T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/853 Esas
KARAR NO:2025/162
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde saat 07:59 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracı ile ---- üzerinde ışıklı kavşakta ---- göre kırmızı ışık ihlali yaparak aracının sağ ön köşe kısımları ile sürücü ----sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracın sol ön köşe kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, olduğunu, ----plaka sayılı araç sürücüsünde yetersiz ehliyet bulunduğu, kaza tespit tutanağına göre ---- plaka sayılı araç sürücüsünün KTK Madde 47/1-b maddesini ihlal etmiş olduğun belirtilmiş olduğu, kaza kapsamında -----plaka sayılı aracın sol ön far sol ön sis lambası ve ön tampon aksamında hasar meydana gelmiş olduğunu, müvekkili tarafından eksper raporuna göre sigortalısının 6.392,00 TL tutarındaki zararının 29.08.2022 tarihinde karşılanmış olduğunu, karşı taraf sürücünün % 100 kusurlu olduğu, alacağın tahsili için davalıya müracaat edilmiş olduğunu ancak cevap alınamadığını, bu nedenle icra takibi başlatılmış olduğu ancak takibin yapılan itiraz ile durdurulmuş olduğunu, bu vs. nedenler ile itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı bulunduğu, --- plaka sayılı aracın 17.01.2023 tarihinde ------ uzun süreli olarak kiralanmış olduğunu, kaza tarihinde müvekkilin işleten sıfatını bulunmadığını, bu nedenle müvekkilin tazminat sorumluluğunun da bulunmadığı, davanın ---- ihbar edilmesi gerektiğini, bu vs. nedenler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle yapılan ödemenin rücuan tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, 23/05/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ortaya çıkan hasarın tazmini için ödemede bulunulduğunu, davalı/sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz ve/veya yetersiz ehliyet ile araç kullandığını, davalı sigortalının dava konusu zarardan sorumlu olduğunu, oluşan zararın davalı/sigortalısından rücuen tazmini amacıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, uyaptan dava konusu araçların trafik tescil kayıtları alınmış,------ üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, 01.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01.06.2024 tarihli raporunda özetle, "...Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, Söz konusu kaza kapsamında kazanın oluş şekli, çarpma noktası vb. etkenlerin birlikte değerlendirilmesi ile dava konusu araçta KDV hariç ve işçilik dahil 6.774,46 TL hasar meydana gelmiş olduğu, bu kapsamda talebe bağlılık ilkesi gereği davacı tarafından talep edilerek icra takibine konu edilmiş olan 6.392,00 TL nin kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, Davaya konu Trafik Kazası Kapsamında; -------- araç sürücüsü ----- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, Söz konusu kaza kapsamında aracın maliki/işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk yönünden değerlendirilmesinin Sn. Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu, Dava konusu kazanın ----- plaka sayılı araç sürücüsü---- kırmızı ışık ihlali nedeni ile meydana gelmiş olduğundan ---- plaka sayılı araç sürücüsü ------ KUSURSUZ olduğu, SİGORTA YÖNÜNDEN SONUÇ Yabancı ehliyetli araç sürücüsü ------ ülkemize giriş ve çıkış tarihlerinin bilinmesine ihtiyaç bulunduğu, ------ gerekli kayıtların celbi sonrasında sürücünün ülkemizde 6 aydan fazla kalıp kalmadığı ehliyetli sayılıp ayılmayacağının belirlenebileceği, Davacının ödeme belgesi ibraz etmediği, sadece mağdur ----- aralarındaki cari hesap listesini sunduğu, bu listede de 6.392 TL lik bir tutar görülmediği, Ödeme belgesinin ibrazı gerektiği, Davalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olması halinde , davacı sigorta şirketinin davalı ----aracın işleteni sıfatına sahip olmasa da, sözleşme ilişkisi halen devam ettiği ve sigorta ettiren de olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı sıfatı ile rücu edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı sigorta şirketi, davalı ----adına kayıtlı aracın ---- olup kaza sırasında sigortalı aracı kullanan kişinin ehliyetsiz olduğu ileri sürerek poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuan tazmini talebinde bulunmuştur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü davacı sigorta şirketine aittir. Davacı vekili dava dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün ehliyetsiz olduğunu belirtmiş olup sürücünün ehliyetsiz bir şekilde araç kullanırken kazaya sebep olduğunun davacı sigorta şirketi tarafından ispat edilmesi gerekmektedir.Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88/1-b fıkrasında; "Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur" denilmektedir. Bu kapsamda dava dışı araç sürücüsü ----ülkemizde kaldığı sürenin tespiti için ------müzekkere yazılmış, cevabi yazı incelendiğinde dava dışı sürücüsünün ülkemizde altı aydan uzun süre kalmadığı bildirilmiştir. Başka bir deyişle, dava dışı araç sürücüsü-----kaza tarihinde kendi ülkesinin ehliyeti geçerli olup Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 88/1-b fıkrası gereğince ülkemizde bulunduğu sürede de yeterli ve geçerli sürücü ehliyetine sahip olduğu anlaşımıştır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi tarafından ileri sürdüğü rücu şartlarının ------ yöntemince ispatlanamaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 120,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 6.609,90-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/02/2025