T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/319 ESAS
KARAR NO:2025/195
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06.05.2024
KARAR TARİHİ: 04.03.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ------- pazarlama, dağıtım ve ticaretini yapmakta olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki sonucunda; davacı şirket tarafından davalı şirkete ürün / mal satışı yapıldığını, bu kapsamda davacı tarafından dava konusu e- faturalar ve e-irsaliyeler usulüne uygun şekilde tanzim edildiğini, davalı şirkete tebliğ edildiğini ve cari hesabına yansıtıldığını, tanzim edilen e-faturaların; ----- bedelli fatura, tanzim edilen e-irsaliyeler --------olduğunu, davalı şirketin söz konusu faturalara itiraz etmediğini, bu nedenle TTK'nın 21/2. Maddesinde yer alan "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." şeklindeki hüküm gereğince, davacı şirket tarafından gönderilen fatura içeriklerini kabul ettiğini, davalı şirketin, davacı şirkete 29.09.2023 tarihinde 473,65-TL tutarında kısmi bir ödeme yaptığını ancak dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap dökümünde de yer aldığı üzere, fatura bedellerinden kalan 8.435,75-TL'yi ödemediğini, davacı şirketin kalan 8.435,75-TL alacağının davalı şirketten tahsili amacı ile 18.12.2023 tarihinde --------- sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrinin 25.12.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini ancak davalı şirketin 28.12.2023 tarihli itiraz dilekçesinde ödeme emrine, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, tüm bu nedenlerle; itirazın iptalini, itiraz nedeniyle duran takibin devamını ayrıca alacak miktarı belirli ve sabit olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durduran davalı şirket aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ------ sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; davalı ile aralarındaki ticari ilişkinden kaynaklı olarak alacaklı olduklarını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini iddia etmiş; davalı taraf davaya cevap vermemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ----- bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Dava konusu uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında mal alım-satımına dayalı ticari ilişki olup olmadığı, ilişki varsa, davacının kısmen ya da tamamen mal teslimini yapıp yapmadığı, davalının kısmen veya tamamen ödemede bulunup bulunmadığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.------ sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, 18/12/2023 vade tarihli cari hesap ekstresine dayalı olarak 8.435,75-TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı görülmüştür.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.Bilirkişinin 21/12/2024 tarihli raporunda özetle; "...A-Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı ------ yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2023 yılına ilişkin fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter açılış ve kapanış onayları ile aynı yıllara ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K” nu ve V.U.K” nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. B-Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacı ------raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 19/12/2023 takip tarihi itibariyle 8.435,75 TL tutarında borç bakiyesinin bulunduğu, Eş deyişle davacının kendi ticari defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı açık hesabından 8.435,75 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı------- tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğinden davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın karşılaştırmalı olarak incelenen ---- bildirim formlarında; Kural olarak vergi dairesine yapılan ------ bildirimlerinde kanunla belirlenmiş sınır ---- ve üzeri tarafların “alım” ve “satıma” konu faturalarını içermektedir. Eş deyişle; aylık alım, satım tutarı toplamda KDV HARİÇ 5.000,00 TL altında kalınması halinde ------ bildirim zorunluluğu bulunmamaktadır. Davacı alacaklının takip konusu yapmış olduğu açık hesap bakiyesin oluşturan ------- dönemlerine ait davalı şirket adına düzenlemiş olduğu faturalarının aylık toplam tutarının KDV hariç 5.000,00 TL” nin altında olduğu, bu sebeple her iki tarafın incelenen ------ bildirimlerinde yer almadığı görülmüş, Raporun 4.b.2.bölümünde davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesi alacağını oluşturan faturalar ve dayanağı olarak gösterilen sevk irsaliyeleri incelendiğinde; faturaların davacı şirket tarafından davalı şirket adına temel fatura, fatura ekinde yer alan sevk irsaliyelerinin de temel e-irsaliye olarak düzenlendiği, e-irsaliye içeriklerinde de; -------- yazılı olduğu, imzalarının ise bulunmadığı, her ne kadar sevk irsaliyeleri e-irsaliye olarak düzenlenmiş olsa da, e-irsaliye çıktılarında teslim alan kaşe/imza bilgisinin de yer almadığı görülmüştür. Tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde; davacı alacaklının -----sayılı takip dosyasındaki 8.435,75 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat külfeti altında olduğu, takip dayanağı açık hesap bakiyesi alacağını oluşturan e-fatura içeriklerinde yazılı malları davalı tarafa tartışmasız olarak teslim ettiğine ilişkin davalının yada davalı adına hareket edenlerin imzasının bulunduğu, irsaliye, depo fişi, teslim fişi gibi somut belgelerle ispat etmesi gerektiğideğerlendirilmiş olup, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin defter ve belgelerini incelemeye sunduğu, davalı şirketin defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, bu nedenle defter ve belge sunmaktan kaçınmış sayıldığı, davacının cari hesabına esas--------- bedelli faturaların ve e-irsaliyelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, e irsaliyelerde teslim eden araç plakası ve şoför adlarını yazılı olduğu, davalı şirketin söz konusu faturalara itiraz etmediği, TTK'nın 21/2. Maddesine göre, itirazda bulunmayan davalının fatura içeiğni kabul etmiş sayılacağı, davacının ticari ilişkiyi ve mal/hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının bu yönde bir delil sunmadığı anlaşılmakla; davacı davasını ispat ettiğinden davasının kabulüne karar verilmiş, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan icra inkar tazminatı talebi kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE,
-Davalının ---------- sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine,
2-Asıl alacak miktarı olan 8.435,75-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 42,18-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 145,62-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan toplam 469,78-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 4.545,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 8.435,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.04.03.2025