T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/193 Esas
KARAR NO: 2025/50
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/03/2024
KARAR TARİHİ: 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili --- yılında --- kurulmuş, --- gösteren, bulut veri depolama sistemlerine getirmiş olduğu yüksek mühendislik katkılarıyla güvenli, sürdürülebilir ve erişilebilir teknolojiler sunan bir teknoloji, yazılım şirketi olduğunu, müvekkili, ürünleri ile büyük veri ve yönetimi, ------- mimariler, bulut teknolojileri, güvenli veri depolama ve erişimi konularında faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili, kurulduğu günden bu yana milyonlarca kullanıcının ve petabyte'larca verinin yönetilmesi ihtiyaçlarının karşılanmasında kamu kuruluşları, akademik kuruluşlar, operatörler, finans kuruluşları ve bir çok özel kuruluş ile çözüm ortaklığı yapmış olduğunu, müvekkili şirket söz konusu hizmetlerini yerine getirebilmek adına ihtiyaç duyduğu digital ürünleri temin edebilmek için davalı ile anlaştığını, müvekkili ile davalı arasında ilk olarak ---- yılında 2 yıllık bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bitimine istinaden ---- yılında müvekkil şirket tarafından, o dönem ki temsilci ---- ve yönetici -------- 2 yıllık yeni sözleşme için bir hedef fiyat verdiğini, davalı ise bu hedef fiyata 2+1 yıllık bir sözleşme ile uyabileceklerini ilettiğini, 2 yıl belirtilen fiyatlar ile son 1 yıl için de ----- oranını geçmemek kaydı ile ek zam yapılarak ilerleneceği görüşüldüğünü, ancak sözleşme imzalandıktan yaklaşık 6 ay sonra davalı taraf, taahhüt ile sabitlenen fiyatlara haksız şekilde ek zam yapmak için görüşme talebinde bulunduğunu, netice olarak müvekkili şirket, hizmetlerinin sonlandırılmaması için olabildiğince orta nokta bulmaya çalışarak yeni bir fiyat noktasında anlaşmak zorunda kaldığını, bu süreçte sözleşmede indirim yapılan liste fiyatlarının arttırılabileceği ve o günden sonra taahhütlü anlaşmaya rağmen rakamların davalı tarafça istediği zaman yine arttırabileceği gündeme gelmiş, bu süreçte de müvekkili birkaç defa haksız şekilde fiyat artışa maruz kaldığını, taahhütlü anlaşmaya rağmen, davalı taraf müvekkiline fiyat artışı uyguladığından, taahhüt süresinin dolmasını müteakip sözleşme, 20.09.2023 tarihinde sona ermiş ve taraflarca yenilenmemiş olduğunu, müvekkili, Ekim 2023 tarihi itibariyle taahhütsüz kullanıma geçmiş olup --------- müşteri numarası ile sözleşmesiz ve taahhütsüz şekilde güncel hizmet bedelleri üzerinden hizmet almaya başladığını beyanla arz ve izah olunan nedenler ile Sayın Mahkeme tarafından re'sen araştırılacak hususlar çerçevesinde; davalı tarafın müvekkilden haksız tahsil etmiş olduğu bedelin tespiti ile sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde söz konusu bedelin, zenginleşmenin gerçekleştiği (haksız iktisap/ 11.12.2023) tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iade bedel talep edilmişse de hangi tarihli faturalar için iade talep ettiği belli olmadığı gibi yapılan ödemeleri gösterir dekont da taraflarına tebliğ edilmediğini, öncelikle davacıya hang tarihli fatura bakımından kaç TL iade talep ettiğini açıklaması için kesin süre verilmesine, kesin süre içinde talebini somutlaştırmazsa davanın usulden reddine, davacı tarafça faturalarda hata olduğu iddia edilse de; müvekkili şirketin vermiş olduğu hizmet ve davacının abonelik ve taahhütnamelerine uygun düzenlenen faturalarda hata bulunmamakta olduğunu, davacı tarafından faturalara sözleşmede belirtilen süresi içinde itiraz edilmemiş olup fatura içerikleri kesinleştiğini, davacının talebini somutlaştırması için süre verilmesine, verilen kesin süre içinde açıklama yapılmazsa davanın usulden reddine, fatura tarihi itibariyle zamanaşımına uğrayan taleplerin reddine, neticeten haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak davacı tarafça ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında sözleşme imzalandığını, donanım hizmeti aldıkları davalıdan kapasite düşümü talebinde bulunduklarını ancak davalının taleplerini haksız bir şekilde zamanında yerine getirmemesi sebebiyle fazla fatura tahakkuk ettirildiğini, yaşanan gecikmeden davalının sorumlu olduğunu, fazlaca ödenen fatura bedelinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı, davacının kapasite düşümü talebinin zamanında ve gereği gibi yerine getirildiğini, davacı iddialarının asılsız olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,-----dava konusu hesap hareketleri ve dekont örnekleri celp edilmiş, davalı şirketten dava konusu bilgi ve belgeler celp edilmiş, --- davacının sicil kayıt bilgileri alınmış, 13.12.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.12.2024 tarihli raporunda özetle, "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının kapasite düşümü hakkının yasal dayanağının olup olmadığının tespit edilmesi ile, kapasite düşümü için öngörülen bir süre olup olmadığı ve varsa davacının iddia ettiği bir gecikmeden davacının sorumlu olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin bir bütün halinde değerlendirilmesi ile, davacının kapasite indirim talebinin gerçekleştirilebilir bir talep olduğu ve bu konuda yasal ve teknik bir engel de olmadığı anlaşıldığına göre, davalının söz konusu talebi, nasıl ve neden engel olduğuna dair açıklayıcı bir bilgi olmayan freez dönemi gerekçesiyle geç gerçekleştirilmiş olmasının davalının kusuru olarak kabul edilebileceği, Davacıya talebinin 11.11.2023 haftasında gerçekleştirilebileceğinin bildirildiği anlaşılmakla, bu tarihin talebin gerçekleştirilmesi gereken tarih olarak esas alınabileceği, bu durumda da talep 27.11.2023 tarihinde gerçekleştirildiğine göre 16 günlük bir gecikmeden söz edilebileceği ve fatura hesabında da talep 11.11.2023 tarihinde gerçekleştirilmiş gibi tahakkuk hesabı yapılması gerektiği, Kapasite düşümünün 11.11.2023tarihindegerçekleştirilmesi halinde 2023.Kasım ayı fatura bedelinin 369.844,86.-TL olacağı, bu durumda da davacının 474.050,31- 369.844,86= 104.205,45.-TL’yi faturaya ödeme yapıldığı anlaşılan 11.12.2023 tarihi itibariyle talep edebileceği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme kapsamında davacının kapasite düşümü talebinin yerinde olup olmadığı, kapasite düşümü için öngörülen bir süre olup olmadığı ile davacının iddia ettiği gibi bir gecikme sebebiyle fazlaca ödeme yapıp yapmadığı, fazlaca ödeme yapılmış yapılan ödemenin iadesi şartlarının yerinde olup olmadığının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, davalı tarafça yapılan işlemler ve yasal mevzuat dikkate alındığında davacının kapasite indirim talebinin gerçekleştirilebilir bir talep olduğu, davalı tarafça talebin süresi içerisinde yerine getirilemediğine ilişkin gerekçesinin (------- döneminde olunması..) yeterli, elverişli ve somut deliller ile ispat edilmediği, alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında davacı talebinin davalı ------- tarafından süresi içerisinde yapılmadığı, bu hususta davalının kusurlu olduğu, alınan rapor gereği davacı talebinin süresinde yapılmaması sebebiyle davacının 104.205,45-TL fazla ödeme yapmak zorunda kaldığı, davacının bu bedeli iade taleplerinin yerinde olduğu, dava konusu bedelin sözleşmeye aykırı olması sebebiyle faiz için davalının ayrıca temerrüte düşürülmesi gerektiği, davacı tarafça dava tarihinden önce davalının temerrüte düşürülmemesi sebebiyle dava tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği anlaşılmış, davanın kabulüne, 104.205,45-TL'nin dava tarihi olan 14/03/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-104.205,45-TL'nin dava tarihi olan 14/03/2024 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 7.118,27-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.800,00-TL olmak üzere toplam 2.227,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 4.890,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.800,00-TL olmak üzere toplam 2.227,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 86,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.574,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde-------------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2025