T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/222 Esas
KARAR NO: 2025/75
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :24/03/2022
KARAR TARİHİ: 29/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;Şirket müdürü ------ yıllarında görev, yetki, yönetim ve sorumluluğunda olan şirketin banka hesaplarındaki milyonlarca lira tutarındaki payı bankadan çektiği, çekilen paralar küçük ve çok sayıda tutarlardan oluşmamakta, tek kalemde (nadiren birkaç kalemde) çekildiği, dolayısı ile görülmesi ve tespit edilmesinin son derece kolay olduğu, Örneğin bankadan 2019 yılında çekmiş olduğu 11.704.139,63 TL’nin şirketin kasasına koymuş gibi kayıtlara aldığı, oysa ki; VUK, ---- seri nolu VUK genel tebliği ve ilgili mevzuata göre, şirket kasasında sadece gazete, dergi, damacana su, kargo gibi günlük küçük tutarlı ödemeleri yapmak için para bulundurulup, 7.000,00 TL’den daha büyük ödeme yapılmasının yasak olduğu, Sorumlu müdür---- bilahere çektiği ve zimmetine geçirdiği paraları gizlemek, şirketin yasal defterlerinde kasa hesabında kayıtlı gözüken nakdi şişkinliğin şirketin bilançosunda görünmesini önlemek ve perdelemek için fiktif muhasebe hesaplarına
kayıtlar yapmak suretiyle, usulsüz, aldatıcı ve gerçek dışı kayıtlarla muhasebe hileleri yaparak ---- tarihinde kasadan 11.568.865,94 TL’yi ödemiş gibi gösterip, gerçek dışı ve yanıltıcı mali bilanço düzenlediği, Şirketin sorumlu müdürü ------VUK md. 359 uyarınca konusu suç teşkil eden, hapis cezası gerektiren yukarıda belirtilen haksız fiillerine 2018 yılında başladığı, bu haksız fiillerini 2020 yılında da sürdürdüğü, örneğin 2020 yılında kasaya 10.978.766,09 TL nakit girişi yapmış gibi gösterdiği, buna mukabil kasadan 10.908.551,14 TL nakdi ödeme gerçekleşmiş gibi gerçek dışı, aldatıcı nitelikte, fiktif kayıtlar yaptığının yasal defter kayıtları ile sabit olduğu, bu hususların yasal defterlerdeki
kasa hesabının açılış ve kapanış dönemi kayıtlarına bakıldığında doğrudan görülebilir vetespit edilebilir nitelikte olduğu, Şirket müdürü--- zimmetindeki şirkete ait 10.440.515,27 TL nakdi 2018, 2019 ve 2020 yıllarında kasadan aldığını vergi dairesine beyan edip, üstelik şirkete % 3 (313.215,45 TL ) ek vergi ödettirerek, şirketi resmen zarara uğrattığı, Ayrıca şirket müdürü---- uhdesindeki şirkete ait nakitleri, dövizleri ve altınları şirketin banka hesabında tutmak yerine, kasa hesabına kaydederek, kasada göstermek ve kasadan da fiktif hesaplara çıkışını yaparak gerçeğe aykırı yasal defter kayıtları tutup, bilançolar ve gelir tabloları düzenlediği, bu vb. Hileli işlemler ve kayıtlar nedeniyle şirketin yılda 2.7 milyon TL kur farkı gideri külfeti altına sokulduğu, şirketin kur farkı giderlerinin kur farkı gelirlerini misliyle aştığı, örneğin, 2018 yılında şirketin kur farkı gelirleri 320.762,21 TL, kur farkı giderlerinin 871.427,15 TL olduğu, 2019 yılında şirketin kur farkı gelirleri 148.685,42 TL, kur farkı giderlerinin 320.700,98 TL olduğu, 2020 yılında şirketin kur farkı gelirleri 742.994,95 TL, kur farkı giderlerinin ise 1.497.725,36 TL olduğu,---- şirketle ilgisi olmayan 500.000,00 TL tutarındaki çekleri, ticari borç olarak yasal defterlere kaydedip, çekleri şirketin borcuymuş gibi şirkete ödetip, şirketten şirket işleriyle ilgili olmayan, şahsi işlerle ilgili nakit çıkışı yapılarak şirketi zarara uğrattığı, kiralamanın şirketten yapılıp yapılmadığı, bina ortak giderlerine usulünce katılıp katılmadığı konusunda bilirkişi raporunda bir bilgi olmadığı, şirket muhasebecisi ---- ilgili suistimallerin incelemeye alınmadığı, bu nedenlerle tüm şirket defterleri ve kayıtları üzerinde yeniden inceleme yaptırılarak bilirkişi heyetinden ek rapor
alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA; ---- davacı ve ---- şirketinin davalı olduğu ---- kararlarının iptali talepli açılan --- dosyasında da davacı --- özel denetçi talep ettiği, Mahkemenin ---- tarihli gerekçeli kararıyla --- tayinine karar verebilmek için ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerektiği, kurucuların ve şirket organlarının şirkete ve pay sahiplerine zarar verdiğinin inandırıcı şekilde ortaya konması gerektiği ) bu talebin reddedildiği, davacı----- ortak olmadan ve çalışmasından önce ---- olarak ---- çalıştığını, bu şirkette ne kadar gelir elde ettiği hizmet dökümündeki gelir beyanından anlaşılacağı gibi ---- yapıldıktan sonraki gelir durumu da hizmet dökümünden net olarak anlaşılacağını, davacı -----, davalı müvekkili ile ---tarihinde evlendiklerini, davacı yanın eğitim durumu ve sosyolojik yapı içerisinde evlilik öncesi ve evlilik sonra yurt dışı seyahatlerine ilişkin ---- sonrasına ilişkin yurt dışı giriş çıkış kayıtları ile eğitim durumunu gösteren mezuniyet belgesini dilekçe ekinde sunduklarını, Davacı -----, Evlilik tarihinden önce adına iki (2) tane taşınmaz kaydı bulunmakta olduğunu, bu taşınmazlar asgari ücretin biraz üzerinden maaş alan davacı yan tarafından edinilmesi mümkün olmamakla birlikte bu taşınmazların---- nolu mesken niteliğinde bağımsız bölüm olup edinme tarihi ------niteliğindeki taşınmazı edinme tarihinin --- olduğu, davacı ---- tarihinden sonra gerek adına ve gerekse 1/2 pay ile davalı müvekkili ile birlikte evlilik birliği içinde edindiği dört (4) tane taşınmaz kaydı bulunduğunu, Davacı yanın evlilik tarihinden sonraki elde ettiği taşınmazların tüm ödemelerini ------ kendisi adına yapılan ödemeler ile şirketteki kazancından elde ettiği ---- sayılı boşanma davası dosyası ve---- dosyasında tüm ödeme makbuzları ve banka dekontları mevcut ve dava dosyalarındaki delillerden sabit olduğunu, tüm bu nedenler ile açılan davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, 6102 Sayılı TTK'nın 644/1-a bendi atfı yolu ile 553. Madde uyarınca yöneticilerin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davasıdır.Davacılardan--- dava dışı---- ortağı olduğu, davalı---- şirket müdürü olduğu, taraflar arasında----- esas ve-------- sayılı dosyaları ile derdest boşanma davalarının mevcut olduğu, davalı şirket müdürünün şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasının mevcut olduğu, hakim ortak olan davacı şirket müdürünün münferit ortakların menfaatlerini zedeleyen kararların genel kurulda alınmasını sağladığı, davacıyı şirketten uzaklaştırdığı iddiası ile birlikte maaşını kendi hesabına aktardığı, ortaklar arasında eşit davranma yükümlülüklerinin ihlal edildiği, davalının müdürlük görevinden kaynaklı olarak şirketin zararına eylemlerde bulunduğu iddialarına dayalı olarak şirket müdürünün eylemlerinden kaynaklı oluşan zararların tespiti ile dolaylı zararların şirkete doğrudan zararların ise davacıya ödenmesi talepli şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davası açılmıştır.
Dosya içerisine gelen ---- davaya konu olan dava dışı -------- kayıtlarının incelenmesi sonucu ana sözleşmesinin ----- da tescil edildiği, çalışma konusunun sigorta müşavirliği, sigorta acenteliği vs. işlemleri olduğu, ortakların davacı ve davalı ile birlikte dava dışı şahıslar olduğu, yetkilisinin ise davalı ----- olduğu, göreve başlama tarihinin --- görev bitiş tarihinin ise --- olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlık; dava dışı -------olan davacı --- tarafından açılan dava ile hakkında boşanma davası devam eden şirket müdürü davalı ------ eylemleri ile şirketi zarara uğratıp uğratmadığı, eğer bir zarar mevcut ise meydana gelen zararla eylem arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve 6102 Sayılı TTK'nın 644/1-a bendi atfı yolu ile 553 vd. Maddeleri uyarınca açılan şirket sorumluluğundan kaynaklı tazminat talebinin haklı olup olmadığı hususlarıdır. 6102 Sayılı TTK'nın 644/1-a bendi atfı yolu ile TTK'nın 553/(1). Maddesi uyarınca; "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, Kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hemde şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." TTK'nın 553(1). maddesi uyarınca, şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. TTK'nın 553-555 maddeleri gereğince, şirket alacaklıları ve pay sahiplerinin şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açmaları imkanı mevcuttur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların ve alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Söz konusu davanın açılıp görülebilmesi için, oluştuğu iddia olunan zararın doğrudan ya da dolaylı zarar niteliğinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Şirket ortağı veya alacaklısı konumunda olan kişilerin sorumluluk davası yolu ile kendileri adına istemde bulunabilmelerinin koşulu, oluştuğu ileri sürülen zararın, doğrudan zarar niteliğinde olmasıdır. Şirket yöneticilerinin, şirketin almış olduğu borcu ya da başkaca edim yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla şirketi atıl kılarak acz içine düşürmeleri hali, üçüncü kişiler yönünden doğrudan zarar niteliğinde olup, bunun dışında kalan ve dolaylı zarar olarak nitelendirilebilecek hususlarda ortakların veya alacaklıların, ancak yöneticilerin ödeyeceği tazminatın şirkete verilmesi yönünde istemde bulunmaları mümkündür----------Bilindiği üzere bu tür davalarda, sorumluluk davası açan ortağın ortaklık sıfatının dava süresince kesintisiz olarak devam etmesi gerekir. Uygulamada husumet olarak tanımlanan bu yetkinin, tüm dava sürecinde davacı üzerinde bulunması gerekmektedir. Dava açan kişinin ortaklık sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki menfaati de kalmaz. Davanın başında ortaklık sıfatı bulunup yargılama sırasında bu sıfatı kaybeden davacının, tekrar pay sahibi olması halinde de aktif husumet ehliyetinin bulunduğundan söz edilmesi olanaksızdır. Nitekim -------- karar sayılı ilamında da ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan bu tür davalarda davacının davanın başından sonuna kadar bu sıfatının mevcut olması gerektiği hususu vurgulanmıştır. Yöneticinin ortaklığın mal varlığının azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Yani, şirketin kötü yönetilmesi nedeniyle şirketin zarara uğratılması nedenine dayalı tazminat davasında, şirket yöneticisinin eylemleri nedeniyle uğranılan zarar, şirket açısından doğrudan, davacı alacaklı açısından ise dolaylı zarardır. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, alacaklıların dolaylı zararı olarak sonuç doğuracağından alacaklı dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatın kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir--------TTK 553 maddesi kanundan ya da esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlu işlem ve eylemleriyle ihlal eden ----- üyelerini (kurucuları ,diğer yöneticileri ve tasfiye memurlarını) verdikleri zararlardan dolayı şirkete ,ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu tutulmaktadır. ----- üyelerinin sorumluluğunun müeyyidesi tazminattır. Zarar doğurucu işlem ve eylem --- üyesinin kusurundan kaynaklandığını ispat yükü davacı aittir. Davacı --- üyesine bir kusur yüklenmesinin mümkün olduğunu kanıtladığı takdirde ,----- üyesi ,zarar doğuran işlemlerden kendisinden beklenen özeni gösterdiğini, diğer bir anlatımla o konuda gereken özen yükünü yerine getirmiş olduğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. --- üyelerinin şirkete karşı sorumluluğu akdi nitelik taşır. ---- üyelerinin kanun veya esas sözleşmesinin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yerine getirmemeleri , ---- aralarındaki vekalet sözleşmesinin bir ihlalini teşkil eder. ---- alacaklılarda tazminatın şirkete ödenmesi talebiyle açacakları dolaylı zarara ilişkin davalarda sözleşmeye aykırılık sebebine dayanabilirler. Ortakların ve alacaklıların doğrudan doğruya zararlarının tazmini için (tazminatı kendilerine ödenmek üzere ) açacakları davanın temelini haksız fiil oluşturur. Zararın varlığın ve miktarını kanıtlama yükü davacıdadır. ----- üyeleri şirkete ,ortaklara ve alacaklılara doğrudan doğruya verdikleri zararlardan olduğu gibi dolaylı zararlardan da sorumlu tutulmuşlardır. Davacı gördüğü doğrudan zararın kendisine ödenerek tazmin edilmesini talep edebilir,buna karşılık şirketin gördüğü zararlar nedeniyle dolaylı olarak zarara uğrayan ortaklar ( şirketin iflas etmesi koşulu ile TTK 557 maddesi uyarınca ) alacaklılar şirkete ödenmesini isteyebilirler. Sorumluluk davasında asıl dava hakkı şirkete ait olup şirketi idare ve temsile yetkili -----tarafından açılırDolayısıyla zararlara dayanan davalar için ;------üyelerinin ortaklık malvarlığını kötüleştiren davranışları ,ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zarar görmesine yol açar. Şirketin gördüğü doğrudan doğruya zarar ,ortaklar ve alacaklılar açısından dolayısıyla zarar teşkil etmektedir. Ortaklar veya alacaklılar davada tazminatın kendilerine değil ,ortaklığa verilmesini istemelidirler. (TTK 555.556 (1). TK ‘ da ortakların ve alacaklıların dava hakları arasında önemli bir fark olup TTK 556. madde uyarınca alacaklıların dava hakkı şirketin iflas etmesi ön koşuluna bağlanmıştır. Dolayısıyla zaralar nedeniyle açılan davanın hukuki dayanağı akde aykırılıktır. Gerçekte ortaklar ve alacaklılarla ---- üyeleri arasında bir sözleşme bağı yoktur. Sözleşme ---- üyeleri arasındadır. Ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zararlara dayalı dava haklarının ortaklığın dava haklarından kaynaklanmasından dolayı ,sözleşmeye aykırılık temeline dayandığı kabul edilmiştir. Ortaklık ve alacaklılık sıfatını kaybetmiş olanların dava hakları yoktur. Ortaklar ve alacaklılar tazminatın kendilerine verilmesin talep edemezler.Doğrudan doğruya zararlara dayanan davalar yönünden ise;---- üyelerinin fiillleri sonucu ortakların veya alacaklıların ,şirketin zararından bağımsız olarak gördükleri zararlardır. Bu fiillerin ayrıca şirketi zarara sokmuş olup olmadığı önem taşımaz. Doğrudan doğruya uğranılan zararlar nedeniyle açılan davalarda ortaklar veya alacaklılar ,tazminatın kendilerine verilmesini isteyebilirler. Dava ,yine TTK 553. vd ‘daki kurallara tabidir. Bu davalarda ,şirketin zararı ile bir ilişki olmadığı ve hükmolunacak tazminat kendilerine verileceği için ,ortakların ve alacaklıların açacakları sorumluluk davasında şirketle ----- üyeleri arasındaki sözleşmeye dayanma imkanı yoktur. ,ortakların ve alacaklıların üçüncü kişi sıfatıyla açacakları sorumluluk davasının hukuki temeli haksız fiildir. Şirket alacaklıları --- üyelerinin ,kendilerine verdikleri alacaklı sıfatıyla ilişkili olmayan zararları ,şirketin iflas etme önkoşulu aranmaksızın haksız fiil uyarınca TK 371 (5) maddesi uyarınca talep edebilir .-----Somut Olayda ;teknik bilirkişi heyeti tarafından dava dışı şirketin uyuşmazlık yıllarına ilişkin 2018-2022 ticari defter ve kayıtları incelenmiş olup yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, kayıt nizamı bakımından birbirine teyit ettiği bu haliyle dava dışı şirket lehine delil kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Dava dışı şirketin 2018 yılında 424.186,26 TL , 2019 yılında 768.856,47 TL , 2020 yılında 715.191,85 TL net kar elde ettiği, 2021 yılında ise 11.020.281,37 TL net zararının olduğu tespit edilmiştir. Yapılan Yargılama Sonucu; davacı şirket ortağı, dava dışı şirket müdürü aleyhine şirketi zarara uğratan eylemlerinden kaynaklı sorumluluk davası açmıştır. Dava dilekçesinin incelenmesi sonucu davalı şirket müdürünün yaptığı bir takım eylemlerden bahsederek bu eylemler sonucu şirketin zarara uğratıldığı iddiasında bulunmuş olup tespitini de mahkemeden istemiştir. Şirket müdürünün şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlülüğünü yerine getirmediğini, hakim ortak olmasından kaynaklı olarak genel kurul toplantılarında diğer ortakların zararına olabilecek kararlar alınmasını sağladığı belirtilmiş olup bu kararların neler olduğu yada bu kararlar sonucu şirketin ve bunun sonucu olarak da doğrudan yada dolaylı olarak ortakların nasıl bir zararlarının meydana geldiği ilişkilendirilmemiştir. Yine şirket müdürünün davacı hissedarın şirkete almadığı, maaşını dahi vermediği, davacıya ait olan araca el koyduğu bunun içinde iş mahkemesinde davaların devam ettiği belirtilmiş olup bahse konu eylemler nedeniyle de şirketin nasıl bir zarara uğratıldığına ilişkin illiyet bağı kurulamamıştır. Kaldı ki eğer hissedar ortak bahsettiği şekilde zarar görmüş ise buna dair -------sayılı dosyası ile işçi alacaklarından kaynaklı davası derdest olup bahse konu dava ile zararlarının tahsili mümkündür. Davacı ortak hakkında yine şirket müdürü tarafından afaki kayıtlar uyarınca borç oluşturulduğu ve bunun sonucu takip başlatıldığı belirtilmiş olup buna ilişkin olarak da mahkememizin ----- sayılı dosyası ile itirazın iptali davası devam etmekte olup eğer mesnetsiz bir takip ise davacının talebi kabul göreceğinden bu eylem nedeniyle de şirketin, müdürün kusurlu eylemi ile zarara uğratıldığı bahsedilemez. Taraflar arasında genel kurul iptallerine ilişkin de ----------dosyaları derdest olduğu dosya içerisine ilgili dosyaların istenmesi sonucu anlaşılmış olup yargılamaları devam etmektedir. Davacının bir diğer iddiası ise şirket müdürünün ortaklara karşı eşit davranma yükümlülüğü ile bilgi verme yükümlülüğünü, sadakat yükümlülüğünü, kar payı dağıtma yükümlülüğünü ihlal ettiği bunun yanında rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiaları mevcuttur. Dava dilekçesinin bir bütün olarak incelenmesi sonucu davacı ortağın, şirket müdürü olan davaya karşı birçok eylem ithaf ettiği, soyut beyanlardan ileriye gidilmediği, hangi eylemlerden kaynaklı nasıl bir zararın doğduğuna ilişkin varsayımsal beyanlardan ileriye gidilemediği, oluştuğu iddia edilen zararların somutlaştırılamadığı, şirket ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu----- itibariyle şirketin büyük bir zarar içerisinde olduğu tespit edildiği ancak bu zararın şirket müdürünün eylemlerinden kaynaklandığına ilişkin herhangi bir bulguya varılamadığı, davacının da dava dilekçesinde şirket müdürünün eylemlerinden bahsedilerek mahkememizden zararların tespit edilmesinin istendiği ancak yapılan yargılama sonucu şirket müdürünün şirketi zarara uğratacak somut bir eyleminin tespit edilemediği, şirketin 2021 yılında meydana gelen 11.020.281,37 TL'lik net zararında şirket müdürünün hangi eyleminden meydana geldiğine ilişkin herhangi bir illiyet bağının kurulamadığı bu haliyle şirket müdürünün şirketi zarara uğrattığına ilişkin somut herhangi bir delil elde edilemediğinden açılan davanın ispat edilmemesi nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılan davanın ispat edilmemesi nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar harcı 615,40 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/01/2025