T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/969 ESAS
KARAR NO:2025/360
DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ: 28.12.2023
KARAR TARİHİ: 06.05.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ---- vade tarihli ------ ile sigortalı ---- asıl işveren olduğu ve alt işvereni olan---- firmasına hizmet akdiyle bağlı çalışan ve de kalıpçı olarak görev yapan ---- günü, saat 16.00 sularında ------kalıp çalışması sırasında ölçü almak üzere, çırpı ipini kullanıp, germesi sonrası, ucundaki çivinin çıkarak gözüne isabet etmesi ve göz kısmından zarar görmesi ile olayın meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ---- %41,2 maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle ------esas sayılı dosya kapsamında yapılan yargılamada davacı taraf ile sulh olunarak aşağıdaki kusur oranları üzerinden dosyanın neticelendirildiğini, sigortalı: ----- %20, Zarar Gören İşçinin Asıl İşvereni: -----%40, Kazalı İşçi: ----- %40, Dosya kapsamında sulhe esas değerler ise şu şekildedir; Kusur: %60, Hesap yöntemi: ------, Maluliyet: %41,2, Gelir : Kaza tarihi itibariyle aylık brüt ücreti 2.320,00.-TL, net .-1.810,81-TL olduğunu, müvekkili şirketin, yargılama sırasında davalı yan ile sulh olarak 27.12.2022 tarihinde %60 kusur (karşı taraf ile müteselsil sorumluluk dikkate alınarak) karşılığı 534.000,00-TL maddi tazminat, 60.000,00-TL Manevi Tazminat asıl alacağı olmak üzere yargılama ferileri ile birlikte toplam 737.022,25.-TL (KDV ve Stopaj tevkifat mahsupları sonrası 715.803,10.-TL) sigorta tazminat ödemesinde bulunduğunu, karşı taraf kusurunun %40 (ödenen tazminatın 2/3'ü) olduğunun tespiti ile nihai rücu tutarı olan 491,348.16.-TL'nin alt işveren ------- tazmini zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı şirketin söz konusu kazada %40 kusurlu olması nedeniyle müteselsil sorumluluk esası ve Taşeron sözleşmesinin 16.5 hükmü gereği ödenen tazminattan davalı hissesine düşen şimdilik 491,348,16.-TL’nin tazmini zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu amaçla -------- başvuru numaralı başvuruda görüşememe ile anlaşma sağlanamadığını ve işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle; HMK 107 gereği fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 491.348,16-TL'nin, ödeme tarihi olan 27.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, Arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı için yaptığı ödemenin davalıdan tahsili için açılan rücuen tazminat davasıdır.Davacı vekili özetle; dava dışı sigortalıları olan ----- alt taşeronu olan davalının işçisi--- geçirdiği iş kazası nedeniyle, ----- esas sayılı dosyasında dava açtığını, işçi ile sulh olunarak 534.000,00-TL maddi, 60.000,00-TL manevi tazminat asıl alacağı olmak üzere yargılama ferileri ile birlikte toplam 737.022,25-TL (KDV ve Stopaj tevkifat mahsupları sonrası 715.803,10-TL) ödeme yapıldığını beyan ederek, yapılan bu ödemenin davalı işverenden rücuen tahsilini dava ve talep etmiş; davalı davaya cevap vermemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Davacının dava dışı sigortalısı -------davalı arasında alt taşeronluk sözleşmesi olduğu, sözleşme gereğince dava dışı sigortalının yüklenici, davalının alt taşeron olduğu, davalının işçisi ----geçirdiği iş kazasına bağlı olarak yüklenici ---- karşı------ esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığı, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği hususlarının ihtilafsız olduğu; ihtilafın; -------- esas sayılı dosyasının feragat ile sonuçlanması nedeniyle, davacı vekilinin sulh olunduğu iddiasının geçerli olup olmadığı, sulh söz konusu ise sulh protokolünde yer alan ödemelerin yapılıp yapılmadığı, bu ödemelerden ötürü dava dışı işçinin dava dışı sigortalıyı ibra edip etmediği, dava dışı sigortalı -------- davalı arasında akdedilen alt taşeronluk sözleşmesinde kusura dair bir hüküm bulunup bulunmadığı, kusur konusunda sulh protokolünde hüküm varsa bulun geçerli olup olmayacağı, sigorta şirketinin rücu talebinin yasal şartlarının oluşup oluşmadığı, faizin başlangıcı ve türü noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
------- dosyası celp edilmiş, davacı sigorta şirketine yazı yazılarak ilgili poliçenin, varsa başvuruya ve ödemeye ilişkin belgelerin gönderilmesi istenmiş, dosyanın İş Hukuku konusunda kusur/hesap uzmanı bilirkişi ile TBK sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 18/12/2024 tarihli kök raporlarında özetle; "...Eğer mahkemenizce davacının davalıya rücu şartlarının mevcudiyetinin kabulü halinde, davacının ödediği maddi tazminatın, davalı kusuruna isabet eden 394.414,80 TL'lik kısmının davalıdan ödeme tarihi 27.12.2022 den itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine ilişkin, görüş ve kanaatimizi mahkemenize saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde kanaat bildirdiği görülmüştür.
Dosyanın raporu hazırlayan bilirkişi heyetine verilerek; manevi tazminat hakkındaki değerlendirme mahkememize ait olmak üzere; maddi tazminat miktarı, bu miktara kaza tarihi ile ödeme tarihi arasındaki işlemiş faiz miktarı, bu miktarlar üzerinden ödenmesi gereken vekalet ücreti miktarı ve işlemiş faiz miktarı toplamının ödenen miktar ile uyumlu olup olup olmadığının (hesaplanan maddi tazminat miktarına işlemiş faiz, vekalet ücreti ve işlemiş faiz ilave edilerek ödenen toplam bedel ile karşılaştırılması suretiyle) değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi heyetinin 10/02/2025 tarihli ek raporlarında özetle; "...Eğer mahkemenizce davacının davalıya rücu şartlarının mevcudiyetinin kabulü ve ödenen manevi tazminatın kadri maruf olduğunun tespiti halinde; davacının ödediği tüm tazminatın, davalı %40 kusuruna isabet eden 294.808,90 TL'lik kısmının davalıdan ödeme tarihi 27.12.2022'den itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine ilişkin görüş ve kanaatimizi mahkemenize saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde kanaat bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre; davacının dava dışı sigortalısı ----- davalı arasında alt taşeronluk sözleşmesi olduğu, sözleşme gereğince dava dışı sigortalının yüklenici, davalının alt taşeron olduğu, davalının işçisi ----- tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda yaralandığı, ----- tarihli heyet raporuna göre, işçinin iş kazasına bağlı yaralanması neticesinde %41,2 oranında maluliyetinin oluştuğu; ------ tarihli bilirkişi raporuna göre, olayın meydana gelmesinde işveren davalının %60, işçinin %40 kusurlu olduğunun belirtildiği, dava dışı işçinin yaralanmasına bağlı olarak yüklenici ------- esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığı, davada tarafların sulh oldukları, davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davacının dava dışı sigortalı ile arasındaki ---- tarihlerini kapsayan sigorta poliçesi nedeniyle işçiye -----manevi tazminat, 56.682,25-TL işlemiş faiz, 65.120,85-TL vekalet ücreti ve stopaj+kdv olmak üzere toplam 737.022,25-TL deme yaptığı, davacının işçiye yaptığı ödeme ile sigortalısı-----------haklarına halef olduğu, TBK'nın 61.maddesi uyarınca dava dışı yüklenici Taşyapı ile alt yüklenici davalının işçinin zararından, %60 kusurları oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, bilirkişi heyetinin hem kök hem ek raporlarında hatalı şekilde %40 kusur oranı üzerinden hesaplama yaptıkları, bu nedenle hesaplama sonucunun da hatalı olduğu, ancak rapordan anlaşıldığı üzere eksik hesaplama halinde dahi davacı tarafından ödenen miktarın kadri maruf olduğu davacının kesintisiz ödeme miktarı olan 737.022,25-TL'nin %60'ına denk gelen 442.213,35-TL'yi ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte rucuen talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
---- ödeme tarihi olan 27/12/2022'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 30.207,59-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 8.391,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 21.816,59-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 8.391,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.045,05-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 7.240,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 804,50-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 70.332,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Ret olunan dava yönünden karar tarihinde davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 2.808,00-TL'nin davalıdan, 312,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.06.05.2025