T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/480 Esas
KARAR NO: 2025/719
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03.07.2024
KARAR TARİHİ: 30.09.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ----tarihlerini kapsayan----- tanzim edildiğini, ---- tarihinde dava dışı sigortalı ----adresinin ana giriş kapısı önündeki asfalt altından geçen enerji hattında davalı ------ yaptığı onarım nedeniyle voltaj dalgalanmasının gerçekleştiğini ve bunun sonucunda hasar meydana geldiğini, sigortalı işyerinde gerçekleşen hasarın oluşumunda davalı şirketin kusurlu olduğunu, bu durumun ekspertiz raporları, servis elemanlarının beyanları ve --- firmasındaki arıza kayıtları ile de sabit olduğunu, ---- tarihinde sigortalı iş yerinde çalışanlar, kafelerinde bulunan ve üç fazlı güç beslemesi ile çalışan----------- makinesinin ısıtma sisteminin enerji sorunu nedeniyle çalışmadığını tespit ettiklerini, yetkili servis olan ------servis elemanı yerinde kontroller ve ölçümler yaptığını, yapılan kontroller sonucunda üç fazlı şebekenin fazlarından bir tanesinde enerji olmadığını ve makinenin bu şekilde çalışamayacağının belirtildiğini, bunun üzerine sigortalı şirket çalışanları bölgelerindeki sorumlu elektrik dağıtım firmasına arıza kaydı açtırdığını ve arızanın giderildiğini, ---- tarafından sistemlerin tekrar kullanılabileceğinin belirtildiğini, bu bildiri sonrası sigortalı şirket çalışanları, sistemlerinin enerjilerini açtığını ve kahve makinesinin içerisinden patlama sesi geldiğini, makinenin tamamen devre dışı kaldığını, bunun üzerine çalışanların tekrar --- ile görüştüğünü ve kafenin besleme aldığı ana hat üzerinde kaçak olduğunu ve arızanın giderilmesi için tekrar çalışma yapılacağının belirtildiğini ancak davalı ----- tarafından herhangi bir şekilde sigortalı işyerindeki zararın giderilmediğini, müvekkili sigorta şirketine sigortalı şirketin kullanımında olan kahve makinelerinin; ----- firmasının yapmış olduğu onarım çalışmaları nedeniyle dengesiz güç beslemesine maruz kaldığını, fazlarda kaçak meydana geldiğini ve buna bağlı sistemin diğer iki fazında gerilim yükselmesi gerçekleştiğini, makinelerin kullanılamaz hale geldiğini, sigortalı iş yerinde gerçekleşen elektrik dalgalanmaları, elektrik kaçakları, dengesiz güç beslenmesi nedeniyle zarar görenlerin zararının karşılandığını ve sigortalı iş yeri hesabına ------nakden ve defaten ödendiğini, Sigorta Hukukunda halefiyet Türk Ticaret Kanunu’nun 1301'inci maddesinde şu şekilde düzenlendiğini, “Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya geçer.” işbu nedenle kusurlu olduğu tespit edilen davalı/borçluya rücu etme zaruretinin hasıl olduğunu ancak bu zamana kadar davalıya gönderilen ödeme ihbarlarına ilişkin mektupların neticesiz kaldığını, bu nedenle borcun tahsilini temin etmek amacı ile 21.10.2022 tarihinde ------esas sayılı dosya ile ilamsız takibe geçildiğini ve davalı/borçlu şirkete ödeme emri 24.10.2022 tarihinde e-tebliğ edildiğini ancak davalı/borçlu şirket 31.10.2022 tarihinde borca, faize ve borcun ferilerine itiraz ettiğini ve bu nedenle takibin durduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı/borçlunun ----- esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı/borçlunun inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu mahalde ------ meydana geldiğini, işbu arızanın herhangi bir voltaj dalgalanmasına neden olması mümkün olmadığı gibi iddia olunan hasara sebebiyet vermesinin de mümkün olmadığını, davaya konu hasarın davacının sigortalısı sorumluluğundaki iç tesisattan kaynaklandığı sonucunu doğurmaktadır ki iç tesisatın bakım, onarım yükümlülüğü davacının sigortalısında bulunduğundan müvekkili davalı şirketin eldeki dava bakımından sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davaya konu kesintiden davacının sigortalısının adresinde bulunan sadece bir cihazın etkilendiğine dair davacı beyanları da savunmalarını desteklediğini, eldeki davada; dava konu hasar haricinde müvekkili şirkete intikal eden başkaca hasar veya arıza kaydı olmadığından; başka bir deyişle iddia olunan elektrik kesintisi ya da voltaj dalgalanmasına ilişkin başkaca bir kullanıcıda olumsuzluk meydana gelmemesi sebebiyle davacının iç tesisatının Yönetmelik usul ve gerekliliğini karşılamadığının değerlendirildiğini, dağıtım tesislerinden kaynaklanan hasarların aynı dağıtım tesisinden beslenen geniş alanları etkileyeceğini ve etkilenen bölgede fazla sayıda hasara yol açacağını, elektrik dağıtım sistemi kaynaklı olumsuzluklarda aynı dağıtım sistemini kullanan çok daha geniş bir alandaki kullanıcıların bahse konu hasardan etkilenmesi gerekeceğinden, somut olayda müvekkili şirket kayıtlarında davacı dışında herhangi bir arıza, şikayet ya da ihbar bulunmadığından, davacının sigortalısının da yalnızca bir elektrli cihaz hasarında kısmen hasar bulunduğu iddia edildiğinden, hasarın; dağıtım şebekesi kaynaklı değil, davacının sigortalısının sorumluluğundaki iç tesisattan kaynaklandığını, davanın müvekkili davalı şirket yönünden reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; ------- gereği yapılması gereken inceleme ve araştırma sonucunda; davacının adresinde cihaz arızasına sebep olabilecek müvekkili davalı şirketten kaynaklanan bir kesinti/yüksek voltaj/şebeke darbesine sebep olabilecek bir başka olumsuzluk tespit edilmediğinden; dağıtım tesislerinde meydana gelebilecek hasarların, aynı dağıtım tesisinden beslenen çok daha geniş bir bölgede etki göstermesi gerektiğinden, davacı tarafından iddia edilen hasarın dağıtım tesislerinden değil, davacının sigortalısı dava dışı şirketin kendi elektrik tesisatından kaynaklandığının kabulünü, davanın reddini, aksi kabul ile müvekkili davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunun değerlendirilmesi halinde; fahiş tazminat taleplerinin gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi neticesinden indirilmesini, karşı delil ve ek delil sunma hakları saklı kalmak üzere delil listesinin kabulünü, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği bedelin davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkindir. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Açıklanan sebeplerle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı aleyhine ------- esas sayılı icra dosyasında 1.000,00 TL asıl alacak ve 451,23 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı ------- isimli iş yerinin ---- tarihi arasında işyerim paket sigortası poliçesi ile davacı tarafından sigortalandığı görülmüştür.----- tarihlerinde davalı tarafından asfalt altından geçen enerji hattında yapılan onarım nedeniyle voltaj dalgalanması gerçekleşmiş ve bunun sonucunda dava dışı sigortalı iş yerindeki cihazların zarar gördüğü anlaşılmıştır. Davacı tarafından alınan eksper raporunda dava dışı iş yerinde elektronik cihaz sebebiyle oluşan zararın 10.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın neden kaynaklandığı, hasarın meydana gelmesinde davalının kusuru olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu alınmış, hazırlanan raporda arızalanan kablodan davalının sorumlu olduğu, meydana gelen hasarın davalının sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve sigortalı iş yerinde meydana gelen hasardan davalının sorumlu olduğu, talep edilen hasar miktarının ve ödeme tarihi ile icra takip tarihi arasındaki dönemde işleyen faizin yerinde olduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.
Somut davada davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu alınan bilirkişi raporları ve yargılama ile tespit edildiği, bu haliyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne,-------- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki şartlarda devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 713,92-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 52,26-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 234,06-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 479,86-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 121,60-TL vekalet harcı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 65,50-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 9.614,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından 60,80-TL vekalet harcı ve 30,00-TL tebligat gideri olarak sarf edilen toplam 90,80-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 10.451,23-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30.09.2025