T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/194 Esas
KARAR NO:2025/416
ASIL DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
ASIL DAVA TARİHİ:14/03/2023
Birleşen ----- Esas sayılı dosyasında;
BİRLEŞEN DAVA:Tazminat (Haksız Fiil ve Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:15/03/2023
KARAR TARİHİ: 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiil ve Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: İşbu dava Ticaret Mahkemeleri tarafından görülmesi gerekli mutlak ticari davalardan işbu huzurdaki dava her ne kadar ticari dava niteliğinde olsa ve manevi tazminat talep edilse de haksız rekabetin tespiti, ortadan kaldırılması ve kınanması talebi de içerdiğinden talep yığılması nedeni ile zorunlu arabuluculuka tabi olmadığını, dava konusu yayından davalılar müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, haksız rekabet teşkil eden söz ve davranışların gerçek kişi davalı ------- eylemlerinden sorumlu olduğunu, Müvekkili ------- operatörü olduğunu, ---- genelinde yaklaşık 33,7 mobil müşterisi, 47,9 milyon grup abonesi, 36,9 milyon ------ abonesi bulunan ve Türkiye'de hizmet veren operatörlerin abone sayısına göre pazar payı yaklaşık %40,7 olan mobil ve sabit şebekeleri üzerinden müşterilerine benzersiz dijital servisler, ses, mesajlaşma, data ve ------ hizmetleri sunan bir dijital operatör olan ---yalnızca ---- değil, dünya ------pazarının en önde gelen firmalarından biri konumunda olduğunu, Davalılardan ------ genel olarak ---------- yazılar yazmakta olup daha önce yazılarında sektöre ilişkin objektif sayılabilecek değerlendirmelere yer verirken son dönemlerde şirketlerinin bir üst yöneticisi ile yaşadığı husumet neticesinde şirketimiz ve yöneticileri aleyhinde sistematik olarak yazılar yazmaya başladığını, kendi yazıları harici başkaca haber sitelerine de yanlı haberler yaptırarak kişisel husumetini müvekkili şirkete ve yöneticilerine yansıtarak elindeki medya gücünü bu kapsamda kullanmakta olduğunu, normal dışı bir yoğunluk ile müvekkili şirket hakkında yazı ve program yapılmış, yaşanan elim olay da fırsat bilindiğini, davalının kasdi olarak müvekkili aleyhinde tabiri caiz ise takıntılı bir şekilde köşe yazıları kaleme alarak, programlara katılarak algı yaratmaya çalıştığı tartışılmaz bir gerçek olduğunu, programda defalarca özellikle belirtilen ------ anlaşması ile ilgili düzenlemenin iptali için BTK’ya dava açtığı ve deprem esnasında --------- almış olduğu tavrın işbirliğine engel olduğu iddiaları asılsız ve kötü niyetli olduğunu, yayında anlaşılmaz şekilde, ------ önde ve etkin elektronik şirketlerinin başında gelen müvekkil hakkında, kanuna ve mevzuata aykırı hareket ederek şirket kurduğu yönünde yer verilen itham tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, ---------- halka arzına değinerek kullanılan kulelerin “bilanço dışına çıkarma” yöntemi ile hukuka ve mevzuata aykırı şekilde menfaat elde etmek istendiği yönünde algı yaratılması gerçeklerin yok sayılması olduğunu, -------- adreslerinde yer alan programa tedbiren erişimin engellenmesine, dava konusu hukuka aykırı haber manşet ve içeriğinin haksız rekabet ile Müvekkilinin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğinin tespitine, müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil eden ve kişilik haklarına yönelen saldırının önlenmesine ve durdurulmasına, haksız ve hukuka aykırı yayın nedeniyle zarar gören Müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın bir nebze olsun giderilebilmesi maksadıyla, yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile 1.000.000 -TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davacının, arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden açtığı davanın reddinin gerektiğini, ---yayınlanan program sırasında ---- tarafından yapılan yorumlar nedeniyle, aynı müvekkilleri aleyhine davacının %100 iştiraki olan ------- açtığı davaların birleştirilmesi gerekmekte olduğunu, dava konusu yayının, 6 Şubat'ta gerçekleşen ve 50.000 vatandaşımızın hayatını kaybetmesi ile neticelenen deprem felaketinde, ------ şirketlerinin haftalarca iletişimi sağlayamaması, kurdukları altyapının tamamen çökmesi, yaşanacak felaketlere ilişkin hiçbir tedbir almadıklarının ortaya çıkması, afetler sonrasında bile ----- şirketlerinin iletişimi sağlamak için işbirliği içerisinde olmaması konularında sadece müvekkili ----- değil, herkesin dile getirdiği gerçeklere ilişkin olduğunu, deprem sırasında ve sonrasında milyonlarca kişiyi mağdur eden, haftalarca iletişimi sağlayamayan -------- iştiraki şirket, sanki iletişim görevini yerine getirmiş de müvekkili tarafından haksız bir eleştiriye uğruyormuş gibi müvekkilinin sektörel eleştiri ve yorumlarını dava konusu ettiklerini, dava konusu programda yapılan yorumlar, telekomünikasyon sektörünün hem özel hem de devlet ayağının depremdeki başarısızlığına ilişkin olup, eleştiri niteliğindedir ve hukuka uygun olduğunu, ---- denetim raporu ile diğer ----- operatörleri'nin açıklamaları da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu programdaki kule şirketlerine ilişkin değerlendirmeler de kamuoyunu bilgilendirme kapsamındadır ve hukuka uygun bu değerlendirmeler ile ilgili kişilik haklarının ihlali iddialarının reddi gerektiğini, imtiyaz sözleşmelerinde yer alan söz konusu hüküm, imtiyaz sürelerinin dolması veya başka herhangi bir nedenle işletmecilerin yetkilendirmelerinin sona ermesi halinde, bahse konu işletmeciler tarafından kurulmuş bulunan tüm elektronik haberleşme şebekesi alt yapısı (her türlü yazılım ve donanım dahil) ve teçhizatı ile bu teçhizatın üzerinde kurulu bulunduğu işletmecilerin kullanımında olan taşınmazların, kuruma ve kurumun göstereceği kuruluşa her türlü takyidattan ari, bedelsiz ve bütün fonksiyonları ile çalışır vazeyitte devredilmesini zorunlu kılmakta olduğunu, dava konusu programın hukuka uygun olduğu, haksız rekabet ve kişilik hakkı ihlali amacıyla yorumlar yapılmadığı tartışmasız olduğunu, dava konusu yazıda yer alan beyanlara ilişkin olarak içeriğin kaldırılması talebi, Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedilmiş olduğunu, "erişimin engellenmesi" talebinin Sulh Ceza Hakimliği'nce "kesin" olarak reddedilmesine rağmen 2. kez mahkemeden talepte bulunulması kötüniyetli olduğu gibi, sulh ceza hakimliği'nden istenebilecek "erişimin engellenmesi" kararının, huzurdaki davada talep edilebilmesi mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarı fahiş olduğunu, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine, huzurdaki davaya konu yayın ile ilgili olarak, aynı davalılara -------- karşı, davacının %100 iştiraki -----Sayısına kayıtlı olarak açtığı dava ile huzurdaki davanın birleştirilmesine, haksız davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen----- sayılı dosyası yönünden;
DAVA; Davacı vekili ------ tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı -------- tarihinde yayımlanan ---- -------- projesine katılmamaları nedeni ile krize hazır olmadıklarını, ulusal roamingi düzenleyen yönetmelike karşı -----tarafından dava açıldığını, -------- yönetiminde devlet erkanından bile daha nüfuzlu kişilerin bulunması nedeni ile hukuka ve yasalara karşı gelinebildiğini,------------kurarak haksız rekabet yarattığını, hukuksuz halka arz girişimleri olduğunu, krize hiç hazırlıklı olunmadığını“ belirten çok uzun ve isnadlarla ile dolu bir konuşma yaptığını, devamında müvekkili aleyhine yine yazılar yazdığını, yapılan yayın içeriklerinin müvekkili şirketin kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek maddi tazminata ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin ticari itibarına yönelik saldırı nedeniyle uğramış olduğu manevi zararın giderilmesi adına TMK m.25 ve TBK m.49 TTK madde 55 ve devamı TBK m.58 uyarınca, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkil için 1.000.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil eden ve kişilik haklarına yönelen saldırının önlenmesine ve durdurulmasına, haksız ve hukuka aykırı yayın nedeniyle zarar gören müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararın bir nebze olsun giderilebilmesi maksadıyla, yayım tarihinden itibaren başlayacak olan yasal faizi ile 1.000.000 TL manevi tazminata, mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesi akabinde masrafı müştereken ve müteselsilen davalılardan karşılanmak üzere kararın TTK m. 59. uyarınca ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;Davalılar vekili ---- tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava öncesi arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, ---- yayınlanan program sırsında ---- tarafından yapılan yorumlar nedeniyle aynı müvekkilleri aleyhine davacının % 100 ortağı olan ------açtığı davaların birleştirilmesi gerektiğini, somut olayda yazılan yazıların husumete dayalı sövgü yazıları olmadığını, delil ve belgeye dayalı yazılar olduğunu, davacının takıntılı bir şekilde 9 milyonluk 9 tane dava açarak müvekkilini yıldırmaya çalıştığını, huzurdaki davanın ----- tarihinde yayınlanan --- ile ilgili olarak -----tarafından açılmış olup, davacının %100 ortağı ----- de aynı yayın ile ilgili olarak -------Esas sayısına kayıtlı olarak aynı müvekkilleriine karşı açtığını, aynı davacıların aynı program nedeniyle aynı davalılara karşı açtığı bu 2 davanın hukuki ve fiili bağlantı nedeniyle birleştirilmesini talep ettiklerini, dava konusu programda yapılan yorumlarır telekomünikasyon sektörünün hem özel hem de devlet ayağının depremdeki başarısızlığına ilişkin olduğunu, eleştiri niteliğinde ve hukuka uygun olduğunu, dava konusu programdaki kule şirketlerine ilişkin değerlendirmelerin kamuoyunu bilgilendirme kapsamında ve hukuka uygun bu değerlendirmeler ile ilgili kişilik haklarının ihlali iddialarının reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine, davaya konu yayın ile ilgili olarak aynı davalılara karşı davacının %100 ortağı ----- sayısına kayıtlı olarak açtığı dava ile huzurdaki davanın birleştirilmesine, haksız davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl dava; davacı iletişim şirketi tarafından davalılar hakkında----- tarihli ----- isimli programda davacı şirketin kişilik haklarına saldırı oluşturulduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle haksız fiil ve haksız rekabetten kaynaklı tazminat talebidir. Mahkememiz ile birleşen -------- esas sayılı dosyasındaki dava; davacı ----- tarafından davalılar hakkında ------isimli ulusal kanalda --- tarihli ----- isimli programda davacı şirketin kişilik haklarına saldırı oluşturulduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle haksız fiil ve haksız rekabetten kaynaklı tazminat talebidir.Asıl ve Birleşen Davalardaki Uyuşmazlıklar; davacı iletişim şirketleri hakkında davalılar tarafından ---- kanalında------ isimli programda ------ tarihinde ---------merkezli diğer illeri de etkileyen deprem felaketi nedeniyle davacı şirkete ait haberleşme sisteminin kriz anlarına hazırlıklı olmadıkları, deprem anında bağlantının kesildiği şeklinde program boyunca kamuoyu önünde davacı şirketler aleyhine haksız fiil ve haksız rekabet oluşturacak söylemlerde bulundukları gerekçesiyle kişilik haklarına saldırı olduğu belirtilerek manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Yapılan Yargılama Sonucu; davacı şirketler hakkında kişilik haklarına saldırı olduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin haklı olup olmadığına ilişkin gerekli incelemeler yapılmıştır. Buna ilişkin davalılar ------ moderatör ve sorumlu müdür olduğu,----- tarihinde yayımlanan---- programda davacı şirketler hakkında sarf edilen sözlerin dökümü teknik bilirkişi heyeti tarafından yaptırılarak dosya içerisine alınmıştır. Dosya içerisine alınan 29.09.2024 tarihli rapor ve özellikle programın dökümünün yapıldığı, 09.04.2025 tarihli ek rapor uyarınca ulusal kanalda moderatörün ve dava dışı konukların 06.02.2023 tarihli -----------merkezli deprem nedeniyle çevre illerde de büyük çaplı yıkıma yol açması sonucu depremden etkilenen insanlara ulaşmak amacıyla herkesin yakınlarından haber alabilmek için günümüzün en yaygın iletişim aracı olan telefonlara sarıldığı ancak deprem nedeniyle meydana gelen hasar sonucu iletişim şirketlerinin alt yapısının çok sağlam olmaması ve talebi karşılayamaması nedeniyle insanların birbirlerinden haber alamadığı, bilhassa enkaz altında bulunan yaralılara yardım edebilmek amacıyla özellikle kurtarma ekiplerinin iletişime geçmeye çalıştığı ancak bu noktada da alt yapının çökmesinden kaynaklı olarak kurtarma operasyonlarının yeterince sağlıklı olarak yürütülemediği, olayın akabinde ulusal kanalda ---------- isimli programda da insanların yakınlarından uzun süre haber alamaması ve özellikle enkaz altındaki yaralılara telefon ile ulaşılamaması nedeniyle olayın vahameti üzerine konuşmalar yapıldığı, yapılan konuşmaların iletişim şirketlerinin alt yapılanın fazla talebi karşılamaya uygun olarak yapılmaması , iletişim ağının deprem bölgesi olan Ülkemiz için daha sağlıklı olması gerektiği ,yapılan konuşmaların kişisel bir hak olan eleştiri boyutları içerisinde kabul edilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde bahsettiği gibi herhangi bir şekilde TMK'nın 24.maddesinde yer alan Kişilik Haklarına Saldırı oluşturmadığı bunun yanında TBK'nın 49.maddesinde yer alan Haksız Fiil olarak kabul edilemeyeceği ve TTK'nın 54 vd. Maddelerinde yer alan Haksız Rekabet oluşturmadığı tespit edilmekle asıl ve birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl ve mahkememizde birleşen ---------------- numaralı dosyalarının REDDİNE,
Asıl Dava Yönünden;
1-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 16.462,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.802,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yargılama gideri olarak sarfedilen 122,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Birleşen Dava Yönünden;
1-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 17.077,50 TL harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 16.462,10 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan 404,00 TL tebligat ve müzekkere yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ----- tarafından yargılama gideri olarak sarfedilen 69,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalılar lehine takdir olunan 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
c-) Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2025