T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/294 Esas
KARAR NO: 2025/708
DAVA: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/07/2019
KARAR TARİHİ: 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı,--------- dosyasında müvekkili aleyhine 4.200.000,25 TL asıl alacak ve 162.591,79 TL faiz olmak üzere toplam 4.362.592,04 TL takip başlattığını, alacağın dayanağının hakediş raporları olduğunu, bu hakediş raporlarında iki işverenin görülmekte olduğunu, birinin müvekkili --- ve diğerinin ise --- olduğunu,----- şirketinin yetkili müdürü olarak -----tarihleri arasında görev yaptığını ve ---- tarihli toplantıda -------Kararı ile şirketin diğer ortakları ------şirkete yeni müdürler olarak atandığını, yeni müdür seçilmesi ile birlikte müvekkili -------- tarihinde sona erdiğini, davalı tarafından yapılan ilamsız icra takibinde takibin dayanağı olan ----- tutarlı asıl alacağın -------- no’ lu Hakediş olduğunu, ancak söz konusu hak edişin borçlusu ve muhatabı, davalının taşeron olarak inşaat işlerini yaptığı----------- olduğunu, bu Hakedişe karşılık olarak davalıya toplamda 4.060.000,00 TL tutarında 14 adet çek keşide edilerek verildiğini, davalı şirket, iptali istenen takibe konu hak edişlerin karşılığı olarak verilen yukarıda belirtilen çeklerle ilgili olarak ayrıca Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz yolu ile takipler yapmış olduğu ve aynı alacağa konu -------Sayılı ilamsız icra takibi bu bakımdan mükerrer olduğunu, davalı ile ---- bulunan ve -----kiralanan alandaki restaurantın inşaası için şirket müdürlerinden olan dava dışı ------- yönlendirmesiyle anlaştığını, inşaat yapılması konusunda görüşmelerin yapıldığını, müvekkili kendi adına hiçbir şekilde davalı ile iş görüşmesi yapmadığı gibi davalı ile şahsi bir ticari ilişkisininde olmadığını, takip konusu alacağın dayanağı olan--------- tarihli hakkediş belgeleri ve bu hak edişe karşılık verilen çeklerin bir kısmı da 3.560.000,00 TL tutarında 7 adet çek müvekkile tehdit zoruyla imzalattırıldığını, müvekkili tehdit nedeniyle müvekkil ----- terk etmiş ve bir daha ülkeye gelmediğini, tehdit nedeniyle------------ dosyasında şikayette bulunduğunu, müvekkili ve ----------- aleyhine tehdit yolu ile alınan hakediş belgelerine dayanılarak mükerrer yapılan ilamsız takip nedeniyle ödeme emirleri tebligat kanununa aykırı bir şekilde tebliğ edilmiş ve tebligatlar tehdit olayına karışan ------- tarafından tebliğ alınmış ve takip hukuka aykırı bir şekilde kesinleştirildiğini, gerçek şahıs olan müvekkilin o tarihteki mernis adresi, ---- beri yurtdışında olması ve ---- hiçbir şekilde gelmemesi nedeniyle söz konusu takipten haberi dahi olmadığını, buna rağmen, tebligatların mernis adresi yerine kasten ve anlaşmalı olarak --- sicilde kayıtlı adresine ve gayrıfaal durumdaki inşaatın bulunduğu ---------adresine yapıldığını ve tebligatlar ----- tarafından tebliğ alındığını bildirmiş, ---------- dosyasında başlatılan takip nedeniyle davalıya müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, takip nedeniyle satılan taşınmaz ihale bedeli olan 825.000 TL bedelin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, aleyhine ---- Esas dosyasında 4.200.000,25 TL asıl alacak, 162.591,79 TL faiz olmak üzere toplamda 4.362.592,25 TL takip başlattığını ve borçlu olmadığının tespiti ile 825.000 TL satış tutarı olan taşınmaz bedelinin istirdatına karar verilmesini talep ettiğini, davacı yapılan takibe, satış işlemlerine itiraz etmediği gibi ihalenin feshi davasıda açmadığını, ayrıca ihale öncesi ve sonrası sonrasında ortak tanıdıkları aracıyla ödemede kolaylık sağlanırsa borcunu ödeyeceğini müvekkiline ulaştırdığını, hatta alacağa mahsuben taşınmazı alan davalı alacaklıdan kendini gizleyerek (nam-ı müstear) tanıdığı ---- aynı taşınmazı geri aldırtmış ve oğlu------ organizasyonuyla muvazaalı işlemlerle ------ vekalet verilmesini sağlayıp bu taşınmazı yeğeni ---- devrettiğini ve------- Esas sayılı dosyasında "Tasarrufun İptali" davası açıldığını, dolayısıyla dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davacı ortağı olduğu mali işlerini üstlenip finansmanını sağladığı --------- inşaat işini yapan firma ödeme alamayınca işi bırakması üzerine davacının kefaletiyle belli birim fiyatlar üzerinden anlaşılarak iki işveren garantisiyle işe başlandığını düzenlenen sözleşme, hakediş ve verilen çeklerin büyük bölümü davacı ------- tarafından imzalandığını, müvekkili yapılan işleri ve mali konuları -------- görüşüp karara bağladığını, davacıya ikinci işveren olduğundan şirketle birlikte takip yapıldığını, ayrıca davacının sözünü ettiği kararda müdürlüğünün sona erdiğine ait bir karar alınmadığını, bu nedenle iyi niyetli müvekkili açısından bu karar bir sonuç doğurmadığını, anlaşılan birim fiyatlar üzerinden hakediş düzenlenmiş ve bu hakediş davalı taşeron firma ile iki işveren birlikte ihtirazi kayıtsız olarak imzalandığını, iki ayrı işvereni olan-----inşaatı için davalıya verilen ve büyük kısmını ---------- imzaladığı 4.060.000 TL tutarındaki çeklerin hiçbirisi ödenmediğini, müvekkil firma ceza davalarına dayanak olması açısından sadece verilen iki çeke tahsilde tekerrür olmamak üzere takip yapmış ancak bu takiplerden bir tahsilat söz konusu olmadığını, ------- İnşaat işine başlayan dava dışı firma ödeme alamadığından işi bıraktığını, dava konusu işi organize eden ve yapımını üstlenen ------ görüşme talebi daha önce ---- restaurant inşaatını yaptığı dava dışı ortağı olan --------- tarafından müvekkile iletildiğini, müvekkili firma yetkilileri önce bu işi yapmak istemediğini, davacı çok ısrarcı olmuş ve kefaletiyle belli birim fiyatlarla anlaşılarak işe başlandığını, müvekkili yeni kurulmuş, mal varlığı olmayan ve ödeme sıkıntısından dolayı işi bırakılan firmaya güvenerek bu kadar yüksek tutarlı bir işi yapması ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, borçlu davacı -------- hakedişi ve verilen çekleri hür iradesi ile imzaladığını, davacıya takip yapıldığını, karşılıksız çekten ceza davaları açılmış ve yaklaşık 1 yıl sonra icradan taşınmazı satılınca, davacı süreci uzatmak adına hakedişin tehdit ve baskı altında imzalatıldığından bahisle suç duyurusunda bulunduğunu, ancak inşaat aşamasında davacının alması gereken imalatları tedarikçiler malvarlığı olmayan yeni kurulmuş firmaya vermek istemeyince davacının ricasıyla müvekkili firmanın kendi çeklerini tedarikçi firmalara verdiğini, vadesinde davacının ödeyeceği hatır çekleri ödenmeyince taraflar arasında sözlü bir münakaşa olmuş ve müvekkilininde bu çekleride ödemek zorunda kaldığını, borçlu davacının takiple beraber baştan itibaren olaylardan haberdar olduğunu, hatta zaman zaman aracılarla taksit konusunda yardımcı olunursa borcunu ödeyeceğini belirtmesine rağmen ödemediğini, taraflar arasında yapılan eser sözleşmenin herhangi resmi şekil şartının olmadığını bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, menfi tespit talebidir. Davacının dava dışı --------tarihleri arasında yetkili müdür olarak görev yaptığı, davacı şirket tarafından davacı hakkında ----- asıl alacak ve işlemiş faizi için ------ tarihli 1 no'lu hakediş uyarınca" ilamsız takip başlatıldığı, asıl işin dava dışı ----- ile davalı --- arasındagerçekleştiği, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkide herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, kendisi tarafından imzalanan hakediş belgelerinin de tehdit yoluyla imzalatıldığı gerekçesiyle başlatılan takip nedeniyle herhangi bir borcunun olmadığı gerekçesiyle menfi tespit talebidir.Uyuşmazlık; ------- sayılı dosyası ile davacı ve dava dışı ----- hakkında Hakediş raporlarına davayı toplam 4.362.592,04 TL için ilamsız takip başlatılmış olup, davalı tarafın dava dışı şirkette ----- tarihleri arasında yetkili müdür olarak görev yaptığı ve görev süresinin ----- Kararı ile sona erdiği belirtilmekle takibe dayanak yapılan --------- kendisine husumet düşüp düşmediği , aynı konu hakkında verildiği iddia edilen çekler nedeniyle Kambiyo Senetlerine Mahsus haciz yolu ile takip yapıldığı belirtilmekle derdestlik oluşup oluşmadığı, yapılan takipte ki tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, davacı tarafından açılan Menfi Tespit Talebinin Haklı olup olmadığı hususlarıdır. Mahkememiz tarafından dosya içerisine ---- tarihli rapor ile hükme esas alınan ---- tarihli ek rapor alınmıştır.
Yapılan yargılama sonucu; dava dışı --- işveren, davalı ----- de taşeron sıfatıyla davacının ise işveren konumunda olan ----------Şirketinin müdürü olarak kefil sıfatıyla ------ibaresiyle imza atması nedeniyle hakkında başlatılan takip nedeniyle menfi tespit talebidir. Dava dışı-------- dosya içerisine getirilen sicil kayıtlarının incelenmesi sonucu 3 müdürden biri olduğu tespit edilmiştir. Teknik heyet tarafından tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için gün tayin edilmiş ancak davacı ve dava dışı ------usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğinden incelenememiştir.Davalı----------ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu TTK m. 64,66, VUK m.220-226 ile 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, kayıt nizamı bakımından birbirini teyit ettiği bu haliyle davalı şirket lehine delil kabiliyetinde bulunulduğu tespit edilmiş olup kayıtlarının incelenmesi sonucu dava dışı ----- herhangi bir cari hesap kaydının olmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanında davalı ------- hakedişler içinde herhangi bir fatura düzenlemediği ancak dava dışı ------- çek ile ödeme aldığı ve ticari ilişkinin çek ödemesi olduğu tespit edilmiştir. Toplamda dava dışı ----- firmasından 4.260.000 kaydi olarak çek ödemesi aldığı tespit edilmiştir. Çözülmesi gereken asıl husus davacının dava dışı ------ müdürü olduğu sırada "işveren" sıfatıyla -------Hakediş Belgesini tehdit zoruyla imzalayıp imzalamadığı ve bu imzasından dolayı sorumlu olup olmadığı hususudur. Her ne kadar davacı hakediş belgesinin tehdit zoruyla imzalandığını belirtmiş ise de buna dair ------- Soruşturma dosyası ile takipsizlik kararı verilmiş olup herhangi bir şekilde tehdit ile imzalandığını tanıklar dahi hiçbir şekilde mahkememize ibraz edememiştir. Dava dışı ---- ile davalı --------- arasında yazılı bir taşeronluk sözleşmesi yoktur. Ancak ----- Hakediş uyarınca taraflar arasında sözlü bir anlaşmaya varıldığı tespit edilmiştir. İşveren sıfatında olan ------ müdürü olarak aynı zamanda davacının da ---- tarihli hakediş belgesini "işveren" olarak imzalaması nedeniyle asıl borçlu yanında müteselsil borçlu olduğu kanaatine varılmıştır.Teknik heyet tarafından yapılan incelemeler sonucu davalı ------------- taşeron olarak ------ bedelli iş yaptığı tespit edilmiştir. Davacının bir diğer iddiası da ---- tarihli hakediş belgeleri ile hakdişe karşılık verilen 7 adet toplam ------ bedelli çekinde tehdit zoruyla imzalandığını belirtmiştir. Ancak yukarıda bahsi geçen takipsizlik dosyası ve mahkememizde yapılan yargılama ile tehditle imzalandığı ispat edilememiştir. Hakedişe konu işin bedeli her ne kadar ------ tespit edilmiş ve işin bedeli olarak da -------- bedelli çek verilmiş ise de taraflar arasında sözlü olarak akedilen bir taşeronluk sözleşmesi olduğu mahkememizce kabul edilmiş olup bu aşamada hakedişte yer almayan bir kısım daha işlerin yapıldığı ve fazla yapılan işlerden dolayı da yüksek miktarda çek verilebileceği anlaşılmakla davacının müdür sıfatıyla dava dışı ------ adına işveren olarak imzalamış olduğu çekler ve hakediş bedelinden müteselsil sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olduğu, tehdit ve zor kullanılarak alındığı hususunu ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 853,88-TL peşin harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 238,48-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 27.567,25-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 480.000,02 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2025