T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/871 Esas
KARAR NO: 2025/687
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2021
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimiz, ---- tarihinde davalı firmadan-----alımı için teklif verdiğini. söz konusu-----teklif belgesinde belirtildiğini. ------ Müvekkilin işinde kullanmak amacıyla ---- teslim edildiğini. Müvekkil Toplamda----- ödeme yaptığını, satın alınan Vinç Satıcı Firma tarafından HAZIR MONTE EDİLMİŞ şekilde gönderildiğin, müvekkili sadece monte edilmiş şekilde gelen vinci traktöre kaynak işini yaptığını, müvekkili vincin kullanımı deneme yaptığı sırada vince takılan 850 kg kaynak röntgen makinasının kaldırılması sırasında yerden 15-20 cm kalktığı sırada vincin kancası halatın bağlantı noktasından koparak kaynak makinası yere düşdüğünü, söz konusu 850 kiloyu kaldıramadığı görüldüğünü, teklif formuna bakıldığında 1800 kg kadar ağırlığı kaldırabileceği belirttiğini, bunun üzerine müvekkili gizli ayıbın tespiti için-------- D. İş ile delil tespiti davası açmış olduğunu, söz konusu gizli ayıp bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup davalı firmaya tebliğ edildiğini, ayrıca noter aracılığı ile gizli ayıplı malın iadesi ve bedelinin iadesi talepli ihtarname çekildiğini, müvekkiline mal teslim edilirken monte edilmiş şekilde teslim edildiğini, montajlama müvekkiline ait olmayıp davalı firmaya ait olduğunu, satın alınan ------ göürleceği üzre hazır monte edilmiş şekilde müvekkile teslim edilmiş olum müvekkil sadece kurulu halde gelen vinci -------- kaynak işini yapmıştır bunun dışında müvekkilinin vinç ile ilgi mantaj yapması söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde söz konusu kopma montaj hastasından kaynaklantığını, satılan mal montajlı halde gelmiş olup montajda müvekkilinin dahli bulunmadığını, söz konusu gizli ayıp davalı firmanın sorumluğunda olduğunu, müvekkilinin, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme hakkının kullanılması için davalıya gönderdiği ihtanameye cevap verilmediği zımmen red edilmiş olup akabinde arabuluculuk görüşmelerinden sonra anlaşmaya varılamadığını beyanla ayıplı malın satım bedeli olan 35400 ve nakliye için verilen 2100 TL ve satım tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte olmak üzere toplam 37500-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların tacir olduğu, dava konusu alım satım işleminin de ticari bir iş olduğu hususunda tereddüt olmadığını, huzurdaki davada 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun uygulanması gerektiği açık olduğunu, bilindiği üzere TTK m.18/2 de yer alan “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” hükmü tacirler arasında kendine özgü ve sıkı kuralların uygulanmasını gerektirdiğini, bu nedenle ticari iş niteliğindeki tüm satım sözleşmelerinde TTK m. 23/c gereğince en geç 2 gün içinde alınan malların muayenesi ve resmi olarak ihbarı gerekmekte olduğunu, TTK m. 23/c: "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür." hükmünü amir olduğunu, bu ihbarın hangi usulle yapılması gerektiği de TTK m. 18/3 ile net olarak belirlendiğini, buna göre: " Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." davacı taraf ürünleri teslim aldıktan sonra TTK md.23 gereği 2 iş günü içerisinde durumun davalı müvekkiline ihtarname ile bildirildiğini iddia etmekte ise de; bu iddianın doğru olmadığı, bildirimin ürün tesliminden haftalar sonra yapıldığı açık olduğunu, dava dilekçesine bakıldığında ürünün teslim tarihi 22.09.2021'dir. Davacı ise 15.11.2021 tarihli ihtarname ile bedel iadesi talebinde bulunduğunu, TTK 23. Maddesinde belirlenen yasal süreden sonra bildirimde bulunduğunu, süresinde yapılmayan ve gerçekleri yansıtmayan bu bildirimin hukuken kabul görmesi mümkün olmadığını beyanla haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, dava masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konulu kuyu tipi pergel vincin ayıplı olma sebebiyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebine ilişkindir Davacı, davalı ile aralarında 17.09.2021 tarihinde kuyu tipi pergel vinç alımı hususunda sözleşme imzalandığını, anılan makinenin gizli ayıplı olduğunu, davalı'ya bildirimde bulunulduğunu, sözleşmeden dönerek bedel iadesi ve yapılan masrafların davadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------ D.iş sayılı İcra Dosyası -------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ------ Talimat sayılı dosyası ile ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.----- Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen------ tarihli raporunda özetle, "... Dava dosyasma sunulan tüm bilgi ve belgeleri inceledim.----- tarihinde Mahkeme Heyeti ile birlikte dava konusu vincin bulunduğu mahal olan -------- adresinde söz konusu vinç tarafımca incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde dava konusu vincin elektrik bağlantısının bulunmadığı, halatının kopuk olduğu, ağırlık kaldırabilmesi için gerekli kurulum ve tertibatın sağlanmaması nedeniyle keşfe konu vincin çalıştırılarak, ağırlık kaldırma işleminin yapılması mümkün olamamış ve ihtilafa konu vinç hususunda tarafımca herhangi bir değerlendirmede bulunulamamıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kuyu tipi pergel vincin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise davalının ayıptan sorumlu olup olmadığı, davacının ayıp sebebiyle bedel iadesi ve masraf talebinin yerinde olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ------Eldeki dava da, davacı tarafça dava konusu makinenin ayıplı olduğu iddia edildiğinden anılan hususların davacı tarafça yönetimince ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Dosya kapsamında alınan tespit bilirkişi raporunda dava konusu makinenin ayıplı olduğuna ilişkin bir tespit bulunmamakta olup meydana gelen zararın montaj hatasından kaynaklanabileceği belirtilmiştir. Mahkememizce dava konusu makinenin başında keşif yapılması için talimat yazılmış, talimat bilirkişi raporunda "....gerekli kurulum ve tertibat sağlanmadığından tespit yapılamadığının.." belirtildiği, 9 numaralı celsede mevcut dosya kapsamına göre rapor alınması ve gerekli masrafların yatırılması için davacı tarafa kesin süre verildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde masrafın yatırılmadığı, dava konusu makinada ayıp tespitinin yapılmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; iddia eden iddiasını ispatla mükellef olup davacı tarafça ayıp iddiası yöntemince ispat edilemediğinden sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 640,41-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 25,01-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/09/2025