T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/739 ESAS
KARAR NO:2025/216
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18.10.2023
KARAR TARİHİ: 18.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ------ esas sayılı dosya ile kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı otuz beş adet 700,00-TL bedelli, bir adet 650,00-TL bedelli, 28.07.2019 tanzim tarihli toplam otuz altı adet, lehdarı davalı şirket, borçlusu davacı müvekkili gözüken kambiyo senetleri olduğunu,----- sayılı dosyasnın müvekkilinin imzaya ve borca itiraz süresini sehven kaçırması üzerine kesinleştiğini, icra dosyasına dayanak olarak sunulan kambiyo senetlerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davaya konu senetlerdeki alacaklı şirketi tanımadığını ve bu şirket lehine düzenlediği veya imzaladığı bir senet bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu senetlerden icra takibi sonrasında haberdar olduğunu ve şaşkınlığa uğradığını, ödeme emri tebliği sonrası sehven itiraz süresini kaçırdığını ve itiraz edemediğini, davaya konu senetler incelendiğinde görüleceği üzere senetler üzerindeki imzaların müvekkilinin el ürünü olmadığı vekaletname üzerindeki imzasıyla karşılaştırıldığında dahi fark edileceğini, Mahkemece yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de takibe konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenle müvekkilinin imzasının yer almadığını, sahte imza ile düzenlenen işbu senetlerden dolayı sorumlu olmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı şirkete karşı senede dayalı veya başkaca bir borcu bulunmadığını, tüm bu nedenlerle; davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulünü ve Davacı müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini, dava konusu senetlerin tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu senetlerin, teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, dava konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve ---- numaralı icra takibininde vezneye yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile ---- sayılı icra takibinin iptalini ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; kambiyo senedine (bono) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı vekili özetle; davalı tarafından ----- sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı kambiyo senetlerindeki imzaların davacıya ait olmadığını beyan ederek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- sayılı dosyası ve dosyadaki senet asılları celp edilmiş, davacının imza asıllarının bulunduğu yerlere yazı yazılarak imza asılları toplanmış, imza incelemesi yaptırılarak dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;-------- sayılı takip dosyası ile takibe konan kıymetli evraklardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı, davacının imza inkarı iddiasını davalıya karşı ileri sürüp süremeyeceği, bu kapsamda davaya konu senetler yönünden davacının borçlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edildi.Bilirkişinin 29/01/2025 tarihli raporunda özetle; "...İnceleme konusu 36 adet senette ---- adına atfen atılı bulunan imzalar ile davacı --- mukayese imzaları arasında grafolojik ve kaligrafik tanı unsurları bakımından ilgi ve irtibat tespit edilmediği kanaatimi bildirir rapordur..." yönünde görüşünü bildirdiği görülmüştür.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur -----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. ---------
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK'nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. ---Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini ve bonodaki imzayı inkar etmektedir. Bu durumda davacının, imza inkarını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafından senetteki imza inkar edildiğinden davacıya ait senedin keşide tarihinden önceki tarihlere ait imza incelemesine esas olacak belge asılları ile takip dosyasında bulunan ve incelemeye esas olan senet asılları ilgili yerlerden getirtilerek mahkememiz kasası içine alınmış, davacının imza örnekleri alınmış, icra dosyasından senet asılları getirtilmiş ve inceleme yapılmak üzere dosya bilirkişiye verilmiştir. Dosya kapsamına alınan 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu senetlerdeki imzaların davacı imzaları ile karşılaştırması sonucunda söz konusu imzaların davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiş, davacı tarafça imza inkarı ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Davacının ------ sayılı dosyasına konu bonoların tamamı yönünden borçlu olmadığının tespitine,
2-Takipteki asıl alacak miktarı olan 25.150,00-TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 2.097,29-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 524,33-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.572,96-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 524,33-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 5.386,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 175,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen dava yönünden karar tarihinde davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafça dosyaya yatırılan teminatın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 392/2 maddesi gereği yasal süre sonunda yasal şartları oluşması halinde davacıya iadesine,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; Davacı asil ----------yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.18.03.2025