T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/899 Esas
KARAR NO: 2025/733
DAVA: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ: 13/12/2023
Birleşen------ Esas sayılı dosyasında;
BİRLEŞEN DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 04/03/2024
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:Davacı ----- birlikte yazılım alanında faaliyet göstermek üzere---- Mersis numaralı ------- kurduklarını, müvekkili ile davalı şirketin diğer ortağı----- uzun süredir devam eden arkadaşlıklarını evlilik birliğine dönüştürmeye karar verdiğini ve müvekkili tarafından zaten merkezi bir iş yeri olmadan icra edilen programlama işini, -------- da programcılık öğrencisi olması vesilesiyle ve yaptıkları işleri kurumsal bir yapıya dönüştürme amacıyla davalı şirketi, eşit pay ve yetkilerle idare edilmek üzere kurduklarını, şirket merkezi olan adreste bulunan daire, hem şirket merkezi hem de evlilik sonrası tarafların birlikte yaşayacakları ortak ikametgah olmak üzere kiralanmış, müvekkil bu adrese taşınmış, şirket faaliyetleri bu adresten yürütüldüğünü, nişanlanan taraflar nikah tarihi belirlemiş, düğün salonu kiralamış, ev eşyaları almış velhasıl evlilik hazırlıklarına devam ederken, daha önce de zaman zaman yaşanan, şirketin diğer ortağı ---- zaman zaman geçirdiği sinir krizlerinden birisi, --------günü gerçekleşmiş, şirket ortağı geçirdiği kriz neticesinde kendi bileğini kesmek suretiyle intihar teşebbüsünde bulunduğunu, bu olay sonrasında birlikteliğin daha fazla devam edemeyeceği düşüncesiyle ayrılmaya karar veren müvekkilinin, davalının ailesi tarafından tehdit edildiğini, şirketin diğer ortağı ve aynı zamanda eski nişanlısı olan ------ tarafından asılsız iddialarla darp nedeniyle şikayet edildiğini; bu vesileyle verilen polis ifadesinde müvekkil hakkında son derece rencide edici, kabul edilmesi mümkün olmayan ifadelerle suçlanmıştır. Bu tehditler ve asılsız suçlamalar nedeniyle -------- tarafımızca suç duyurusunda bulunulduğunu, Diğer ortak tarafından, müvekkil hakkında müvekkilin ikametgahı da olan şirket merkezini de içerecek şekilde uzaklaştırma ve koruma kararı aldırıldığını, bu nedenle müvekkil şirket adresine gidememiş çalışması engellenmiş ve tüm müşteriler şirketle ilişiğini kesmiş olduğunu, hatta davalı taraf müvekkili tüm iletişim kanallarından engellemiş ve davalının çalışmaları engellemesi neticesinde şirket fiilen ortadan kalktığını, bu olaylar neticesinde ortaklar arasındaki şahsi ilişkinin geldiği nokta göz önüne alındığında davalı şirketin faaliyetini sürdürmesinin, kuruluş gayesinin gerekleştirilmesinin imkanı kalmadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini, sürekli ve onarılması imkansız bir güvensizlik ortamı oluştuğunu, ortakların birbirleri ile bir iletişimleri bulunmadığını, şu anda şirketin herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını, şirket faaliyetlerinin tamamen durması neticesinde şirketin bulunduğu taşınmazın kirası da ödenemediğini, Bu nedenle müvekkil tarafından şirket adresinin bulunduğu taşınmazın kira sözleşmesi feshedilmiş ve davalıya ihtar gönderildiğini, bu nedenlerle TTK hükümleri doğrultusunda yukarıda açıklanan ve yargılama esnasında resen tespit edilecek nedenlerle müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı şirketin, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.Mahkememizce davalı şirketin diğer yetkili ortağı olan ----- dava dilekçesi ihbar olunmuş ve ihbar olunan ----- tarihinde müdahale dilekçesi ile dava dilekçesine cevap vermiştir.
BİRLEŞEN ---- SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;
DAVA; Davacının ortağı bulunduğu davalı----- ortaklı olarak kurulmuş ve kuruluşa ilişkin ana sözleşme, ---------- sayfasında yayımlandığını, Müvekkil şirket aynı zamanda, davalı şirketin yetkilisi ve müdürü konumunda olup işbu davayı açmakta hukuki yararı ve husumeti bulunduğunu, davacı müvekkil ile davalı ortak ----- arasında şirket ortaklığı dışında evlilik vaadiyle --------tarihinde aileler ile birlikte nişanlanma olayı vuku bulduğunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 118 de düzenlenmiş hüküm gereğince nişanlanma ile taraflar arasında aile hukuku sözleşmesi kurulmuş olup şirket ortaklığı dışında yeni bir hukuki ilişkinin tarafı olduklarını, bu durumdan kaynaklı olarak şirketin de aile şirketi haline dönüştüğünü, şirketin faal olduğu dönemde tüm yasal işlemlerini ve şirket adına alacakların tahsili, borç ödemeleri ve şirket adına açılan banka hesaplarının kullanımını yetkili olarak davalı -------- yürüttüğünü, taraflar arasındaki nişanın son bulmasının ardından davalı ------ günü şirket hesabındaki son parayı da kendi hesabına aktardığını, akabinde müvekkilini tüm şirket--------iş gruplarından çıkarttığını, davalı ---- şirketin almış olduğu işlere dair proje ve kodların paylaşıldığı ---------uygulamasında müvekkilinin kodlara ve projelere erişimini engellemiş bununla birlikte şirketin mail şifresini değiştirerek müvekkilinin mail hesabına girmesine de engel olduğunu, ayrıca davalı diğer ortak, şirketten mal kaçırmakta olup şirkete verdiği zararlar sebebiyle ortaklık yapısının bozulduğunu, dolayısıyla şirketin devam edebilmesi için gerekli ortam kalmamış olması sebebiyle şirketin faaliyeti de sona erdiğini, süreç içerisinde devam eden uyuşmazlıklar nedeniyle taraflar karşılıklı olarak birbirleri hakkında uzaklaştırma kararı aldıklarını, temelde ortaklar arasındaki uyumsuzluğa dayanmakta olan birden fazla haklı fesih sebebi mevcut olduğunu, genel kurul uzun zamandır toplanmadığını, şirket ticari faaliyetlerine devam edemediğini, ve şirket nezdinde uzun zamandır kar payı dağıtımı da yapılmadığını, zira yukarıda belirtilen TTK 636/3 gereği haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklardan her birinin haklı sebebe dayalı olarak şirketin tasfiyesini talep etme hakkı bulunduğunu, tüm bu sebeplerle TTK 636/2 ve 636/3 fıkraları gereğince, öncelikle genel kurulun uzun süredir toplanmaması mahkemeniz aksi kanaatte ise şirketin devamı için gerekli ortamın bulunmaması, ortaklar arasında uzlaşma olanağının kalmayışı, taraflar arasında birçok dava ve çekişmenin bulunması, şirketin olanaklarının davacı dışındaki ortaklara tahsis edilmesi ve davacının diğer pay sahiplerinden farklı muameleye maruz kalması, genel kurul toplantılarının yapılamaması, davacının bilgi alma haklarının engellenmesi, şirketin borca batık olması ve dahi şirket faaliyetlerinin halihazırda devam etmiyor olması sebebi ile haklı sebeplerin varlığının kabulü ile şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini, davanın --------- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Karşı davacı tarafından, taraflarınca açılan ortaklıktan çıkma davasına karşılık olarak tarafların ortağı olduğu -------haklı nedenle feshi ve tasfiye talepli dava açtığını, karşı davacı tarafından açılan iş bu dava, açıkça haksız ve mesnetsiz olduğunu, karşı davacı, karşı dava dilekçesinde, müvekkil ile nişanlandıklarını ancak nişanlandıktan sonra müvekkilin şirket adresinde kendisini darp ettiğini, şirket adına alacak tahsil ve borç ödemelerini---- yaptığını, ----- nedeniyle şirket işlemlerine dahil olamadığını, ----- hesabında kalan son parayı kendi hesabına aktararak tüm şirket ---- gruplarından kendisini çıkarıp şirket mail hesaplarına erişimini engellediğini, iddia ettiğini, öncelikle müvekkili tarafından zaten merkezi bir iş yeri olmadan icra edilen programlama işini, -------- da programcılık öğrencisi olması vesilesiyle ve yaptıkları işleri kurumsal bir yapıya dönüştürme amacıyla karşı davacı şirketi, eşit pay ve yetkilerle idare edilmek üzere kurduklarını, müvekkili,----------kendisinin zaten yaptığı işleri öğretmeye çalıştığını, ancak bu süreçte davalının henüz yeni öğrenmeye başlaması nedeniyle tüm işleri esas olarak müvekkil yapmaktadır. Bu nedenle de karşı davacı, müvekkil hakkında uzaklaştırma kararı aldıktan sonra devam eden işleri yapamamış ve müvekkilin de o işleri yapmasına engel olduğunu, Karşı davacı, müvekkilinin kendisini baskı yoluyla hesaplardan uzak tuttuğunu iddia etse de hesaplar inceleneceği üzere karşı davacı daha sermaye borcunu dahi müvekkile ödemediğini, davalı her ne kadar şirketin ortağı olarak gözükse de işin esasında tüm işleri müvekkil yaptığını, bu husus tanıklarla da ispatlanacağını, karşı davacı'nın müvekkilin kendisini baskı yoluyla hesaplardan uzak tuttuğunu iddia etse de hesaplar inceleneceği üzere karşı davacı daha sermaye borcunu dahi müvekkile ödemediğini, davalı her ne kadar şirketin ortağı olarak gözükse de işin esasında tüm işleri müvekkil yapmaktadır. bu husus tanıklarla da ispatlanacağını, ayrıca yine karşı davacı tüm hesapların müvekkilin elinde olduğunu belirtmişse de yine hesap kayıtları incelendiğinde düzenli olarak ---------- ve annesinin şahsi hesabına para aktarıldığı da görüleceğini, aynı şekilde şirketin bazı demirbaşlarının müvekkilin babası tarafından alındığı yine hesap kayıtlarıyla ortaya konulacağını, şirketin faaliyette olduğu süre boyunca tüm -------- ödemeleri müvekkilin şahsi hesabından yapıldığını, şirketin demirbaşına kayıtlı bir çok eşya müvekkilin şahsi hesaplarından veya şahsi kredi kartından ödeme yapılarak satın alındığını, Şirketin tüm sermayesi müvekkilin şahsi hesaplarından ödendiğini, Şirket adresinin kira ve aidat ödemeleri müvekkil tarafından yapıldığını, karşı davacı, dava dilekçesinin devamında, müvekkil hakkında uzaklaştırma kararı olduğu için ofise kendisinin gidemediği bu nedenle de ailesini kişisel eşyalarını almak içim gönderdiği ancak bu durumdan kendisinin haberdar olmadığı tarihte ailesinin şirketin demirbaşları aldığını iddia ettiğini, ve öncelikle karşı davacı taraf, hem kendisinin durumdan haberdar olmadığını belirtmekte hem de müvekkilin uzaklaştırması olduğu için ailesini gönderdiğini açıkça ifade ettiğini, hal böyleyken, müvekkilin karşı davacıyla nişanlılığını sürdürmesi bir yana birlikte bir iş yapmalarının da imkanı kalmadığını, karşı davacı beyanlarında, müvekkilin şirket kayıtlarında usulsüz işlem yaptığını, hakkında uzaklaştırma kararı alındığını ihtarname göndererek kira sözleşmesini şirket adresini değiştirmek için tek başına feshettiğini belirttiğini, karşı davacının bu beyanları açıkça mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğunu; bu nedenlerle TTK hükümleri doğrultusunda yukarıda açıklanan ve yargılama esnasında resen tespit edilecek nedenlerle müvekkilin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep zorunluluğu doğmuştur. Karşı davacının haksız davasının reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl Dava Limited şirketin ortaklarından davacının TTK 638/2.maddesi uyarınca açılan 'şirket ortaklığından çıkmaya izin' davasıdır.Birleşen dava limited şirketin TTK 636/2 ve 636/3 maddesi uyarınca fesih talebidir. Asıl Davadaki Uyuşmazlık; dava konusu davalı şirketin iki ortaklı olduğu , ortakların -------- eski nişanlılar olduğu ve ortaklar arasında husumet olup olmadığı ve bu durumun TTK 638. maddesi uyarınca şirket ortağının haklı sebebe dayanarak ortaklıktan çıkma talebinin yerinde olup olmadığı talebidir.Mahkememiz ile Birleşen ------- Sayılı Dosyasındaki Uyuşmazlık; Davalı şirketin iki ortaklı olduğu anlaşılmakla; şirket ortaklarının eski nişanlılar oldukları ve husumetleri bulunduğu belirtilmekle, şirket ortakları arasında güven ilişkisinin zedelenip zedelenmediği ve bunun sonucu olarak haklı nedenle şirketin feshi şartlarının mevcut olup olmadığı hususlarının tespit edilmesi talebidir.Dosya içerisine ----- tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. YAPILAN YARGILAMA SONUCU; asıl davada davacı, davalı limited şirketi ortaklığının haklı sebeplerin varlığı gerekçesiyle güncel pay bedelinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkma talebinde bulunmuştur.Birleşen ---- esas sayılı dosyasında ise davacı davalı şirketin haklı nedenle feshini talep etmiştir. Her iki dosya davacısının iki ortaklı olarak ----dosya içerisine gelen------- Müdürlüğü yazısı uyarınca tescil ettirdikleri, tarafların bir süre nişanlı olarak kaldıkları, ancak nişanlılığın son bulduğu, bu durumun şirketin işleyişine de yansıdığı ve her iki şirket ortağının da ortak ve uyumlu beyanları ile şirket konusunda uzlaşmaya varamayacaklarının belirlendiği, asıl dosya davacısının şirketten çıkarılmasını talep ettiği, birleşen dosyada ise şirketin hissesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ------ mali durumunun tespiti, kar oranının belirlenmesi veya aktif olup olmadığının tespiti açısından dosya içerisine ---tarihli teknik heyet raporu alınmıştır. Davalı şirketin ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu TTK m. 64, 66 , VUK. M. 220-226 ve 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin borca batık olmadığı ancak herhangi bir faaliyetinin de olmadığı tespit edilmiştir. Hisse oranlarının belirlenmesi sonucu her iki şirket ortağının da %50 oranında hisseye sahip olduğu tespit edilmiştir. Her iki davacının ortak ve uyumlu beyanları ile eski nişanlı olan tarafların aralarında husumet bulunduğu sabit olmakla bundan sonra şirketin birlikte aktif olarak çalışamayacağının tarafların beyanı sonucu mahkememizce de kabul edilmiştir. Teknik heyet tarafından yapılan inceleme sonucu, şirket borca batık değil ise de, her iki ortak arasındaki husumet kaynaklı olarak aktif olarak da çalışamamakta ve bunun sonucu olarak da herhangi bir kar elde edememektedir.Asıl dosyada davacı, kendisinin güncel pay bedelinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkmak istemiştir. Ancak şirket iki ortaklı olup, her iki ortak arasında husumet bulunduğu ve bunun sonucu olarak da şirketin gayri faal durumda olduğu tespit edilmiştir. Sadece asıl dosya davacısının ortaklıktan çıkmasına karar verilmesinde hukuki bir menfaat yoktur. Zira birleşen dosya davacısı olan diğer ortak da öncelikle şirketin feshini talep etmiştir. TTK'nın 636(3) '' Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkartılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.'' maddesi gereği haklı sebeple fesih şartlarının mevcut olması halinde ve şirketin aktif bir şekilde çalışması durumunda mahkemece şirketin feshi yerine, talep eden ortağın kendisine güncel pay bedelinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkartılarak geri kalan ortak veya ortaklar ile şirketin yoluna devam etmesi sağlanabilir. Ancak somut olayda davalı ---------- olup asıl dosyada davacı ortaklıktan çıkmayı, birleşen dosyada ise davacı fesih talep etmektedir. Yukarıda bahsedildiği gibi ortaklıktan çıkma talebinin kabul edilebilmesi için öncelikle fesih şartlarının mevcut olması ve bunun yanında şirketin aktif bir şekilde çalışması gerekmektedir. Burada ise asıl davadaki davacı ortak ortaklıktan çıkmayı, birleşen dosyadaki davacı ortak ise şirketin feshini aksi halde ortaklıktan çıkmayı istediğinden her iki ortağında aslında şirketin devamını istemedikleri iradelerinden anlaşılmaktadır. Bu durumda şirketin feshi her iki ortak için en adil çözüm olarak kabul edilmiştir. Bundan kaynaklı asıl davanın REDDİ ile, her iki ortak arasında husumet olduğu ve şirketin gayri faal bir durumda olduğu ve her iki tarafında şirketin devamını istemediği anlaşılmakla şirketin feshi ve tasfiyesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan asıl davanın REDDİNE,
2-Mahkememizle birleşen ------ esas sayılı dosyasının KABULÜ ile
6102 sayılı TTK 636/3 maddesi uyarınca Haklı Nedenle-------FESİH VE TASFİYESİNE,
3-Tasfiye memuru olarak resen mali müşavir-----------atanmasına,
4-Kararın kesinleşmesinden sonra bir defaya mahsus 20.000,00 TL olarak tasfiye memuru ücreti ile 15.000,00 TL tasfiye masraf avansının taraflarca yarı oranında karşılanmasına ve mahkeme veznesine yatırılması halinde tasfiye memuruna görevinin tevdiine,
5-Tasfiye memuru ücretinin ve yatırılacak masraf avanslarının tasfiye memuru tarafından ileride tasfiye giderlerine eklenmesine,
a-) Asıl dava yönünden;
1-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4- Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca kendisine iadesine,
b-) Birleşen ------------- Esas sayılı dava yönünden;
1-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-) Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin davacı/davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025