T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/375 Esas
KARAR NO:2025/151
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 27/05/2024
KARAR TARİHİ: 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına -----hasım göstererek ----- dosya ile prime esas kazancın tespiti davası ikame ettiklerini, yargılama esnasında ----- resen terkin edildiğini öğrendiklerini, iş mahkemesinde açılan davada davaya devam edebilmeleri için ----- tarafımıza, işbu davayı açmak için mehil verildiğini, işbu davada ihyasını istedikleri ------- terkin edilmeden önceki merkez adresi --------olduğu, işbu şirket ------- tarihinde resen silinmiş olduğunu, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini talep etmenin gerektiğini, ------sicilinde kayıtlı --------- unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ,tasfiye memuru atanmasına, tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA: Davalı-------cevap dilekçesine özetle; -----------TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirketin tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin -------- silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı ----- sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olcağını, atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin ---------- bulunması şart olduğunu, Müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, Müvekkili Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkili, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı------cevap dilekçesi ibraz etmediği anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, dava dışı------ sayılı dosyası için ihyası talebidir.Davaya konu dava dışı --------- TTK'nun Geçici 7.maddesine göre 14.07.2021 tarihinde terkin edilmiştir.TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için---------- terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere -------- aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, -------hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının------- resen silineceği düzenlenmiştir.Somut olayda; dosya arasında bulunan ---- kayıtları incelendiğinde, dava konusu ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesinin 1.fıkrasının (d) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından 14.07.2021 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesine göre terkin edilmiştir. Davalı ---- ihyası istenilen şirket adına tebligat çıkartılmadığı, -------- Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın Geçici 7/4-a maddesi uyarınca, şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar yollanması gerekmesine rağmen şirket temsilcilerine tebligat çıkarılmamış olduğu ve terkine ilişkin ihtarın yalnız ilan yoluyla yapıldığı anlaşılmıştır.TTK'nun 547. maddesine göre tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde tasfiye memurunun atanması gerekecektir. İhyası istenen şirket 6102 sayılı yasanın TTK' nun geçici 7 maddesine dayanılarak resen terkin edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere hakkında açılmış dava varken terkin işlemi yapılması aynı yasanın geçici 7/2. maddesine aykırı olup esasen tasfiyesi de yapılmadığından ve yapılacak tasfiye işlemi de yasaya uygun olmayacağından yalnızca taraf teşkilinin sağlanması bakımından ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekip, ayrıca tasfiye memuru atanmasına gerek bulunmamaktadır. ------------
İhyası talep edilen şirket aleyhine açılan davanın varlığına rağmen şirketin, TTK'nın Geçici 7. maddesine göre re'sen terkin edildiği, TTK’nın Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının “a” bendi uyarınca sicil kayıtlarına göre şirketi temsile yetkili kişilere ayrıca tebligat yapılmadığı anlaşılmakla, terkin işlemini TTK'nın Geçici 7. maddesine uygun olarak yapmayan davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olacağı açıktır. Bu durumda, HMK 326.maddesi uyarınca davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. --------Yapılan yargılama sonucu; toplanan ve dosyaya sunulan deliller, ------ örneklerine göre; dava dışı -----TTK'nun 7. maddesi kapsamında terkin edildiği, ------sayılı dosyalarının görülmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın -------- sayılı dosyalarına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın işbu dosyaları ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın TTK Geçici 7. Maddesi uyarınca KABULÜ İLE
------numaralı dosyasında kayıtlıyken resen terkin edilen ------ sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA
2-Şirketin sicil kaydı TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca terkin edilmiş olmasına rağmen tasfiye memuru atanması gerektiğinden tasfiye memuru ------ atanmasına
3-Karar kesinleştiğinde ---- TESCİL VE İLANINA
4-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40-TL karar harcına yönelik olarak başlangıçta yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı ------- alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından sarfedilen 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 551,50 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.406,70 TL yargılama giderinin davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı lehine karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı -------------alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/02/2025