T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/925 Esas
KARAR NO:2025/377
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :16/11/2022
KARAR TARİHİ:06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin, hidrolik-makine sistemleri sanayi ticaret sektörlerinde hizmet vermekte olan köklü bir firma olduğunu ve sektörde belli bir bilinirliğe ve güvenilirliğe sahip olduğunu, müvekkili şirket ile davalı/borçlu arasındaki ticari ilişkiye dayanan cari hesap alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davalı/borçlu aleyhine ----------numaralı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatmış olunduğunu, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'lerine süresi içinde davalı tarafından 06.09.2022 tarihinde itiraz edildiğini, iş bu itiraz sonucu takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulmuş olunduğunu, taraflarınca itirazın iptalini sağlamak ve takip işlemlerine devam edebilmek amacıyla öncelikle ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuğa 13.09.2022 tarihinde başvurulduğunu, gerçekleştirilen arabuluculuk toplantısında karşı taraf ile herhangi bir anlaşma sağlanamaması nedeniyle 21.10.2022 tarihli arabuluculuk son tutanağının anlaşamama olarak tanzim edilmiş olunduğu, fatura içeriğine usule uygun şekilde itiraz etmeyip faturaya ilişkin başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun, takibi sürüncemede bırakarak müvekkil şirketinin alacağına kavuşmasını geciktirme niyetinde olduğunun alenen ortada olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle; davalı (borçlu) tarafın takibe yapılmış haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin 295.000,00 TL anapara, faizi ve ferileri ile kaldığı yerden devamına, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı/borçlu taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 16.700 kilo metal mil alımı için bir sözleşmenin bulunmakta olduğunu, bu sözleşmenin sonucunda söz konusu malın davacı tarafa teslim edilmiş olunduğunu, söz konusu tarihten sonra demir fiyatlarının düşmesi ile davacı tarafın iş bu dilekçe ekinde sunmuş oldukları iade faturalarını gönderdiğini ancak ürün teslimini yapmamış olduğunu, davalı şirketin davacı tarafa teslim etmiş olduğu ürünleri gönderirken, ürünleri gerekli kontrollerden geçirmiş ve hiçbir sorun olmadan kendilerine teslim etmiş olduğunu, davacı tarafın ise; ödemelerin gerçekleşmiş, faturaları kesilmiş ve ürünlerin sorunsuz bir şekilde teslim edilmiş olmasına rağmen davalı şirkete bir iade faturası düzenlemiş ve akabinde davalı aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu, arz ve izah edildiği üzere, karşı tarafın söz konusu takibi kötü niyetli olarak başlatmış ve davalı şirketin de bu sebeple takibe karşı itiraz yoluna gitmiş olduğunu, bu durumda davalı şirketin kötü niyetli başlatılmış bir takibe dayanak, hukuka aykırı doğmuş olan bir borcu ödemesinin söz konusu dahi olmadığını, bu sebeple de karşı taraf için kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerekmekte olduğu belirtilerek davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- davacının sicil bilgileri celp edilmiş, davacı defterlerinin incelenmesine ilişkin --- tarihli bilirkişi raporu, makine mühendisi tarafından düzenlenen --- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve makine mühendisi tarafından düzenlenen -- tarihli ek bilirkişi raporu dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu,------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; ---- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin toplam -----alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya ---- tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ----- tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın ---tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde -- alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen 03.07.2023 tarihli raporunda özetle, "Davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarında ticari defterlerin e-defter olduğu, beratlarının alınmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde "16.700 kilo metal mil alımı için bir sözleşme bulunduğu" beyan edilmiş ancak dava dosyası içerisinde herhangi bir sözleşmenin olmadığı, ayrıca davacı taraf incelemesinde taraflar arasında sözleşmenin olmadığından ibraz edilmediğini, davalı tarafından gönderilen ürüne ait davacı kayıtlarında nakliye faturasının bulunduğu, davacı kayıtlarında görüldüğü üzere taraflar arasında iade faturalarının karşılıklı olarak düzenlenmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenen fatura ve iadelerin ------sistemi üzerinden e-faturalar ile gerçekleşmiş olduğu, taraflarca düzenlenen e-fatura ve iade edilen faturaların tarafların vergi dairelerinden gelecek --- formlarında yer alıp alınmadığının tespiti edilmesi gerektiği, -------- olarak düzenlenen belgeler, ------- bildirimlerine dâhil edilmeyecek. Yapılan düzenlemeye göre; Elektronik belge olarak düzenlenen belgeler 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren -------bildirimlerine dâhil edilmeyecektir.), davalı kayıtlarının incelenerek davacı kayıtları ile örtüşüp örtüşmediğinin tespitinin yapılması gerektiği, incelemede davacı tarafın davalı tarafından gönderilen ve ödemesi yapılan ürünlerle ilgili olarak 27.06.2022 tarihinde noter aracılığı ile yapılan ihtarda, "... Ayıplı mal olması sebebiyle iade almanızı, müvekkil şirket tarafından ödenmiş 296.777,80 TL nin .... IBAN numarasına yatırılması..." süresinde ihtar edildiği, taraflar arasında ki ticaret neticesinde davacı tarafın davalıdan almış olduğu ürün bedelini ödemiş olduğu, ancak gelen ürünün ayıplı olması gerekçesi ile iade faturası düzenlediği, aynı tarihte davalı tarafından tekrar fatura düzenlendiği, bunun üzerine davacı tarafından gönderilen ihtarnamede ürünlerin iade alınması ve ödenen tutarın geri ödenmesi talep edilmiş olduğu, bunun üzerine taraflarca fatura ve iadelerin tekrarlandığı, davalı tarafın tekrar fatura düzenlemesi üzerine taraflar arasında 31.08.2022 tarihi itibariyle davacı kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda davalıya ait kayıtlarda yukarıda izah edildiği üzere borç ve alacak bakiyelerinin kapalı olduğu, davalıya iade etme talebinde bulunulan ürünlerin fabrika deposunda bulunduğu tespit edilmiştir. " yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Bilirkişi 24.01.2024 tarihli raporunda özetle, "Tarafınca dava konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği (gizli veya açık ayıp) hususunda denetime elverişli şekilde rapor düzenlenebilinmesi için dava konusu ürünlerin taraflar arası sözleşme ile kararlaştırılan teknik özelliklerini belirtir dökümanların, taraflar arasındaki sözleşmenin, varsa ürünlerin ölçülerini de belirtir teknik resimlerinin, daha evvel malzemeler üzerinde yapılmış tespit sonrası düzenlenmiş bilirkişi raporlarının, varsa malzeme üreticisinden alınmış malzemelerin kimyasal içeriğini gösterir katalog / malzeme sertifikası vb. belgelerin fiziki olarak dosyaya sunulmasından sonra malzemeler üzerinde tarafımca tespit yapılarak denetime elverişli rapor düzenlenebileceği, " yönünde görüşlerini bildirmiştir.Bilirkişi 17.10.2024 tarihli ek raporunda özetle, "Tarafınca tespiti yapılan dava konusu malzemelerin / ürünlerin açık ayıplı ürünler /malzemeler oldukları tespit edildiği" yönünde görüşlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıdan metal miller satın aldığı, davalı tarafından ürünlerin davacıya teslim edildiği, davacı tarafından ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile iade faturası düzenlendiği ve ürünlerin iade alınarak ödenen paranın iadesi için davalıya ihtarname çekildiği, davalı tarafından da tekrar iade faturası düzenlendiği, bu şekilde karşılıklı bir kaç kez iade faturalarının düzenlendiği taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği, bu kapsamda taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki kapsamında davacının davaya konu ettiği takibe dayanak faturalara kapsamında takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti ile davalı tarafça icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ve icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Davacının ticari defterleri incelenmiş, davacı kayıtlarında davalı ----- yılından devir bakiyesinin olmadığı, 2022 yılı içerisinde davalı ---- tarafından davacı ---- ile davalı tarafın ---- yevmiye numarasında ----yevmiye numarasında ----hesabın alacağına, 157.02 Diğer Stoklar hesabın borcuna olmak üzere toplamda 296.777,80 TL'lik "Malzemelik Mil" açıklamalı olarak e-faturaların düzenlenmiş olduğu, Bu ticaret neticesinde davacının Borç toplamı olan ------- yevmiye numarasında --- Bankalar hesabından davalının hesabına göndererek hesabı kapatmış olduğu, davalı tarafın ----- yevmiye numarasında, ------ yevmiye numaralarında ---- hesabın alacağına, 157.02 Diğer Stoklar hesabının borcunda kayda alındığı, davacı ------numaralı iade faturaları düzenlenlenerek ----- yevmiye numaralarında kayda alındığı, taraflar arasında ---- tarihleri arasında aynı tutarlar üzerinden bir çok kez fatura iadeleri karşılıklı olarak düzenlenmiş olduğu, son olarak davacı kayıtlarında --- tarihinde düzenlenen bu iade faturalar sonucunda ---- hesabın borç/alacak bakiyesinin olmadığı, taraflar arasında ki ticaret neticesinde davacı tarafın davalıdan almış olduğu ürün bedelini ödemiş olduğu, ancak gelen ürünün ayıplı olması gerekçesi ile iade faturası düzenlediği, aynı tarihte davalı tarafından tekrar fatura düzenlendiği, bunun üzerine davacı tarafından gönderilen ihtarnamede ürünlerin iade alınması ve ödenen tutarın geri ödenmesi talep edilmiş olduğu, bunun üzerine taraflarca fatura ve iadelerin tekrarlandığı görülmüştür.Davalı defterlerini sunmamıştır.Yapılan bilirkişi incelemesi ile satıma konu ürünlerin açık ayıplı olduğu tespit edildiğinden, davacının iade faturası kesmekte haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile davalının ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibe 295.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, davalı tarafından davacıya kesilen ---- faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki davada alacak satım sözleşmesinden kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 295.000,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın kabulü ile;
1-Davalının ------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibe 295.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 295.000,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafından davacıya kesilen -------- faturalara konu ürünlerin davacı tarafından davalıya iadesine,
4-Alınması gerekli karar harcı 20.151,45-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.559,60-TL harcı ve 1.200,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.759,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.391,85-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça yatırılan 3.559,60-TL peşin harç ve 1.200,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.759,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 1.912,35-TL keşif harcı, 1.690,00-TL -------- Araç ücreti, 926,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.609,55-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 47.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 23/05/2025