T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/403 Esas
KARAR NO:2025/383
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 04/06/2024
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, ------ numaralı otomobil cinsi aracın sahibi olduğunu, müvekkili bu aracı ---- tarihinde dava dışı 3. kişiden ---- bedel ile satın aldığını, davalı şirket aracın---------- distribütörü ve ithalatçısı olduğunu, aracın alt ve arka bölümünden gelen sesten dolayı, araç 24.01.2024 tarihinde davalının yetkili servisine götürüldüğünü, yetkili servis “elektrik motor dökümünün kırılması sonucu yağ kaçağının motorda arıza meydana getirdiğini, bu arızanın sebebinin aracın alt bölgesinin sürtmesinden kaynaklandığını ve garanti kapsamında aracın tamir edilemeyeceğini” belirtmiş olduğunu, yetkili servis, müvekkil şirkete aracın kasko kapsamında yaptırılabileceğini bildirmiş olduğunu, müvekkili davalı yanın bu bayanı üzerine "aracın altını fark etmeden sürtmüş olabileceğini" düşünmüş ve davalı yanın yönlendirmesi ile (dava dışı) kasko sigortası ----------- başvuru yapmış olduğunu, kasko sigorta firmasınca görevlendirilen eksper tarafından yapılan incelemede; “araçtaki bu arızanın sebebinin dış etkenlerden kaynaklı olmadığı, aracın üretim hatası sonucu arızalandığını ve garanti kapsamında olduğu” tespit edildiğini, davalı yan ile dava dışı kasko şirketinin bu çelişkili beyanları üzerine taraflarınca ---------- D. İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti talep edildiğini, delil tespiti talebi üzerine alınan ayrıntılı ve kapsamlı bilirkişi raporunda özetle; "aracın dış etkenden kaynaklı çarpma-sürtme olmadığı, sürücünün kullanım hatasının da olmadığı, hasarın garanti kapsamında olduğu tespit edilmiştir" rapordaki ayrıntılı açıklamalarla davalının iddiasının gerçek dışı olduğu ortaya çıktığını, raporda yer alan fotoğraf ve tespitlere bakıldığında aracın altında bir sürtme veya darbe olmadığı açıkça ortada olmasına rağmen davalı ithalatçı firma müvekkiline ağır mağduriyet yaşatmış ve aracı tamir etmemiş olduğunu, araç halihazırda davalıya ait ----------- adresindeki serviste bulunmakta olduğunu, motor bölümü komple sökülmüş olup diferansiyelin ve başkaca parçalarının değişmesi gerektiğini, neredeyse motorun tamamının değişmesi gereken araçta 238.432.60 TL'lik yüksek miktarda ayıp ve tamirat bedeli belirlendiğini, ekteki elektrikli araçlarda uzman bilirkişi raporunda aracın yaklaşık tamir süresi 2 gün olarak belirlendiğini, hal böyleyken araç 5 ayı aşkın bir süre davalının servisinde kalmış, davalı yanca haksız ve gerçek dışı gerekçelerle araç tamir edilmediğini, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği gereği 45 gün içinde aracın tamir edilmesi gerektiğini, davalı yan uhdesindeki dava konusu araç 5 aya aşkın bir süredir gerçek dışı iddialarla tamir edilmediğini, davalı yanın ayıbı gidermemiş olması, aracın 07.07.2030 tarihine kadar garanti kapsamında olması,-------- uyarınca; söz konusu ayıplı aracın talebimiz doğrultusunda davalılara iadesine ve ayıptan ari misli ile (yenisi ile) değiştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin aracın arızalanıp servise teslim edildiği 24.01.2024 tarihinde beri aracı kullanmaktan mahrum kaldığını, aracın 2 gün içerisinde tamiri mümkün iken bu yapılmamış davalı firma tarafından ithalatçı garanti yükümlülüklerine uyulmadığını, araç halen serviste kullanılamaz halde olup, müvekkilimin mağduriyeti devam ettiğini, müvekkilinin aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet zararının sayın mahkemece tespiti ve tahsili gerektiğini, müvekkilinin miktarını tam olarak belirleyemediği bu tazminat alacağı hakkının sayın mahkemece belirlenmesi ve tahsili için davamızın bu kısmını HMK md. 107 vd. maddeleri gereğince belirsiz alacak davası olarak ikame ettiklerini, davalıya karşı zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş, fakat taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığından görüşmeler olumsuz sonuçlandığını beyanla davanın kabulü ile ---------- numaralı otomobil cinsi ayıplı aracın ayıptan ari misli ile (yenisi ile) değiştirilmesine, araçtan mahrumiyet bedeli (tazminatı) yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, HMK m.107 gereğince zarar miktarının sayın mahkemece belirlenmesini, şimdilik 1.000,00 TL'nin en yüksek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkillerinin fazlaya ilişkin ve sair her türlü dava ve talep hakkının saklı tutulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, delil tespiti dosyasında yapılan yargılama giderinin, yargılama giderlerine eklenmesine ve karşı yandan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket; dünyaca bilinen otomobil, motosiklet, mobilite markaların ----- distribütörlüğünü yapan satış, kiralama ve servis hizmeti sunmakla iştigal eden saygın bir şirket olduğunu, öncelikle davacı tarafından işbu davaya dayanak edilen, davacının-------- D. İş sayılı dosyası kapsamında mahkemeye sunduğu tek taraflı beyanları doğrultusunda hazırlanan ve tarafımızca süresi içerisinde itiraza uğrayan bilirkişi raporu kesin delil niteliğinden yoksun olduğunu, bu rapora itibar edilemeyeceğini, işbu davaya konu----- tarihinde müvekkilin----------arafından satın alındığını, davacının sahipliğine ilişkin aradaki silsileye dair müvekkili şirket'in dahli ve bilgisi bulunmadığını, dava konusu aracın ------ tarihinde müvekkili yetkili servislerinden ------ servisine davacı şirket sahibi --- tarafından “park esnasında geri geri gelirken aracın altından “tak” diye vurma sesi geldiği daha sonra da “sürtme” sesi başladığı” beyan edilerek gelmiş olduğunu, araçta oluşan hasar, tümüyle kullanım esnasında ve davacının haklarına halef olduğu dava dışı sigortalısının kullanım esnasındaki kusuruyla, dışardan alınan darbe sonucu meydana gelmiş olup davacının yazılı beyanı, teknik veriler ve görseller bu hususu ispatlar nitelikte olduğundan işbu davaya dayanak olarak gösterilen itiraza uğramış raporun, denetlenebilir olmadığından ve davacının tek taraflı beyanları doğrultusunda oluşturulduğundan kesin delil niteliği olmadığını, işbu davaya dayanak yapılan bilirkişi raporunda tespit edilen rakamların hangi verilere istinaden hesap edildiği, hesaplamanın kaynağının doğru olup olmadığı/ne olduğu açıklanmaksızın ve irdelenmeksizin bir rakama hükmedilmiş olması raporu bilimsel bir görüş/delil olmaktan uzaklaştırmış olup sayın mahkemece teknik üniversitelerin otomotiv/makine bölümleri öğretim üyelerinden oluşturulacak heyet ile yeni bir rapor alınması elzemdir. bu nedenlerle; teknik veriler, yazılı deliller ve görsel kayıtlar nazarında araçtaki hasarın dışarıdan alınan darbe kullanıcı hatasından kaynaklandığı sübut bulduğundan işbu haksız ikame edilmiş davanın kül halinde reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla haksız olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, dava konusu araçtaki ayıp sebebiyle aracın misli ile değiştirilmesi ve uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.Davacı, davaya konu aracı dava dışı gerçek kişiden 18.09.2023 tarihinde satın almış olup davacı taraf aracın 24.01.2023 tarihinde arızalandığını, araçta arıza meydana gelmesi üzerine servise götürüldüğünü, kasko sigorta firması tarafından arızanın üretim kaynaklı olduğunun tespiti sonrasında tespit yapıldığını, davalının garantisinin 07.07.2023 tarihine kadar devam ettiğini, bu nedenle ayıptan sorumlu olduğunu, ayıplı aracın ayıptan ari bir şekilde misli ile (yenisi) değiştirilmesini ve araçtan mahrumiyet bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş,----- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, uyaptan dava konusu aracın trafik tescil kayıtları alınmış, davaya konu aracın hasar kayıtları ----celp edilmiş, ----- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, 09.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.04.2025 tarihli raporunda özetle, "...Dosyada bulunan tüm belgelerin incelenmesi neticesinde, dava konusu araçta hasara yol açan kusurun imalat hatasından kaynaklandığı ve diferansiyelin gizli ayıplı olduğu, diferansiyel değişiminin araçta gelecek açısından herhangi bir kalıcı, olumsuz etki bırakmayacak, kullanıcının araçtan faydalanmasını azaltacak yönde bir olumsuzluk doğurmayacak olduğu, dava konusu araçta hasara uğrayan diferansiyel ünitesinin yenisi ile değiştirilebilir nitelikte olduğu, hasarın giderilmesi için KDV dahil 286,119.12 TL onarım bedelinin kadri maruf olduğu, dosya kapsamında yapılan teknik incelemede aracın onarımı için (eksper bekleme, parça tedariki vs. dahil) 7 gün makul onarım süresinin gerektiği, makul onarım süresince araç mahrumiyet bedelinin toplam KDV dahil 6.615,00-TL olabileceği, davacı tarafın garanti veren davalıya karşı yenisiyle değiştirme ve zarar tazmin haklarını kullanmış olduğu, bu hakların kullanılmasının mümkün olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemede olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Davacı vekilinin 21.04.2025 tarihli talep arttırım dilekçesi ile dava değerini 136.500,00-TL'ye arttırdığını, buna ilişkin harcı ikmal ettiği görülmüştür.Somut olayda, davacı tarafından dava konusu aracın ayıplı (üretim hatası) olması sebebiyle aracın misli ile değiştirilmesi ve aracın onarımı ve hasar tespiti için serviste kaldığı süre boyunca uğranılan araç mahrumiyet bedeli zararının talep edildiği anlaşılmaktadır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, tazminat davaları için de geçerlidir. Yani, tazminat davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Eldeki davada, davacı dava konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddia edildiğinden, davacının ayıp iddiasını ve ayıp sebebiyle uğradığı zararı ispat etmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır. Alıcının ayıba karşı seçimlik hakları TBK 227 maddesinde düzenlenmiş olup; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere
satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." denilmektedir.Uyuşmazlığın çözümü için mahkememizce dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyadaki deliller ve belgeler incelenmiş, alınan bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu aracın gizli ayıplı (üretim hatası) olduğu, TBK 227 maddesinde sayılan seçimlik haklar yenilik doğurucu hak niteliğinde olup kullanmakla sona ereceği, bilirkişi raporunda --------- tespit edilen ayıp ve yapılacak parça değişiminin araçta gelecek açısından kalıcı herhangi bir olumsuz etki bırakmayacağı, davacının araçtan faydalanmasını azaltacak yönde bir olumsuzluk oluşturmayacağı açıkça tespit edildiğinden (TBK 227/4 fıkrası da gözetilerek) davacının ücretsiz onarım hakkını kullanmasının dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olacağı, misli ile değişim yapılması talebinde yerinde olmayacağı anlaşılmış, TBK 227/3 maddesi gereğince dava konusu aracın ücretsiz bir şekilde onarımının davalı tarafından yapılarak davacıya teslim edilmesine, davacının misli ile değişim yapılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı tarafça TBK 227/2 maddesi kapsamında araçtaki ayıp sebebiyle araç mahrumiyet bedeli talebinde bulunmasının mümkün olduğu, alınan bilirkişi raporu gereğince davacının araç mahrumiyet zararının 6.615,00-TL olduğu, araçtaki ayıbın niteliği, araçtaki ayıp sebebiyle yapılacak tamir ve işçilik süresi, dosya içeriği nazara alındığında bilirkişi raporundaki tespitlerin olayın oluş şekline uygun olduğu değerlendirilmiş ve rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu araçtaki arızanın garanti süresi içerisinde meydana geldiği sabit olup garanti süresi içerisinde ayıp ihbarına gerek bulunmamaktadır. -----------Ayrıca davalı garanti yükümlülüğü kapsamında meydana gelen zararın tamamından sorumludur. Tarafların tacir olması sebebiyle davacının avans faizi talebi yerinde olup 6.615,00-TL yönünden davanın kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı taraf, araçtaki arıza sebebiyle daha fazla araç mahrumiyet zararının oluştuğunu beyan etmekte ise de; davalı taraf araçtaki ayıp sebebiyle oluşan gerçek zarardan sorumludur. Somut olayda bu zarar tamirde geçecek makul süre kadardır. Davacı tarafından daha yüksek fiyattan ve/veya daha uzun süre araç kiralamasının sonuca bir etkisi bulunmadığından aksi yöndeki davacı itirazlarına itibar edilmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin reddine,
3-TBK 227/3 maddesi gereğince dava konusu aracın ücretsiz bir şekilde onarımının davalı tarafından yapılarak davacıya teslim edilmesine,
4-6.615,00-TL araç mahrumiyet zararının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
6-Alınması gerekli karar harcı 19.996,67-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 25.633,33-TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 2.315,00-TL olmak üzere toplam 27.948,33-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 7.951,66-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 19.996,67-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 123,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, delil tespiti dosyasında(---------D.iş) yapılan toplam 4.040,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 22.651,40-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 15.689,87-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan 70,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 21,51-TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.632,13-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 1.167,87-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
11-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
13-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2025