T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/557 ESAS
KARAR NO:2025/335
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 29.07.2024
KARAR TARİHİ: 29.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ----- plaka numaralı araç ile davalı yana ait ---- plaka numaralı ticari servis aracı arasında --- tarihinde ---- maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, maddi hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda da görüleceği üzere davalı sigortalısı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın bu kazadan dolayı değer kaybettiğini ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, müvekkili aracın serviste kaldığı süre boyunca yeni araç kiralamak zorunda kaldığını, dava dilekçesi ekinde sunulan faturada da görüleceği üzere 16.827,17-TL ikame araç bedeli bulunduğunu fakat kazanın üzerinden icra takibine dek geçen süre zarfında davalı yan tarafından ödeme yapılmadığını, bu sürede müvekkilinin ekonomik anlamda zarara uğradığını, taraflarınca müvekkilinin ikame araç bedelinin ödenmesi amacıyla ----- esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, dosyaya da sunulan tespit tutanakları ve kusur oranları ile somut durumda açıkça ortada olmasına rağmen davalı tarafından haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecine ---- tarihinde başvurulduğunu, ---- dosyası ile gerçekleşen müzakereler sonucu anlaşmaya varılamadığını, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, takibin haksız yere durmasına neden olan borçlunun alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ---sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davacıya ait --- plakalı araç ile davalıya ait ----- plakalı araç arasında meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracının hasarlandığını, araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybı için takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı davaya cevap vermemiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, davalının gerçek kişi olması nedeniyle hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmıştır.Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartı olması sebebiyle davanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Mahkememizce görev husus öncelikli olarak incelenmiştir. Burada Ticaret mahkemelerinin görevi ile ilgili bilgi vermekte fayda bulunmaktadır. Ticari dava ve ticari iş birbirinden farklı iki ayrı kavramdır. Her ticari dava ticari iş olmakla birlikte, her ticari iş ticari dava olmamaktadır. TTK' nun 5(1) maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla ticari iş kapsamında olmakla birlikte ticari dava sayılamayan durumlarda ticaret mahkemeleri görevli olmayacak, uyuşmazlığın niteliğine göre diğer mahkemelerin görev hususu değerlendirilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden tacir ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK da veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde bir düzenleme bulunması, diğer bir deyişle mutlak ticari dava olması gerekmektedir. Dava haksız fiilden kaynaklı tazminat davası niteliğinde olup; davalının gerçek kişi olduğu, hakkında yapılan esnaf-tacir araştırmasına göre davalının işletme hesabına göre defter tutup tacir sıfatını haiz olmadığı, kazaya karışan davalı aracın ticari nitelikte olmasının davayı tek başına ticari dava haline getirmeyeceği, bu suretle davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Davaya konu uyşmazlığı incelemeye görevi ------Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan MAHKEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
3-Karara karşı 2 hafta süresi içinde kanun yoluna başvurulmaz ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye talep edenin başvurup talepte bulunması halinde dosyanın görevli ---- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine; süresi içerisinde talepte bulunulmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin talep edene ihtarına (ihtar edildi)
4-Kararın taraflara tebliğinin masrafının davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanmasına,
5-6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu m.331/2 uyarınca yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verileceğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davaya görevli mahkemece devam edilmezse ve talepte bulunulursa yargılama giderleri ile ilgili karar verileceği hususunun talep edene ihtarına (ihtar edildi)
7-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asil - yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29.04.2025