T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/463 Esas
KARAR NO:2025/739
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/06/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların aralarında ----- tarihinde özel üretim sözleşmesi imzaladığı, sözleşmenin ----- tarihine kadar geçerli olup son bulduğu, arabuluculuk görüşmelerinin ------ tarihinde başladığı ve --- tarihinde anlaşamama olarak son bulduğu,----tarihinde davalı şirkete ---- yevmiye numaralı ihtarnamesinin çekildiği, sonrasında----- tarihinde iki şirket yetkilisinin bir araya gelerek toplantı yaptıkları, bu toplantıdan olumlu sonuç alınamadığı, sonrasında ------yevmiye numarası ile ikinci bir ihtarname çekilerek, bakiye kalan alacağın ve cezai şart maddesine binaen cezai şartın faiziyle ödenmesinin talep edildiği, her hangi bir cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmadığı, tarafların imzalamış olduğu sözleşmeye binaen ilk siparişin ------ tarihlerinde teslim edildiği ve aralarında fatura kesildiği, sözleşme tek bir siparişi kapsamakta olup, sözleşmenin sipariş başlıklı 4. maddesinin 2. fıkrasında sonraki siparişleri de kapsayacağı açıkça yazılıp, taraflarca kabul edildiği, müvekkili şirketin ilk sipariş geldikten sonra ikinci bir sipariş daha vererek davalı tarafa yazılı ve elden olacak şekilde ilettiği, buna ilişkin olarak da ödemelerini gecikmeksizin yaptığı, dava konusu olayda siparişler için ödeme yapıldığı, lakin sipariş edilen ürünlerin tam ve eksiksiz olarak taraflarına gönderilmediği, dava konusu bakiye kalan 345.562,85 TL’nin bu yüzden oluştuğu, ödemeler dışında müvekkilinin davalı şirkete bir takım mallar tedarik ettiği, buna ilişkin olarak satış faturaları düzenlendiği ve davalı şirketin alacağından düşüldüğü, davalının bu siparişleri almadığını ileri süremeyeceği, zira bahse konu siparişlerin davalı tarafından teslim alındığının bizzat davalı tarafından keşide edilen ve ekte sunulan 6 adet fatura ile sabit olduğu, ------ tarihli sözleşmenin 4.2 maddesi incelendiğinde; eksik gelen mallarla ilgili olarak tarafların aralarında cezai şart maddesi belirlediği, müvekkilinin 2. sipariş için fazlaca para göndermesine rağmen, siparişe ilişkin teslim edilmesi gereken malların müvekkile teslim edilmediği, 2. sipariş için gönderilen bedellerin de müvekkili şirkete iade edilmediği, ayıplı mallar davalı tarafından iade kabul edilmesine karşın taraflarına ayıpsız hali ile teslim edilmediği, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davanın ve ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ----alacağın şimdilik ----- tarihinden itibaren avans faizi ile taraflarına ödenmesine,---- cezai şart bedelinin şimdilik ---- tarihinden itibaren avans faizi ile taraflarına ödenmesine, ihtarname masrafları dahil tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların, davacının ------ marka testere ürünlerinin müvekkil şirket tarafından üretilmesi için anlaştıkları, daha sonra aralarında ------ tarihinde özel üretim sözleşmesi imzalandığı, iş bu sözleşme ------- tarihine kadar geçerli olup, sadece ilgili sipariş için geçerli olduğu, iş bu sözleşme ile sipariş tablosundaki mallar sipariş edilmiş olup, sipariş toplam tutarı olarak belirlenen 47.697,00 USD bedelin ödeme şeklinin sözleşmede belirlendiği, müvekkili şirket tarafından dilekçe ekinde faturası da sunulmuş bulunan sözleşmeye bağlı olarak sipariş edilen tüm malların eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde teslim edildiği, davacı tarafından da ödemeler yapıldığı, ancak malzeme teslimi sonrası ödenmesi gereken bakiye 56.631,41 TL ödemenin yapılmadığı, ilk siparişe ilişkin 18.03.2022 tarihli, 672.291,97 TL bedelli faturayı dilekçe ekinde sundukları, 03.04.2022 tarihi itibariyle davacının müvekkiline 53.631,41 TL borcunun bulunduğu, ikinci sipariş tablosundan anlaşılacağı üzere davacı taraf oldukça fazla miktarda sipariş vermiş olup, 2. siparişin bedelinin -------- olarak belirlendiği, ancak tarafların 2. sipariş için yeni bir sözleşme imzalamadıkları, müvekkil şirketin bu kadar yüksek miktarda siparişi karşılayabilmesi için yeni makine, teçhizat ve kompresör alınması gerektiğini davacı şirket yetkilisine ------- ile iletilip, onay alınması üzerine müvekkil şirketin gerekli makine ve hammaddeleri aldığı, ödeme planının aşağıda sunulduğu, hatta müvekkilinin davacı şirketin talebi üzerine sipariş edilen testerelerin konulacağı davacı şirketin markası olan ---------- baskılı kutuları dahi satın aldığı ve 100.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak davacının müvekkile ödemesi gereken nakit ödemeleri zamanında yapmadığı, verilecek çeklerin ödeme planında belirtilen tarihlerden daha uzun vadeler yazılarak verildiği, iş bu sebeple müvekkilinin mal aldığı firmalara kur farkı ödemek zorunda kaldığı, davacı tarafın geciken ödemelere ilişkin vade farkı bedellerini ödeyeceklerini belirtseler de vade farkı faturalarının ödenmediği, ------ teslimat yapıldığı, yine ------ teslimat yapıldığı ve yine ---- teslimat yapıldığı, yine ----- teslimat yapıldığı, müvekkil şirket yetkilisinin ------- davacı ile yüz yüze görüşme talebini --------- üzerinden ilettiği, yapılan toplantıda bir çözüme ulaşılamadığı, davacı şirket için üretilen testerelerin, davacı şirket tarafından ödeme yapılmadığı için piyasa değerinin daha altında elinden çıkarmak zorunda kaldığı ( 2022 yıl her bir testere için 5,00 USD zarar edildiği), tüm bunlardan sonra davacı şirketin 3. kez ----- tarihinde fuar için 250 mm çapında, 24 diş, 60 adet, 250 mm çapında 48 diş 50 adet, 250 mm çapında 60 diş 50 adet testere sipariş ettiği, müvekkil şirketin bu testereleri üretip davacı şirkete gönderdiği -------- davacı tarafın Mart 2023 tarihinde müvekkili şirkete 4. kez sipariş vermek istediği, müvekkil şirketin bu siparişi kabul etmediği, bu nedenle davacının cezai şart talebinin yerinde olmadığı, mahkemece cezai şartın tamamen veya kısmen iptal etme yetkisinin bulunduğu, bu nedenle haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu cari hesap ve cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında -------- sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, davalının üretimi sonrası teslim edilen bir kısım malın ayıplı olduğunu, bu nedenle malların davalıya iade edildiğini, yenisiyle değiştirme hakkının kullanıldığını, ancak davalının iade edilen mallara karşılık yeni mal göndermediğini, sözleşme gereği bakiye cari hesap alacağının bulunduğunu ayrıca davalının sözleşmeye aykırı hareket etmesi sebebiyle cezai şart alacağının bulunduğunu, cari hesap alacağı ile cezai şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- celp edilmiş, ---- ve mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ---- Talimat sayılı dosyası ile ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış, ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
-------Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen 13.01.2025 tarihli raporunda özetle, "...Davacının dosyaya konu faturalar sebebiyle 345.562,88 TL.'lık bakiye cari hesap alacağı talebinin yerinde olduğu, yukarıda da izah ettiğimiz üzere davalının bazı muhasebe kayıtlarının dayanaksız olduğu, anlaşılmıştır. Diğer taraftan davacı tarafından düzenlenen -----, iade faturalarının bulunması dava konusu ürünlerin eksik veya ayıplı olduğuna karine teşkil ettiği, davacıya ait -------- ihtarnamenin bulunduğu ve üstelik davalının davacıya hep borçlu olduğu, bu konuda takdirin mahkemenize ait olduğu, Öte yandan davalının ---- bilançosunun incelenmesi sonucu öz kaynakları enflasyon muhasebesi sonucu ----- ulaşan ve aktif toplamı -----olan davalının cezai şart bedelinin mahvına sebep olmayacağı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyetinin 30.04.2025 tarihli raporunda özetle, "...Mali açıdan yapılan değerlendirme; davacı şirketin ticari defterlerine göre, davalıdan 28.12.2023 tarihi itibariyle 345.562,85 TL tutarınca alacağının bulunduğu, davalı şirketin ticari defterleri incelenerek talimatla alınan bilirkişi raporuna göre, davacının 2023 yılı itibariyle 345.562,85 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri birbirini teyit ettiğinden, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan 345.562,85 TL tutarında alacağının bulunduğu ve davacının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 28.12.2023 tarihinden 28.06.2024 dava tarihine kadar faiz talep edebileceği, buna göre işlemiş faizin 69.162,96 TL hesaplandığı, davacının toplam alacağının 414.725,81 TL olduğu, davacının 28.06.2024 dava tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL ceza koşulu alacağı için ihtarın tebliği tarihinden itibaren 353.784,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam üzere davalı şirketin 2023 yıl sonu öz kaynağının 2.643.735,81 TL olduğu, bu ceza koşulu ve faiz tutarının Sayın Mahkemenin en yakın karar tarihine göre de hesaplanması gerekeceğinden, davalının ödeyeceği muhtemel ceza koşulu tutarının ödenmesinin ve cari hesap bakiyesinin faizi ile birlikte (414.725,81 TL) aynı anda ödenmesinin davalı şirketin mali yapısını bozacağı, öz kaynağının yarısından fazlasını yitireceği ve mahvına sebep olabileceği değerlendirileceği, ceza koşulunda indirim yapılıp yapılmayacağı konusunda takdir, yorum ve nihai kararın Sayın Mahkemenin olduğu, Makine Mühendisliği açısından yapılan değerlendirme; davalının ilk siparişte 2.150 adet ürettiği, Mayıs ve Temmuz ayı içinde bu üretime yaklaştığı, ancak, Haziranda hiç üretim yapmadığı, daha sonraki ay siparişleri içinde oldukça düşük teslimat yapmış olduğu, davacının davalıya kestiği 2 adet iade faturasından, üretim dikkate alındığında her bir kalemden çok az miktarda iade ürün çıktığı, üretimdeki hatalı ürün payının çok küçük (binde 5 oranında) olduğu, dosyaya hatalı ürün yönünden herhangi bir fotoğraf, yazışma vs sunulmaması nedeniyle ürünlerin geçekten hatalı olup olmadığı yönünde bir kanaate varılamadığı, Toplu değerlendirmede; taraf defterleri uyuştuğundan davacının davalıdan alacaklı olduğu, sözleşmeye göre ceza koşulu talep şartlarının oluştuğu, davalının borcun gereği gibi ifa edilmemesinden kusursuzluğunu ispat edemediği..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu makinaların ayıplı olup olmadığı, davalının sözleşmeye aykırı hareket edip etmediği, davacının cezai şart talebinin yerinde olup olmadığı, cari hesap alacağının olup olmadığının tespiti noktasındadır.Cari hesap alacağı yönünden; Borç doğuran sözleşmelerden birisi olan “Eser sözleşmesi”, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” biçiminde tanımlanmıştır.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ------ formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca tarafların -----formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu cari hesap alacağın davalı tarafından -------bildirildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davalı,cari hesaba konu faturaları kendi ticari defterine kaydettiği gibi ayrıca Vergi Dairesine de bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde davalı, beyanname vermekle ve kendi ticari defterlerine kaydetmekle cari hesaba konu bedeli ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. -------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağı yönünden davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu cari hesap borcunun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı anlaşılmış, davacının cari hesap alacağına yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir.Her ne kadar bilirkişi heyetinde teknik bilrkişi dava konusu ürünlerde ayıbın ispata muhtaç olduğunu belirtmiş ise de; dosya kapsamında alınan talimat bilirkişi raporu ve bilirkişi heyeti ek raporu içeriği nazara alındığında davalının, davacı tarafın ayıp sebebiyle iade kestiği faturayı kabul ettiği, defterlerine işlediği, ----- Dairesine bildirdiği nazara alındığında taraflarca ayıba ya da hatalı üretime yönelik parçalar yönünden mutabakat sağlandığı değerlendirilmiş, gelinen aşamada ayıp iddiasının davacının bakiye cari hesap alacağına bir etkisinin olmadığı anlaşıldığından davalının ayıplı ürünler yönünden ileri sürdüğü hususlara itibar edilmemiştir.Cezai şart alacağı yönüden;Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde cezai şarta ilişkin hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
TBK'nun 179/I maddesine göre; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir” denilmektedir.
Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaat ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevk etmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz.TBK.'nun 179/II. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz. Diğer yandan alacaklı, çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de ceza koşulunu isteyemez. Somut dosyada, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince davalının sözleşme hükümlerine uymaması halinde cezai şart alacağının düzenlendiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları gereği davalının sözleşme şartlarına uygun mal üreterek davacıya teslim etmediği, davacının sözleşmeye aykırılık sebebiyle cezai şart yerinde olduğuna kanaat getirilmiştir. TBK 182/son maddesinde; "Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." denilmektedir. TTK 22. maddesinde ise tacirin ceza koşulunun indirilmesini isteyemeyeceği düzenlenmiştir. Ancak gerek doktrin, gerekse Yargıtay cezai şartın tacirin mahvına sebep olması, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı olacak derecede yüksek olması halinde indirilebileceğini kabul etmektedir.--------- Eldeki dava bakımından alınan bilirkişi raporları nazara alındığında taraflar arasındaki cari hesap ilişkinin tutarının 2-3 milyon arasında olduğu, 1 milyon ceza koşulunun aşırı derecede yüksek olduğu, 30/04/2025 tarihli bilirkişi raporu gereğince davalı şirket öz kaynak yapısını bozacağı ve mahvına sebep olabileceği nazara alınarak taktiren %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiğine kanaat getirilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-345.562,85-TL cari hesap alacağının ve 700.000,00-TL cezai şart alacağının 31/12/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 71.422,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.561,63-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 20.417,23-TL olmak üzere toplam 22.978,86-TL'nin mahsubu ile bakiye 48.443,54-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan toplam 22.978,86-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 796,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 34.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 35.284,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 158.378,80-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/10/2025