T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/469
KARAR NO : 2025/693
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01.07.2024
KARAR TARİHİ : 23.09.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.04.2023 tarihinde müvekkili nezdinde sigortalı bulunan malların davalının sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyesi sırasında zarar meydana geldiğini, 08.04.2023 tarihinde meydana gelen zarar miktarının ve kusur/rücu durumunun bağımsız eksper tarafından ------- sayılı hasar dosyası için düzenlenen ekspertiz raporu ile tespit edildiğini ve neticesine göre müvekkilinin 07.06.2023 tarihinde dava dışı sigortalısı ------- sayılı nakliyat emtia poliçesi teminatından 503,75 Amerikan Doları tutarında tazminat ödediğini, müvekkili tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK.nun m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu beyan etmek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle davanın kabulünü, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin toplamı olan 523,62 Amerikan Doları üzerinden devamı ile sigorta tazminatının ödendiği 07.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte (fili ödeme tarihinde ------ efektif satış kuru üzerinden çevrilerek) tahsilini, davalı aleyhine asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği delilerin müvekkiline tam olarak tebliğ edilmediği gibi tercümelerinin de bulunmadığını, dava konusu ihtilafa ise CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. Maddesine göre müvekkiline usulüne uygun ihbar yapılmadığını, yazılı ihbar şartı yerine getiilmediğinden müvekkilinin iddia edilen hasardan sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde rizikonun 08.04.2023 tarihinde meydana geldiğini ileri sürdüğünü, eksper raporunda ise Emtia Nakliyat Poliçesinin rizikonun meydana geldiği tarih olan 08.04.2023 tarihinden sonra 13.04.2023 tarihinde geçmişe etkili olacak şekilde akdedildiğinin tespit edildiğini, bu durumda davacı sigorta şirketinin geçersiz bir poliçe kapsamından sigortalısına ödediği hatır ödemesini rücu konusu yapamayacağını, buna rağmen davacının rücu konusu yaptığı yetersiz ambalajdan kaynaklanan hasar bedelinin tazmininden davalı taşıyıcının üstlendiği taşıma işinin tabi olduğu CMR Konvansiyonunun 17. Maddesinde yer alan düzenlemelere göre mesul tutulamayacağını, kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla taşıyıcının mesuliyeti ve mesuliyet üst sınırının ise davacının talebine göre değil CMR Madde 23'de yer alan düzenlemelere göre belirlenebileceğini ve gerçek zararın tespiti için sovtaj bedelinin de gözetilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin rücuen tazmini talebine ilişkindir.TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Açıklanan sebeplerle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.Davacı ile dava dışı -----. arasında 31.12.2022 tarihi ile 31.12.2023 tarihi arasında geçerli olmak üzere nakliyat emtia sigortası abonman sözleşmesi yapılmıştır.
Davacının dava dışı sigortalısı ...-------- ile davalı arasında, sigortalıya ait emtianın ------- kadar olan karayolu taşıma işi ile ilgili ticari ilişki bulunduğu, taşımaya konu malın bir kısmının hasarlandığı, davacının dava dışı sigortalısının talebine göre evrak üzerinden düzenlenen eksper raporu ile belirlenen 503,75 USD tutarındaki hasar bedelini 17.07.2023 tarihinde sigortalısına ödediği anlaşılmıştır.Davacı tarafından dava dışı sigortalısına yaptığı ödemenin davalıya rücu edilmesi için ----. İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı icra dosyasında 503,75 USD asıl alacak ve 523,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 523,62 USD üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki taşımaya konu malın bir kısmında oluşan hasarın ne olduğu, hangi aşamada tespit edildiği, hasarın ambalajlamadan mı, yüklemeden mi, taşımadan mı, boşaltmadan mı kaynaklandığı, hasardan davalının sınırlı veya sınırsız sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda rapor hazırlanması için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporunda, hasarın, alıcısı emrine araç sürücüsünün de imzaladığı tutanağa ya da çekinceli CMR'deki verilere veya yük üzerinde zararın niteliği ve niceliğinin tespitine yönelik olarak davacı sigortacının görevlendirdiği bağımsız eksper tarafından yükün tahliye edildiği yerde gerçekleştirilen herhangi bir hasar tespit çalışmasına göre değil, taşıyıcının iştiraki sağlanmadan, tek taraflı olarak belirlendiğinden somut davaya konu zararın uluslararası nakliye sürecinde oluşmadığı ve tazmininden de davalının, davacının dava dışı sigortalısına ve dolayısıyla da davacıya karşı sorumlu tutulamaycağı, davacının dava dışı sigortalısının kendi akidi konumundaki davalı taşıyıcıdan dava konusu ürününün kısmi hasarına bağlı zararını doğrudan talep edemeyeceği, davacının da sigortalısının halefi sıfatıyla davalıya rücu talebiyle talepte bulunamayacağı belirtilmiştir.Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiştir. Buna göre, davaya konu hasar miktarının, davacının sigortalısı ve davalının katılımı olmaksızın hazırlanan rapor ile belirlendiği, zararın uluslararası nakliye sürecinde oluşmadığı, davacının davalıya karşı rücu talebinde bulunamayacağı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 273,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.761,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 17.137,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.