T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/618 ESAS
KARAR NO:2025/395
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 22.08.2024
KARAR TARİHİ: 13.05.2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı, ----no.lu fatura kapsamında nihai alıcı ----- unvanlı firmaya teslim edilmek üzere sigortalının yurt dışı tali kuruluşu---unvanlı firmaya satılan emtia, ----sorumluluğunda, yurt içi ara nakliyeci/alt taşıyıcı ---- tarafından temin edilen ---- plaka no.lu araç üzerindeki --- no.lu konteynere sigortalının ----- tesislerinde yüklemesi yapılarak ---- no.lu mührün takıldığını, brüt ağırlık belgesinin tanzim edildiğini ve deniz yolu sevkiyatını gerçekleştirmek üzere alt taşıyıcı tarafından tanzim edilen-----no.lu taşıma irsaliyesi kapsamında ----sevk edildiğini, ------ tarihinde limana giriş yapan nakliye aracı ile ilgili ikinci bir brüt ağırlık belgesi düzenlendiğini, muhteviyatı konteyner ile ilgili ----- no.lu beyannamenin tanzim edildiğinin anlaşıldığını, -------- sefer no.lu gemiye yüklemesi yapılan ----no.lu konteyner ile ilgili deniz yolu nakliyecisi ----- no.lu konşimentonun tanzim edilerek ------- sevk edilmiş olduğunun anlaşıldığını, Yasal delil niteliğindeki ekspertiz raporunda da tespit edildiği üzere, davalı şirket sorumluluğunda sigortalı emtianın çalındığının açık olduğunu, net zarar miktarı olan 41.525,60-USD müvekkilince sigortalısına tazmin edildiğini, böylelikle müvekkilinin 6102 sayılı TTK md. 1472 uyarınca sigortalısının "kanuni halefi" olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen nazara alınacak diğer nedenlerle; toplam 41.525,60-USD tutarının ödeme tarihi olan 18.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek döviz alacaklarına uygulanacak en yüksek mevduat faizinin, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini ayrıca davalıya ait araç ve gayrimenkul kayıtları üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK m. 389 ve m. 392 uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalı ------ ait menkullerin lojistik işini yapmak üzere birlikte çalışan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin taşınan koyteynerde mühürleme veya mühür bozma yetkisinin bulunmadığını, yalnızca yüklenen koyteynerin limana taşınması konusunda yetkisi bulunan müvekkili şirketin tüm işlemlerinin usulüne uygun olarak yerine getirdiğini, bu yönüyle gümrükleme işlem sırasının gözden geçirilerek mührün nerede ve kimler tarafından bozulduğunun araştırılmasını, müvekkili şirketin sigortalı şirketle yaklaşık dokuz yıldır çalıştığını, olay tarihine kadar herhangi bir aksilik yaşanmadığını, bu nedenle müvekkili şirketten tamamen bağımsız şekilde mühür bozulmasının ve emtianın değiştirilmesi olayıyla karşılaşıldığını, somut olayda bir hırsızlık suçunun işlendiği iddiasının ileri sürüldüğünü ancak işbu hırsızlık suçunun hazırlık aşaması veya sonraki aşamalarında müvekkili şirketin ve yetkililerin bilgisi bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, tüm bu nedenler ve mahkemece resen dikkate alınacak nedenlerle; davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelinin rucuen tahsili için açtığı rücuen tazminat davasıdır.Davacı vekili özetle; davacının dava dışı sigortalısı---- ait olup, ---- firmaya satılan ve ---- olan deniz yolu taşıma işine konu emtianın, ---- taşınması işinin davalıya verildiğini, emtianın, davalı tarafından temin edilen ----- plaka no.lu araç üzerindeki ---- no.lu konteynere yüklendiğini, ----- taşındığını ve burada gemiye yüklendiğini, emtianın hırsızlanması sebebiyle sigortalısına ödeme yaptığını beyan ederek, bu bedelin davalıdan rücuen tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; davalının taşınan koyteynerde mühürleme veya mühür bozma yetkisinin bulunmadığını, yalnızca yüklenen koyteynerin limana taşınması konusunda yetkisi bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; emtianın hırsızlandığı iddiasında bulunulduğu anlaşılmakla, emtianın ------ no.lu konteynere kim tarafından yüklendiği, konteynerin hangi aşamada ve kim tarafından mühürlendiği, mührün bozulup bozulmadığı, bozulduysa kim tarafından bozulduğu, bozulan mührün emtia sahibi dışında biri tarafından tekrar takılıp takılamayacağı, konteynerin mühürsüz olarak gemiye yüklenmesinin mümkün olup olmadığı, emtianın hırsızlandığının hangi aşamada tespit edildiği, hırsızlık olayında davalının sınırlı veya sınırsız sorumluluğunun olup olmadığı, davacının sigortalısına yaptığı ödemeyi rücu talebinin yasal şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve türü noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından ve tahkikat aşamasında geçilmesinden sonra; davacı vekiline dava dilekçesi ekinde sunduğunu belirttiği ancak dosyaya sunulmadığı anlaşılan emtia nakliyat sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme dekontu ve ibraname suretlerini mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, kesin sürede bu evrakların sunulmaması halinde yeniden bu konuda süre verilmeyeceğinin, dosyanın mevcut hali ile bilirkişiye verileceği ihtar edilmiş; dosyanın ------ karayolu taşıma işinde uzman bilirkişi ile Ticaret Hukuku alanında nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden oluşan heyete tevdiine karar verilmiş, bilirkişi ücretinin mahkeme veznesine yatırılması konusunda davacı vekiline iki hafta kesin süre verilmiş, kesin sürede bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde, yeniden bu konuda süre verilmeyeceği, davacı vekilinin bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı kendisine ihtar edilmiştir.Tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın kendisine verilen kesin sürede sunulması istenen emtia nakliyat sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu, ödeme dekontu ve ibraname suretlerini sunmadığı, yine kesin sürede bilirkişi ücretlerini yatırmadığı, bu itibarla davasını ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 24.075,76-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 23.460,36-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 711,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 60,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 209.371,18-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle ------ üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.13.05.2025