T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/932 Esas
KARAR NO: 2025/686
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2022
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, lightbox ışıklı kasa, karton kutu, kâğıt poster baskı, karton çanta, ışıksız vinly tabela gibi ürünlerin imalatını yapmakta olup müvekkili ile davalı, söz konusu ürünlerin müvekkili tarafından davalıya satışı konusunda anlaşıklarını, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşma ve ticari ilişki gereği müvekkili, davalının talep ettiği ürünleri imal edip davalıya satışını yapmakta ve söz konusu satışa ilişkin de yasal olarak faturasını düzenlemekte olduğunu, davalı taraf, müvekkilinden satın almış olduğu ürünlere istinaden başlarda ödeme yapmakta ise de daha sonra müvekkilden ürünleri almış olmasına rağmen ödemelerini yapmamaya başlamış, hatta bazı ürünlere ilişkin müvekkilininin kesmiş olduğu faturalara karşı iade faturaları keserek müvekkilinine ödeme yapmamasına gerekçe göstermeye çalıştığını, davalı tarafından -----tarihli ihtarnamesi ile; müvekkili tarafından kesilen 4 adet faturaya konu malların---- mağazasına satıldığı,------ tarihinde ürünlerin hatalı ve ayıplı olması nedeniyle söz konusu mağazada yangın çıktığı ve ürünlerin defolu ve ayıplı çıktığı iddiasıyla müvekkiline ödeme yapılmadığı beyan edilmiş, faturalara itiraz edildiği ve iade faturaların da ihtarname ekinde gönderildiği belirtildiğini, öncelikle söz konusu ------- mağazaya, müvekkilden alınan ürünlerin gönderildiği ve yangının da bu ürünlerin ayıplı olması nedeniyle çıktığı hususundaki ispat yükünün davalı tarafta olduğunu beyanla bu hususun gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin ayıplı ürün satışı yapmadığını ve buna ilişkin hiçbir somut delil bulunmadığını, bununla birlikte davalı her ne kadar müvekkilinden almış olduğu ürünlerin ayıplı olduğunu iddia etmekteyse de ne müvekkilinin ürünlerindeki sözde ayıba ilişkin bir açıklama yapmış ve ayıbın ne olduğunu açıklamış ne de olduğunu iddia ettiği yangının sebebinin müvekkilinin ürünlerinin ayıplı olması nedeniyle gerçekleştiğini ispatlayabildiğini, bununla birlikte davalı taraf her ne kadar iade faturası düzenlemişse de söz konusu ürünleri müvekkile iade etmediğini, ihtarnamede de yalnızca iade faturaların gönderildiğinden bahsedilmiş, müvekkiline söz konusu iade faturalarına konu ürünlerin iade edildiğine ilişkin hiçbir beyanda bulunulmamış, dolayısıyla bu ürünlerin müvekkile iade edildiğine ilişkin sevk irsaliyesi de düzenlenmediğini, davalı, söz konusu ihtarname ile ürünleri müvekkilden teslim aldığını ve hatta başka firmaya satıp teslim ettiğini beyan etmiş olduğundan müvekkilinin, davalıya söz konusu ürünleri teslim ettiği hususunda herhangi bir şüphe bulunmamakta olduğunu, ancak davalı, her ne kadar iade faturası düzenlemişse de iadeye konu ürünleri müvekkile teslim ettiğine dair sevk irsaliyesi veya hiçbir delil sunmamış olup yerleşik -------- uyarınca da bu ürünlerin iade edildiği hususunun ispat yükü davalıdadır. iade faturalarını kabul etmediğini ve ürünlerin müvekkiline iade de edilmediğini, nitekim iadeye ilişkin sevk irsaliyesi olmadığını, ayrıca ayıplı ürün teslimi yapmadığını beyan etmekle birlikte ayrıca iade edilen fatura tutarlarının da dava tutarının oldukça altında olduğunu, söz konusu iade faturalarını kesinlikle kabul etmemekle birlikte 4 adet iade faturasının toplam tutarı 84.576,5-TL olup icra takibine ve davaya konu 295.644,60-TL bedelin oldukça altında olduğu açık olduğunu, bununla birlikte davalı, geri kalan alacakları yönünden hiçbir açıklama da yapmamış olup, iade faturalarının davalının borçtan sorumluluğunu kaldırmadığına yönelik yukarıda yer verdiği açıklamaları da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete mağaza vitrin süsleme ve ışıklandırma ürünlerini satması üzerine taraflar arasında anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket de bahsi geçen faturalara konu malları--------- Mağazasına satmıştır. Ancak 24.12.2021 tarihinde söz konusu ürünlerinin hatalı ve ayıplı olması sonucu ilgili --------- yangın çıkmış olup mağaza büyük hasar aldığı gibi satışını yaptığınız ürünlerde yanarak kullanılmaz hale gelmiş olduğunu, çıkan yangının sebebi davacının satmış olduğu ürünler olduğunu, buna ilişkin tarafına telefon ve mail yoluyla haber verilmiş olduğunu, görüşmeleri yapan ve sürece tanık olan ------ tanık olarak dinletileceğini, gelen mail ve ekte sunulan tutanaklar da ekte sunulmakta olduğunu, yaşanan bu elim olaydan sonra davacı şirket yetkilisi ----- bu konu hakkında bilgi verilmiş olduğunu, yaşanan bu olaydan dolayı iade fatura kesileceği belirtilmiş olduğunu, -------- bu olayı kabul etmiş hatta başka işler için çalışmaya devam bile edilmiş olduğunu, davacının iddia ettiği gibi süreçten haberdar olmama gibi bir durum olmadığını, davacı yan tarafından ayıplı satılan faturaya konu bu ürünler nedeniyle müvekkili şirketin ticari itibari zedelenmiş olduğunu, müşterisine karşı zor durumda kalması yetmezmiş gibi aynı zamanda satılan ürünlerin ayıplı olması sebebiyle hem ödeme alamamış hem de müşterisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmış olduğunu, ayıplı ürünlerin müvekkili şirkete vermiş olduğu zarar sebebiyle faturalara konu meblağdan müvekkili şirket sorumlu olmadığını, dava dilekçesinde sadece 1 adet ihtarnameden bahsedilmekte olduğunu, ancak ------- yevmiye numaralı ihtarname de gönderilmiş olduğunu, söz konusu ihtarnamenin ekinde de iade kesilen 3 adet fatura mevcut olduğunu, söz konusu ürünler kullanılamaz hale gelmiş olduğunu, ürünlerin zayi olması sebebiyle ortada iade edilecek herhangi bir ürün de kalmamış olduğunu, bu sebeple iade faturası düzenlenmesine rağmen ürünler iade edilememiş olduğunu, ürünler artık bulunmamakta olduğunu, tüm bu izah edilen nedenler göz önüne alındığında müvekkili şirketin borçlu olmadığını, bu yüzden huzurdaki mesnetsiz davanın reddi gerektiğini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, bakiye satış sözleşmesi alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd. maddeleri gereğince tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında satış sözleşmesi olduğunu, faturaya konu malların eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim edildiğini, fatura alacağının tahsili için icra takibine geçildiği, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, dava konusu ürünlerin ayıplı olması sebebiyle davacının bakiye alacağının olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------Esas sayılı İcra Dosyası ----- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- kayıtları celp edilmiş, ----- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, --- tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, --- tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ----- tarihli raporunda özetle, "...Yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın teknik kısmının, lightbox ışıklı reklam panellerinin yangına sebep olabilecek potansiyel taşıyıp taşımadığı ile, ışıklı reklam panosundaki hangi uygunsuzluğun yangına sebep olduğunun tespit edilmesi noktalarında toplandığı, dava konusu lightbox ışıklı reklam panellerinin yangına sebep olabilecek potansiyel taşıdığı, elektriksel kaynaklı bir yangın olduğu anlaşılan yangının da uygun olmayan kesitte kablo kullanılması ile gevşek bağlantı hatasından çıkmış olabileceği, bu açıdan da yangının ana öznesi olduğu anlaşılan ışıklı panellerinde iç tesisatındaki veya elektriksel bağlantılarındaki bir uygunsuzluğun yangına sebep olmuş olabileceği, yangının çıkış noktasının belirlenmesinin de sorumluluk durumu açısından belirleyici olacağı, ancak dosyada ışıklı reklam panolarındaki hangi uygunsuzluğun yangına sebep olduğu konusunda kesin kanaate varılmasını sağlayacak bulgulara ulaşılamadığı, bu konuda varsa video kaydı, reklam panolarının ne zaman kim tarafından kurulduğunu gösteren bilgi ve belgelerin sunulmasının kanaate varılmasına yardımcı olabileceği, Yapılan mali incelemelerde ; Davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarının incelenmesinde takip tarihi----- tarihi itibari ile : Davacının ticari defter kayıtlarında davacının davalıdan 318.633,10 TL. alacaklı olarak göründüğü, ancak davacı tarafından icra takibinde bu tutardan daha az olmak üzere 295.644,60TL. talep edildiğinden talebi ile bağlı olduğu, Davalının ticari defter kayıtlarında davalının davacıya 53.459,78 TL. borçlu olarak göründüğü, Buna göre tarafların cari hesapları arasında 265.173,32 TL. FARK olduğu, bu farkın; 2.606,62 TL.lık kısmının davacı nezdindeki davalıya ait cari hesapta kayıtlı olup davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan davacı tarafından tanzim edilmiş ------ -------açıklamalı e–Arşiv faturasından kaynaklandığı, ancak bu faturanın incelenmesinde mezkür faturanın davalı şirket adına değil, dava dışı ------- adına düzenlenmiş bir fatura olduğu görüldüğünden davacının cari hesap bakiyesinden bu fatura tutarının düşülmesi gerektiği, 4.606,60TL.lık kısmının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan, davalı ticari defterlerinde ------ tarihlerinde davalı tarafından davacıya yapılmış 3 adet havale kaydından kaynaklandığı anlaşılmakta olup, inceleme sırasında davalı taraftan bu ödemelerle ilgili banka dekontları talep edilmiş, kendileri ilgili dekontların internet bankacılığından çıkarılamadığı, bankadan talep edildiğini, bankadan taraflarına iletildiği zaman tarafımıza sunabileceklerini belirttiklerinden bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, 257.906,70 TL. lık farkın davalı tarafından tanzim edilmiş 2021 yılına ait 4 adet toplam 89.656,40TL.lık ve 2022 yılına ait 2 adet toplam 168.250,30TL.lık davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturalarından kaynaklandığı, Yapılan toplu değerlendirmede; Davalının ayıba bağlı haklarını kullanması için ayıbın varlığını ispatlamak zorunda olduğu, HMK m. 190, m. 194 hükümleri karşında ve teknik değerlendirme nazara alındığında ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.07.2025 tarihli ek raporunda özetle, "...Yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; a. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın teknik kısmının, lightbox ışıklı reklam panellerinin yangına sebep olabilecek potansiyel taşıyıp taşımadığı ile, ışıklı reklam panosundaki hangi uygunsuzluğun yangına sebep olduğunun tespit edilmesi noktalarında toplandığı, b. Dava konusu lightbox ışıklı reklam panellerinin yangına sebep olabilecek potansiyel taşıdığı, elektriksel kaynaklı bir yangın olduğu anlaşılan yangının da uygun olmayan kesitte kablo kullanılması ile gevşek bağlantı hatasından çıkmış olabileceği, bu açıdan da yangının ana öznesi olduğu anlaşılan ışıklı panellerinde iç tesisatındaki veya elektriksel bağlantılarındaki bir uygunsuzluğun yangına sebep olmuş olabileceği, yangının çıkış noktasının belirlenmesinin de sorumluluk durumu açısından belirleyici olacağı, ancak dosyada ışıklı reklam panolarındaki hangi uygunsuzluğun yangına sebep olduğu konusunda kesin kanaate varılmasını sağlayacak bulgulara ulaşılamadığı, bu konuda varsa video kaydı, reklam panolarının ne zaman kim tarafından kurulduğunu gösteren bilgi ve belgelerin sunulmasının kanaate varılmasına yardımcı olabileceği, Kök rapor sonrasında dosyaya yeni bilgi ve belge sunulmadığı için, kök raporda verilen görüşlerde herhangi bir sapma veya değişim olmadığı, Ek Değerlendirme sonucunda; teknik sonuç değişmediği sürece diğer değerledirmelerin değişmesinin mümkün olmadığı, Sayın Mahkemenin görevlendirme kararı 257.906,70 TL’lik farka ilişkin faturalar incelendiğinden bunlardan 210.836,50 TL’lik kısmının davalının iddia ettiği ayıba ilişkin olabileceği, diğer faturaların yangına sebep olduğu iddia edilen mallar dışındaki mallara ilişkin olduğu, Davacı taraf kendi defterlerinde davalıdan 318.633,10 TL alacaklı görünmekle, ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin olması muhtemel faturalar bundan düşüldüğünde davacı alacağının 107.796,60 TL olarak hesaplandığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasında satış sözleşmesi olduğu, satış sözleşmesine konu malların davacı tarafından davalıya teslim edilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıp sebebiyle fatura alacağından mahsup yapılması gerekip gerekmediğinin tespiti noktasındadır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Somut olayda, taraflar arasındaki satış sözleşmesi sebebiyle davalı taraf dava konusu malları eksiksiz ve ayıpsız olarak davacıya teslim etmeyi, davacı taraf ise teslim aldığı malların bedelini ödemekle yükümlüdür. Davalı taraf ayıp iddiasında bulunduğundan ayıp iddiasının davalı tarafça yöntemince ispat edilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında alınan kök ve ek bilirkişi raporundaki tespitler nazara alındığında dava konusu lightbox ışıklı reklam panellerinin yangına sebep olabilecek potansiyel taşıdığı, yangının çıkış noktasının belirlenmesinin de sorumluluk durumu açısından belirleyici olduğu ancak dava konusu ışıklı reklam panolarındaki hangi uygunsuzluğun yangına sebep olduğu konusunda kesin kanaate varılamadığı tespit edilmiştir. Başka bir deyişle, davalı tarafça ayıp iddiası ispat edilememiştir. Davalı taraf ayıp iddiasını ispat edememesi sebebiyle ayıp sebebiyle mahsup talebinde bulunması mümkün olmadığı anlaşılmış, faturaya konu malların teslimi sebebiyle davacı tarafın alacağına hak kazandığı değerlendirilmiş, anılan gerekçelerle davanın kabulüne, davalının ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 295.644,60-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının-------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 295.644,60-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 20.195,44-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.570,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.624,78-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 3.570,66-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 550,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 19.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.142,20-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 47.303,14-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/09/2025