T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/420 Esas
KARAR NO: 2025/591
Birleşen -----Esas Sayılı Dosyasında;
ASIL DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2022 - 28/09/2022
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davalı 16/11/2020 günü sevk ve idaresinde bulunan---------- plakalı vasıta ile davacıya kasten çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu çarpmanın etkisiyle davacının kafatasının yarıldığını ,bacağının kırıldığını ve dilinin boğazına kaçtığını, kafatasındaki yarılma sebebiyle, beyin travması geçirerek ölüm riski yaşadığını; günlerce hastanede gözlem altında kaldığını ve adli tıp kurumu ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığına ilişkin rapor tanzim ettiğini, ayrıca davacının bacağındaki kırık sebebiyle bacağı alçıya alındığını diğer husus çarpma sonrası davacının dili boğazına kaçtığını ve nefesi kesildiğini, dil boğazından olay yerinde bulunan kişilerin müdahalesiyle zorlukla çıkartılabildiğini, olay yerinde kimsenin olmaması ya da müdahalenin gerçekleşmemesi durumunda dilin kaçması sebebiyle bile olsa davacının hayatını kaybedeceğini, olay sonrası tutuklanan davalı ,-----sayılı dosyası üzerinden Kasten Yaralama suçundan dolayı 30/06/2021 tarihli kararla 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, bu karara davacı tarafça olayın adam öldürmeye tam teşebbüs suçunu oluşturduğu ve bu nedenle de suçun Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girdiğine ilişkin istinaf talebi ile savcılığın davacı taraf ile aynı yöndeki istinaf itirazları sebebiyle davanın istinaf aşamasında devam ettiğini, davacının aslen müteahhitlik işi yapmakla birlikte arsa alım-satım ve kurban pazar yeri işletmeciliği yapmakta olduğunu, maddi durumunun ve gelirinin oldukça iyi durumda olduğunu, davalının haksız eyleminden dolayı ölümden dönmüş olduğunu, uzunca bir süre de şahsi ihtiyaçlarını tek başına gideremediğini ve ailesinin yardımcı olduğunu, İşbu sebepten davacının, ciddi anlamda maddi kayıp yaşadığını, gerek hastane ve gerekse tedavi giderleri ile çalışamadığı uzunca bir süreden dolayı ciddi bir gelir kaybı yaşadığını, davacı ve ailesinin, davalının haksız eylemi sebebiyle ,ciddi şekilde depresyona girdiklerini, gerek hastane gerekse tedavi sürecinde ciddi zorluk ve sıkıntı yaşadıklarını, olayın etkisini aylarca üzerlerinden atamadıklarını, elem ve kederlerinin telafisi için gerek hukuki gerekse cezai olarak yargı sistemine güvendiklerini, işbu kapsamda suçu sabit olan karşı tarafın haksız fiilinden mütevellit davacı ve ailesinde meydana gelen kader ve elemin telafi edilmesini ve davacının kişilik haklarının zedelenmesi sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini , ayrıca davalının ----- plakalı aracının üzerine ihtiyadi tedbir konulmasını, talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;----- Esas sayılı dosyası ile davalı ------- aleyhine 2.000 TL maddi tazminat ile 300.000 TL manevi tazminat istemli dava ikame olunduğunu,---- günü sevk ve idaresinde bulunan ---------plakalı vasıta ile müvekkiline kasten çarparak yaraladığını, neredeyse ölümüne sebebiyet verdiğini, çarpmanın etkisiyle müvekkilinin kafatasının yaralandığını, bacağının kırıldığını, dilinin boğazına kaçtığını, müvekkilinin kazadan beri her gün kalkarken ve yatarken baş ağrılarının devam ettiğini, doktorların ömür boyu ağrının devam edeceğini, buna çare olmadığını belirttiklerini, müvekkilinin uzun bir süre şahsi ihtiyaçlarını tek başına gideremediğini, ailesinin yardımcı olduğunu, müvekkilinin ciddi anlamda maddi kayıp yaşadığını, hukuki sorumluluğu bulunan davalı sigorta şirketi aleyhine açılan bu davanın ------ Sayılı dosyasında---- aleyhine açılan dava ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Asıl davada davalı --------- vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu yaralama eylemi durduk yere gerçeklemiş gibi olayı lanse etmektedir ancak davacı ve arkadaşları müvekkile saldırmak için evinin önüne gelmiş, arabadan indirmeye çalışmışlar ve bu sırada müvekkilim ameliyatlı olduğu için kendini savunamadığını, olay yerinde arabasıyla kaçtığını, davacı ve arkadaşlarının müvekkil ailesi ile tartışmaya girmelerinden dolayı müvekkil arabasıyla olay yerine dönmüş, davacı yolun ortasındaki kaldırımdan elini beline atarak doğrudan arabanın önüne atlayınca müvekkil korku ve panikle kalabalığının arasından kaçmaya çalışmış istemeden de olsa davacıya çarptığını, ceza yargılamasındaki dosya istinaf aşamasında olup henüz kesin karar verilmediğini, ayrıca olay anı müvekkilinin, davacının yaralandığını anlayınca hemen çevreden birilerini ayarlayarak hastaneye gitmesine yardımcı olduğunu, davacı meydana gelen kaza nedeniyle davacı mütehaatlik yaptığını, arsa alım satım yaptığını ve kazanç kaybı bulunduğunu beyan ederek; bu maddi ve manevi zararın giderilmesi amacıyla maddi/manevi tazminat talebinde bulunduklarını, ancak davacı yanının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialarını kabul etmek mümkün olmadığını, aylarca işlerini yapamadığını, kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığını, ciddi masraflarının olduğu beyan edilmiş ancak davacı 2-3 güne hastaneden çıkmış evinde misafir ağırlamış ve 1 ay sonraki duruşmada da kendi başına sapa sağlam beyanlarını vermeye geldiğini, ortada ispatlanmış bir zarar bulunmadığını, davacı bir yerde sigortalı olarak çalışmamaktadır ve kendi işinin patronu olduğunu beyan etmiştir. İşlerini emir ve talimat vererek gerçekleştirdiğini, söz konusu olayda ayak bileği kırılmış ve kısa süre alçıda kaldığını, bu durumda telefondan emir ve talimat vermesine engel olmadığını, davacı hukuk davasını adeta zenginleşmek amacıyla kullanmayı hedeflediğini, kusur incelemesi yapılırken, eylemin yasa, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen kurallara aykırılığını saptamak yeterli olmayıp, ayrıca hangi eylem ve davranışın zararı doğurduğu üzerinde durulması gerektiğini, bir eylem ve davranış, kurallara aykırı olmakla birlikte, zarar bu eylemin sonucu değilse, kurallara aykırı davranan zarardan sorumlu tutulamayacağını, davacı, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusurlu bulunduğunu iddia ettiklerini, ancak davacıların kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığından, kabul edilmeyeceğini, davacıların haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ----------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilince iddia edilen maddi zararın miktarı belirli olup, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, 2918 sayılı karayolları Trafik Kanunu'nun 6704 sayılı yasa ile değişik 97. maddesi uyarınca işbu davadan önce müvekkil şirkete yapılmış usulüne uygun bir başvuru söz konusu olmadığından dava usulden reddi gerektiğini, tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik talepleri sosyal güvenlik kurumu'na yöneltilmelidir. davanın sgk başkanlığı'na ihbarını talep ediyoruz.görev ve usul yönünden itirazların kabulüne, netice olarak haksız davanın hukuki yarar yokluğundan aksi taktirde esastan reddine, davanın ---- ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.Davacı asıl ve birleşen dosyada, 16/11/2020 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı sigorta şirketinin oluşan zarardan KTK ve sigorta poliçesi gereğince, diğer davalı------- KTK ve TBK gereğince sorumlu olduğunu, asıl dosya yönünden maddi ve manevi zararın davalı -----, birleşen dosya yönünden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı -----davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı sigorta şirketi, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı--------karar sayılı görevsizlik kararı verildiği, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, yargılama sırasında ------- tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş,--------- esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış,----- davacının gelir durumu ve ödeme bilgisi celp edilmiş, davacının tedavi gördüğü hastanelerden tedavi kayıtları celp edilmiş, ------ tarihli adli tıp raporu alınmış, .. tarihli bilirkişi heyet raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır. ----- tarihli adli tıp raporunda özetle, "...Mevcut belgelere göre;---------- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ----- tarihli raporunda özetle, "...Kusur Yönünden : Dava konusu kazada;---- plaka sayılı araç sürücü ------%50 (YÜZDEELLİ) oranında kusurlu, davacı yaya ---------- %50 (YÜZDEELLİ) oranında kusurlu olduğu değerlendirmesinin yapıldığı, Cismani Zarar Tespiti Yönünden : 1. Seçenek: Davacı ------ (4) Aylık Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Maddi Zararı = 7.708,80 TL olduğu, 2. Seçenek: Davacı ------ (4) Aylık Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Maddi Zararı = 3.854,40 TL olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı vekilinin 30.06.2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini 7.708,80.-TL'ye arttırdığını, buna ilişkin harcı ikmal ettiği görülmüştür.2918 sayılı KTK'nun 85. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." TBK'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü düzenlenmiştir. Aracın işleteni(maliki), kusursuz sorumluluk ilkelerine göre, sürücü ise haksız fiil hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK 85 ve devamı maddeler gereğince poliçe ve sigorta hükümlerine göre meydana gelen zarardan sorumludur.Somut olayda, davacı 16/11/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan maluliyete bağlı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, 16/11/2020 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve---------- istinaden %0(yüzdesıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü------- plakalı otomobilin sürücüsü ----- günü gece saatlerinde ikamet ettiği evinin önündeki sokakta seyir halindeyken kısa süre önce tartıştıkları ------ sayılı dosyasında da belirtildiği üzere aralarında husumet bulunan ve ikamet ettiği evinin önünde bekleyen kişiler arasında olan yaya ------ bilerek ve isteyerek çarpması sebebiyle meydana gelen kazada asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacı------- alabileceği bir tedbir olmadığından kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kusursuz olduğu,--------- sayılı dosya içeriği ve anılan dosyada dinlenen tanık, katılan ve sanık beyanları dikkate alındığında 05/05/2025 tarihli bilirkişi heyet raporundaki kusur tespitine ilişkin değerlendirmelere iştirak edilmediği ve dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olmaması sebebiyle hükme esas alınmadığı, davalı ---- ve davalı sigorta şirketinin sigortalı araç olan -------- plakalı aracın kusuru olan %100 oranında dava konusu kaza sebebiyle oluşan zarardan sorumlu olduğu, taraf vekillerinin aktüerya hesabına ilişkin itirazlarının esas ve sonuca etkili olmaması sebebiyle itibar edilmediği, zarara sebebiyet veren aracın otomobil kullanım amacının hususi olması sebebiyle davacının yasal faiz talebinde bulunabileceği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, asıl dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 7.708,80-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -------- tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dosya yönünden, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 7.708,80-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 26/08/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı sigorta şirketi davalı ------ davacıya kasten çarpması sebebiyle trafik kazasından bahsedilemeyeceği, bu sebeple sigorta şirketinin kusurunun bulunmadığını beyan etmekte ise de; kazanın kasti bir hareket veya taksirle meydana gelmesinin davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesi kapsamındaki sorumluluğuna bir etkisi bulunmamaktadır. Zira kaza kasti hareket sonucunda meydana gelmiş ise sorumluluğu kapsamında zarar görene ödeme yapan sigorta şirketi ZMSS Genel Şartlar B.4. maddesi gereğince sigortalısına rücu davası açabilecektir. Zararın kasti hareket ile meydana gelmesi açıkça rücu sebebi sayıldığından davalı sigorta şirketinin dava konusu kazanın poliçe teminatı kapsamında olmadığına ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir.Manevi tazminat talebi yönünden;
Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. -----gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. --------Tüm dosya kapsamı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları , paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi, olay sebebiyle davacıda oluşan maluliyet oranı dikkate alınarak, davacı lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/11/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı --------alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
Asıl dava yönünden;
1-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 7.708,80-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 16/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı -------- tahsili ile davacıya verilmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden;
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16/11/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı------- alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Birleşen dosya yönünden;
3-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 7.708,80-TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 26/08/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,
A-HARÇLAR:
1-Asıl dava yönünden alınması gerekli karar harcı 3.258,98-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 427,60-TL olmak üzere toplam 508,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.750,68-TL harcın davalı --------- tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Birleşen dava yönünden alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalı ---------- tahsili ile hazineye irat kaydına,
B-YARGILAMA GİDERLERİ:
1-Asıl dava yönünden davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 427,60-TL olmak üzere toplam 508,30-TL'nin davalı ------- alınarak davacıya verilmesine,
2-Birleşen dava yönünden davacı tarafça yatırılan 80,70-TL peşin harcın davalı -------- alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl ve birleşen dava yönünden davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 1.259,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.400,00-TL ATK fatura bedeli, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.843,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.456,44-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davalı ------- alınarak hazineye irat kaydına,
C-VEKALET ÜCRETLERİ:
1-Asıl ve birleşen davada maddi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 7.708,80-TL nispi vekalet ücretinin davalı----- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Asıl davada manevi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10/1-4. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı --------- alınarak davacıya verilmesine,
D-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı ------------ vekilinin yüzüne karşı maddi tazminat talepleri yönünden miktar itibariyle KESİN, asıl dava da manevi tazminat talebi yönünden kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2025