T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/417 ESAS
KARAR NO: 2025/333
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01.06.2022
KARAR TARİHİ: 29.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, kendi kurmuş olduğu şahıs firması ---------adı altında hizmet verdiğini, davalı şirkete 2018 senesinde gayrimenkul portföy yönetim sistemi hususunda hizmet verdiğini, davacının vermiş olduğu hizmetin mahiyeti ve detaylarının dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davacı ile davalının birlikte çalışmaya başladıklarında aşağıdaki proje aşamalarında ve ödeme tablosunda mutabık kaldıklarını, proje başlangıcı %30, 12.000,00-TL+ KDV, canlıya geçiş %50, 20.000,00-TL+KDV, proje teslim kabul %20, 8.000,00-TL+KDV davacı proje başlangıcı aşaması tamamlandıktan sonra ise, canlıya geçiş aşamasını da tamamlamış iken davalının talebi üzerine davalıya vermiş olduğu hizmetlerin bir kısmı için fatura kesildiğini, bu faturanın kesilmesine ilişkin talebin de, davalı tarafından geldiğini, faturanın kesilmesinden bir süre sonra ise, davalının haksız ve yazılı olmayan bir şekilde davacının bir kusuru olmaksızın ve davacının tüm emeklerini ortada bırakır bir şekilde davacı ile çalışmayı sonlandırdığını, davacının kesmiş olduğu faturanın dahi ödemesinin yapılmamış ve fatura iade edilmeksizin ödemesinin yapılmadığını, davalının davacının projeyi getirdiği noktadaki çalışmalarının karşılığını dahi ödemeksizin bu şekilde aralarındaki hizmet akdini sonlandırmasının davacının ticari itibarını da zedelediğini, uzunca bir süre, aynı minvalde işler alabilmesini engellediğini, davacının projeyi getirmiş olduğu aşama uyarınca; proje başlangıcı 12.000,00-TL + 2.160,00-TL(KDV) = 14.160,00-TL, canlıya geçiş: 20.000,00-TL + 3.600,00-TL (KDV) = 23.600,00-TL, toplamda 37.760,00-TL alacağa hak kazanmış iken, davacının hiçbir alacağı davalı yanca davacıya ödenmediğini, davacının işbu iki aşamaya dair tüm çalışmalarının, Mahkemeye sunulacağını, hard disk içerisinde yer alan davacının tüm bu aşamalara dair projeleri gerçekleştirdiğinin bilirkişi incelemesi ile açıkça ortaya konulacağını, davacı tüm çalışmalarının, davalı yanın tek taraflı sözleşmeyi sona erdirme beyanı ile karşılıksız kaldığını ve emeklerinin boşa çıktığını, bu sebeple, davacının, davalı yandan projeyi getirdiği kısım olan proje başlangıcı ile canlıya geçiş aşamalarında taraflarca kararlaştırılan bedeller tutarınca alacaklı konumunda olduğunu, davalı yanın yapmış olduğu, T.T.K.nun ilgili hükümlerine de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, tüm bu haklı ve yasal nedenlerle; davalının ------- esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin -------- hayat geçirmek için bir yazılıma ihtiyaç duyduğunu ve davacı ile görüşmelere başladığını fakat sözleşme hazırlığı sürecinin neticelendirilemediğini, bir sözleşme kurulmadığını, davacı tarafından dahi sözleşmenin kurulduğuna dair bir delil ibraz edilmediğini, davacının sunduğu e-posta yazışmalarını kabul etmediklerini, e-postaları kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının kendi sunduğu maillerde dahi henüz Ocak 2018'de taslak sözleşme gönderildiğini fakat sözleşmenin kabulüne dair bir delil sunulmadığını, davacının kendi beyanları ile dahi çeliştiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için taraflar arasında bir hukuki ilişki kurulduğu var sayılsa bile, izahtan vareste olarak; ifada önceliği olan bir tarafın karşı taraftan ifa talebinde bulunabilmesi için öncelikle kendi edimini anlaşmaya uygun şekilde ve süresinde ifa etmiş olması gerektiğini, aksi halde karşı tarafın “ödemezlik defi” öne sürme hakkı olacağını, somut olaydaki uyuşmazlıkta ise davacının kendi ifa edimini yerine getirdiğine dair hiçbir muteber delili bulunmadığını, öncelikle, davacının delil listesinde bahsedilen hard diskin taraflarına tebliğ edilmediğini, buna ilişkin beyan haklarını saklı tuttuklarını, davacının sunduğu hard disk işin başlanmış olmasına ya da ifa edilmiş olmasına bir delil teşkil edemeyeceğini, işin ifa edilmiş olması müvekkili iş sahibine teslimi halinde geçerli sayılabileceğini ayrıca davacının hard diskte sunmuş olduğu çalışması gayet mümkündür ki çok sonraki bir tarihte, işbu davayı ikame edebilmek için hazırlamış olabileceğini, ifanın teslimle mümkün olabileceği bu tip bir sözleşmede haricen sunulan herhangi bir çalışmanın ifa için delil kabul edilemeyeceğini, teslime veya işin başladığına dair de hiçbir delil sunulmadığını, davalıya fatura düzenlenmediğini ve tebliğ edilmediğini, kendisine herhangi bir fatura iletilmeyen davalının da faturaya itiraz etmesinden veya iade fatura düzenlemesinden bahsedilemeyeceğini, davacının fatura tebliğine ilişkin ispata yarar hiçbir delil sunmadığını, tüm bu nedenlerle; davacının kötü niyetli olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, yukarıda açıklanan nedenler ile davanın reddini, haksız ve kötü niyetli olarak davalı şirket aleyhine icra takibi başlatan davacı aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava;---- esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davacının, davalı şirkete------gayrimenkul portföy yönetim sistemi hususunda hizmet verdiğini, hizmet bedelinin proje aşamalarına göre ayrı ayrı belirtildiğini, işe başlamalarından bir süre sonra canlıya geçiş aşaması da tamamlandıktan sonra, davalının haksız ve yazılı olmayan bir şekilde, davacının bir kusuru olmaksızın ve davacının tüm emeklerini ortada bırakır bir şekilde davacı ile çalışmayı sonlandırdığını, ödeme yapılmadığını, icra takibine de haksız şekilde itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle; davalı şirketin-----hayat geçirmek için bir yazılıma ihtiyaç duyduğunu, davacı ile görüşmelere başladığını, ancak taraflar arasında bir sözleşme kurulmadığını, davacının delil olarak sunduğu hard diskteki çalışmaların pekala davaya delil teşkil etmek için sonradan oluşturulmuş olabileceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, tarafların --------- kayıtları ilgili vergi dairelerinden getirtilmiş, tanık dinlenmiş, bilirkişi heyet raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunup bulunmadığı, var ise hizmetin kapsamı, davacının hizmeti gereği gibi ve zamanında ifa edip etmediği, davalının hizmetin karşılığını kısmen veya tamamen ödeyip ödemediği, bu kapsamda davacının alacaklı olup olmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.Tanık --------- "Ben o tarihlerde başka bir şirketin genel müdürü idim. Davalı şirketin yetkilisi yakın arkadaşımdı. Davacı ise bizim başka işlerde çalıştığımız bildiğimiz bir yazılımcı idi. Davalı şirketin yazılım konusundaki ihtiyacını duyunca kendisine davacıyı önerdim. Her iki tarafta süreçte yanlarında olmamı istediler. Bildiğim kadarıyla yazılı bir sözleşme yapılmadı. İş yazılım işi idi. Yazılım işi zamanla kullanıcı ihtiyacına göre geliştirilebilir. Ancak taraflar o aşamaya dahi gelemediler. Çünkü davacı teslim yapmadı. Ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin ise herhangi bir bilgim yok. Davacının neden teslim yapmadığına dair bir bilgim yok. Olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosya bir Yazılım Mühendisi ve bir Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 09/10/2023 tarihli raporunda özetle; "...A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; davacı ---- tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katıldığı, yapılan incelemede ----tabi mükellef konumunda olduğu,-----yıllarına ilişkin ---- Kazanç defterinin süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, dosya kapsamında sunulan ---- ---- yılı defterinde --- hanesinde aşağıdaki şekilde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı ----- yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış ve kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, ---- yılında e-defter mükellefi olduğu, ---- onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre süresinde ve usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür.
Davacının Alacak Talebi, Hizmet İfası Yönünden: Raporun 6.bölümünde dava konusu projeye yönelik teknik inceleme neticesinde; ------ tarihli Proje teklifinde projenin ---- tarihleri arasında 55 günde bitirilmesi planlandığı, 20 alt bölüme bölünen projenin her bölümünün kaç günde biteceği yazıldığı, USB bellekteki tasarlanmış ekran görüntüleri oluşturma tarihleri, projede belirlenen tarihlerle uyuştuğu, incelenen USB bellek içinde bir portföy yönetimi için gerekli altyapının hazırlandığı, resimlerin ve içeriklerinin yapıldığı görülmüş, içerikler 27.11.217 – 01.02.2018 tarihleri arasında davacı tarafından oluşturuldu, tarafların proje sürecinde birlikte hareket ettikleri ve fikir teatisinde bulundukları, tüm bu tespit ve incelemeler çerçevesinde; davacının huzurdaki davanın konusu projeye ilişkin az yukarıda izah edildiği şekilde çalışmalarda bulunduğu, canlı uygulama için davacı tarafından incelenmek üzere bir ftp sunucu üzerine yüklendiği belirtilmiş olsa da belirtilen sunucu ile bağlantı kurulamadığı görülmüştür..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, akdi ilişkiyi ve akdi ilişki gereğince davalıya hizmet verdiğine dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının bu hususları ispat etmesi durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının iddiaya konu yıllarda serbest meslek kazancına tabi olarak defter tuttuğu, -------- yılları ---- defterine göre, ---- no.lu serbest meslek makbuzunun 2018 yılı defterinde “Gelir” hanesinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defter kayıtlarında davacı adına cari/açık hesap kaydının bulunmadığı, celp edilen------- formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesine yapmış oldukları bildirimlerde “alım” ve “satışa” konu bir bildirim bulunmadığı, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı; Bilgisayar Mühendisi bilirkişinin teknik incelemesine göre; --- tarihli proje teklifinde projenin ----- tarihleri arasında 55 günde bitirilmesinin planlandığı, 20 alt bölüme bölünen projenin her bölümünün kaç günde biteceğinin teklifte yazdığı, davacı tarafından sunulan -------bellekteki tasarlanmış ekran görüntüleri oluşturma tarihlerinin projede belirlenen tarihlerle uyuştuğu, ancak ekran görüntüsü olarak verilen içeriklerin birleştirilip ----- üzerinde çalışan bir versiyonunun ---- bellek içinde yer almadığı, canlı uygulama için davacı tarafından incelenmek üzere bir ftp sunucu üzerineyüklendiği belirtilmiş ise de, belirtilen ftp sunucusu ile bağlantı kurulamadığının belirtildiği, yine dinlenen davalı tanığının da işin proje aşamasında kaldığını beyan ettiği, davacı vekiline yemin teklifinde bulunup bulunmayacaklarına dair beyanda bulunmak, dayanacaklar ise yemin teklifini sunmak için 2 hafta kesin süre verilmesine rağmen davacının yemin teklifinde bulunmadığı, bu suretle davacının akdi ilişkinin varlığını ve davalıya hizmet verdiğini ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın kötü niyeti ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davacı tarafın kötü niyeti ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 562,01-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 53,39-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 562,01-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 6.240,05-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.29.04.2025