T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/298 ESAS
KARAR NO: 2025/485
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30.11.2017
KARAR TARİHİ: 10.06.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- esas sayılı dosyası ile müvekkilinin bono kaynaklı olarak davalıya borcu olduğu iddiası ile davalı tarafça sahteliği talep edilen bono ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılması suretiyle icra takibi başlatıldığını, müvekkili, konu takibe borcu olmadığını, bononun sahte olduğunu ve imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesi ile ------ esas sayılı dosyası ile dava açtığını, müvekkilinin bonoyu incelediğinde bonodaki imzanın kendisine ait olabileceğini, ama geçmişte aynı zamanda öz kardeşi olan davalıya aile şirketindeki veya kişisel banka işlemlerini takip etmesi için verdiği üzerinde banka adı, altında imzası olan kağıtların kesilerek ve boşluklara bilgisayardan çıktı alınarak hileli bir şekilde bono oluşturulduğunu gördüğünü, bononun hem sahte olduğunu, hem de bono dışında da müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, ayrıca, konu ihtilafta sahte bir şekilde senet oluşturulması sebebiyle -----Soruşturma No'lu dosyasında davalı aleyhine soruşturmanın devam ettiğini, davalı, müvekkili ile birlikte çalışırken işlerin takibi için kendisine verdiği, üzerinde banka adları yazan boş kâğıtlardan birinde isim ile başlık kısmı arasındaki boşluk bir bono imişçesine ------bedel ile doldurulduğunu, davalı, ekonomik durumu itibariyle müvekkile 520.000,00-TL borç verebilecek biri olmadığını, bononun tanzim edilerek davalıya verildiğini iddia olunduğu tarihte, müvekkili ile davalı arasında çok büyük ihtilafların mevcut olduğunu, davalı, takyidatlı olarak bilabedel şekilde vekil ile kendisine devredilen tapunun devir tarihini tanzim tarihi olarak düzenleyerek sahte bonoya geçerlilik kazandırmaya çalışmakta olduğunu, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun olmadığını, ispat yükü kendisinde olan davalının da bu iddiasını ispat edemeyeceğini, bono üzerindeki nakden kaydının kurgusal olduğunu belirterek, davanın kabulüne ve konu bononun sahte olduğunun tespiti ile müvekkilinin---- esas sayılı dosyasındaki sahtelik iddiasına konu bononun borcun kaynağı olduğu takipte hem sahtelikten, hem de esas borç ilişkisi ile sair nedenlerden borçsuz olduğunun tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılmış bulunan işbu dava son derece haksız, mesnetsiz, kötü niyetli, usule, yasaya, gerçeklere ve hakkaniyete aykırı, yasal dayanaktan yoksun, hayali senaryoyu hukuki platforma taşıyarak haksız kazanç elde etmeye çalışmaktan başka bir şey olmadığını, müvekkilin, babası ---------- adresindeki taşınmazı satın aldığını, taşınmazın büyük bir kısmı müvekkili tarafından ödendiğini fakat müvekkilinin, o tarihte eşiyle aralarında sorun yaşamaları ve boşarıma aşamasına gelmeleri sebebiyle, taşınmaz kız kardeşi olan davacı ... üzerine yapıldığını, müvekkilinin kan bağı olmaları sebebiyle kız kardeşine güvenmiş olmasına rağmen, davacı tarafından söz konusu taşınmazın tapusu müvekkilinin üzerine yapılmadığını, sürekli oyalandığını, türlü bahanelerle kandırıldığını, davacı ve eşi ----- kurmuş oldukları aile şirketinin borçlarını ödemek adına, -------- yüklü miktarda kredi çektiklerini, bedeli müvekkili tarafından ödenen söz konusu taşınmazı, müvekkilinin haberi olmadan ipotek gösterdiğini, davacı ve eşi ---- kurmuş oldukları --------aile şirketlerinin borçlarını ödeyemeyince sırf |borçlardan kurtulmak adına -------kararı ile muvazaalı bir şekilde anlaşmalı olarak boşandığını, davacı ve eşi anlaşmalı boşanmalarını kendi anne ve babaları da dahi herkesten gizlediklerini, -----yılında boşanmış olmalarına rağmen hala birlikte yaşamaya devam ettiklerini, davacı eşiyle ortak hareket ederek söz konusu taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığını bildiği halde ----- tarihli boşanma protokolü gereği eşine devredilmesini talep ettiğini, müvekkili aile konutu olarak kullandığı söz konusu taşınmazı üzerine almak istediğinde tapuda taşımmaz üzerinde -------- bedelle 1. dereceden ipotek tesis edildiğini öğrendiğini, müvekkili, davacıdan bedelini ödediği ve aile konutu olarak kullandığı taşınmazı haberi olmadan ipotek gösterdiği için ipotek bedelini ödemesini istediğini, bunun üzerine davacı, ------karşılığında evin tapusunu verebileceğini, ipotek borcu içinde senet vereceğini söylediğini, davacı ve eşi ----- karşılığında tapuda davacı ve eşinin ortak avukatları-------- tarafından taşınmazın müvekkile satışını gerçekleştirdiklerini, ipotek borcuna karşılık da üç yıl vadeli 520.000.00-TL (beşyüzyirmibin) bedelli dava konusu bono, davacı tarafından müvekkile babaları huzurunda verildiğini, evin devir tarihiyle senedin verildiği tarihe bakıldığında aynı gün düzenlendiğini, evin tapusunun üzerinde 520.000.00-TL'lik ipotek bedeli olduğu görüleceğini, davacının iddiasının tam tersine müvekkilin ve davacının babası o tarihte ----- da ikamet etmekte olduğunu, ---------- ikametgahını aldırdığını, davacı ve eşi şirket borçlarından dolayı alacaklıların paraya el koymaması için taşınmaz bedeli olan 160.000.00-TL'yi müvekkilinden elden teslim aldıklarını, davacı ve eşi -------- tarafından konulan dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek borcu bildirildiğinde artık evin müvekkili üzerine olduğunu ve borcu ödemeyeceklerini söylediklerini, bunun üzerine müvekkili söz konusu taşınmazın banka tarafından satışını durdurmak için bankayla anlaşma yoluna gitmiş, ------- bedel ödeyerek ipoteği kaldırmak zorunda kaldığını, 2015 yılında davacı ve eşi birlikte hareket ederek müvekkilinin aile konutu olarak kullandığı taşınmazı, boşanma protokolu gereği eşine devrettiğinden bahisle, müvekkile karşı tapu iptali ve tescili davası açtığını, -------- karar sayılı dosyası ile davacı ve eşinin muvazaalı olarak boşandığı birlikte hareket ettiği tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, davacı üç yıl boyunca müvekkiline olan ipotek borcunu ödemediği için müvekkili ------- tarihinde davacıya------bono bedeli ile ilgili olarak kambiyo senetlerine konu ödeme emri gönderdiğini, davacı, ödeme emrini tebellüğ ile takibe, borca, imzaya itiraz etmişse de Mahkeme huzurunda bono üzerindeki ad-soyad ve imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini belirterek bu sebeplerle, davaya cevaplarımızın kabulü ile davacının haksız, mesnetsiz, kötü niyetli, gerçek dışı usul ve yasalara aykırı davasının reddine, davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar (kötü niyet) tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava hukuki niteliği itibariyle; bonodan kaynaklanan alacağa dayalı icra takibinin kesinleşmesinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit isteminden ibarettir.Davacı vekili özetle;------ esas sayılı takip dosyasına konu edilen ------- bedelli bononun' sahte şekilde oluşturulduğunu beyan ederek, davacının borçlu olmadığının tespitini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davalının bedelini ödediği, aile konutu olarak kullandığı ANCAK o tarihlerde henüz üzerine almadığı taşınmazın üzerine davacının borcu nedeniyle ipotek konduğunu, davacının bu nedenle kendisine takip ve dava konusu edilen bonoyu verdiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.Açılan dava mahkememizin ------- sırasına kaydedilmiş, heyet halinde yapılan yargılama sonucunda "... tarafların kardeş olduğu, aile şirketindeki veya kişisel banka işlemlerini takip etmesi için verdiği üzerinde banka adı yazan kağıtlardan imzası olan kısımların kesilerek boşlukları bilgisayar vasıtasıyla doldurulması şeklinde hileli bir şekilde bono tanzim edilmesi nedeniyle açılan menfi tespit davası sonucu ------ tarihli raporu uyarınca davacının iddia ettiği hususun tespitinin yapılamadığı, taraflar kardeş olup aralarında senet verilmesi nedeniyle ve davalı tarafın muvafakat etmemesinden dolayı tanık dinlenememesi , davacının imzasının kağıtlardan kesilerek bilgisayar ortamında sahte bir şekilde senet düzenlendiği iddiası ispat edilemediğinden..." gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar istinaf edilmiş, istinaf incelemesini yapan -------- karar sayılı kararı ile mahkememizin kararı; "...Davacının menfi tespit talebi "Davacı tarafından boş belgeye atılı bir imzanın haksız olarak ele geçirilerek, sonradan bono haline getirilmesi" iddiasına dayalıdır. Mahkemece bu konunun araştırılması için aldırılan --------tarihli raporunda ileri bir tespitin yapılamadığı görülmüştür. Anılan raporun yeterli olmadığının kabulüyle mahkemece "Bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" gibi hususları aydınlığa kavuşturacak nitelikte -------- bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı istinafı yönünden bu aşamada inceleme yapılmaksızın, davacı istinafının kabulü ile gerekli yargısal işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine ..." gerekçesiyle kaldırılmış, mahkememize gönderilen dosya, dava değerinin güncel heyet sınırının altında kalması nedeniyle mahkememize tevzi edilmiş ve ------ sırasına kaydedilmiştir.BAM kaldırma ilamı sonrasında, ilamda yazdığı şekilde 'bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı' hususları aydınlığa kavuşturmak üzere -----rapor alınmasına karar verilmiş, ---- tarihli yazısı ile dosyayı işlemsiz iade etmiştir.------ ellerindeki teknoloji ile istenen hususların tespitinin mümkün olmadığını bildirmesi üzerine ----rapor düzenlenmesi istenmiştir.-------Yukarıda birinci maddede yazılı tespitler ve belirtilen diğer hususlar çerçevesinde, inceleme konusu senet üzerindeki makine yazıları ile el yazısı ve imzanın kesişim noktasının bulunmaması, toner parçacıklarının el yazısı ve imza mürekkebinin altında ya da üstünde olduğuna yönclik bir tespitte bulunulamaması, belgeler/yazılar üzerine ısıl işlem uygulanıp uygulanmadığı ve yazı yaşı tayininin yapılamaması nedeniyle, inceleme konusu senet üzerinde bulunan el yazıları ve imzanın, senet üzerindeki makine yazılarının altında ya da üstünde olduğuna ve inceleme konusu senedin açığa imzalı bir kağıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığına yönelik kesin ve net bir tespitte bulunmak mümkün olamamıştır..." şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre; davacının, daha öncesinde başka bir işlem nedeniyle attığı imzasının bilgisayar çıktısı senet metnine sonradan eklenmesi suretiye davaya konu bononun oluşturulduğu iddiası ile ilgili, ------- da dikkate alınarak, bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde-------- (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı hususlarında hem ----- rapor düzenlenmesi istendiği, ----- ellerindeki teknoloji ile istenen hususların tespitinin mümkün olmadığını bildirdiği, ---------da iddialara yönelik kesin ve net bir tespitte bulunmalarının mümkün olamadığını bildirdiği; her ne kadar senedin alışılmış senetlerin ebatlarında olmadığı tespit edilmiş ise de, senetteki imzanın davacıya ait olduğu, tarafların kardeş olması ve davalı tarafın muvafakat etmemesinden dolayı tanık dinlenemediği, davacının, aile şirketindeki veya kişisel banka işlemlerini takip etmesi için verdiği, üzerinde banka adı yazan kağıtlardan imzası olan kısımların kesilerek, boşlukların bilgisayar vasıtasıyla doldurulması şeklinde hileli bir şekilde bono tanzim edildiğine dair iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 8.914,79-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 8.299,39-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, Adli Tıp Kurumu fatura gideri, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.310,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 354,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 82.302,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10.06.2025