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini gerektirecek makul bir sebep bulunmadığını, aksine davalı müvekkiline karşı haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli takip nedeniyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, izah edilen sebeplerle, müvekkiline karşı başlatılan icra takibinin ve işbu açılan itirazın iptali davasının hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin haksız yere mağdur edilmesine sebep olduğunu, tüm bu nedenlerle; müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-------Esas sayılı İcra Dosyası --- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, --- davalının vergi kayıtları celp edilmiş,----- davalının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş,---- davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, ------ Talimat sayılı dosyası ile ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış, --- tarihli ve ----- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.----- Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, ------- usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin incelenmesinde davacı ile olan ticari ilişkisini ---- alt hesabı olan ----- hesabında takip ettiği; davalının ticari defter kayıtlarına göre cari hesap ilişkisinin ---- tarihinde başladığı; ----- yılında davacı tarafından davalı adına farklı tarihlerde ---- adet fatura düzenlenmiş olduğu ve bu faturaların toplam tutarının ---- olduğu; davacıya “ÖDENDİĞİ BELİRTİLEN” açıklamasıyla farklı tarihlerde olmak üzere toplam 53.670,30 TL ödeme yapıldığına ilişkin kayıt yapıldığı; 2019 yılı sonu itibari ile davalının davacıya açık hesap borcunun 54.455,94 TL olduğu; 2020 yılına aynı bakiyenin devir olduğu ve 2020 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde cari hesap ilişkisinin devam ettiği ve 30.09.2020 tarihinde 2.414,07 TL “YAPILAN ÖDEMELERİMİZ” açıklaması ile ödeme yapılmasından sonra hesabın bakiye vermediği ve davalının defter kayıtlarına göre borcunun bulunmadığı ve borç ödemesine ilişkin kayıtlarda tevsik edici belgeye ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı hususları şahsımda hasıl olmuştur..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 08.08.2023 tarihli raporunda özetle, "...Dava dosyası içerisinde davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi belirleyen yazılı bir sözleşme bulunmadığı, Davacı şirketin, incelenen 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK.m.64 ve müteakip maddelerinde ve HMK.m.222 de belirli kanuni şartları taşıdıkları sabit olmakla davacı lehinde delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulundukları, Sayın Mahkemenizin takdirlerinde olduğu, İncelenen davacı şirketin ticari defter kayıtlarında takip tarihi 17.10.2021 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı eczaneden 173.272,30 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesini içeren Talimat mahkemesine sunulmuş bilirkişi raporuna göre davalı eczanenin ticari kayıtlarında 30.09.2020 tarihi itibariyle hesapta herhangi bir bakiye kalmadığı, 2021 yılında hiç hareket olmadığının belirtildiği, buna göre tarafların cari hesapları arasında 173.272,30 TL fark olduğu, bu farkın ; 101.369,14 TL.lık lısmının davacı şirket tarafından davalı eczane adına tanzim edilmiş “e Arşiv faturalarının” davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, davacı tarafça sunulan belgelerden davacı tarafından davalı adına tanzim edilmiş faturaların muhteviyatı malların teslim edilmesi, faturaların davalıya tebliği konusu ilgili olarak tam olarak bir tespit yapılamasığı, bu bilgi ve belgelerin sunulması halinde yeniden inceleme ve değerlendirme yapılabileceği, 194.825,59 TL.lık kısmının davalının kayıtlarında davalı tarafından davacıya yapıldığı kayıtlı olan ödemelerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, dava dosyası içerisinde bu tahsilatlarla ilgili belgeler olmadığı, davalı kayıtlarının incelenmesi ile ilgili olarak tanzim edilmiş bilirkişi raporunun sonuç bölümünde de -----borç ödemesine ilişkin kayıtlarda tevsik edici belgeye ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığı”nın belirtildiği buna göre davalı tarafından bu ödemelere ait belgelerinin sunulması halinde sunulan belgelerin incelenip değerlendirilmesi neticesinde bir tespit yapılabileceği, yukarıda detayı arz edilen incelemeler neticesinde davacı ve davalı tarafından yukarıda detayı arz edilen belgelerin sunulması, bu sunulan belgelerin yeniden tüm dosya muhteviyatı belgelerle birlikte incelenip değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasındaki cari hesap bakiyenin tam olarak tespit edilebileceği yönündeki görüşüm Sayın Mahkemenizin takdirlerindedir..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 21.08.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından incelemeye sunulan ------ yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 15.10.2021 tarihi itibarıyla 173.272,30 TL alacaklı olduğu, Davacı yanın 173.272,30 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 15.10.2021 tarihinden itibaren değişen oranında avans faiz talep edebileceği, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur----------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ----- formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan ------ tarihli bilirkişi raporu gereğince davacının cari hesaba konu ürünleri davalıya teslim ettiği, davalının kendi ticari defterlerinde ödeme kaydı yer almasına rağmen verilen kesin süre içerisinde bu kayıtları tevsik edici belgeleri dosyaya sunulmadığı, faturaların ve faturalara konu ürünlerin davalıya dava dışı ---- ile dava dışı --- dava dışı ------ edildiği, faturalara davalı tarafından 8 gün içinde itiraz edildiğine ilişkin bir bilginin olmadığı nazara alındığında davacının faturalara konu bedele hak kazandığı değerlendirilmiş, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, davalının ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. -----Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 11.836,23-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.092,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.743,53-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 2.092,70-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 11.246,55-TL tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.338,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.360,00-TL arabuluculuk ücreti davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde--------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2025