T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1113 ESAS
KARAR NO: 2025/461
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11.10.2017
KARAR TARİHİ: 27.05.2025
(Not: Davalı ----- yönünden, HMK 119. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına kararı verilmesi nedeniyle, işbu dosyadan tefrik edilerek ----- sayılı dosyasına kaydedilmiştir.)
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile; hırsızlık yoluyla çalınan ve müvekkillerinden -----ismi ve cirosu taklit edilerek tedavüle sokulan ve bankaya ibraz edilen------ tutarlı iki adet çek nedeniyle davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin iptalini, davaya konusu çeklerin ödenmesini ve icra takibine konu edilmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla dava sonuçlanıncaya kadar tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalılara usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalılar davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava hukuki niteliği itibari ile; davacıların dava konusu çekler yönünden borçlu olmadıklarının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davasıdır.Davacılar vekili özetle; ------bedelli çeklerin davacı --- tarafından, davacı ---- lehine düzenlendiğini, ancak ---- ulaşmadan çalındığını,----ve imzası taklit edilerek cirolandığını beyan ederek, dava konusu çekler yönünden borçlu olmadıklarının tespitini dava ve talep etmiş; davalılar davaya cevap vermemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, yasa değişikliği nedeniyle basit yargılama usulüne geçilmiş, çek asılları celp edilmiş, davacı----- imza asılları toplanmış, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında; davacı --- tarafından diğer davacı --- lehine keşide edilen Muhatabı ----- bedelli çeklerin davacıların elinden rızaları hilafına (hırsızlık) çıktığı iddiası kapsamında, davacı -----huzurdaki davaya açma konusunda aktif husumet ehliyeti olup olmadığı, davacı------ ait ciro üzerindeki imzanın anılan davacı eli ürünü olup olmadığı, davacıların ayrı ayrı dava konusu konusu çeklerden dolayı davalılara borçlu olup olmadıkları, davalılar ----çeki iktisaplarında kötü niyetli olup olmadıkları, davacıların çekin iptalini talep edip edemeyecekleri hususlarında ihtilaf bulunduğu tespit edilmiştir.Bilirkişinin 22/11/2024 tarihli raporunda özetle; "...İnceleme konusu her iki çek arka yüzlerinde 1.ciranta hanesinde yer alan imza ve '...' ibareli el yazılarının ----------- eli ürünü OLMADIĞI kanaatimi bildirir rapordur..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.6102 sayılı TTK.nun 788. maddesi uyarınca, emre yazılı veya belirli bir kimse lehine düzenlenen çek, ciro ve teslim yolu ile devredilebilir. Çekin emre yazılı veya belirli bir kişi lehine düzenlenmesi halinde, ilk cironun lehtara ait olması gerekir. Lehtarın cirosundan sonra senedi devralan hamiller yetkili hamil olurlar.----2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Dava konusu çekler sebebiyle kambiyo hukuku bağlamında hak sahibi olunabilmesi için geçerli bir ciro ile çekin devralınmış olması gerekmektedir. Müteselsil ve birbirine bağlı ciro zincirinin sağlanması için her şeyden önce, ilk cironun lehtar tarafından yapılması gereklidir. İlk ciro lehtara ait değilse, ciro zinciri düzensiz demektir. Ciro zincirindeki kopukluk senet metninden anlaşılan mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilir. Davaya dayanak çekte lehtara ait ciro sahte olup, ciro zincirinin kopuk olması sebebiyle davacıların, davalılara karşı herhangi bir sorumluluğu ve borcu bulunmadığından davacıların menfi tespit talebinin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların davasının KABULÜ İLE,
-Davacıların davaya konu ------------- bedelli' çekler yönünden borçlu olmadıklarının tespitine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 819,72-TL karar harcının, davacılar tarafından yatırılan 204,93-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 614,79-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 204,93-TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
4-Davacılar tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 4.972,00-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
5-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacılar lehine takdir olunan 12.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
6-Davacılar tarafından dosyaya yatırılan teminatın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 392/2 Maddesi gereği yasal süre sonunda yasal şartları oluşması halinde davacılara iadesine,
7-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafların yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.27.05.2025