T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/524 Esas
KARAR NO: 2025/189
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:19/07/2024
KARAR TARİHİ:26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------ ile kayıtlı bir limited şirketti olduğunu, müvekkili şirket ise------ dosyasıyla şirketin alacaklısı konumunda olduğunu, Tasfiye edilen şirket adına kayıtlı Müvekkili şirkete rehinli----plakalı araç bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin ---------- Esas sayılı dosyasıyla alacağının takibini yapabilmesi için şirketin tasfiye haline dönüşmesi ve tüzel kişiliğinin ihyası gerekmekte olduğunu, nitekim 6102 sayılı TTK’nın ‘ek tasfiye’ hususunu düzenleyen 547. maddesi; “(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” şeklinde olduğunu somut olayda da şirket sicilden silinmiş olmasına rağmen müvekkili Şirketin alacaklı olduğu------- Esas icra dosyasından işlemlerin yürütülebilmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunu ------ açısından ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğundan taraflarınca işbu davayı açarak şirketin ihyasını davasını açtıklarını karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını talep etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- tarihli ---- yayımlanarak yürürlüğe giren ----- maddesine göre, müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, -------, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili --------- resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu, "Mahkemece şirketin terkin tarihinden sonra açılan davada davalı konumunda olan terkin edilen şirketin haklı nedenle ihyası gerektiği kabul edilmiş, masraf ve ücreti vekaletin davalı ----------- yüklenilmesine karar verilmiştir. Ancak ihya konusunda haklı sebep kabul edilen davacının açmış olduğu dava, ------- TTK'nın geçici 7. maddesine göre derdest bir dava yokken yaptığı terkin işleminden sonra açılmış olduğundan davalı------- yargılama gideri ve ücreti vekaletten sorumlu olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." Mahkemece şirketin terkin tarihinden sonra açılan davada davalı konumunda olan terkin edilen şirketin haklı nedenle ihyası gerektiği kabul edilmiş, masraf ve ücreti vekaletin davalı ----- yüklenilmesine karar verilmiştir. Ancak ihya konusunda haklı sebep kabul edilen davacının açmış olduğu dava, ----- TTK'nın geçici 7. maddesine göre derdest bir dava yokken yaptığı terkin işleminden sonra açılmış olduğundan davalı ------- yargılama gideri ve ücreti vekaletten sorumlu olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiş olduğunu, Dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerekmekte olduğunu, 29.05.2024 tarihinde ------ yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı türk ticaret kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkil müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin belirtilmesi gerektiğini, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE;Dava, dava dışı ---- sayılı dosyası için ihyası talebidir.Davaya konu -----TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 18/02/2015 tarihinde terkin edilmiştir.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ----- terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere ------- aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, ------- hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.Somut olayda; dosya arasında bulunan -------- incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından ---- tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre terkin edilmiştir.Davalı ----- ihyası istenilen şirket adına tebligat çıkartılmadığı, ----- Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7/4-a maddesi uyarınca, şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekmesine rağmen şirket temsilcilerine tebligat çıkarılmamış olduğu ve terkine ilişkin ihtarın yalnız ilan yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır.TTK'nun 547. maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekecektir.İhyası istenen şirket 6102 sayılı yasanın TTK' nun geçici 7 maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı yasanın geçici 7/2. maddesine aykırı olup esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekip, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmamaktadır. ------İhyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre re'sen terkin edildiği, TTK’nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı anlaşılmakla, terkin işlemini TTK'nın Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olacağı açıktır. Bu durumda, HMK 326.maddesi uyarınca davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. ------Yapılan yargılama sonucu; toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ticaret sicil kayıt örneklerine göre; dava dışı ------- TTK'nun 7. maddesi kapsamında terkin edildiği, ------ Esas dosyasının görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın------- Esas sayılı dosyalarına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın TTK Geçici 7. Maddesi Uyarınca KABULÜ ile,
------- Esas sayılı dosyasının görülmesi ve infazı ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2-Tasfiye memuru olarak ----- atanmasına,
3-Karar kesinleştiğinde ------- gönderilmesine,
4-Harçlar yasasına göre alınması gereken 615,40-TL karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Kullanılmayarak artan gider avansının istemi halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2025