T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/918 ESAS
KARAR NO: 2025/358
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15.11.2022
KARAR TARİHİ: 06.05.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ---- plaka nolu aracın ----plaka nolu aracın sebep olduğu --- tarihli kaza nedeniyle hasarlandığını, ---kayıtlarına göre müvekkiline ait aracın kazada kusuruz olduğu, ----- plaka nolu araç sürücüsünün %100 oranında kusuru olduğunu, müvekkilinin sigorta şirketine --- tarihinde yazılı başvurusuna rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, kaza sonucu müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bakımından uğradığı zarar miktarı tam olarak ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle, bu hususta yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere hasar bedeli tazminatı talep ettiklerini, bu kaza sonucunda müvekkilinin aracında hasar kaybı meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkiline ait araçta meydana gelen 100,00-TL hasar tazminatı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Talep Artırım Dilekçesi: Davacı vekili 07.02.2025 tarihli dilekçesi ile; HMK m.107 uyarınca anılan bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerinin artırımı yoluna gidilerek, dava dilekçesinde 100,00-TL tutarındaki hasar bedeli talebini 1.756,45-TL artırarak davanın 1.856,45-TL üzerinden kabulünü ve yargılama giderlerinin davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini, 1.856,45-TL bedele kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanacak olan avans faiz oranı işletilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru sahibine ait aracın onarımı davacının kasko sigortacısı ---- tarafından karşılandığını ve ödenen meblağının müvekkili sigorta şirketine rücu edilmesi akabinde müvekkili tarafından----- ödeme yapıldığını ayrıca araç hasarının tazmin edilmesi ilk etapta kasko sigortacısından talep edildiğinden, eksik tazmin durumunda da öncelikle kasko sigortacısına başvurulması gerektiğini, müvekkili şirketin kendisine hasar ihbar edilmediğinden kasko sigortacısının aksine aracı inceleme imkanı bulamadığını, kendisine yöneltilen rücu talebi üzerinden ödeme yaptığını, davacı tarafından haricen ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından, davacının haksız taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacının faize ilişkin taleplerinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle; davacıya ait aracın onarımının ve tazminat hesabının kasko sigortacısı tarafından yapılarak zararın karşılanmış olduğundan, haksız başvurunun reddini, itirazlarının kabul görmemesi halinde zarara, zarar tespitine, onarıma ilişkin gerekli bilgilerin aracın ----yazılacak müzekkere ile dosyaya kazandırılmasını, kusur oranları ve hasar bedeli tutarının tespit edilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılmasını, fazlaya ilişkin taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; trafik kazasından kaynaklanan hasar bedelinin tahsili talepli açılan maddi tazminat davasıdır.Davacı vekili özetle; davacıya ait -----plakalı araç ile, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ----- plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacı araçta hasar oluştuğunu beyan ederek, zararın davalıdan tahsilini dava ve talep etmiş; davalı sigorta şirketi vekili ise özetle; davacı aracın onarımının davacının kasko sigortacısı ---- tarafından karşılandığını, ödenen meblağının davalı sigorta şirketine rücu edilmesi akabinde davalı tarafından----ödeme yapıldığını, bunun dışında bir sorumluluklarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, dava konusu araçların trafik tescil kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya ait -----plakalı araç ile, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ------ plakalı aracın karıştığı trafik kazasının meydana gelmesinde kazaya karışan araç sürücüleri ile varsa üçüncü kişilerin kusurlu olup olmadığı ile orantısal kusur oranlarının ne olduğu, trafik kazası sonucunda davacının aracında hasar oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davalının talep edilen tazminat kalemlerinden kısmen yahut tamamen bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının zararı kendi sigortacısı tarafından giderilmişse, davacının haklarının sigortacısına temlik edilmiş sayılıp sayılmayacağı, davacının bu kapsamda dava açma hak ve yetkisinin bulunup bulunmadığı, faizin başlangıcı ve türü hususlarında toplandığı görülmüştür----- yazı yazılarak davacıya dava konusu kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, yapılmışsa hasar dosyasının ve ödeme belgesinin gönderilmesi istenmiş, akabinde dosya makine mühendisi ile sigorta hukuku konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 07/08/2023 tarihli kök ve 15/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; "...Tarafların kusur oranlarının tespit edilemediği, davacı tarafa ait ----- plakalı vasıtanın kasko sigortacısı bulunan ---- trafik kaza raporunun, aracın tamamen onarım görüp görmediğine ilişkin açıklama istenmek suretiyle tüm onarım evraklarının ve kesin ekspertiz raporunun celbi gerekeceği, davacı tarafa ait --- plaka nolu otomobilin kaza nedeniyle toplam hasar bedelinin toplamı 8.463,73-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafın kasko sigortacısı---- ödeme yapıldığı, aracın ---tarafından onarılmış olması halinde davacı tarafın araçta oluşan hasar yönünden talepte bulunamayacağı..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Bilirkişi heyetinin özellikle orjinal parça ile onarım yapılıp yapılmadığı, davacının talebinin haklı görülmesi halinde orjinal parça ile orjinal olmayan parça bedeli arasındaki fark kadar zararının oluşup oluşmadığı, iskonto ve KDV hususlarını değerlendirmedikleri anlaşılmakla; dosyanın------ görevli Makine Mühendislerinden oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile tespit edilen uyuşmazlık konuları hakkında (özellikle orjinal parça ile onarım yapılıp yapılmadığı, davacının talebinin haklı görülmesi halinde orjinal parça ile orjinal olmayan parça bedeli arasındaki fark kadar zararının oluşup oluşmadığı, iskonto ve KDV hususları) rapor düzenlenmesi istenmiştir.Bilirkişi heyetinin 29/12/2024 tarihli raporunda özetle;------ plaka sayılı otomobilin hasar bedelinin 11.757,34-TL KDV Dahil olduğu, orijinal yedek parça ile İskontolu yedek parça arasındaki fark 3.712,91-TL (KDV hariç) kadar zararının oluştuğu..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait ---- plakalı araç ile, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan -----plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, araç sürücülerinin imzalı beyanlarından oluşan 14/03/2022 tarihli kaza tespit tutanağından anlaşıldığı üzere ------ plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, 29/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporundan anlaşıldığı üzere, davacı araçta kaza sonrası meydana gelen hasar bedelinin 11.757,34-TL (KDV Dahil) olacağı, bu bedelden daha öncesinde yapılan 8.044,43 TL ödemenin mahsubu ile davacının 1.856,45-TL bakiye zararının bulunduğu, zarar veren aracın kullanım amacının hususi olması sebebiyle yasal faiz uygulanması gerektiği, sigorta şirketinin yazılı başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen 25/03/2022 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla, bedel artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının 07/02/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi doğrultusunda KABULÜ İLE;
-1.856,45-TL bakiye hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 25/03/2022'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 30,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 504,70-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 110,70-TL peşin ve tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 11.281,45-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 1.856,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca--------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.06.05.2025