T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :2023/883 Esas
KARAR NO:2025/163
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/12/2023
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ------- sayılı dosyası ile 7 örnek ödeme emri gönderilmek suretiyle girişilen ilamsız icra takibine, davalının her hangi bir borcu bulunmadığından bahisle itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, müvekkilinin davalıya faturalı olarak ekmek satmış olup, davalının biriken fatura borcunu------- olarak kabul ettiği, ancak buna rağmen borcunu ödemeyen davalının icra takibi açıldıktan sonra aynı gün müvekkil şirket hesabına 10.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak bakiye alacak için yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, ------ arabuluculuk numarası ile başvuru yapıldığı ancak, toplantıya anlaşılamama şeklinde son verildiği, bu nedenle; davalının itirazının iptali ile davalının 10.000,00 TL ödemesi düşüldükten sonra takibin devamına, davalının alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilerek, takip sonrası işleyen faiz alacak taleplerinin kabulüne, masraf, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ----- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- kayıtları celp edilmiş, ---- tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 15.11.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 15.11.2024 tarihli raporunda özetle, "...Davacı şirketin incelenen ticari defterlerine göre, yevmiye ve defteri kebir defterlerinin e – defter olarak tutulduğu ve envanter defterinin açılış tasdiklerinin bulunup, takip ve davaya konu olan faturaların ticari defterlerinde kayıt altına alındığı ve bağlı bulunduğu ------- mal satışı olarak bildirildiği görüldüğünden, takip ve davaya konu faturaların davalının bağlı bulunduğu ----mal alışı olarak bildirildiği görüldüğünden, davacının davalıdan -----takip tarihi itibariyle 100.948,70 TL tutarınca alacağının bulunduğu ve bu tutara takipte talebi ile bağlı olarak yıllık % 10,75 ve sonraki dönemlerde değişen oranlarda avans faiz isteminin mümkün bulunduğu, davacı taraf her ne kadar takipten önce 3.104,28 TL tutarınca faiz istemiş ise de, taraflar arasında bir sözleşme, alacaklı tarafın borçluyu temerrüde düşürücü ihtar ve / veya ihbarı ve davacı tarafın takipte ve davada TTK. 1530. maddesine göre talebi bulunmadığından, davacının takipten önce istediği faizin yerinde olmadığı, tarafların masraf, inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile----- üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, inceleme gün ve saatinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalını ticari defter ve kayıtlarının ibraz etmediği, ibrazdan kaçındığı anlaşılmıştır. Ayrıca tarafların -------- üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından ---- bildirildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen fatura alacağına ilişkin hizmeti kabul edip ------ de bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde davalı, beyanname vermekle faturalara konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. ------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle defter ibrazından kaçındığı, HMK 222/3 maddesi gereğince davacı ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı tarafça icra takip tarihi ile aynı gün 10.000,00-TL ödeme yapılması sebebiyle bu miktarın asıl alacaktan tenzil edilmesi gerektiği, davacının takip tarihi itibariyle 100.948,70-TL alacaklı olduğu, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile işlemiş faiz talep edilmediği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne, davalının ------ takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 100.948,70-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
-Davalının ------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 100.948,70-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 6.895,81-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.153,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.742,11-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.153,70-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 38,40-TL vekalet harcı, 587,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.395,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/02/2025