T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2016/54
KARAR NO: 2025/172
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15.01.2016
KARAR TARİHİ: 25.02.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin şubesi olarak taraflar arasında imzalanan 01.07.2007 tarihli taşeronluk sözleşmesi gereğince ---- Caddesi ---- Sokak No:---- adresinde davalı adına 01.11.2007 - 02.02.2015 tarihleri arasında fason olarak poilproplen büyük torba - mal üretimi yaptığını, davalının taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesini erken fesih ettiğini, müvekkilinin erken fesih sebebiyle iş kaybına uğradığını, zarar gördüğünü, taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinin 4 - 1 maddesi gereğince feshin nasıl yapılacağının açıkça yazılı olduğunu, davalı işverenin bir ay önce yazılı bildirimde bulunmak şartı ile sözleşmeyi feshetme yetkisine sahip olduğunu, davalı işverenin de sözleşmenin bu maddesi gereğince müvekkiline ------. Noterliğinin 24.12.2014 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiğini, bu ihtarnamenin müvekkiline 30.01.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi gereğince sözleşmenin ihtarnamenin müvekkiline tebliğini takip eden bir ay sonrası olan 28.02.2015 tarihinde sona ermesi gerekirken, davalının sözleşmeye aykırı olarak sözleşmeyi 02.02.2014 tarihinde fesih ettiğini, kendisine ait demirbaşları 05.02.2015 tarihinde teslim aldığını (---- Noterliğinin, 24.12.2014 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi), bunun üzerine müvekkilinin de erken fesih nedeniyle uğramış olduğu, yirmi yedi günlük iş kaybı nedeniyle maddi zararın tahsili için davalı firmaya ----Noterliğinin 04.02.2015 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ettiğini ancak davalının kendisine verilen süre içerisinde ödeme yapmadığını, yine davalının 14.02.2015 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü, müvekkilinin borçlu aleyhine erken fesih sebebiyle yirmi yedi günlük kazanç kaybı alacağının (işbu kazanç kaybının son bir yıl içerisinde davalıya yapılan aylık iş tutarı ortalamasına göre hesaplandığını) tahsili için borçlu aleyhine ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasından icra takibi yaptığını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, tüm bu nedenlerle; davalının itirazının iptali ile takibin devamını, davalının takip miktarı üzerinden %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, bu nedenle davanın esasına girilmeden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin davacı ile arasındaki sözleşmeyi -----Noterliğinin 24.12.2014 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 02.02.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshettiğini, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca müvekkilinin böyle bir hakkının mevcut olduğunu, davalının bahsettiği fesih ihtarnamesinin davalının sözleşmede tebligat adresi olarak belirttiği yere gönderildiği, davalı tarafça dosyaya sunuları sözleşmenin 6. Maddesinde taraflarca adres değişikliğinin belirtilmediği sürece, bu adrese yapılan tebligatların geçerli sayılacağının açıkça belirtildiğini, yapılan fesihte herhangi bir hukuka aykırılığın mevcut olmadığını, davacının müvekkili şirketi aradaki ticari ilişki nedeniyle ibra ettiğine dair bir ibraname düzenlediğini, bu ibranamede müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağının kalmadığını açıkça beyan ettiğini, davacı tarafça davaya konu icra takibinde 206.199,00-TL talep edildiğini, davacının bu miktarı neye göre hesap ettiğinin belirsiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte takip konusu bu alacağın da davacı tarafça açıklanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle, haksız ve dayanaksız davanın reddini, davacının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; -----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı vekili özetle; taraflar arasında 01/07/2007 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davalı için 01/11/2007-02/02/2015 tarihleri arasında fason olarak poliproplen torba üretimi yaptıklarını, davalının sözleşmeyi haksız ve bildirimsiz olarak feshettiğini, fesih ihbarnamesinin kendilerine 30/01/2015'te tebliğ edildiğini, sözleşmeye göre davalının feshi 1 ay önceden yazılı olarak bildirmesi gerektiğini, bu nedenle ihtarnamenin tebliğinden bir ay sonra sözleşmenin sona ermiş sayılabileceğini, 27 günlük iş kayıplarını ödenmesi için takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekil ise; sözleşmeyi usulüne uygun olarak feshettiklerini, davacının davalıyı ibra ettiğine dair bir ibraname düzenlediğini, davacının hiçbir alacağının olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin BA/BS kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, davalı vekilinin cevap dilekçesinde geçen ibranamenin sahteliği iddiası ile ilgili başlatılan soruşturma dosyası celp edilmiş, icra dosyası celp edilmiş, mahkememizin -----esas sayılı dosyasının karara çıkması beklenmiş, bilirkişi raporu alınmış, yargılama esnasındaki yasa değişikliği nedeniyle basit yargılama usulüne geçilerek dava sonuçlanmıştır.
-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, 23/12/2015 tarihinde; 27 günlük kazanç kaybına dayalı olarak, 189.000,00-TL asıl alacak ve 17.199,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 206.199,00-TL üzerinden takip başlattığı; davalının icra dosyasına 28/12/2015 tarihinde itiraz ettiği, davacının davasını 15/01/2016 tarihinde 206.199,00-TL üzerinden açtığı görülmüştür.---- CBS'nin--- soruşturma sayılı dosyanın yapılan incelemesinde; dosyamızın davacısı -----.şirketinin şikayeti üzerine, şüpheliler ---- ile meçhul şahıs hakkında 'Özel belgede sahtecilik' suçundan soruşturmaya başlandığı; müşteki şirketin şikayetinde özetle, şüphelilerin mahkememizin işbu dosyasına ve ----- esas sayılı dosyasına sundukları "15/04/2015 tarihli İbraname" başlıklı belgenin sahte olduğunu beyan ettiği, sunulan belgenin aslının bulunamadığı, aslı bulunmayan belgelerin aldatma özelliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, fiilen belgenin sunulduğu kişinin aldanmış olmasının aldatma niteliğini göstermeyeceğinin kabul edildiği belirtilerek 11/12/2020'de takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin ----- esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyanın davacısının işbu dosyanın davacısı -----..şirketi, davalının işbu dosyanın davalısı ------..şirketi olduğu, davacının cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptalini dava ve talep ettiği, yapılan yargılama sonucunda davacının 241.374,95-TL asıl alacağı üzerinden takibin devamına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce, aslı sunulmayan, içeriği bilgisayar çıktısı olan, tarih kısmı elle yazılı fotokopi ibranameye itibar edilmemiştir.Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak, dosya Mali Müşavir ve hesap uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiştir.Bilirkişi heyetinin 03/10/2017 tarihli raporunda özetle; "...Dosyaya sunulan ibranamenin, içerdiği tarih itibariyle geçerli olduğunun kabulü halinde, ibra nedeniyle davacının davalıdan, icra takibi ve itirazın iptali davasına konu alacak isteğinde bulunamayacağı; ibranameye itibar edilmemesi halinde, davacının davalıdan 27 günlük kazanç kaybı nedeniyle dosyada mevcut kayıtlara göre 4.668,72-TL kar kaybı isteğinde bulunabileceği; tarafımızca tespit edilen 4.668,72-TL kar kaybı alacağından, "davalı tarafından kendisine teslim edilen makinalar ve işyeri içerisinde - (poliproplen büyük torba) dikimi işi” yapan davacının, 27 günlük sürede başka işten sağladığı veya sağlamaktan kasten kaçındığı değerlerin(davacı şirketin aynı nitelikte benzer bir sözleşmeyi yapabileceği veya benzer bir işi bulabileceği makul bir sürenin) konusunda uzman bilirkişi marifetiyle tespiti suretiyle düşülmesi gereken bir miktar olup olmadığının belirlenmesi ve buna göre davacının nihai kar kaybının hesaplanması gerektiği; davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen----. Noterliğinin 04.02.2015 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğine ilişkin tebliği şerhi dosyada bulunmadığından takipte talep edilen direnim faizi miktarı yönünden hesap yapılamadığı, anılan hususun ikmalinden sonra faiz yönünden denetime elverişli hesap yapılabileceği; takibe konu alacağa, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2.maddesi uyarınca %10,5 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi isteğinde bulunulabileceği..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi heyetine işletme uzmanı eklenerek ek rapor için dosya bilirkişi heyetine verilmiştir.Bilirkişi heyetinin ek raporunda özetle; "...Davacı şirketin son bir yıllık satış tutarını esas alarak bir hesaplama yapmak gerekirse; 2014 yılında zarar etmiş olduğu için yapılacak olan değerlendirmede davacı lehine herhangi bir kar/kazanç kaybı hesaplaması yapılamayacaktır... tarafların beyanları ve delilleri ışığında ve hak kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda Nihai Takdirin ve Hukuki Değerlendirmenin Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğuna işaret edilmek suretiyle; Yıllık ticari karın esas alınması halinde; 70.129,99- TL / 360 gün= 194,81 TL günlük kardan; 27 günlük ticari kar kaybı, 194,81 TL x 27 Gün = 5.259,75 TL olarak hesaplandığı; Yıllık mali karın esas alınması halinde; 55.239,06 TL / 360 gün= 153,44 TL günlük kardan; 27 günlük mali kar kaybı, 153,44 TL x 27 Gün= 4.142,93 TL olarak hesaplandığı; kazanç kaybı aynı zamanda kar mahrumiyetini içeren ve müspet zarar unsuru olup, davacının kazanç kaybının, sözleşmede buna ilişkin bir hüküm bulunmaması nedeniyle, TBK 408.maddenin kıyasen uygulaması suretiyle hesaplanması gerektiğine dair kök rapordaki tespit ve değerlendirmemizin geçerli olduğu..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan tarihsiz sözleşmenin 4/2. Maddesine göre; “iş bu sözleşme süresiz olup sadece İşveren tarafından her zaman 1 ay önceden yazılı bildirim yapılmak şartı ile ve tazminatsız feshedilebilir.” düzenlemesine yer verildiği; sözleşmenin, yazılı bildirim koşuluna uyulmak şartı ile tazminatsız feshedileceği hususu düzenlenmiş ise de bildirim koşuluna uyulmaması halinde uygulanacak yaptırım sözleşme ile kararlaştırılmadığından genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözülmesi gerektiği; davalı tarafından fesih bildiriminin, ---------- yevmiye sayılı ihtar ile yapılarak sözleşmenin 30 günlük bildirim koşuluna uyularak tek taraflı ve tazminatsız olarak 02/02/2015 tarihi itibariyle feshedildiği belirtilmiş ise de, ilk tebligatın iade olduğu, ikinci tebligat şerhinin dosyada bulunmadığı ancak davacı beyanına göre ihtarnamenin, davacıya 30/01/2015 tarihinde tebliğ edildiği; kar kaybının hesaplanmasında, Türk Borçlar Kanununun 308. maddesinin kıyas yöntemiyle uygulanması gerektiği, bilirkişi heyetinin buna göre kök raporlarında yaptığı hesaplama ile davacının 27 günlük kar kaybının 4.668,72-TL olduğu, davacının davalıya gönderdiği 04/02/2015 tarihli ihtarnamedeki tutar tespit edilen alacaktan çok fazla olup, davalının temerrüde düşmüş sayılmayacağı değerlendirilmekle; davacının davasının kısmen kabulü ile, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasındaki takibin 4.668,72-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine, alacağın likit ve itirazın haksız olduğu anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,
-Davalının ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 4.668,72-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Asıl alacak miktarı olan 4.668,72-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 2.490,38-TL peşin harçtan mahsubu hazineye gelir kaydına, artan 1.874,98-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 2.493,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 56,46-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.437,04-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 49,90-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 48,77-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 1,13-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 4.668,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 32.244,84-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.