T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2015/858 Esas
KARAR NO: 2025/736
DAVA: Rekabet Yasağına Aykırılık Gerekçesiyle Tazminat Talebidir (TTK 626. Maddesi uyarınca)
DAVA TARİHİ: 31/12/2012
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Rekabet Yasağına Aykırılık Gerekçesiyle Tazminat Talebidir (TTK 626. Maddesi uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----nezdinde kayıtlı --------- tarihli ve 3no’lu ortaklar kurulu kararı ile %45 oranında hisse sahibi olarak katıldığını; şirketin diğer ortağı ve müdürü ------- zaman içerisinde müvekkil aleyhine usulsüzişlemler gerçekleştirdiğini, Davacı, müvekkilin yurt dışında bulunduğu dönemlerde ------- sahte imzalar atılarak ortaklar kurulu kararları düzenlendiğini, bu kararlarla müvekkilin hissesinin %45’ten %0,01’e düşürüldüğünü; pasaport giriş–çıkış kayıtları ve kriminal grafoloji incelemesiyle imzaların müvekkile ait olmadığının tespit edildiğini, bu işlemler sonucunda davalının şirkette %99,9 oranında hâkim hisseye ulaştığı; davacı ------- hisse oranına düşüşüne neden olan ---- sayılı sermaye artışına dair ortaklar kurulu kararında şirket müdürü ----- imzasının mevcut gibi göründüğünü, ancak ortaklar kurulunun karar tarihi olan ------ dışında olduğunu, bu hususun -------tarihli giriş-çıkış kayıtlarına ilişkin resmi dökümanlarında bu hususun sabit olduğunu, ayrıca davalının müvekkille birlikte hissedarı olduğu şirketin varlıklarını kötüye kullanarak kendi kurduğu ------- gelir aktardığı; böylece TTK m.626’da düzenlenen özen–bağlılık yükümü verekabet yasağını ihlal ettiğini, sahte imzalarla yapılan sermaye artırımları nedeniyle TTK m.591’de rüçhan hakkının ihlal edildiğini, hisse devri ve kâr dağıtımı gibi işlemlerin TTK m.595 hükümlerine aykırı şekilde yürütüldüğünü, davalının eylemlerinin sahtecilik, güveni kötüye kullanma ve haksız rekabet suç/fiillerini oluşturduğunu, Mahkemeler nezdinde; Ortaklar Kurulu Kararlarının İptali, Şirket Müdürünün Azli ve Şirketin Feshi istemli davalar açıldığını; bilirkişi grafolog raporlarının imza sahteliğini doğruladığını belirtmiştir. Sonuç ve istem olarak; sahte imzalı ortaklar kurulu kararlarının iptaline, davalının müdürlükten azline, rekabet yasağına aykırılığın tespitine, muhtemel malkaçırmaların önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir uygulanmasına ve müvekkilin uğradığı zararların tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ------ ortağı ve müdürü olduğu --------hakkında açmış olduğu davanın, husumet ve ehliyet yönlerinden hukuken mümkün olmadığını, davalı taraf, haksız rekabet iddiasının ancak şirket tüzel kişiliği tarafından ileri sürülebileceğini, davacı ortağın şahsen böyle bir dava açma hakkı bulunmadığını bu nedenle davacının dava ehliyetinin bulunmadığı, davanın bu sebeple reddi gerektiği, davacı tarafın ileri sürdüğü sahte imza ve usulsüzlük iddialarının fotokopi belgeler üzerinden yapıldığı, fotokopi evrakta bilirkişi incelemesi yapılamayacağı, ----- dahi bu tür belgelerde inceleme yapılmasını sakıncalı bulduğuna dair raporun dosyada mevcut olduğu vurguladığını, davalı vekili, -------- Mahkemesi nezdinde daha önce yapılan grafolojik incelemelerin, teknik açıdan yetersiz, hatalı ve objektiflikten uzak olduğunu; incelemenin yalnızca 18 adet fotokopi belge üzerinden yapılmış olması nedeniyle hukuken geçerli delil niteliği taşımadığını ileri sürdüğünü, ayrıca, davacı tarafın daha önce aynı mahiyette 8 farklı dava açtığı, bu davaları tekbir dava ile birleştirip mahkemeyi yanıltmak ve davayı araç olarak kullanmak suretiyle kötü niyetli davrandığını, davacı tarafından açılan davaların esas amacının, şirketin işleyişini durdurmak, faaliyetini engellemek ve iflas durumuna getirmek olduğunu, ayrıca müvekkili ----yılından itibaren ------adlı başka bir şirkette ortak olduğunu, bu durumun davacı tarafından uzun süre bilindiğini, buna rağmen herhangi bir itiraz veya dava açılmadığını belirterek, davacının sessiz kalmak suretiyle muvafakat etmiş sayıldığını ve bu durumda haksız rekabet davası açmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacının dayandığı delillerin soyut, mesnetsiz ve çelişkili olduğu; bazı belgelerdeki imzaları kabul edip bazılarında sahte olduğunu iddia etmesinin çelişkili beyan teşkil ettiğini, Yargıtay kararlarına atıf yapılarak, bir imzanın sahte olduğunun kabul edilmesi halinde aynı nitelikteki diğer imzaların da reddedilmesi gerektiği, aksi halde bunun kötü niyetli davranış oluşturacağını, ayrıca davacının dava dilekçesinde bildirmiş olduğu delillerin işbu dava ile ilgisi olmadığı gibi, somut davaya da bir katkısının olmayacağını ve öte yandan, davacının iddia ettiği haksız rekabet fiilinin gerçekleştiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi dolduğu, bu nedenle davanın zaman aşımı sebebiyle de reddi gerektiği ve sonuç olarak davalı vekili; davacının şirket ortağı sıfatıyla haksız rekabet nedeniyle tazminat davası açma ehliyetinin bulunmadığından, davacının iddia ve beyanlarının soyut, mesnetsiz ve ispatlanmamış olduğundan, dava dilekçesinin usule aykırı hazırlandığından, Davanın zaman aşımına uğradığından, davacı tarafın tüm ihtiyati tedbir taleplerinin haksız olduğundan, davanın tümden reddine, yargılama, harç ve vekalet ücretlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Davacılardan ---- dava dışı----- hissedarı olduğu, diğer hissedarın ise davalı---- olduğu, dava tarihi itibariyle iki ortaklı dava dışı limited şirketinin sicil kayıtlarına göre davacı hissedarın şirketteki hisse payının %0,1 davalı ----- %99,09 olduğu, şirket müdürünün de davalı olduğu, davalı şirket müdürünün usulsüz ve sahte ortaklar kurulu kararları ile şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle 6102. Sayılı TTK'nın 626. Maddesi uyarınca açılan rekabet yasağına aykırı davrandığı gerekçesiyle meydana gelen tazminatın şirkete ödenmesi talebidir.Yargılama sırasında tarafların hisse payının tespiti için mahkememizde açılan -----Karar sayılı dosyası bekletici mesele yapılmış olup, ilgili dosyanın ---- Kararı ile kesinleşmiş olup, dosyanın incelenmesi sonucu davacının ---davalıların ise ---- olduğu, davanın ----- tarihinden sonra alınan sermaye artışına dair ------ mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti ile davacının şirketteki hisse payının tespiti talebi olup mahkememiz tarafından ilam uyarınca davacı ----- şirketteki hisse payının %40 oranında olduğu, geriye kalan %60 hisse payının da -------- ait olduğu şeklinde hüküm kurulmuştur. Bunun yanında ----tarafından alınan bir kısım --- sermaye artışı yönünden yoklukla malul olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama sırasında hükme esas alınan ----- tarihli rapor ile --- tarihli ek rapor alınmıştır.
YAPILAN YARGILAMA SONUCU;Dava, davalı şirket müdürünün sahte ve usulsüz ortaklar kurulu kararı ile TTK 626. Maddesinde yer alan özen ve bağlılık yükümlülüğünü ve rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle şirketin uğradığı zararların tespiti ve şirkete ödenmesi talebidir.Yargılama sırasında bekletici mesele yapılan mahkememizin ------- Karar sayılı İlamı uyarınca davacının hisse payının %40 olduğu davacı şirket müdürünün de %60 olduğu ve ortaklar kurulu kararı ile alınan sermaye artışına ilişkin --------- tarihli sermaye artışı kararlarının yok hükmünde olduğu mahkememiz tarafından verilen karar ile kesinleşmiştir.Uyuşmazlığın vasfı gereği dava dışı ----- ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerekmiş ancak ----yılından önceki kayıtlar ibraz edilememiştir. Dava tarihi ----- olup bu tarihten önceki ticari defter ve kayıtların incelenmesi gerekmiş ise de taraflarca bu tarihten önceki ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği sadece ---- yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtların ibraz edildiği ancak uyuşmazlık yılları olmaması nedeniyle bu yıllardaki kayıtlar da mahkememiz tarafından esas alınmamıştır.TTK'nın 626. Maddesi uyarınca özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranılması nedeniyle haksız rekabet oluşturulduğu gerekçesiyle şirketin uğradığı zararın tazmini talep edilmiştir. Bu madde gereği şirketin herhangi bir zararının olup olmadığının tespiti için de ticaret kanunu bizi TTK'nın 644/1-a maddesi atıf yoluyla TTK'nın 553 ve 555. Maddelerine götürmektedir. TTK'nın 553 (1) '' Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.'' maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu açıklayan bu madde gereği bir tazminatın var olabilmesi için hukuka aykırı bir eylem, bir zarar, zarar ile hukuka aykırı eylem arasında bir illiyet bağı ve kusurlu bir eylemin aynı anda bulunması şarttır. Eğer bu dört şarttan biri eksik ise yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan bahsedilemez. Teknik bilirkişi heyeti tarafından haksız rekabet oluşturduğu belirtilen dava dışı asıl şirket olan ----aynı faaliyet alanında faaliyet gösteren dava dışı ----- incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucu davalı şirket müdürü hakkında dava dışı haksız rekabet eylemlerinin oluşturulduğu belirtilen ------- ortak veya yetkilisi olmasına dair izin verildiğine ilişkin bir genel kurul kararı bulunamamıştır. Bunun sonucu olarak da aynı faaliyet kolunda müdür olan davalı hakkında TTK'nın 626. Maddesi gereği özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve bunun sonucu olarak rekabet yasağını ihlal ettiği tespit edilmiştir. Ancak uyuşmazlık gereği mahkememiz tarafından ------ yılından önceki ticari defter ve kayıtların incelenmesi gerekirken mahkememize bu kayıtlar sunulmamış olup --yıllarına ilişkin kayıtlar incelenmiş, her ne kadar mahkememiz tarafından uyuşmazlık yılları olmaması nedeniyle nazara alınmamış ise de, alınsaydı dahi dava dışı ----- yılı itibariyle dava dışı olan şirketler arasındaki işlem hacminin ----- olduğu, yani asıl şirket olan dava dışı ---- uğradığı zarar olarak kabul edilebilecek -------- tespit edildiği, ancak şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulabilmesi için dört şartın aynı anda bulunması gerektiği, meydana gelen zarar ile hukuka aykırı eylem arasında illiyet bağının bulunmasının şart olduğu ancak davalı şirket müdürünün hangi eylemlerin sonucu böyle bir zararın meydana geldiği konusunda illiyet bağının tespit edilemediği anlaşılmakla davalı şirket müdürünün haksız rekabetten dolayı sorumluluğu ispat edilememiştir.Kaldı ki bunun yanında; dava dışı ---- ortaklı olduğu, ortaklarının davacı ------ olduğu TTK'nın 626. Maddesi gereği haksız rekabet eyleminden sorumlu olabilmesi için davanın ortaklar kurulu kararı ile açılması gerektiği oysa davacının kendi hissesinden kaynaklı hissedar olarak tek başına davayı açtığı, bu durumda da devreye ----- girdiği yani davacının bu davayı açma yetkisinin olmadığı tespit edilmekle her halükarda yapılan esas incelemesi yanında, Aktif Husumet Yokluğu dava şartından da davanın reddi gerekeceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13.maddesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin davacı/davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/10/2025