T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/539 ESAS
KARAR NO:2025/36
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24.07.2024
KARAR TARİHİ: 14.01.2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ------ tarihinde marketten alışveriş yaptıktan sonra, evine vardığında cüzdanının cebinde olmadığını fark ettiğini, cüzdanının içinde dört adet çek, nakit para ve kartları bulunduğunu, konu ile alakalı----- giderek suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma evrak numarası ---- olduğunu, davaya konu, müşteri ---- tahsilat fişi ile aldığı ---- nolu hesaba tanımlı, ----- çekin üzerine herhangi bir ciro atmadan, cüzdanının içinde olduğuiçinkaybolduğunu/çalındığını, bunun üzerine ----tarihinde ---------sayılı dosyası kapsamında, çek iptal davası açarak işbu çek için ödeme yasağı kararı alındığını, 01.07.2024 tarihinde ise ilgili çekin bankaya ibraz edildiğini ve bankaca ödeme yasağı olduğu için ödenmediğini, müvekkilinin son meşru hamil olduğu fakat ciro etmeden elinden çıkan çek için----- şirketinin icra takibi başlattığını, icra baskısı altında keşideci -------sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine ödeme yaparak dosyayı kapattığını, müvekkilinin son meşru hamil olduğunu ve dava açma hakkına sahip olduğunu, ciro silsilesinde kopukluk olduğunu, müvekkilinin müşterisi olan ---ile davalı----- arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, bu cironun sahte olduğunu, ----- kötüniyetli olduğunu, kayıp olduğu ilan olunan çeki tahsil etmek amacıyla yeddine aldığını, çekin kaybolduğu hususunun hem ------ ilan edildiğini hem de çekin arkasına yazıldığını, ------göre, çeki uhdesine alması alacağın devri niteliğinde olduğunu, bu sebeple, meşru hamil olan müvekkilinin tüm defi'ilerini ileri sürebileceğini, ödeme yasağı olmasına rağmen çeki icra dairesine tahsilat olarak ödeyen çek keşidecisinin de kusurlu ve sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle; çekin son meşru hamili olan müvekkiline çek bedeli olan 100.000,00-TL'nin, çek keşide tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, İcra İflas Kanunun 72/8 Maddesi uyarınca -------Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğunu, davacının, dava şartı olan arabuluculuk kurumuna başvuru yapmadığını, davacının iddiaları doğru ise müvekkilinin yaşanan hırsızlık olayında birlikte hareket etmek sureti ile fail değil, olsa olsa bu işte davacı ile birlikte mağdur konumunda olduğunu, müvekkilinin yasal yükümlülüklerinin tamamını yerine getirmek sureti ile dava konusu çeki iktisap ettiğini, müvekkilinin çekin iktisabında kötü niyet ve ağır kusuru bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirkete var olmayan sorumluluklar yükleyerek ispat külfetinden kurtulmaya çalıştığını, ödeme yasağı kararının çekin cebri icraya konu edilmesine engel teşkil etmeyeceğini, ödeme yasağı kararının çekin müvekkili tarafından iktisabından sonra verildiğini ve bankaya bildirildiğini, davacı tarafın anlatımlarının dava konusu çekin çalınarak piyasaya kullanılmış olduğu temeline dayandığını, bu noktada müvekkili ile davacının hırsızlık olayının mağdurları olduğunu, sorunun hukuki olarak çözümünün çeki çaldıran davacının mı yoksa çalıntı çeki iyi niyetle bilmeden iktisab etmiş olan üçüncü kişi konumundaki müvekkilinin mi menfaatinin korunacağı noktasında olduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili -----Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davanın dava şartı yokluğundan reddini, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddini, davacının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki müvekkiline yönelik iddialarının tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konu çekin keşidecisi olduğunu, müvekkilinin ihtiyati haciz ve icra baskısı altında davaya konu icra dosyasına ödemeyi yaptığını, müvekkilinin ödemeyi------- esas sayılı dosyasına yaptığını, müvekkilinin de icra takibi borçlusu olduğunu, icra dosyasında müvekkilinin tüm malvarlığına haciz konulduğunu, istirdat davasının, icra takibinin borçlusu tarafından, icra takibinin alacaklısına karşı açılabileceğini, işbu çek bakımından ise takip alacaklısı yukarıda da izah edildiği üzere -------olduğunu, öncellikle usule yönelik itiraz/ilk itiraz ve defileri doğrultusunda; davanın husumet nedeniyle reddini, süresi içinde açılmayan davanın zaman aşımı nedeniyle reddini, usule ilişkin itirazımızın kabul edilmemesi halinde ise; toplanacak deliller ve yapılacak yargılama ile de sabit olacağı üzere; haksız ve mesnetsiz işbu davanın esasa ilişkin savunmaları /beyanları doğrultusunda davanın esastan reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çekin müvekkili şirket tarafından ciro edilerek aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davacı---- verildiğini ancak davacı tarafından ciro edilmeden kaybedilmiş ve hiçbir şekilde tanımadıkları ve müvekkili şirketle aralarında hiçbir şekilde ticari ilişki olmayan kötü niyetli 3. kişilerce ciro edilerek -------- kırdırıldığını ve hukuka aykırı bir şekilde tahsil edildiğini, davacı vekilinin de dava dilekçesinde belirttiği üzere dava konusu çekin davacının uhdesinde iken kaybedildiğini, çekin kaybolmasında ve hukuka aykırı bir şekilde tahsil edilmesinde müvekkili şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu sebeple davalı müvekkili aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulen ve esasen reddi gerektiğini, dava konusu çeke ilişkin davalılardan ---- tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak------- sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ve müvekkili firmanın tüm menkul ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, davacının çek bedelinin diğer davalı-------- ödendiğini bilmesine rağmen yasal olarak da istirdat talebini bu firmaya yöneltmesi gerekirken çekin kaybolmasında hiçbir kusuru bulunmayan; tüm şirket hesaplarına, araçlarına, gayrimenkullerine haciz konularak maddi zarara uğratılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan müvekkili firmadan talep edilmesinin maddi ve hukuki dayanaktan yoksun, maddi gerçeğe aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip tutanağı davalılar ----- usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, davalılar -----davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; çek bedelinin istirdatı davasıdır.Davacı vekili özetle; --------- çekin rızası dışında elinden çıktığını, çek iptali için dava açmışken, çekin ibraz edildiğini öğrendiğini, icra baskısı altında keşideci ----------- dosyası kapsamında başlatılan icra takibine ödeme yaparak dosyayı kapattığını beyan ederek çek bedelinin davalılardan istirdatını dava ve talep etmiş; davalılar --------vekilleri özetle davanın reddini talep etmişler; diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Belirtmek gerekir ki, arabuluculuk özel dava şartı tamamlanabilir bir dava şartı değildir.Somut olayda, davanın 24/07/2024 tarihinde açıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk faaliyetinin yerine getirilmediği anlaşılmakla, 6325 Sayılı HUAK 18/A ve TTK 5/A maddesi gereğince davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 1.707,75-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, artan 1.092,35-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL karar harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.427,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalılar -------- tarafından vekalet harcı olarak (ayrı ayrı sarf edilen 60,80-TL) toplam 182,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılar------müştereken ve müteselsilen verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalılar ----- lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ------ müştereken ve müteselsilen verilmesine,
7-Karar tarihinde davalılar ---------- lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ------------ Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14.01.2025