T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/413 Esas
KARAR NO:2025/740
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/06/2024
KARAR TARİHİ: 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ------- standartlarına uygun boya ve yol çizgi boyaları üretimi, boya malzemeleri, tiner vb. Üretimleri ve satışı gerçekleştirmekte olduğunu, davacı şirketin gerçekleştirmekte olduğu faaliyetler kapsamında ---yılında davalı -------- yol çizgi boyası satışı yapılmış ve teslim edilmiş olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan boyalar ile ilgili ------ bedelli e-fatura düzenlendiğini, davacı şirket tarafından satışı gerçekleştirilen mal ve malzemelere ilişkin ------irsaliye numaralı e-irsaliye düzenlenerek boyalar davalı şirkete teslim edildiğini, davalı firma tarafından satın alınan boyalara ilişkin müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, dolayısıyla davalı şirketin müvekkili şirkete ödenmemiş ----- borcu bulunduğunu, davalı şirket tarafından faturaya herhangi bir itirazda bulunulmamış olup müvekkili şirketin alacağının muaccel olduğunu, davalı firma yapılan tüm görüşmelere rağmen satılan malzeme bedelleri müvekkili şirkete ödenmediği gibi ödemeye ilişkin herhangi bir program da sunulmadığını, davacı şirketin alacaklarının davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine davalı şirkete ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davalı şirket tarafından ------tarihli ihtarnameye cevap verilmediği gibi daha sonrasında yapılan görüşmelere rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığı gibi ödemelere ilişkin herhangi bir plan da sunulmadığını, bunun üzerine ------ sayılı dosyası ile davalı şirketin borcuna ilişkin icra takibi başlatıldığını, ------- tarihinde davalı şirket tarafından ödeme emrine, faize, faiz oranına, borca itiraz edilip --- tarihinde takibin durdurulduğunu, düzenlenmiş olan------ tarihli e-faturanın davalı tarafça ------ üzerinden de ulaşılabilir nitelikte olduğunun açık olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itirazda davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı belirtilmişse de dilekçe ekinde bulunan fatura, irsaliye ve Karayolları ilgili bölge müdürlüğü ve havalimanı nezdinde yapılan işe ilişkin belgelerin celbi ve incelenmesi halinde de davalı şirket ile müvekkili şirket arasında alım satım ilişkisi kurulduğu açıkça görüleceğini, belirtildiğini,” beyan ederek davalı şirketin------sayılı icra dosyasına yapmış olduğu 15.03.2024 tarihli itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmamasına karşın mesnedi belirsiz alacak kalemleri çıkarılarak alacaklı olduğu iddiasının itibar edilemez olduğu, dava dilekçesinde iddia edildiğinin aksine taraflar arasında bir alacak/borç durumu söz konusu ve iddia edildiği gibi borcun var olduğunu kabul eder/ispatlar mutabakat da bulunmadığını, davalı şirket adına düzenlenmiş fatura olduğu ve müvekkiline tebliğ edildiği ve söz konusu fatura nedeniyle davalı şirketin davacıya borçlu olduğunun kabullerinde olmadığını, davacı ile davalı arasında gerek sözleşmesel gerekse de cari hesaba dayalı bir ticari ilişkinin ve davalı şirketin borcunun olmadığı ticari defter ve kayıtlarla da sabit olduğunu, bununla birlikte davacı tarafından davalı firma adına fatura düzenlenmiş olması taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispatlamak için yeterli olmadığını, davacı tarafından tanzim edilip müvekkile teslim edilen bir fatura da bulunmadığını, bu durumun da davalı ticari defter ve kayıtlarıyla sabit olduğunu, davacı ile davalı arasında akdedilen bir sözleşme bulunmadığından var olduğu iddia edilen belge de fatura hükmünde olmadığını, davacının işlemiş faiz talebi, faiz oranı ve türünün de hatalı olduğunu, borcun varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dosya kapsamında davacı-alacaklının davalı şirketi takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair ihtarname veya başkaca bir belge bulunmadığından temerrüdün, takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabul edilmesinin gerektiğini,” beyan ederek haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine, kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturayı ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,------ üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,-----kayıtları celp edilmiş, mersisten tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, -----Talimat sayılı dosyası ile ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış, ----- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.----Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen ----tarihli raporunda özetle, "...Davacının ticari defterlerini usulüne uygun olarak tuttuğu, davacının ve davalı ---- düzenlemiş olduğu --- boyasına ait ----- tutarındaki ihraç kayıtlı e-Faturasını ---- yevmiye maddesi ile kayıtlara aldığı, davalının ---- yıllarında bir ödeme yapmadığı, ---- için davacı tarafından ----- no.lu e-irsaliye düzenlendiği, Davcının ---- incelendiğinde, davalı ----- adet e-belge karşılığında ------ tutarında mal/hizmet satışı yaptığını beyan ettiğinin tespit edildiği, davalıya ait karşılaştırmalı formda davacıdan bir mal/hizmet alışına rastlanılmadığı, davacının ------Esas dosyasında talep edilen ---- tutarındaki işlemiş faiz talebinin yerinde olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen ------ tarihli raporunda özetle, "...Davalı şirket tarafından ibraz edilen -----yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, Davacı şirketin Davalı şirketten KAYDİ olarak 370.099,81-TL ALACAKLI olduğu, İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği,Davacı şirketin icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ----- formları üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağına ilişkin hizmeti kabul edip kendi ticari defterine kaydettiği anlaşılmaktadır. O halde davalı kendi ticari defterlerine kaydetmekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir.-----Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile ----- asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verimiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.----- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ----- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
-Davalının ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile 370.089,81-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 25.280,83-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.610,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.670,05-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 4.610,78-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 424,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.912,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 10.578,66-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.489,90-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 110,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 59.214,37-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 11.675,75-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/10/2025