T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/1068 Esas
KARAR NO: 2025/718
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 29.12.2022
KARAR TARİHİ: 30.09.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- tarihinde müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ----- plaka nolu araca davalı sigorta şirketi nezdinde trafik sigortalı ---- plaka nolu aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ----- plaka nolu araç sürücüsünün araçla kayarak -----plaka nolu araca çarptığını beyan ettiğini,---kayıtlarına göre ----- plaka nolu aracın olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, gerçekleşen trafik kazası sonucunda müvekkili şirkete kasko sigortalı olan ---- plaka nolu araç için toplam 43.678,68-TL hasar tazminatı ödendiğini ve sigortalısının halefi olduğunu, davalının trafik sigortacısına 08.12.2021 tarihinde başvuru yapılmış ise de herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ----- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ----- esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamını, borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usule, Yasaya ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, işbu davanın müvekkili şirkete sigortalı araç sahibi ----- uyuşmazlık konusu kaza sırasında aracı sevk ve idare etmekte olan sürücü ---- ihbar edilmesi gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazanın diğer tarafı olan dava dışı ----- plaka nolu aracın müvekkili sigorta şirketine trafik sigortalı olduğunu, davacının müvekkili şirkete başvurması ile hasar dosyası oluşturulduğunu, sigortalının kusursuz olması gerekçesi ile tazminat talebinin reddedildiğini, kazada tarafların kusur oranlarının tespitinin yapılmadığını, bu nedenle öncelikle tarafların kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kusur durumunun tespiti için----- rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirkete sigortalı araç meydana gelen kazada kusursuz olduğunu, tüm bu nedenlerle; davalı müvekkili şirket aleyhine açılmış değer kaybından doğan tazminata ilişkin işbu davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; trafik kazası sebebiyle sigortalısına yapılan hasar ödemesinin kazanın diğer tarafı olan aracın zorunlu trafik sigortası olan davalıya rücu edilmesi talebiyle başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. (eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.TTK'nın 1472.maddesinde (eski TTK 1301) düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için sigortalı hangi mahkemede dava açabilecek ise sigortacının da aynı mahkemede dava açması gerekir. Açıklanan sebeplerle mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalı aleyhine---- esas sayılı icra dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 43.000,00 TL hasar bedeli ve 6.641,73 TL işlemiş faiz üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, somut itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. ----- tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı tarafından-------- sigortalanmıştır. ------ tarihinde kaydedilen ve davalı vekilince sunulan beyan dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuştur. 17.02.2021 günü saat 09:10 sıralarında ---- sokak üzerinde buzlanmadan dolayı davacı tarafından sigortalanan sürücü---- idaresindeki------ plakalı otomobil ile yokuş aşağı yan kayarak sağ yan kesimleriyle dava dışı sürücü--- idaresindeki --- plakalı minibüse çarpması ve sonrasında --- plakalı otomobilin sol yan kesimine davalıya sigortalı ve sürücü --- plakalı otomobilin sağ yan kesimleriyle çarpması sonucu maddi hasarlı bir trafik kazası meydana gelmiştir.Kaza sebebiyle davacı tarafından----olmak üzere iki ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınmış, raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve yukarıda oluşu belirtilen kaza sonucu davacının sigortalısı olan araçta oluşan hasarın meydana gelmesinde davalının sigortalısı ----- plakalı araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından sigortalanan ------ plakalı araçta meydana gelen hasar durumunun tespiti için bilirkişi raporları alınmıştır. Hazırlanan bilirkişi raporlarında, dava konusu kazada davalı tarafından sigortalanan aracın, davacı tarafından sigortalanan aracın sol ön kapı ve sol arka çamurluk bölgesinden çarpması göz önüne alınarak hasar bedelinin KDV dahil 23.006,05 TL olduğu belirtilmiş ise de davacı tarafından sigortalanan aracın sağ kısımlarının hasarlanmasında kusurunun bulunmaması ve davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün yüzde yüz oranında kusurlu olması dikkate alındığında, davacı tarafından yapılan hasar ödemesinin tamamının davalıya rücu edilebileceği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından davalıya yapılan başvuru ve davalının temerrüt tarihinden itibaren icra takibinin başlatıldığı tarihe kadar geçen sürede işleyen faizin yerinde olduğu anlaşıldığından davalının icra takibine yaptığı itirazın tamamının iptaline karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir.Somut davada davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu alınan bilirkişi raporları ve yargılama ile tespit edildiği, bu haliyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması şartına bağlıdır. Alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanılmadığından, kötü niyet tazminat isteminin reddine karar verilmiştir ------
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın kabulüne,---------esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki şartlarda devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.391,03-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 599,55-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 248,21-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.543,27-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 847,76-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından 80,70-TL başvurma harcı, 99,00-TL vekalet harcı, 14.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.197,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 15.876,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---------- Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30.09.2025