T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/666 ESAS
KARAR NO:2025/210
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21.12.2020
KARAR TARİHİ: 11.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili -----şahıs firması ile davalı ---- arasında imzalanan ------ adlı sözleşme ile müvekkilinin davalının sözleşmede yer alan projelerinde çelik işlerinin temini ve uygulanmasını yüklendiğini, davalının bu hizmete karşılık 1.751.294,52-TL ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin akdedilen sözleşme ile yüklendiği tüm edimlerini yerine getirdiğini, belirtilen işlere ek olarak davalının talebi üzerine başka ek işlerde yaptığını, ek işler için sözleşmede belirlenen bedel dışında ek fatura düzenlendiğini, tanzim edilen faturaların davalı şirkete teslim edildiğini, davalının faturalara karşı bir itirazının olmadığını, davalı tarafın faturalara istinaden bir takım ödemeler yaptığını ancak müvekkilinin 290.907,86-TL alacağı kaldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “Ödeme Koşulları ve Zamanı” başlıklı 7.1 maddesinde sözleşme bedelinin “%40'ı 90-120 gün vadeli evrak olarak kalan %60'lık kısmın ise nakden ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili firmanın ödeme planına göre davalı şirketten bakiye alacağını sözlü olarak talep etmesine rağmen davalının bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ------ yevmiye no.lu ihtarname ile davalı şirkete 290.907,86-TL bakiye alacağın ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, akabinde davalı tarafından bu ihtarnameye ----Noterliğinden keşide edilmiş --------yevmiye no.lu karşı ihtarname gönderildiğini, bu karşı ihtarda işlerin eksik ve kusurlu yapıldığının tespit edildiği, taraflarınca gönderilen ihtarnamedeki iddia ve beyanların kabul edilmediğinin bildirildiğini, müvekkili tarafından keşide edilen ihtarnameye rağmen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine yaptığı itirazda herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, bu iddianın haksız olduğunu, davalının işbu itirazının akabinde taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında akdedilen -------- tarihli sözleşmenin Gecikme Cezası başlıklı 9.1 md de “İşveren tarafından taahhüt edilen ödeme süresi geçtiği takdirde geçen her gün için hiçbir ihtarda bulunmaya gerek kalmaksızın sözleşme bedelinin %0,05 oranında gecikme cezası kesilir ayrıca gecikme faizi talep etme hakkı saklıdır” hükmünün yer aldığını, sözleşmenin 7.1 md ile icra takibine konu cari alacağın davalı tarafından taahhüt edilen ödeme süresinde yapmaması nedeniyle yine sözleşmenin 9.1 ve 9.2 md gereğince davalı tarafın gecikme cezası ödemesi gerektiğini, müvekkilinin gecikme cezasının ödenmesi talebi ile ayrıca arabuluculuk yoluna başvurduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, Mahkeme tarafından sözleşmede belirlenen müvekkilinin alması gereken gecikme cezası alacağının da hesaplanmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile-------- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, taraflar arasında akdedilen 02.09.2019 tarihli sözleşmenin 7.1 md ile icra takibine konu cari alacağın davalı tarafından taahhüt edilen ödemeyi süresinde yapmaması nedeniyle yine sözleşmenin 9.1 ve 9.2 md gereğince davalı tarafın müvekkiline gecikme cezası alacağın belirsiz alacak olması nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL alacağın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen ------ Sözleşmesinin konusunun sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olan ------belirtilen nitelik ve nitelikteki çelik işlerinin ---------- tarafından temini ve uygulaması olduğunu, davacı tarafından sözleşme konusu işlerin yapıldığı ancak ortaya çıkan şüpheler üzerine denetim yaptırıldığını, yapılan denetim neticesinde davacının yüklendiği işleri eksik ve kusurlu yaptığı hususunun tespit edildiğini, davacı tarafından kendilerine gönderilen ----- yevmiye no.lu ihtarnameye cevaben gönderdikleri -------yevmiye no.lu ihtarname ile davacının yaptığı işlerin eksik ve kusurlu yapıldığının tespit edildiğini, davacının alacak iddiasının yerinde olmadığını, aksine ödenen bedellerin iadesinin bildirildiğini, davalının iki yıl süre ile işin garanti kapsamında olduğunu kabul ettiğini, akabinde taraflarınca inşaat yüksek mühendisinden uzman görüşü alındığını ayrıca -------- değişik iş sayılı dosyasından ayıp ve eksik işlerin tespiti delil tespiti talebinde bulunulduğunu, yaptırılan tespit sonrası düzenlenen raporda eksiklik ve ayıpların 50,000,00-Avro + KDV tutarında olabileceğinin tespit edildiğini, davacının anılan sözleşme kapsamındaki işleri eksik ve ayıplı olup davacının bakiye iş bedelini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, aksine ayıp ve eksik iş bedelleri mahsup edildiğinde müvekkilinin davacıdan alacaklı olacağını, davacının sözleşme kapsamında yaptığı işler eksik ve ayıplı olduğundan cezai şart talebinin yerinde olmadığını, anılan sözleşmelerde sadece-------bakımından davacı lehine cezai şart kararlaştırılmış olup, diğer sözleşmeler bakımından davacının cezai şart telep etme hakkının bulunmadığını, müvekkilinin davacı işe akdedilen bir kısım sözleşmelerden doğan cezai şart alacağı bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının alacağa hak kazandığı tespit olunursa bu alacaktan müvekkilinin cezai şart alacağının talep edildiğini, tüm bu nedenlerle, davanın tüm yönleriyle reddini, haksız icra takibi nedeniyle davacı tarafın kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ---- icra dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; taraflar arasında -------------yapıldığını, davacının, davalının projelerindeki çelik işlerin teminini ve uygulanmasını üstlendiklerini, davalının da 1.751.294,52-TL ödemeyi taahhüt ettiğini, hem sözleşme kapsamındaki işlerin, hem de ilave işlerin yapıldığını, ilave işler için de fatura düzenlendiğini, tebliğ edildiğini, faturaya itiraz olmamasına rağmen ödeme yapılmadığını, davalıya ödeme yapılması için ihtarname gönderdiklerini, davalının da cevaben ihtarname göndererek eksik ve ayıplı iş olduğunu beyan ettiği, ancak o aşamaya kadar böyle bir beyanlarının olmadığını ve kısmi ödemelerde de bulunduklarını beyan ederek bakiye alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; sözleşme kapsamında eksik ve ayıplı işlerin bulunduğunu, buna dair bir inşaat mühendisinden 15/10/2020 tarihli mütalaa aldıklarını, değişik iş tespiti yaptırdıklarını, iş bedelinden eksik ve ayıplı işler mahsup edildikten sonra kendilerinin alacaklı olduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilmiş, ----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ----yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhleri---- Değişik İş dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasında 02/09/2019 tarihli eser sözleşmesinin yazılı olarak imzalandığı, davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu hususunun ihtilafsız olduğu; ihtilafın, yüklenicisi davacı şirketin olduğu sözleşmeye konu inşaatta sözleşmede belirlenen ve davacının yükümlülüğünde bulunan işlerin hatasız ve eksiksiz olarak davacı şirket tarafından yapılıp yapılmadığı, yine sözleşme dışı belirlenen ve ek başkaca işlerinin bulunup bulunmadığı ile bu işlerin de hatasız ve eksiksiz olarak davacı şirket tarafından yapılıp yapılmadığı, davacının gerek sözleşmede belirlenen gerekse sözleşme dışı belirlenen işler yönünden davalı şirketten takip dosyasına konu faturalara istinaden bakiye bir alacağının bulunup bulunmadığı, davalı itirazlarının kısmen yahut tamamen iptali gerekip gerekmediği, icra inkar yönünden yasal koşulların oluşup oluşmadığı, davacının davalı ile imzalamış olduğu eser sözleşmesi gereği davalıdan gecikme cezası talebinde bulunmasında yasal koşulların oluşup oluşmadığı, talep edebilecek ise gecikme cezası miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.İtirazın iptali istemine konu------ takip dosyasının incelenmesinde; başlatılan takibin alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak toplam 310.343,97-TL üzerinden takibin başlatıldığı, davalı tarafından süresinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, mahkememizde açılan davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davacının defter ve belgelerinin incelenmesi için adres mahkemesine talimat yazılmıştır.Bilirkişinin talimat mahkemesine sunduğu raporunda özetle; "... Davacının 2019 yılına defter beyanı sistemi ile tutulan işletme defterinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının 2020 yılına ait yevmiye defterinin, açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, davacının 2020 yılına ait yevmiye defterinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça davalı adına düzenlenen dava konusu faturaların, davacının yasal defterlerinde yer aldığı, davacının davalıdan 167.037,13 TL alacaklı olduğu; davacının davalıdan 26.825,32 TL gecikme cezasından alacaklı olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Davalının defter ve belgelerinin incelenmesi için dosya Mali Müşavir bilirkişiye verilmiştir.Bilirkişinin 07/12/2022 tarihli raporunda özetle; "...Davalı tarafın takip tarihi itibariyle davacı tarafa 290.806,95 TL borçlu olduğu, davacının asıl alacağına temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar 565,45-TL işlemiş faiz talep edebileceği, alacağın belirli ve bilinebilir (likit) olduğu, davacı tarafından ödeme emrinde cezai şart alacağı talep edilmediğinden bu konuda bir hesaplama yapılamadığı, bu hususun teknik bilirkişiler tarafından yorumlanabilecek bir husus olduğu, davalının işlerin eksik ve hatalı yapıldığı yönündeki itirazlarındeğerlendirilmesinin de teknik konu olduğu..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Ayıp ve/veya eksik iş iddiasının teknik incelemeyi gerektirdiği anlaşılmakla; dosyanın resen seçilecek elektrik mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan iki kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konularını karşılar şekilde, denetime elverişli, gerekçeli ve ek rapor alınmasına gerek bırakmayacak şekilde rapor hazırlanması istenmiştir.Bilirkişi heyetinin 13/08/2023 tarihli raporunda özetle; "...Elektrik işleri yönünden yapılan imalatın tekniğe ve mevzuata uygun olmadığı, 29.300-TL+KDV - 34.574-TL tutarındaki işin yeniden yapılması gerektiği, davacının eksik ve hatalı imalat yaptığı; sözleşme konusu çelik konstrüksiyon işinde eksik ve ayıplar bulunduğu; ------D.İş sayılı dosyasına sunulan Tespit Raporunda; çelik konstrüksiyon imalatındaki eksik ve hatalı işlerin giderilme bedeli yaklaşık 50.000-EURO+KDV belirtilmiş olmakla birlikte raporda herhangi bir detaylı hesap, metraj veya geçerli nitelikte teknik nitelikli hesap dökümü olmadığı, bu nedenle söz konusu bedelin kontrolü, incelemesi ve/veya tahkikinin yapılamadığı, tespit raporunun geçerliliği konusunda takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Sayın Mahkeme'ce ayıpların giderilme bedeli olarak Tespit Raporunun geçerli görülmesi halinde 50.000-EURO+KDV bedelin icra takip tarihi olan 28.09.2020 itibarıyla TL cinsinden değerinin 534.339,40-TL (KDV dahil) olduğu, bu durumda inşaat ve elektrik yönünden davalının alacağının; 534.339,40-TL+ 34.574.-TL = 568.913,40-TL olacağı, bununla birlikte Tespit Raporunun geçerli görülmesi halinde eksik ve ayıplı iş bedelinin, toplam iş bedelinin yaklaşık %26'sına karşılık geleceği, bu oranın ise halen fiili olarak kullanılan bir iş için kabul edilen teslim ve kullanım seviyelilerinin üstünde olduğu, mahallinde keşif yapılarak eksik ve ayıpların giderilme bedelinin tam olarak tespiti konusunda takdirin ise Sayın Mahkeme'ye ait olduğu..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Dava konusu yerde bir inşaat mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir borçlar hukuku alanında sözleşme yorum ve denetim uzmanı bilirkişi eşliğinde keşif yapılmış ve tanıklar keşifte dinlenmiştir.Tanık ----------- "Ben o tarihte davalı şirketin hem proje hem de fabrika müdürü olarak çalışıyordum. Davaya konu iş sözleşmeden yaklaşık 8 -10 ay kadar sonra başladı. Hatırladığım kadarıyla 4,5 ay kadar sürdü. Proje ve fabrika müdürü olduğum için süreci iyi biliyorum. Sözleşme yapıldığında davalı şirketin İtalyan bir şirket ile belli işlerde beraber çalışması söz konusuydu. İtalyan şirket buradaki plastik ham madde hazırlama ünitelerinin imalatından ve bu ünitelerin üzerindeki çelik işlerinin projelendirilmesinden sorumlu idi. Ancak o şirket davacı ile yapılan şözleşmede taraf değildir. Davacı sözleşme gereği işlere başladı. Bu işlerin projelendirmesini----- şirket yapıyordu. Bir süre sonra davacı projelendirme işinde sıkıntılar olduğunu bize bildirdi. Ben o dönem bizzat kendim hem davacı taraf ile hem de projelendirmeyi yapan ----- ile görüştüm. Hatta işi çözme noktasında -----ittim. ---------- şirket bana projelendirme işi bize ait. Biz ne istiyorsak o şekilde yapılsın dediler. Bunun üzerine ben bir kez de mühendis arkadaşım ---------- gönderdim. Kendisine de aynı şekilde söylenmesi üzerine davacıya bunu aktardık ve projelendirmede nasılsa o şekilde işe devam edip uygulanmasını ilettim. Onlarda buna göre çelik işinin temin edip uygulanmasını bitirdiler. İş esnasında davacıya işin yanlış gittiğine dair herhangi bir uyarı yapılmadı. Ben ve ------davalı şirkete bu durumu anlattık. Projelendirmede sıkıntılar olduğunu, davacının işi bu yanlış projeye göre yaptığını, iş bittikten sonra sıkıntılar yaşanabileceğini, söyledik. Bu konuşmayı davalı şirketin konuyla ilgili yetkili mühendislerinden ---- diye bir arkadaş ile yaptık. Hatta ---- sırf bu yüzden işinden oldu.-----konuda herhangi birşey söylemedi. Davacı işi bitirdikten sonra az önce bahsettiğim -------- mühendis gelip, bu iş olmamış ben bunu kabul etmem, para da ödemem dedi. İşin yapıldığı esnada benim bildiğim kadarıyla işi gelip kontrol eden davalı taraftan kimse olmadı. Bittikten sonra ------- bunu davalının yetkililerine bildirdi. Onlarda sadece ----- söylemi ile hareket ederek işin ayıplı olduğunu belirttiler ve bakiye hakedişi ödemediler. Yine bildiğim kadarıyla mesela sözleşmede olmayan asansör karkas işini davacı yaptı. Sonrasında bu iş sözleşmeye dahil edildi. Yine sadece üretim ile ilgili çelik işini yapmadılar. Bunun dışında fabrikanın girişindeki kapı, sundurma, koruma çiti ve buna benzer muhtelif işleri de davacı yaptı. Ben işin sonuna doğru işten ayrıldım. Miktar olarak ne kadar alacak verecek var bilmiyorum. Sadece davacının hakedişinin büyük kısmının ödenmediğini biliyorum. Olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Tanık -------- "Ben davacının hem kardeşiyim hem de davaya konu işin imalat ve montaj sorumlusuydum. Biz firma olarak buraya önce davaya konu iş nedeniyle gelmedik. İlk geldiğimizde kapı, sundurma, korkuluk, basbar yolu gibi işleri yaptık. Bu işlerle ilgili aramızda küçük yazılı sözleşmeler yaptık. Daha sonra davaya konu işle ilgili davalı ihaleye çıktı. Bizim ile birlikte başka firmalar da teklif verdi. İhaleyi biz aldık. İhale öncesi yaptığımız işlerle ilgili cari olarak çalıştığımız için ve ihaleyi de aldığımız için önceki işlerden kalan bakiye alacağımız üzerinden yeni işe devam ettik. Bu şekilde sözleşme gereği işe başladık. Ancak projelendirme işinde hatalar olduğunu fark ettik. Projelendirme işi ile bizim hiçbir ilgimiz yoktu. Bu noktada hiçbir desteğimiz olmadı. Davalı için projelendirmeyi yapan--------- ne istediyse biz onu uyguladık. Uygulama esnasındaki fark ettiğimiz proje sıkıntılarını hem fabrika müdürüne hem de mühendislerine ilettik. Ancak proje ne ise o şekilde işe devam etmemizi istediler. Bu noktada bazı makinelerin proje sebebi ile yerine sığmadığı oldu. Bunları tamamen davalının ve fabrika müdürünün ricası ile kendimiz giderdik. Biz ham maddeyi temin edip, imalatı şuanda bulunduğumuz fabrikada yapıyorduk. Ham getirdikçe bir ödeme alıyorduk. İmalatı yapınca da tekrar ayrı bir ödeme alıyorduk. Bir dönem ödememiz yapılmadığı için on beş gün kadar ara verdik. Sonra malzeme ödemelerimiz düzene binince işe devam ettik. Sözleşmeden yaklaşık bir hafta kadar sonra malzeme sevkiyatına başladık. Toplamda 112-115 gün arası bir zamanda işi bitirdik. Cari hesaptan kaynaklı olarak bakiye alacağımız ödenmedi. Bize işler ilerlerken davalı taraftan refakat edip, kontrol eden kimse olmuyordu. Ancak biz imalat yaptıkça fabrika müdürü ------ ve mühendis arkadaşlar bakıp, onay verirlerse fatura kesmemizi söylüyorlardı. Bizde biten işe göre faturamızı kesip, arkasına-------- işi teslim aldığına dair imza attırıyorduk. Sözleşme kapsamında bizim ilk üstlendiğimiz iş dört ünite idi. İşe başladıktan sonra aynı proje kapsamında iki üniteyi daha sözleşmedeki şartlarla yapmamızı istediler. Biz de buna istinaden dört ünitenin dışında iki ünite daha yaptık. Bunu da sözleşme şartlarındaki gibi faturalandırdık. Bu iki ünite için ayrıca bir sözleşme yapmadık. Toplamda hatırladığım kadarıyla takribi olarak 35 ton fazladan iş yaptık. İtalyan Firma, fazladan yapacağımız iş için ilk projeden yaklaşık bir ay sonra ikinci projeyi gönderdi. Bu iki ünite işi ikinci projeye göre uyguladık. Bu süreçte iş bitine kadar herhangi bir eksik veya ayıp iddiası davalı tarafından bildirilmedi. İş bitip, 5-6 ay sonra biz cariyi talep edince davalı taraf bize bir bilirkişi raporu gönderdi. İşin ayıplı olduğunu iddia etti. Olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.Bilirkişinin ------- tarihli raporunda özetle; "...Davacı tarafından davalı aleyhine ----- sayılı dosyası ile ---- tarihinde başlattığı icra takibinde ---- asıl alacak ve --- işlemiş faiz olmak üzere toplamda ------ ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi” olarak; ---------- faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durduğu; Teknik yönden yapılan inceleme neticesinde:
A. Yüklenicisi davacı şirketin olduğu sözleşmeye konu inşaatta sözleşmede belirlenen ve davacının yükümlülüğünde bulunan işlerin hatasız ve eksiksi olarak davacı tarafından yapılıp yapılmadığı” hususunda: a. Her ne kadar tanık beyanları ile dosya kapsamından davacı tarafından davalı fabrikasında yapılan çelik işleri davalı şirket temsilcileri tarafından verilen plan ve projeye göre yapıldığı beyan edilmişse de dosyada, yapılan çelik işlerine ait plan, proje, imalat resmi ve şeması (krokisi) vs. bulunmadığı; teknik yönden yapılan değerlendirmenin, tarafların sav ve savunmaları, değişik iş raporu, uzman görüşü ve yerinde yapılan incelemeler sonucu tespit edilen eksik ve ayıplı bulunan işler göz önüne alınarak yapılabildiği; “Sözleşmede üstlenilmesine rağmen yapılmamış/eksik işler olup olmadığı” hususunda; Eksik işin bulunmadığı; c. “Sözleşmede üstlenilen işlerde ayıplı imalatın olup olmadığı olup olmadığı” hususunda: Hem açık hem de gizli ayıplı imalatın bulunduğu;
B. “yine sözleşme dışı belirlenen ve ek başkaca işlerin bulunup bulunmadığı ile bu islerin de hatasız ve eksiksiz olarak davacı tarafından yapılıp yapılmadığı” hususunda: Taraflarca sözleşmelerde kararlaştırılandan başkaca bir işin/imalatın yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği;
C. “davacının gerek sözleşmede belirlenen gerekse sözleşme dışı belirlenen işler yönünden davalı şirketten takip dosyasına konu faturalara istinaden bakiye alacağın olup olmadığı” hususunda:
1. Dosya içindeki değişik iş dosyasına verilen bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı işler tutarı 50.000.-Euro takdir edilmiş olup bu tutara ilişkin olarak somut bir hesaplama yapılmadığından teknik heyetçe, bu tutara katılmanın mümkün olamadığı,
2. Ayrıca dosya kapsamına göre davacı tarafça yapılan işlerin ne zaman ne şekilde teslim edilmiş olduğuna ilişkin tutanak, teslim belgesi vb. gibi bilgi ve
belgeler görülemediğinden geç teslime ilişkin bir değerlendirmenin de yapılamadığı;
3. (Davaya/takibe konu edilen 4 adet fatura karşılığının KDV hariç 246.532,09TLolarak hesaplandığı) Davacının takibe konu etmiş olduğu alacağının (246.532,09TL.-140.103,56TL.)= 106.428,53TL.; bu tutarın KDV’li tutarının ise (106.428,53TL. x 1.18)= 125.58,66TL. olarak hesaplandığı;
D.Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde:“davalıdan gecikme cezası talebinde bulunmasında yasal koşulların oluşup oluşmadığı; talep edebilecek ise gecikme cezası miktarının ne kadar olduğu” hususunda:
1. Davacı ile davalı arasında 02.09.2019 tarihinde, adi yazılı şekilde, ---- başlıklı sözleşmenin kurulduğu; ayrıca taraflar arasında yine adi yazılı şekilde, ------ bedelli, ------ tarihinde --- dahil ---- tarihinde---- başlıklı, KDV dahil ----- bedelli; ----- tarihinde “Yükseltme ve Söküm” başlıklı, KDV dahil ---- bedelli; ---- tarihinde --- başlıklı, KDV dahil ---- bedelli; ---- tarihinde---- başlıklı, KDV dahil ----. bedelli; --- tarihinde --- tarihinde KDV dahil ----KDV bedelli; ---- tarihinde KDV dahil ---+KDV bedelli; ----- başlıklı, KDV dahil ---- bedelli; ---- tarihinde ----- başlıklı, KDV dahil ---bedelli; ----- tarihinde KDV dahil ----+KDV bedelli; --- tarihinde ----” başlıklı, KDV dahil ---- bedelli; ---- tarihinde KDV dahil --- bedelli;-- tarihinde KDV dahil ---- bedelli; ---tarihinde -----başlıklı, KDV dahil ---- bedelli; --- tarihinde ---+KDV bedelli; ---- tarihinde ----+KDV bedelli; ---- tarihinde ----+KDV bedelli; ----- başlıklı sözleşmenin; ---tarihinde ---- başlıklı, KDV dahil 21.240TL. bedelli sözleşmenin kurulduğu; sözleşmelerde yer alan irade beyanları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce “eser sözleşmesi” olduğu ve davacının “yüklenici,” davalının da “işsahibi” sıfatını haiz olduğu; 2. Davacı yüklenici tarafından---- tarihinde davalıya gönderilen ---yevmiye numaralı ihtarnamede özetle bakiye bedel olarak 290.907,86TL.nin tebliğden itibaren 3 iş günü içinde ödenmesinin;ayrıca gecikme cezasının da ödenmesinin talep edildiği; bunun üzerine davalı işsahibi tarafından --- tarihinde davacıya gönderilen --- yevmiye numaralı ihtarnamede ise özetle eser imalatının eksik ve kusurlu yapıldığının ve taleplerin kabul edilmediğinin ileri sürüldüğü
(işbu ihtarnamenin----- tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşıldığı); davalı işsahibi tarafından ayrıca----- tarihinde davacıya gönderilen--- yevmiye numaralı ihtarnamede ise özetle eser imalatının eksik ve kusurlu yapıldığının beyan edildiği; davalı işahibi tarafından ---- tarihinde davacı yükleniciye gönderilen (ve davacıya---- tarihinde tebliğ edilmiş olan)--- yevmiye numaralı ihtarnamenin TBK m. 474/I (“İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa,
bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.”) hükmü gereğince “ayıbı bildirme (ihbar etme)” külfetini yerine getirdiği kanaatine varılabileceği; takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; 3. Bakiye eser bedeli yönünden talep: Yukarıdaki teknik inceleme neticesinde ayıplı imalatlar da göz önünde tutularak davacı yüklenicinin sözleşmelerde kararlaştırılan eser imalatlarına karşılık bakiye alacağının hesaplandığı; bu noktada TBK m. 470 hükmüne göre eser meydana getirme edimini ifa eden borçlu davacı yüklenicinin eser bedeli yönünden alacaklı olduğu kanaatine varıldığı; takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; bununla birlikte her ne kadar davacı yüklenici, hem sözleşmeye konu edilen eser imalatını hem de davalının talebi üzerine ek işler yaptığını beyan etmiş ise de yukarıdaki teknik inceleme neticesinde davacı yüklenicinin sözleşmelerde kararlaştırılandan başkaca bir ek iş yaptığının anlaşılamadığının belirtildiği, eğer bu tespit kabul edilir ise bu halde davacı yüklenicinin ek iş yönünden davalı işsahibinden alacaklı olmadığı kanaatine varılacağı; takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; 4. Gecikme cezası yönünden talep: a----- tarihli sözleşmenin 3. maddesinde “eser bedeli” olarak 1.751.294,52TL.nin kararlaştırıldığı; sözleşmenin 7.1 maddesinde ise sözleşme bedelinin %40’ının 90-120 gün vadeli evrak ile ödeneceği; kalan %60’lık kısmın da nakden ödeneceğinin belirlendiği; sözleşmenin 7.3
maddesinin de “…teslim edilen işin tutarınca teminat bedelleri kesildikten sonra miktarınca evrak ve nakit olarak ödenecektir.” şeklinde olduğu;
b. “Gecikme cezası”nın kararlaştırıldığı 02.09.2019 tarihli sözleşmenin 9.1 maddesinin “İşveren (davalı) tarafından taahhüt edilen ödeme süresi geçtiği takdirde, geçen her gün için hiçbir ihtarda bulunmaya ve ilam almaya gerek kalmaksızın sözleşme bedelinin %0.05’i oranında gecikme cezası kesilir. Ayrıca gecikme faizi isteme hakkı saklıdır.”; sözleşmenin 9.2 maddesinin ise “Teslim programında işin kısım kısım teslimi öngörülmüş ise, teslim programına göre belirlenen her kısım için ödeme gecikmeleri ayrı ayrı hesaplanır ve geciken kısmın bedeline göre 9.1 maddesinde belirtilen oranda gecikme cezası kesilir ve faiz talep edilir.” şeklinde olduğu; böylece taraflarca sözleşmenin 9. maddesinde TBK m. 179/II (“Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için
kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.”) hükmü gereğince “ifaya eklenen ceza koşulunun (cezai şartın)” kararlaştırıldığının anlaşıldığı;
c. Ancak ceza koşulu, asıl borca bağlı bir yan borç olup ceza koşulunu ödemeyi üstlenen borçlunun kendi üzerine düşen borcu ifa etmediği takdirde talep edilebileceği1; halbuki yukarıdaki teknik inceleme neticesinde, davacı yüklenici tarafından ayıplı eser imalatı yapıldığı tespit edildiğinden davacı yüklenici tarafından üstlenilen borcun (TBK m. 112 hükmündeki ifadeye göre) “gereği gibi ifa edilmediği” kanaatine
varılabileceği; bu halde de davalı işsahibine, gereği gibi ifada bulunulmadığından davacı yüklenici tarafından 02.09.2019 tarihli sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun TBK m. 97 ve TMK m. 2 hükmü uyarınca dürüstlük kuralı çerçevesinde istenip istenemeyeceği hususunu takdirin, elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; E.Ceza koşulunun istenebileceği kabul edilir ise bu halde: Yukarıdaki teknik incelemede, “davacı tarafça yapılan işlerin ne zaman ne şekilde teslim edilmiş
olduğuna ilişkin tutanak, teslim belgesi vb. gibi bilgi ve belgeler görülemediğinden geç teslime ilişkin bir değerlendirmenin de yapılamadığı” beyan edildiğinden ceza koşulunun hesaplanmasının mümkün olmadığı..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Taraflar arasında---- tarihli, KDV dahil toplam bedeli ----olan 5 adet sözleşme bulunduğu; ---- teslim tarihinin sözleşmeye göre --- tarihli ----işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre ---- tarihli ----işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre ---- tarihli ---- işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre ----- tarihli ---- işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre ------- olduğu; -Davacı tarafından kesilen toplam fatura bedelinin ---- olduğu ----- tarihli faturanın ---- tarihli sözleşmeye konu işe ilişkin olup, bu iş bedelinin KDV dahil ----- olduğu ve banka kayıtlarına göre davalının toplam ödemesinin ---- olup, son ödeme tarihinin -----olduğu hususları dikkate alınarak; a.Toplam iş bedeli ve faturalar bedeli arasındaki farkın sebebinin tespiti için ---- kayıtlarının incelenmesi, takibe konu faturaların taraflarca ------- bildirimine konu edilip edilmediği; b.Ayıp ihbarı ile ilgili hukuki değerlendirme mahkememize ait olmak üzere; her bir sözleşmeye konu iş yönünden; eksik ve/veya ayıplı iş olup olmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi ile iş bazında eksik ve/veya ayıplı işlerin giderilme bedeli; c.Geç teslim ve geç ödeme iddialarına ve gecikme tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin hukuki değerlendirme mahkememize ait olmak üzere; c.1.-------- bedelli faturaların hangi sözleşmedeki işlere konu olduğu, c.2.Dava tarihi itibariyle bu 3 fatura yönünden, fatura içeriğindeki işlere dair sözleşmeler dikkate alınarak gecikme tazminatının hesaplanması için ek rapor düzenlenmesi amacıyla dosya aynı heyete tevdii edilmiştir.Bilirkişinin ------ tarihli raporunda özetle; "...Borçlar mevzuatı yönünden yapılan inceleme neticesinde: Sayın Mahkemece 11.06.2024 tarihli celsede “ayıp ihbarı ile ilgili hukuki değerlendirme ile geç teslim ve geç ödeme iddialarına, gecikme tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkeme’ye ait olduğuna karar verilmiş olup
a. Bakiye eser bedeli yönünden talep: Teknik inceleme neticesinde eser meydana getirme edimini ifa eden borçlu davacı yüklenicinin, imal ettiği esere ilişkin bedel yönünden alacaklı olduğu kanaatine varıldığı; takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; bununla birlikte davacı yüklenici tarafından hem sözleşmeye konu edilen eser imalatının hem de davalının talebi üzerine ek işlerin yapıldığı beyan edilmiş olup teknik inceleme neticesinde davacı yüklenicinin sözleşmelerde kararlaştırılandan başkaca bir “ek iş” yaptığının tespiti halinde ek iş bedelinin iş sahibinden talep edilebileceği kanaatine varılacağı; takdirin elbette Sayın Mahkeme’ye ait
olduğu;
b. Gecikme cezası yönünden talep:
a. ----- tarihli sözleşmenin 3. maddesinde “eser bedeli” olarak ---- kararlaştırıldığı; sözleşmenin 7.1 maddesinde ise sözleşme bedelinin %40’ının 90-120 gün vadeli evrak ile ödeneceği; kalan %60’lık kısmın da nakden ödeneceğinin belirlendiği; sözleşmenin 7.3 maddesinin de “…teslim edilen işin tutarınca teminat bedelleri kesildikten sonra miktarınca evrak ve nakit olarak ödenecektir.” şeklinde olduğu;
b. “Gecikme cezası”nın kararlaştırıldığı 02.09.2019 tarihli sözleşmenin 9.1 maddesinin “İşveren (davalı) tarafından taahhüt edilen ödeme süresi geçtiği takdirde, geçen her gün için hiçbir ihtarda bulunmaya ve ilam almaya gerek kalmaksızın sözleşme bedelinin %0.05’i oranında gecikme cezası kesilir. Ayrıca gecikme faizi isteme hakkı saklıdır.”; sözleşmenin 9.2 maddesinin ise “Teslim programında işin kısım kısım teslimi öngörülmüş ise, teslim programına göre belirlenen her kısım için ödeme gecikmeleri ayrı ayrı hesaplanır ve geciken kısmın bedeline göre 9.1 maddesinde belirtilen oranda gecikme cezası kesilir ve faiz talep edilir.” şeklinde olduğu; böylece taraflarca sözleşmenin 9. maddesinde TBK m. 179/II (“Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.”) hükmü gereğince “ifaya eklenen ceza koşulunun (cezai şartın)” kararlaştırıldığının anlaşıldığı; c. Ancak ceza koşulu, asıl borca bağlı bir yan borç olup ceza koşulunu ödemeyi üstlenen borçlunun kendi üzerine düşen borcu ifa etmediği takdirde talep edilebileceği; ancak teknik inceleme neticesinde, davacı yüklenici tarafından ayıplı eser imalatı yapıldığı tespit edildiğinden davacı yüklenici tarafından üstlenilen borcun (TBK m. 112 hükmündeki ifadeye göre) “gereği gibi ifa edilmediği” kanaatine varılabileceği; bu halde de davalı işsahibine, gereği gibi ifada bulunulmadığından davacı yüklenici tarafından ----- tarihli sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun TBK m. 97 ve TMK m. 2 hükmü uyarınca dürüstlük kuralı çerçevesinde istenip istenemeyeceği hususunu takdirin, elbette Sayın Mahkeme’ye ait olduğu;
D. Ceza koşulunun istenebileceği kabul edilir ise bu halde: Yukarıdaki teknik incelemede, “davacı tarafça yapılan işlerin ne zaman ne şekilde teslim edilmiş olduğuna ilişkin tutanak, teslim belgesi vb. gibi bilgi ve belgeler görülemediğinden geç teslime ilişkin bir değerlendirmenin de yapılamadığı” beyan edildiğinden ceza koşulunun hesaplanmasının mümkün olmadığı, ---- tarihli faturanın ----- tarihli sözleşmeye konu edilen işe ilişkin olduğu, bu iş bedelinin KDV dahil ----olduğu ve banka kayıtlarına göre davalının toplam ödemesi---- olup, son ödeme tarihinin ---- olduğu hususları dikkate alınarak: a. “Toplam iş bedeli ve faturalar bedeli arasındaki farkın sebebinin tespiti için -----
kayıtlarının incelenmesi, takibe konu faturaların taraflarca ----bildirimine konu edilip edilmediği” hususunda mali inceleme neticesinde: Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı ve Defter Kayıtlarının İncelenmesi Yönünden: Davacı ----- ticari defterlerinin incelenmesi hususunda------Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirmiş olduğu Mali Müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde;----- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ---yılında ikinci sınıf işletme defterin tabi mükellef olması sebebiyle cari/açık hesap izlenimi yapılamadığı ----- yılında birinci sınıf bilanço defteri tutan mükellef olduğu ve incelenen defter kayıtlarında takip dayanağı ----tarihli faturaların davalı aleyhine kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 167.037,13 TL tutarında alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
b. Davalı-----dosya kapsamında incelenen ----- yıllarına ilişkin incelenen ticari defterlerinin açılış ve kapanış onayları ile GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı tarafa ---- takip tarihi itibariyle ----utarında borçlu gözüktüğü, Öte yandan Sayın Mahkemenin talebiyle dosya kapsamında
celp edilen ve raporun 3.c.2 bölümünde incelenen----- bildirim formlarında davalının bağlı bulunduğu kendi vergi dairesi müdürlüğüne davacı-------- yılında 1 adet KDV HARİÇ ----- yılında da 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ-----utarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, davalı şirketin --bildirimine konu etmiş olduğu toplamda 4 adet faturanın davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan etmeyeceğinden ve ticari defterlerinde kendi aleyhine kaydetmeyeceğinden işbu faturalar içeriği mal/hizmetin davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin bulunduğu değerlendirilmiştir.
c.“Her bir sözleşmeye konu iş yönünden; eksik ve/veya ayıplı iş olup olmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi ile iş bazında eksik ve/veya ayıplı işlerin giderilme bedeli” hususunda teknik inceleme neticesinde: Davacı tarafından, davalı işyerinde yapılan çelik işlerine ilişkin sözleşmeler ayrı ayrı yapılmış olsa da yerinde yapılan inceleme sırasında bu işler birbirini tamamlayan nitelikte bulunması sebebiyle ayrı ayrı değerlendirilmesi mümkün bulunamamaktadır. Kök raporda bu husus açıklanarak, davacı tarafından yapılan işlere ait ayıplı ve gizli ayıplı işler açıklanarak giderilme bedel tutarı da takdiren yapılmış bulunmaktadır.
d.“----- tarihli ve ----tarihli ve---- bedelli faturaların hangi sözleşmedeki işlere konu olduğu” hususunda teknik inceleme neticesinde: Davacı takibe konu etmiş olduğu alacağını, 3 faturaya dayandırmış, söz konusu edilen faturalar kök raporda açıklanmış, kök raporda ve yukarıda yapılan açıklamalara bağlı bulunarak, değişik iş raporu, uzman görüşü ve önceki bilirkişi raporu ile mahallinde yapılan inceleme sırasında, tarafların yapılan işlere ilişkin iş anılma adları farklılar göstermiş olduğundan, kök raporda da açıklaması yapıldığı üzere,
yapılan işler teknik heyetçe, herhangi bir iş tanımı yanılgısına sebebiyet verilmemesi adına fabrika içi imalatlar, fabrika dışı imalatlar olarak inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Diğer yandan söz konusu faturalarda, genel olarak iş tanımları ayrımı yapılmadan, çeşitli çelik malzeme işleri ile açıklanmıştır. Davacı tarafından faturalarda açıklanan çelik işleri sözleşmelere konu edilen tüm işlerde kullanılmıştır. e. “Dava tarihi itibariyle bu 3 fatura yönünden, fatura içeriğindeki işlere dair sözleşmeler dikkate alınarak gecikme tazminatının hesaplanması” hususunda teknik inceleme neticesinde: Kök raporda, teknik heyet değerlendirmesinde, Dosya kapsamına göre, davacı
tarafınca yapılan işlerin ne zaman ne şekilde teslim edilmiş olduğuna ilişkin tutanak, teslim belgesi vb. gibi bilgi ve belgeler görülemediğinden, geç teslime ilişkin bir değerlendirme yapılamamıştır. Şeklinde açıklama mevcut bulunmaktadır. Açıklanan bu hususlara ilişkin dosyaya kök rapor sonrası yeni bir belge ve bilgi sunulmamış olduğundan gecikme tazminatına ilişkin bir hesaplama teknik heyet yönünden yapılamamıştır..." şeklinde kanaat belirttikleri görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. TBK’nın 470 ve devamı maddelerine göre, yüklenici bir bedel karşılığında iş sahibine bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de yapılan iş karşılığı bir bedel ödemeyi yükümlenmiştir. Yüklenici, eseri sözleşmeye fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak imal edip, tam ve eksiksiz olarak süresinde iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. Eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu durumlarda kural olarak işin yüklenici tarafından yapılıp tamamlandığı karine olarak kabul edilir. TBK'nın 474.maddesi gereği; iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Ayıp halinde iş sahibinin seçimlik hakları 475.maddede düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. "Yasanın 477.maddesine göre ise; "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır."Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Tüm bu açıklamalar ışığında; taraflar arasında -----dahil toplam bedeli ---- olan 5 adet sözleşme bulunduğu; ------ tarihli ---- teslim tarihinin sözleşmeye göre -----işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre ---- işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre----işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre ------- işinin teslim tarihinin sözleşmeye göre ----- olduğu; sözleşmenin 4.2.maddesine göre KDV'nin davalı üzerinde olduğu, toplam iş bedelinin KDV dahil ----olduğu, davacı tarafından -----bedelli (bakiye ---- takibe konu edilmiştir), ------ bedelli olmak üzere toplam---- fatura düzenlendiği, ----- tarihli faturanın ---- tarihli sözleşmeye konu işe ilişkin olup, bu iş bedelinin KDV dahil --- olduğu (------banka kayıtlarına göre davalının toplam ödemesinin ----- olup, son ödeme tarihinin ------ olduğu; iş teslimine veya kesin hak edişe dair bir tutanak bulunmasa da davalının geç teslim iddiasının bulunmadığı, davalının iddiasının eksik ve ayıplı teslim olduğu, keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi heyetinin raporuna göre eksik teslim bulunmadığı, 26/07/2019 tarihli son iş dışındaki işlerde ayıplı teslim bulunduğu; takip dayanağı faturaların davacı defterlerinde davalı aleyhine kayıtlı olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 167.037,13 TL tutarında alacaklı gözüktüğü; davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı tarafa ----- takip tarihi itibariyle 290.806,95-TL borçlu gözüktüğü, ---- bildirim formlarında davalının bağlı bulunduğu kendi vergi dairesi müdürlüğüne davacıdan 2019 yılında 1 adet KDV HARİÇ --------- yılında da 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 141.556,00-TL tutarında “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, davalı şirketin ------- bildirimine konu etmiş olduğu toplamda 4 adet faturanın davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan ibaret olduğu; işlerin geç teslim edildiğine dair bir iddia olmadığından sözleşmeye göre 1.işin ---- tarihinde, 2.işin ---- tarihinde, 3.işin ---tarihinde, 4.işin ---- tarihinde ve ayıp bulunmayan son işin ---- tarihinde teslim edilmiş sayılacağı, davalının son ödemesinin ------ olduğu; TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibinin açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinin ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanıdığı, bunların eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkı olduğu; tarafların ---- kayıtlarının uyumlu olup, ----- yılında 1 adet KDV HARİÇ ----- yılında da 3 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ ---- tutarındaki toplam fatura bedelinin ---olduğu, davacı tarafından davalıya kesilen ve davalının da ------bildirimine konu ettiği fatura toplamının---- olduğu (1.943.732,00+%18 KDV'si), takdiren toplam fatura bedelinin %8'ine denk gelen 183.488,30-TL'nin eksik-ayıplı işler bedeli olarak mahsup edilebileceği; takibe esas 4 adet fatura bakiye alacak toplamı olan 290.907,86-TL'den eksik ayıplı iş bedeli olarak takdir edilen 183.488,30-TL'nin mahsubu neticesinde davacının 107.419,56-TL alacağının kaldığı, davalıya gönderilen ihtarnamedeki alacak bedeli fazla yazıldığından temerrüt oluşmayacağı anlaşılmakla; davacının davasının itirazın iptali talebi yönünden kısmen kabulü ile, davalının ---- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin bakiye asıl alacak olan 107.419,56-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari faiz işletilmesine karar verilmiş, alacak miktarının yargılama sonucu belirlenmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir.Cezai şart talebi yönünden; ceza koşulunun, asıl borca bağlı bir yan borç olup, talep edilebilmesi için, talep edenin kendi üzerine düşen borcu ifa etmesi gerektiği, ancak teknik inceleme neticesinde, davacı yüklenici tarafından ayıplı eser imalatı yapıldığı tespit edildiğinden davacı yüklenici tarafından üstlenilen borcun (TBK m. 112 hükmündeki ifadeye göre) “gereği gibi ifa edilmediği” kanaatine varılabileceği; davacı yüklenici tarafından ceza koşulunun istenmesinin TBK m. 97 ve TMK m. 2 hükmü uyarınca dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı anlaşılmakla; davacının davasının cezai şart alacağı talebi yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-1-Davacının davasının itirazın iptali talebi yönünden KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının------sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin bakiye asıl alacak olan 107.419,56-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari faiz işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacak miktarının yargılama sonucu belirlenmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,
B-1-Davacının davasının cezai şart alacağı talebi yönünden REDDİNE,
C-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 7.337,83-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 3.773,80-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.551,72-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.012,31-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
D-Davacı tarafından yatırılan toplam 5.325,52-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
E-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, keşif harcı, keşif araç yol ücreti, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 18.216,05-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 6.274,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11.941,25-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
F-Davalı tarafından vekalet harcı, bilirkişi ücreti ve tebligat gideri olarak sarf edilen 15.511,70-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 10.168,45-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5.343,25-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
G-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
H-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 32.707,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
I-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 454,69-TL'nin davalıdan, 865,31-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
İ-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.11.03.2025