T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/181 Esas
KARAR NO: 2025/705
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/04/2013
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket yetkilileri arasında ---- tarihinde bir protokol imzalandığı, bu protokol hükümleri uyarınca davalı şirketin ------kapsamında gerçekleştirilen ihale neticesinde oluşan adi ortaklık hükümlerinin yerine getirilmesi gerekirken, davalı tarafından kısmi ödeme yapılıp, bundan sonra hiçbir yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davacının yetkilisi bulunduğu dava dışı ------ tarafından açılmış olan enerji üretim ihalesine katılıp, bu ihalenin ------ üzerinde kaldığı, daha sonra davacının ihalenin gereklerini yerine getirmek için taşeron firma arayışına girdiği, davalı şirketle irtibat kurulup, bu şirket yetkililerinin davacıya önerdiği şartlar kapsamında ------ tarihli sözleşme akdedilerek, önceki ihalenin feshinin sağlandığını, davalı şirketin müvekkilinin iyiniyetinden faydalanmak suretiyle ihalesinin feshini sağladığını ve gerçekleştirilen yeni ihale ile kendi adına yüklenici sıfatına bürünmek suretiyle davacıyı hataya düşürdüğünü, davalı tarafın sözleşmenin akdedildiği sırada maddi anlamda büyük bir güçlük içinde olup, büyük miktarda maddi ve manevi emek harcadığı ihaleyi kaybetme rizikosu ile karşı karşıya ve darda bulunduğu bir sırada karşı tarafın koşullarını kabul etmek zorunda bırakıldığını, davacının bu protokolün hükümlerinin yerine getirilmesi halinde ancak zararını en aza indirgeyebileceğini, protokolün 1 ve 2. bentlerinde yer alan toplam 135.000 EURO ödemenin 45.000 USD kısmının ödendiği ve geri kalan kısım ödenmediği için davalı şirket hakkında ödenilen 45.000 USD düşüldükten sonra 1637,19 EURO alacağa ilişkin icra takibine girişildiğini ve bu takibin halen derdest olduğunu, sözleşmenin 3. Maddesindeki 10 yıllık sürenin henüz dolmadığını, ancak bu hüküm uyarınca adı geçen ------tesislerinin kurulup, halen metangazından üretimin sağlanmakta olduğunu, bu nedenle 10 yıllık süre dolmadığından bu madde ile ilgili yaptırım taleplerinin bulunmadığını, müvekkilin dava açılmadan önce ------ yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek, davalıya 1 ay süre verdiğini, BK'nun 123. Maddesinin öngördüğü bu sürenin dolduğunu, ancak davalının ihtarnameye cevap vermediğini, bu kez davacının ifa edilemeyen borcun aynen ifası ile gecikme sebebiyle talep etme haklarını kullandığını, sözleşmenin 5. Maddesinde işin başlamasından itibaren tüm bilanço ve gelir tablolarının onaylı olarak davacıya verilmesi kararlaştırıldığı halde, davacıya bu güne kadar hiçbir mali bilgi ve bilançonun teslim edilmediğini belirterek taraflar arasında akdedilen ----- tarihli protokol hükümlerinin aynen ifasına, davacıya ödenmesi gereken kar payının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, belirlenecek meblağ üzerinden şimdilik 25.000,00 TL'nin ihtarname tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya dayanak protokolün 23.07.2008 tarihinde imzalandığını, davaya konu ilgili protokole taraf olmayan müvekkilinin---- kuruluş tarihinin ------ olduğunu, iş bu davada müvekkili şirketin taraf sıfatının bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının husumet yönelttiği ve alacaklı olduğundan bahisle davalı sıfatı ile hak talep edilen ------şirketi ile müvekkili şirket arasında ne hukuki, ne de fiili bağlantının mevcut bulunduğunu, böyle bir sorumluluk olması halinde bu şirketin işlem ve eylemlerinden bağımsız olarak sorumlu olduğunu,----- kurucu ortağı ile böyle bir sözleşme imzalandığının varsayılması halinde bile --- hem kurucu ortak, hem de ------ vekili olarak şirket kuruluş sözleşmesine imza attığını, fakat ------- bu davanın davalısı olarak değil, tanığı olarak bildirildiğini belirtmiş, açıkladığı nedenlerle öncelikle davacının davasının husumet yokluğu nedeniyle reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın gerçek muhataplarına ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, dava konusu 23.07.2008 tarihli protokol hükümlerinin ifası ve kar payı talebine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında imzalanan protokol gereğince 50.000 USD kısmi ödeme yapıldığı, bakiye alacak bedelinin ödemesinin yapılmadığını ayrıca protokolün 4. maddesi gereği oluşan kar payı bedeli ile tüm alacaklarınıile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde, mahkememizin -------- tarihli kararı ile; "...1-Açılan davanın REDDİNE..." karar verildiği, davalı vekili tarafından mahkememiz kararının istinaf edilmesi üzerinde dosya ------ gönderilmiş ve yapılan istinaf incelemesi sonucunda ------ Karar sayılı ----- tarihli ilamı ile; "...Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,..." şeklinde kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrasındamahkememizin ---- esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekili, ----- tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 67.500 Euro'ya çıkartmış, harcını tamamlamış ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.Bam kaldırma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; Davalı şirketin ve dava dışı ------ ticari sicil kayıtları örnekleri celp edilmiş, ---- davaya konu ------ sonrasına ait 2.ihale yapılmış ise buna dair tüm evrakların bir örneği celp edilmiş, --- tarihli bilirkişi heyeti raporu ve --- tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin --- tarihli raporunda özetle, "...Davalının, davacı ile dava dışı ----- arasında akdedilen sözleşmedeki taahhütlerden TTK m. 588 uyarınca sorumlu olduğu ve bu sebeple huzurdaki davada taraf sıfatına sahip olduğu, Davacının davalıdan yukarıda yapılan mali tespit ve değerlendirmeler uyarınca 73.719,47.-Euro alacaklı olduğu Davalı firmanın dava dosyasında mukim 2008-2013 yılları arasında kümülatif toplam 1.449.106,45 TL zararı olduğu, iş bu sebepten dolayı kar 2008-2013 yılları arasında kar payının hesaplanamayacağı dolayısıyla davalının kar payından alacağının olmadığı..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinin 16.04.2025 tarihli ek raporunda özetle, "...Davalı ve davacı vekili tarafınca ileri sürülen itirazlar kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, kök raporda sunulan görüşümüzde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı, bu sebeple kök rapordaki görüşümüzü muhafaza ettiğimizi..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Yargılama safhasında davacı ---- vefat etmiş olması sebebi ile davacı vekili ---- sayılı mirasçılık belgesi davasına ait gerekçeli kararı ibraz etmiş, dava dosyamız yasal mirasçılarına yöneltilmiştir. Mahkememizin --- esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında, davacı tarafından dava dışı ----- aleyhine açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ---- sayılı dosyasının bu dosya ile birleştirilmesi sebebiyle, bu dosyada davalı ----aleyhine açılan davanın, anılan dosyadan tefriki ile bu esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile dava dışı ----- şirket arasında imzalan sözleşmenin/protokolün davalı açısından hüküm ifade edip etmeyeceği, davalının, davacı ile dava dışı şirket arasındaki --- tarihli sözleşmede kararlaştırılan edimlerin ifasından sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce BAM kaldırma ilamı gereğince eksik evraklar celp edilmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, bilirkişi heyeti kök ve ek bilirkişi raporu alınmıştır.
TTK 588/3-4 fıkralarında; "Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar, bu işlemler dolayısıyla şahsen ve müteselsilen sorumludur. (4) Bu gibi taahhütlerin, ileride kurulacak şirket adına yapıldıklarının açıkça bildirilmeleri ve şirketin ticaret siciline tescilini izleyen üç aylık süre içinde şirket tarafından kabul edilmeleri koşuluyla, bunlardan yalnız şirket sorumlu olur." denilmektedir.
Anılan kanun maddesi incelendiğinde bir limited şirket henüz daha kurulmadan önce onun adına işlem yapılmış olması halinde bu işlemi yapanlar şahsen ve müteselsilen işlemden sorumlu olmakta ise de yeni kurulan şirket ticaret siciline tescil edildikten sonra yapılan işlemleri ve taahhütleri kabul etmeleri halinde yalnız şirket sorumlu olmaktadır. Doktrinde belirtildiği üzere burada bahsedilen kabule ilişkin işlemler açık bir şekilde kabul edilebileceği gibi örtülü olarak kabul edilmesi de mümkündür. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller çerçevesinde somut olay incelendiğinde, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan ------ tarihli sözleşmede ileride kurulacak olan limited şirket adına bazı yükümlülüklerin taahhüt edildiği, davalı şirket protokolde öngörüldüğü gibi ---- tarihli protokolden çok kısa bir süre sonra kurulduğu ve ----- açmış olduğu ihaleye katıldığı, ihaleyi kazanması ve davacıya 80.000 USD'nın davalı şirket tarafından davacıya ödenmiş olması dikkate alındığında davalı şirketin, davacı ve dava dışı ------- tarihli protokol gereğince kurulması öngörülen limited şirketi olduğu, davalı tarafından davacıya yapılan 80.000,00 USD ödeme sebebiyle davalı şirketin anılan protokol/sözleşmede öngörülen yükümlülükleri yerine getirmeyi örtülü olarak kabul ettiğine mahkememizce kanaat getirilmiş, eldeki dava bakımından davalının husumetinin olduğu değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalı taraf yapılan ödemenin danışmalık hizmeti kapsamında yapıldığını beyan etmekte ise de; dosya kapsamında yapılan incelemelerde davacı ile davalı arasında yapılan ödemelerin hukuki sebebine ilişkin bir tespit yapılamamış olup ------ kaldırma ilamı sonrasında alınan bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitin aksi yönünde bir delil davalı tarafından dosyaya ibraz edilemediğinden davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.
Bilirkişi kök ve ek raporunda yapılan mali tespitleri gereğince davacının bakiye 73.719,47.-Euro alacağının olduğu, davacı tarafça sunulan ıslah ile talebin 67.500 Euroya arttırıldığı ve harcın bu miktar üzerinden yatırılması sebebiyle taleple bağlılık gereği 67.500,00 Euro üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça dava konusu protokol/sözleşme gereği kar payı talebinde bulunulmuş ise de davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde bilançosunda zarar açıklaması sebebiyle davacının kar payına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
---- kaldırma ilamında tüzel kişilik perdesinin aralanması hususunda değerlendirilme yapılması istenilmiş ise de; alınan bilirkişi kök ve ek raporu gereğince TTK 588/3-4 maddeleri gereğince davalının sorumlu olduğu değerlendirildiğinden bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere şu aşamada tüzel kişilik perdesinin aralanması hususunda ayrıca bir değerlendirilme yapılmasına gerek görülmemiştir. Anılan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, 67.500,00 Euro'nun fiili ödeme ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 25.000,00-TL'lik kar payı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-67.500,00 Euro'nun fiili ödeme ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının 25.000,00-TL'lik kar payı talebinin REDDİNE,
4-Alınması gerekli karar harcı 8.257,24-TL'den davacı tarafça tamamlama harcı olarak yatırılan 8.317,34-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 60,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 8.257,24-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 6,40-TL vekalet harcı, 543,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 22.900,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 23.449,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 19.430,76-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 67,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 11,57-TL sinin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 25.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/09/2025