T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/175
KARAR NO : 2026/673
DAVA : Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2012
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Malın Ayıplı Olmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan --- isimli şirketten ---- plaka sayılı aracı satın aldığını, aracın satın alındığı tarihten itibaren arıza verdiğini, yetkili serviste periyodik bakımlara sokulduğunu, bakımlarda araç deposundaki yakıtın standart dışı olduğunun belirtildiğini ve yakıttan numune alınarak tahlil edildiğini, yakıtın normal olduğunun ortaya çıktığını, sorunun yakıttan değil yakıt otomatiği diyaframın yırtık olmasından kaynaklandığını, bu tespitin --- servisince yapıldığını, diyaframın yırtık olması sebebi ile geri dönüş hattından depoya motor yağı karıştığının tespit edildiğini, bunun üzerine diğer davalı ----- Şirketinin aranarak yardım talep edildiğini, tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını, yetkili servisçe 4 adet enjektör değiştirildiğini, depoda bulunan yakıtın defalarca boşaltıldığını ve heba edildiğini, daha sonra sonuç alınamayınca yakıt pompasının değiştirildiğini, doğru teşhis yapılmış olsa idi arızanın kısa sürede giderilebileceğini, araçtaki maddi zararı Sulh hukuk Mahkemesi aracılığı ile tespit ettiklerini, buna göre araçtaki değer kaybının 9.791,98 TL, aracın çalışamadığı günlerdeki iş gücü kaybının ise 4.200,00 TL olmak üzere toplam 13.991,98 TL maddi zararlarının olduğunu belirterek bu miktar ile değişik iş dosyasında yaptıkları masrafın davalılardan tahsiline ayrıca aracın günlerce çalışamaması sebebi ile müvekkilinin itibar kaybına sebep olduğunu belirterek 1.000,00 TL'de manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının TTK'nun 25/3 maddesinde belirtilen muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini, davanın BK nun 207. Maddesinde belirtilen 6 aylık zaman aşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, değişik iş dosyasında alınan raporu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava ayıplı araçtan kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsiline ilişkindir.Dosyanın safahatı incelendiğinde; Mahkememizce 17/12/2015 tarihi, --- Esas ve ---- Karar nolu kararının davalı --- vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ----HD'nin 20/11/2018 tarih --- Esas ve ---- karar sayılı ilamı ile; ''Davalı ----- vekili cevap süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Dava konusu aracı garanti süresinin malın teslim tarihinden itibaren 2 yıl veya 100.000 km olduğu anlaşılmaktadır. Ancak malın garanti süresi içerisinde arızalanması durumunda tamirde geçen sürenin garanti süresine eklendiği garanti şartnamesinde belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu aracın arızalanması nedeniyle tamirde geçen sürelerin hesaplattırılarak bu süreler toplamının 2 yıllık garanti süresine eklenmek suretiyle dava tarihi itibari ile bu davalı hakkındaki davanın zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı tespit edilerek zamanaşımı itirazı konusunda bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları denetime elverişli olmayıp yeterli teknik bilgi ve incelemeyi içermemektedir. Mahkemece dava konusu araç da bizzat incelenmek suretiyle, önceki bilirkişi raporları, bu raporlar arasındaki çelişkiler, yine raporlara yapılan itirazlar değerlendirilerek araçta meydana gelen arızaların üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti, davacının talep etmiş olduğu maddi zararın ne kadar olduğu, her bir zararın ayrı ayrı miktarlarının da belirtilecek şekilde konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Kabule göre de davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmaksızın 9.791,98 TL maddi değer kaybı, 4.200,00TL aracın çalışamadığı günlerdeki iş gücü kaybı olarak toplam 13.991,98 TL talep etmiş olmasına rağmen ıslahla artırılan taleplerin saklı tutulmayan dava öncesi döneme ilişkin ve ayrıca dava sonrası araç için yapılan giderler nedeniyle oluşan zararlara ilişkin olmasından dolayı söz konusu talebin ıslahla arttırılamayacağı dikkate alınmaksızın HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep aşılarak karar verilmesi ve değişik iş dosyasında yapılan masrafların da yargılama giderine dahil edilmesi gerekirken maddi tazminata dahil edilmesi yerinde değildir.'' gerekçesi ile bozulduğu, mahkememizin iş bu esas numarasını aldığı, mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.
Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda alınan 25/09/2024 tarihli bilirkişi kök ve 22/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporları ile özetle; Dosyada mevcut tek-tarihli servis fişleri, serviste yatış süresini ispat etmediğinden, geçici hesapta garanti süresine eklenebilecek gün bulunamadığı, ancak, Servis İş Emri Açılış–Kapanış ve Kabul–Teslim belgeleri celp edildiğinde; özellikle 2009–2010 arızalı başvurular ve 2011 yılındaki motor rektefiye dâhil işlemlerin çok-günlü olduğu kuvvetle muhtemel olduğu, bu durumda garanti süresine eklenecek toplam gün hesabı belgeye dayalı olarak netleşebileceği, dava konusu aracın keşif esnasında yapılan incelemesinde motorunda mekanik revizyon rektefiye işlemi yapıldığının anlaşıldığı, dolayısıyla mevcut haliyle aracın motorunda bir takım revizyonlar gerçekleştiği dolayısıyla aracın motor bloğu içerisinde imalata bağlı hata olup olmadığı hususunda bu aşamadan sonra kanaat bildirmenin imkansız olduğu, dosya kapsamında birden fazla bilirkişi raporunun olduğunun görüldüğü, davacı tarafından aracın yakıtına motor yağı karıştığı hususunda beyanda bulunulmasına rağmen daha önce yapılan hiç bir keşifte motor blokunun sökülerek incelenmediği, dosyada bulunan beyanlar üzerinden kanaat bildirildiği ancak taraflarınca yapılan değerlendirmede dosyada bulunan evraklar detaylıca incelendiğinde, dava konusu aracın yakıt deposundan alınan yakıtın teste tabi tutulduğu ve test sonucunda yakıt içerisinde başka bir maddeye rastlanmadığının anlaşıldığı, aracın yakıt pompasının davalı şirket tarafından iyi niyet garanti kapsamında müşteri memnuniyetini sağlamak amacıyla değiştirildiği, dolayısıyla dava konusu aracın motorunda taraflarınca yapılan değerlendirmede bir sorun olmadığının değerlendirildiği, söz konusu motorun yaklaşık olarak 300.000 km civarında yol katettiği ve bunun da normal kullanım koşulları çerçevesinde makul ve mantıklı olduğu, dava konusu aracın değişen parçalarından kaynaklı bir değer kaybı hususu da olmayacağı, dava konusu aracın şasisine ana unsurlarına etki eden bir parçasının değişmediği, motor mekanik parçalarında değişim uygulandığı, değer kaybı hususu yerine aracın kullanılan parçalarının yenilenmesinin araca olumlu katkı sağlayacağı, aracın sevise götürülüp getirilmesi sürecindeki yakıt tüketiminin talebi hususunda; davacı tarafından dava konusu aracın kendi rızası ve tasarrufu ile servise getirildiği ve bu süreçte dava konusu aracın imalatından kaynaklı bir sorun olmadığı değerlendirildiği, servis tarafından müşteri memnuniyeti sağlamak amacıyla aracın yakıt pompasının değiştirildiği onun haricinde diğer gelişlerinde ise aracın periyodik bakımlarının yapıldığı dolayısıyla davalı taraf bu hususta ödeme yapması durumunun söz konusu olmayacağının değerlendirildiği bildirilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle zaman aşımı bakımından yapılan değerlendirmede, davalı ----- süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Dava tarihi 03/02/2011 olup, dava konusu araç davacı tarafından 2008 yılında satın alınmıştır. Taşınır satışlarında satıcının ayıptan doğan sorumluluğuna ilişkin zamanaşımı, Türk Borçlar Kanunu m.231 ile özel olarak düzenlenmiştir. Kural olarak, satıcının ayıptan sorumluluğuna ilişkin talepleri satılan malın alıcıya devrinden itibaren iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte ticari taşınır satışlarında ise Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesi uyarınca Borçlar Kanunu hükümleri kıyasen uygulanmaktadır. Bu nedenle taraflar tacir olsa dahi ayıptan doğan sorumluluk ve zamanaşımı süreleri bakımından Türk Borçlar Kanunu hükümleri esas alınır. Türk Borçlar Kanunu m. 231/1 uyarınca, satıcının satış sözleşmesinde daha uzun bir süre için sorumluluk üstlenmediği hâllerde, ayıptan doğan talepler kural olarak malın alıcıya tesliminden itibaren iki yıl içinde ileri sürülmelidir. Ayıbın teslimden sonra ortaya çıkması, bu sürenin başlangıcını etkilemez; bu nedenle, gizli ayıplar da dahil olmak üzere tüm ayıplar bakımından süre işlemeye devam eder ve zamanaşımı süresi teslim tarihinden itibaren iki yılın dolmasıyla sona erer. Bu haliyle dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuştur. Dava konusu aracın garanti süresinin malın teslim tarihinden itibaren 2 yıl veya 100.000 km olduğu anlaşılmaktadır. Ancak malın garanti süresi içerisinde arızalanması durumunda tamirde geçen sürenin garanti süresine eklendiği garanti şartnamesinde belirtilmiştir. Ancak mahkememizce bu hususların ispatı için davacı vekiline süre verilmiş ancak bu güne kadar evrak sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın zamanaşımına uğradığı kanaatine varılmıştır. Kaldı ki dava konusu aracın ayıplı olmadığı, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli ve dosya muhteviyatı ile uyumlu olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olup davanın esas yönünden de reddi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL'dnin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 226,50-TL harç ve 1.755,40 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.981,90 TL harçtan mahsubu ile artan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı --- Şirketi tarafından yapılan 200-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 26.640,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, davacı vekilinin yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde YARGITAY nezdinde temyiz yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.