T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/717 Esas
KARAR NO: 2025/682
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 10/10/2023
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ------ ailesi tarafından kurulmuş ve bu günlere getirilmiştir. Şirketin kurucuları merhum ---- olduğunu, işbu süreç içinde sürekli büyüyen şirkette, Kurucu---ile birlikte müvekkilimiz ------ çalışmıştır. Müvekkilimiz şirketin büyümesinde ve gelişmesinde çok önemli bir rol oynamış, almış olduğu kararlar ve yapmış olduğu işlemler ile şirketi ihya ettiklerini, merhum ----- vefatına kadar davalı şirketin hem yönetim kurulu başkanlığını yapmış hem de en büyük hissedarı olmuştur. Vefatı ile birlikte gerisinde bir oğlu ------ ve iki kızı ------ kaldığını,Şirketin yönetimi –verilen delillerden de anlaşılacağı üzere- ---- merhum ------ tarafından yürütüldüğünü, buna karşılık, aile büyüğü olması ve işin başında bulunması sebebiyle, şirket hislerinin büyük çoğunluğunun merhum----- üzerinde görünmesine karar verilmiş ve şirket kayıtlarına durum böyle geçtiğini, Aile büyüğü------- vefatından önce şirkette şeklen yüzde ----- oranında hissesi bulunmadığını, işbu oranlar ise gerçeği yansıtmadığını, yaşayan tüm tarafların ve de merhum ----bildiği, kabul ettiği üzere bu oranlar her zaman --- %50----%30,----- ise %20 şeklindedir. İşbu oranların pay defterine işlenmemesi ise tamamen tarafların birbirine sarsılmaz güveni ve hâlihazırda bu oranların şirket işleyişine yansımış olmasından ileri geldiğini, merhumun vefatından sonra taraflar; ----mirasçı -----miras kalan hisselerin aidiyeti yönünde protokol imzaladıklarını, ancak daha sonra mirasçı ---- imzalamış oldukları protokolü ve kardeşleri olan -----protokolü kabulünü dahi inkâr ederek şirket payları konusunda ihtilaf çıkarıp ve müvekkili-----haklarını tesis etmediklerini, Şirket hissedarları arasında yaşanan bu gerilim kaçınılmaz bir biçimde şirket işleyişini etkiler hale geldiğini, Dava dışı mirasçılar-------- haksız talepleri ile hisselerini devretmekten vazgeçmeleri sonrasında şirket içindeki bu adil dağılımı yok etmek istediklerini ve yönetimden kendileri hariç herkesi tasfiye etmeye çalıştıklarını, bu süreçte Genel kurullar süresinde yapılmadığını, Genel kurullarda sağlıklı bir inceleme ve soru sorma hakkı kullandırılmadığını, müvekkilinin davalı şirketçe "hasım" olarak lanse edildiğini bu ifade genel kurul tutanaklarına dahi geçirildiğini, davalı şirket yönetimi önemli malvarlıklarını hukuka aykırı olarak elden çıkardıklarını, şirketin kötü yönetildiğini, Şirketin bağımsız denetimden kaçındığını, Şirket yönetici ortaklara fahiş miktarlarda borçlandırıldığını, davalı şirket hiçbir mali dayanağı olmaksızın kar payı dağıtmadığını, bu sebeplerle---- tarihinde yapılan -----Gündemin 2. Maddesinde belirtilen ------ içerisinde şirket aktifinde bulunan kayıtlı gayrimenkullerin mukayyet değerleri üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 19. Ve 20. Maddeleri uyarınca ve T.T.K’ nın 159-179 maddelerine uygun olarak kısmi bölünme yolu ile “Gayrimenkul Yatırım” ı alanında faaliyet gösterecek ve “yeni kurulacak anonim şirketine” kısmi bölünme yolu ile ayni sermaye teşkil etmek üzere devir edilmesi ve bu karar doğrultusunda kısmi bölünmeye dair" alınan kararının TTK' da (Madde 173/3) aranan karar nisabına açıkça aykırı oluşu sebebi ile iptalini/butlanının tespitini ve hukuka aykırılığı genel kurul tutanaklarından ve doğrudan ttk hükmü karşılaştırılması ile dahi ortaya konan işbu kararın yürürlüğün durdurulmasını ve Davalı şirket' in "bölünme" işlemi için yapacağı işlemlerin tedbiren durdurulmasını ve tüm dava harç, masraf ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın dava dilekçesinde taraflar arasındaki ilişki başlığı altında yer verdiği açıklamaların tamamı gerçek dışı ve hayal ürünü olduğunu, hiçbir suretle kabulünün mümkün olmadığını, şöyle ki; davacı, ------ oranında hissedarı olduğunu, bunun haricinde dava dilekçesinde belirttiği pay oranlarına ilişkin iddiaların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davacının tamamen keyfi ve haksız biçiminde ----- hisselerini ele geçirmeye çalıştığını ancak bu çabası ------ sayılı ilamıyla boşa çıktığını, Zira bahsi geçen mahkeme, davacının hisselere yönelik iddiasının temelsiz olduğunu kabul ederek davacının açtığı davayı reddettiğini, bu karar istinaf tarafından da onandığını, kararın halen ---- incelemesinde olduğunu, dosya mahkemesinden istendiğinde durum daha net anlaşılacağını, davacı belirli bir dönem ------ yönetim kurulu üyesi, belirli bir dönem de yönetim kurulu başkanlığını yapıldığını, Yönetim Kurulu başkanı olduğu süreçte şirketin olağan genel kurul toplantısını zamanında yapmaması sebebiyle mahkemeye başvurulduğunu ve ----Karar sayılı ilamıyla şirketin diğer ortakları -------şirketin olağan genel kurulunu yapmak için yetkilendirilmiş ve genel kurul ancak mahkeme kararıyla yapılabildiğini, Davacı aynı zamanda yönetimde bulunduğu dönemde çeşitli şekillerde usulsüzlükler yapmış, şirketi gerçek dışı şekilde kendisine borçlandırmış, fatura sahteciliği ile de şirketin 30.000.000,00 TL'den fazla zarara uğramasına neden olduğunu, bu sebeple kendisi hakkında müvekkil şirketçe sorumluluk davaları açılmış olup bunların yargılaması devam ettiğini, ----- esas sayılı dosyasında davacı-------- hakkında yürütülen yargılama bu iddialarını açıkça ortaya koyduğunu, yine davacının ---- başkanı olduğu dönemde gerçekleştirmiş olduğu vergi yolsuzlukları hakkında ----- vergi suçu raporu düzenlenmiş, davacı hakkında ---- vergi suçundan dolayı soruşturmalar devam ettiğini, şirketin kısmi bölünme yoluyla -------kuruluşu işlemlerine başladığını, yeni kurulacak şirketin hisselerinin tamamının ----ait olacağı kararlaştırıldığını, bu şekilde ----- tek ortaklı olmasından dolayı mali olarak ------ ortaklarının herhangi bir kaybı olmayacağı değerlendirildiğini, davacı taraf, ---- oranında hissedarı olup, -----tek ortağı olduğundan doğal olarak davacının ----varlıkları üzerinde------- hakkının aynen devam ettiğini, gerçekleştirilen bölünme ile ----- sermayesi ve mevcut yatırımları korunduğunu, Gayrimenkul dışındaki alanlarda ----- göstermeye devam edeceğini, esasen ---- tek hissedarı olduğu için -----malvarlığında günün sonunda herhangi bir kayıp yaşanması ihtimali dahi bulunmadığını, Kısmi bölünme nedeniyle ------ ortaklarına yüklenecek herhangi bir ek ödeme, kişisel edim, kişisel sorumluluk vs. bulunmadığını, Tüm bunlar ---- tarafından hazırlanan ----- tarihli rapor ile açıkça tespit edildiğini ve Yönetim Kurulumuza sunulduğunu, Yukarıda anlatılan sürecin devamı olarak ---- tarihinde yapılan -----olağanüstü genel kurul toplantısında -----oyuyla şirketin kısmi bölünmesine karar verildiğini ve ------- tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı hükumet komiseri nezaretinde icra edildiğini, genel kurulun icrası sonrasında karar, ----- gönderilmiş, uygun bulunması üzerine ----sayılı nüshasında bölünme kararı tescil ve ilan edildiğini------ hukuken sona eren bir bölünme işlemi neticesinde tüzel kişilik kazanmış olup dosyada mevcut listedeki malvarlıklarının yönetimi konusunda sürekli ve düzenli olarak çalışmaya devam etttiğini yine bölünme sebebiyle ayni sermaye olarak----- geçen taşınmazların tapu devri yapıldığını, bölünme sebebiyle devir masrafından muaf olan bu işlemin, davacının iddiasına itibar edilmesi halinde yeniden ----- geçmesi, milyonlarca liralık tapu harcı ödenmesi sonucunu doğuracağını, bu durumun -------- aleyhine yol açacağı olumsuz neticelerin davacı tarafından öngörülmemesi anlaşılır olmadığını, olası bir iptal kararı, faaliyetlerine devam eden ve ülkemiz için ciddi manada katma değer üreten yeni şirket adına telafisi imkansız zararlara yol açacağını ve Davacının açmış olduğu diğer davalar ile iş bu davadaki talep de birlikte değerlendirildiğinde şirketin faaliyetlerini kısıtlama amacını taşıyan iptal talebi haksız ve hukuka aykırı bir talep olup TMK m.2 hükmüne de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu sebeplerle haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üstünde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava ,Olağan Genel Kurul Kararının TTK 445 ve devamı maddeleri uyarınca maddesi uyarınca iptali veya butlanı talebidir. Davacı , davalı şirkette hisse sahibi olup ----- tarihli -----toplantısınında alınan 'bölünme kararların ' oy nisaplarına uyulmadığı gerekçesi ile iptali veya butlanı talebidir.
Uyuşmazlık; ----- hisse sahibi olduğu,------ Toplantısında alınan kararların iptali veya butlanı şartlarının mevcut olup olmadığı, davalı şirketin bölünmesine dair alınan kararın TTK 162 maddedeki şartlara haiz olup olmadığı , oy oranındaki nisaplara uyulup uyulmadığı hususlarıdır. Dosya içerisine---- yazısı uyarınca davalı şirketin ana sözleşmesinin ---- tarihinde tescil edildiği, şirket yetkililerinin her birinin göreve başlama tarihinin ---- olduğu ve Davacı ----- davalı şirketin % 13.41 hisse oranlı ortağı olduğu tespit edilmiştir.Dosya içerisine hükme esas alınan ---- tarihli heyet raporu alınmıştır.Yapılan Yargılama Sonucu; uyuşmazlığın temelinde davalı şirketin ----- Toplantısında alınan kararların iptali veya butlanı şartlarının mevcut olup olmadığı, davalı şirketin bölünmesine dair alınan kararın TTK 162 maddedeki şartlara haiz olup olmadığı, oy oranındaki nisaplara uyulup uyulmadığı nedeniyle iptal ve butlanı talebidir. Teknik bilirkişi heyeti tarafından butlanı talep edilen yönetim kurulu karar defterinin incelenmesi sonucunda davalı şirket tarafından ibraz edilen 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226 ve Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. “Dava konusu ile sınırlı olmak üzere davalı ticari defterlerinin, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu görüldüğü ve Dava dışı şirket olan ----%100 ortağının davalı şirket olduğu tespit edildiği, Davacının---- olduğu ve davalı şirketin %13,41 hisse oranlı ortağı olduğunun ( tespit edilmiştir. Davalı şirketin kısmi bölünme yolu ile ------ kurduğunu Davalı şirketin ------ kısmi bölünme sonrasında herhangi bir azalma olmadığı, ve Davalı şirketin kısmi bölünme sonrasında borca batık durumda olmadığının anlaşılmıştır.Davaya konu olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan bölünme kararının TTK'da düzenlenen yeter sayılara uygun olarak alınıp alınmadığıdır.TTK m. 159/1'e göre: “(1) Bir şirket tam veya kısmi bölünebilir. a) Tam bölünmede, şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılır ve diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler. Tam bölünüp devrolunan şirket sona erer ve unvanı ticaret sicilinden silinir. b) Kısmi bölünmede, bir şirketin malvarlığının bir veya birden fazla bölümü diğer şirketlere devrolunur. Bölünen şirketin ortakları, devralan şirketlerin paylarını ve haklarını iktisap ederler veya bölünen şirket, devredilen malvarlığı bölümlerinin karşılığında devralan şirketlerdeki payları ve hakları elde ederek yavru şirketini oluşturur” Buna göre bölünme tam veya kısmi bölünme olmak üzere iki şekilde gerçekleştirilebilir. Bölünen şirketin malvarlığının tamamı bölümlere ayrılarak diğer şirketlere devrolunurken, bölünen şirket ortakları devralan şirketlerin paylarını iktisap ederler. Kısmi bölünmede ise, bölünen şirketin mal varlığının bir kısmı en az bir şirkete devredilir, bu bölünme türünde bölünen şirketin ortakları ya devralan şirketlerin paylarını iktisap eder. Bu son halde devralan şirket/şirketler bölünen şirketin yavru şirketi olurlar. Kısmi bölünmede tam bölünmeden farklı olarak bölünen şirket, varlığını korur. Kısmi bölünmede bölünen (devreden) şirketin payları ve hakları TTK m. 140 uyarınca korunur (TTK m. 161/1). Maddenin yollama yaptığı TTK m. 140'a göre “Devrolunan şirketin ortaklarının, mevcut ortaklık paylarını ve haklarını karşılayacak değerde, devralan şirketin payları ve hakları üzerinde istemde bulunma hakları vardır. Bu istem hakkı, birleşmeye katılan şirketlerin malvarlıklarının değeri, oy haklarının dağılımı ve önem taşıyan diğer hususlar dikkate alınarak hesaplanır”. TTKm. 161/2 uyarınca tam ve kısmı bölünmede bölünen (devreden) şirketin ortaklarına ya bölünmeye katılan tüm şirketlerde mevcut payları oranın şirket payları verilir (oranların korunduğu bölünme) ya da bölünmeye katılan bazı veya tüm şirketlerde, mevcut paylarının oranına göre değişik oranda şirket payları verilir (oranların korunmadığı bölünme). Bölünmeye katılan şirketlerin genel kurullarında bölünme işleminin hangi yetersayı ile onaylanacağı TTK m. 173/2 ve 3'de düzenlenmiştir. Buna göre (2) Onama kararı 151 inci maddenin birinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı fıkralarında öngörülen nisaplara uyularak alınır. (3) Oranın korunmadığı bölünmede onama kararı, devreden şirkette oy hakkını haiz ortakların en az yüzde doksanıyla alınır” TTK m. 173/2'nin atıf yaptığı TTK m. 151 “(1) Yönetim organı, genel kurula birleşme sözleşmesini sunar. Birleşme sözleşmesi genel kurulda; a) Bu Kanunun 421 inci maddesinin beşinci fıkrasının (b) bendi saklı olmak üzere, anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, esas veya çıkarılmış sermayenin çoğunluğunu temsil etmesi şartıyla, genel kurulda mevcut bulunan oyların dörtte üçüyle, ve TTK m. 173/3'e göre ise ''Oranın korunmadığı bölünmede onama kararı, devreden şirkette oy hakkını haiz ortakların en az yüzde doksanıyla alınır'' şeklinde hüküm bulunduğu görülmüştür.Somut olayda; Dava konusu -------tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının genel kurul kararının söz konusu bölünme işleminin kısmı bölünme şeklinde gerçekleştirileceği anlaşılmakla, buna göre bölünen(devreden) davalı şirketin taşınmazları yeni kurulacak olan ----ayni sermaye olarak konulacaktır devredilecektir. Bu şirketi devralan ---- ayni sermaye olarak konulan taşınmazlar karşılığındaki ------- Payları paylar bölünen(devreden) davalı şirkete verilecektir, şeklinde olduğu, devralan ----- ayni sermaye olarak konulan sermaye karşılığı tüm paylar bölünen(devreden) davalı şirkete tahsis edilecek olup, bölünen (devreden) davalı şirketin pay sahiplerine davalı şirketteki payları oranından ----payları tahsis edilmeyecektir. Bir diğer ifadeyle, davalı şirketin pay sahiplerinin davalı şirkette sahip oldukları pay oranı, devralan ----- korunmamış olacağını, bu durumda davalı şirketin TTK m. 161/2 hükmü uyarınca ''oranların korunmadığı şekilde'' bölündüğü ve TTK m. 173/3 uyarınca ''Oranın korunmadığı bölünmede onama kararı, devreden şirkette oy hakkını haiz ortakların en az yüzde doksanıyla alınır'' oranın bölünmediği şekilde bölünen davalı şirketin bölünme kararının oy hakkına sahip pay sahiplerinin %86,40'ının oylarıyla alınmış, bu durumda davalı şirketin bölünme kararının TTK m. 173/3'de düzenlenen yeter sayıya aykırı olduğu anlaşılmakla ------- tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısının yokluğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın KABULÜ ile,
-------- Genel Kurul Toplantısının YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
-Karar kesinleştiğinde -------- bildirilmesine,
2-Karar harcı 615,40-TL'dan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
3-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yatırılan 80,00-TL ebligat, posta ve müzekkere gideri ve 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.621,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025