T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/506 Esas
KARAR NO:2025/437
DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ:14/07/2023
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Banka müşterilerinden ----- tarafından, adı geçenin müvekkili bankanın -----Şubesi nezdindeki hesabından bilgisi ve rızası dışında üçüncü kişilerce internet bankacılığı kullanılarak ve adı geçenin kullanımında olan ve müvekkil Banka sisteminde de adı geçen adına kayıtlı bulunan ---- numarası kullanılmak suretiyle para transferi yapılması nedeniyle uğradığı zararın tazminini teminen müvekkili banka aleyhine ------Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili banka tarafından söz konusu takibe itiraz edilmesi üzerine ---- Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, ---- Tüketici Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde ----- tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile ---- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmet iptaline, takip tarihi itibariyle 190.050,00TL asıl alacak, 1.274,92TL faiz olmak üzere toplam 191.324,92TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının Bankamızdan alınarak davacı------ verilmesine karar verildiğini, taraflarınca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ----- Karar sayılı ve ------- tarihli kararı ile, istinaf başvurumuzun esastan reddine karar verildiğini, karar hakkında temyiz kanun yoluna başvurulmuş ise de ------- tarihli ilamı ile hükmün onanmasına kesin olarak karar verildiğini, kararın kesinleşmesinin akabinde davacı tarafça başlatılan icra takibi kapsamında ----- dosyasına,------- tarihinde 441.202,09-TL ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili bankanın bu icra takibi ----- sebebiyle toplamda 450.811,40TL'lik bir maddi zarara uğradığını, aynı zamanda ------ Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, söz konusu takip kapsamında da yine yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca alacaklı vekili tarafından ödenecek stopaj ile KDV'nin yarısının vekil eden banka tarafından kesilerek vergi dairesine yatırılması hususunda yasal zorunluluk getirildiğinden takip konusu vekalet ücretinden %8 KDV ayrıştırılarak stopaj matrahı belirlenmiş ve bu tutar üzerinden de %20 stopaj miktarı olan 831,48TL ile 5/10 KDV tevkifatı miktarı olan 166,30TL mahsup edilerek bakiye borç miktarı olan 3.811,41TL icra dosyasına, kesinti yapılan stopaj miktarı ile KDV tevkifatı müvekkili banka tarafından, icra dosyası alacaklısının vekili adına ilgili vergi dairesine yatırıldığını, müvekkil bankanın bu icra takibi sebebiyle toplamda 4.809,19TL'lik bir maddi zarara uğradığını, bahsi geçen dolandırıcılık eylemlerinin gerçekleşmesine ----- sebebiyet verdiğini, müvekkili banka tarafından tazminat ödemesi yapılmasına neden olan dolandırıcılık eyleminin, para transfer işleminin gerçekleşmesine olanak sağlayan ------kartının gerçek hat kullanıcısı yerine yetkisiz kişilere teslim edilmesi üzerine gerçekleştirildiğini, bir diğer deyişle, sahte belge ile yapılan başvuru neticesinde yetkisiz kişilere teslim edilen sim-kart nedeniyle bankacılık işlemlerinin gerçekleştirilebildiğini, davalı tarafından sim-kart yetkisiz kişilere verilmemiş olsa idi, müvekkili banka telefon numarası kontrolü yapacak ve sistemde kayıtlı numara ile eşleşmeyen numaradan yapılmak istenen transfer işlemlerini gerçekleştirmeyeceğini, ----- şirketlerinin bankalar gibi imtiyazlı şirketler olduğunu dolayısıyla bilgi teknolojileri ve iletişim kurumuna bağlı olarak kamu adına ve kamu yararına lisanslı olarak işlem yaptığını, davalı ----- sim kart değişikliği yaparken kimlik kontrolü yapmak konusunda objektif özen yükümlülüğüne tabi olduğunu, bu nedenle bile, davalı -----şirketi sim kart değişikliği yaparken kimlik kontrolü yapmak konusunda yeterli ve gerekli güvenlik önlemlerini almayarak ağır kusurlu olduğunu, davalıya, banka zararının ödenmesi talebi ile-------yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren 1 hafta içerisinde ödeme talebinde bulunulduğunu, ihtarnamenin davalıya ---- tarihinde tebliğ edilmiş ancak verilen süre sonunda herhangi bir ödeme yapılmadığını, bir sonuç elde edilemediğini belirterek açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, yukarıda açıklanan sebeplerle davalı ---- Şirketince düzenlenen sim-kartın kopyalanması sonucu müşteriye ödenmek zorunda kalınan 455.620,59TL'nin ödeme tarihlerinden, Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın konusu hakkında,------- Sayılı dosyası ile karar verildiğini, davada müvekkili şirketin taraf sıfatı olmadığını, dava konusu olayda haksız fiil niteliğinde eylemi olup kasten bankaya zarar veren kişinin kim olduğu ceza yargılamasının konusu olduğunu, bu itibarla davacı bankaya zarar veren kişiler ortada iken dava konusu olayda herhangi bir eylemi olmayan müvekkili şirketin iş bu davada davalı olması hukuken mümkün olmadığını, davacı bankanın, internet bankacılığı sisteminin güvenliği için yeterli güvenlik önlemlerini almadığını, internet bankacılığı kullanmaya teşvik ettiği müşterisine gerekli güvenlik önlemlerini zorunlu kullanım olarak sunmadığını, müşterisinin güvensiz bir ortamda internet bankacılığı işlemleri yapmasına neden olduğunu, davanın esasa girilmeden sıfat yokluğundan reddini talep ettiklerini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle de davanın reddi gerekli olduğunu, bankacılık işlemlerinin tarafları ve menfaat sağlayıcıları mudi ve banka olduğunu, yasal ve sözleşmesel yükümlülükler bu tarafların üzerinde olduğunu, bankacılık işlemlerinin şubeden değil de, telefon/internet ortamında yapılmış olması bu menfaat ve yükümlülük paylaşımını değiştirmediğini, müvekkili şirketin internet bankacılığı işlemlerinin güvenliği konusunda ne banka müşterisine, ne de bankaya karşı, yasal veya sözleşmesel olarak herhangi bir taahhüdü ya da yükümlülüğü olmadığını, -----hatlarının bankacılık işlemlerinde kullanılması tamamen müvekkili şirketin iradesi dışında bir durum olduğunu, davacının, iddialarını somutlaştıramadığını, ispat edemediğini, davacının huzurdaki davayı açmasında herhangi bir hukuki menfaati bulunmadığını belirterek açıklanan nedenlerle; davanın kesin hükmün varlığı nedeniyle reddine, taraf sıfatı yokluğundan reddine, zaman aşımından reddine aksi halde esastan reddine karar verilerek tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafça karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı bankanın dava dışı müşterisinin hesabından bilgisi dışında alınan paranın müşterisine ödenmesi sonrası davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ------- yevmiye numaralı işlemin bir suretinin celp edilmiş, davalı şirketten dava dışı ---- ile aralarında düzenlenen abonelik sözleşmesi ve aboneliğe ilişkin tüm kayıt ve belgeler, dava dışı ---- adına kayıtlı tüm hatlara ilişkin ---- tarihleri sim kart değişiklik işlemlerine ilişkin tüm evraklar celp edilmiş, ---- Karar sayılı dosyası, ---- sayılı dosyasının ----- üzerinden celp edilmiş, --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin ------- tarihli raporunda özetle, "Davacının müşterisi ---- adına sahte/geçersiz kimlik fotokopisi ile sim kart çıkartıldığı, bu şekilde kimlik bilgileri de ele geçirilen müşterinin internet bankacılığına giriş yapıldığı, aslı ibraz edilmediği halde hem sahte hem de geçersiz kimlik fotokopisi ile sim kart değişikliği yapılmasının davalı şirketin kusuru olarak kabul edilmesi gerektiği, dolandırıcılık eyleminin gerçekleştiği tarihlerde yürürlükte olan --------tanımlandığı şekliyle, kısa mesaj servisi ile tek kullanımlık parola gönderimi yapılmasının ilgili dönemde yürürlükte olan mevzuat kapsamında tanımlanan bir kimlik doğrulama bileşeni olduğu, dava dosyasına sunulan belgeler ile dosyaya eklenen diğer dava dosyaları incelememizde davacı banka tarafından başlatılan takipler için toplam 455.620,59 TL ödeme yaptığı, davalının fiilinin TBK m. 49 anlamında haksız fiil teşkil ettiği, TBK m. 117/1 uyarınca davacının ödeme anından itibaren dava tarihi olan ----- tarihine kadar işlemiş faiz talep edebileceği, ------- tarihinde -------- için işlemiş faizin------ olduğu, --------- İcra Dosyasına ---- tarihinde ----- için işlemiş faizin ------ olduğu, tarafların masraf, vekâlet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin mahkeme takdirleri içinde kaldığı," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf, dava dışı müşterisi -------şubesindeki hesaplarında bilgisi ve izni olmaksızın yapıldığını beyan ettiği işlemlerin davalı şirketin sağlayıcısı olduğu cep telefonu numarası ile internet bankacılığına giriş yapılarak müşteri yurtdışında iken gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini beyan etmiş, müşterinin---- kartının kopyalanması sonucunda meydana gelen dolandırıcılık olayı sebebiyle, sim kartı yetkisiz kişilere teslim eden davalının Tüketici Mahkemesi kararı gereğince müşteri ----- ödenmek zorunda kalınan bedeli karşılamasını talep etmiştir.Davalı taraf ise, müşterilere verilen telefon numaralarının bankacılık uygulamalarında kullanılmasının bankanın kendi inisiyatifinde olduğunu ve bu konuda kendilerine bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, cep telefonuna --------yoluyla şifre gönderimi yapılmasının yeterli bir güvenlik bir yöntemi olmadığını, davacı banka ile müşterisi arasındaki ilişkinin taraflarından birisi olmadıklarını beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlığın davacının ve dava dışı müşterisi ----- hesabından dolandırıcılık işlemleri nedeniyle bilgisi dışında alınan paranın davacı banka tarafından dava dışı -------ödenmesi nedeniyle davalı şirketin paranın dava dışı müşterinin hesabından bilgisi dışında alınmasında kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacı tarafından yapılan ödemenin davalıdan rücuen talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilir ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın, davacı müşterisi ---- davacı banka nezdinde bulunan hesaplarında yapılan işlemler sırasında kullanılan cep telefonu numarasına erişimin kimde olduğunun tespit edilmesi noktasına indirgenebileceği anlaşılmaktadır.Bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere, davalı tarafından gönderilen bilgi ve belgelere göre, müşterisi-------adına 2 kez sim kart değişikliği yapıldığı görülmektedir. --------- tarihlerinde yapılan sim kart değişikliklerine bakıldığında 2 farklı nüfus cüzdanı fotokopisi kullanıldığı görülmektedir. Dolayısıyla yalnızca 1 ay arayla yapılan iki sim kart değişikliği işlemleri sırasında 2 farklı nüfus cüzdan fotokopisi kullanılması, bunlardan birisinin sahte veya geçersiz olabileceğini hemen ilk anda akla getirmektedir. Buna göre ------tarihinde yapılan sim kart değişikliği sırasında fotokopisi sunulan nüfus cüzdanının ----- tarihinde yapılan sim kart değişikliğinde fotokopisi sunulan nüfus cüzdanının ise ---- tarihli olduğunun görülmesi, bunlardan birinin sahte veya geçersiz olduğunu göstermektedir. Fotokopilere bakıldığında, ------ değişim tarihli kimlik fotokopisinin üzerinde ''aslı görülmüştür'' damgası varken, ------ değişim tarihli kimlik fotokopisinde ise böyle bir ibare olmadığı görülmektedir. Öte yandan 2012 tarihli abonelik sözleşmesi ekinde bulunan ----- değişim tarihli kimlik fotokopisindeki fotoğrafın ise sim kart değişikliği sırasında sunulan kimlik fotokopisindeki fotoğrafla aynı olmadığı görülmektedir. Dolayısıyla, ----- tarihli sim kart değişikliği sırasında sunulan kimlik fotokopisinin hem geçersiz tarihli hem de sahte olduğu anlaşılmış olmaktadır. Bu durum, aslı ibraz edilmediği halde hem sahte hem de geçersiz kimlik fotokopisi ile sim kart değişikliği yapıldığını göstermektedir. Bu ise davalı şirketin kusuru olarak kabul edilmesi gereken bir işlemdir. Davacının müşterisi ----- adına sahte/geçersiz kimlik fotokopisi ile sim kart çıkartıldığı, bu şekilde kimlik bilgileri de ele geçirilen müşterinin internet bankacılığına giriş yapıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi tarafından yapılan tespitte ise; Dolandırıcılık eyleminin gerçekleştiği tarihlerde yürürlükte olan BANKALARDA BİLGİ SİSTEMLERİ YÖNETİMİNDE ESAS ALINACAK İLKELERE İLİŞKİN TEBLİĞ” de kimlik doğrulama başlıklı;MADDE 27 — (1) Banka, sunmakta olduğu internet bankacılığı hizmetleri için, bu hizmetlerin arz ettiği risk seviyelerine uygun ve güvenilir bir kimlik doğrulama mekanizması tesis eder. Müşterilerin, kurulan kimlik doğrulama mekanizmasından geçmeden hizmetlerden yararlanmasına müsaade etmeyecek bir yapı banka tarafından kurulur.(4) Müşterilere uygulanan kimlik doğrulama mekanizması birbirinden bağımsız en az iki bileşenden oluşur. Bu iki bileşen; müşterinin "bi üşterinin "sahip olduğu" veya müşterinin “biyometrik bir karakteristiği olan" unsur sınıflarından farklı it olmak üzere seçilir. Müşterinin "bildiği" unsur olarak parola/değişken parola bilgisi gibi bileşenler, "sahip olduğu" unsur olarak tek kullanımlık parola üretim cihazı, kısa mesaj servisi ile sağlanan tek kullanımlık parola gibi bileşenler kullanılabilir. Bileşenler tamamen müşterinin şahsına özgü olmalı ve bunlar sunulmadan kimlik doğrulama gerçekleştirilememeli, hizmetlere erişim sağlanamamalıdır. Dolayısıyla, kısa mesaj servisi ile tek kullanımlık parola gönderimi yapılmasının ilgili dönemde yürürlükte olan mevzuat kapsamında tanımlanan bir kimlik doğrulama bileşeni olduğu anlaşılmış olmaktadır. Şeklinde belirtilmiştir.------- tarihli ilamı ile; dava dışı ----- yurt dışında bulunduğu sırada telefon kartının kopyalandığı, bu nedenle bankanın da sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davadışı ------ tarafından davacı banka aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile ------- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, icra takip tarihi itibariyle 190.050,00 TL asıl alacak, 1.274,92 TL faiz olmak üzere toplam 191.324,92 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Anılan karar---- tarafından onanarak kesinleşmiştir.Keşideci ----- tarafından Muhatap: --------- yevmiye numaralı “Bankamızca ödenmek zorunda kalınan ---- bir hafta içerisinde ------numaralı hesabımıza ödenmesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtarından ibarettir.” Konulu ihtarname keşide edilmiştir.Dava dosyasına sunulan-------- yevmiye numaralı ihtarname tebliğ mazbatası ve tebliğ şerhlerine göre; Davalı ------ tarihinde tebliğ edildiği, görülmüştür.Banka kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde; Davacı banka tarafından dava dışı ---- tarafından başlatılan takipler için; --------- Ödeme yaptığı, ayrıca, Banka tarafından alacaklı -----vekili tarafından ödenecek ---- matrahları için -------- dosyası vekili tarafından ödenecek stopaj ile KDV matrahları için alacaklı vekili adına ------ tevkifatı miktarı olarak toplam 9.609,31 TL, ----- tarihli ilamı ile, -------- sayılı dosyası ile takibe konu edilen vekalet ücreti ödemesi ile alacaklı vekili adına 831,48TL Stopaj ile 166,30TL KDV tevkifatı miktarı olarak toplam 997,78 TL alacaklı vekili adına Stopaj ile KDV ödemesi vergi dairesine, (9.609,314997,78) Toplam 10.607,09 TL Ödeme yaptığı, sunulan belgelerden görülmüştür.Yukarıdaki tüm tespitler neticesinde davalının kusurlu olduğu ve dava dışı müşteriye davacı tarafından yapılan ödemeyi davacının davalıdan rücu edebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kısmen kabulü ile;
1------ tarihinden, -------- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 30.398,87-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 7.780,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.618,00-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 7.780,87-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 101,75-TL tebligat ve müzekkere gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.371,60-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 12.083,58-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 3.047,36-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 72,64-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 70.752,03-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 10.607,09-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 30/05/2025