T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/364 Esas
KARAR NO:2025/79
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 18/05/2023
KARAR TARİHİ: 30/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; ---- yılında, Müvekkili----, şirketin hisselerinin %50’si
---- %50’si de ---- ait olmak üzere kurdukları,----şirketi, nevinin ve unvan değiştirerek,---- unvanını aldığı. ------ hisse
devirleri neticesinde -----hisselerinin geri kalanı %55---- ve bakiye %5’i ise ----akrabaları olan ve onunla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden ---------kaldığı, davacının
aşağıda sıralanacak ve sonrasında hukuki gerekçeleri açıklanacak hususlar hakkında bilgi almak istediği halde bilgi alamadığı, bu sebeple bağımsız denetçi talep ettiği; Aşağıdaki 13
maddelik hususlarının özel denetçi tarafından incelenmesinin talep edildiği, ---- dışındaki iştiraklerinin listesi ile bu
iştiraklerde sahip olduğu pay oranlarına ilişkin kayıtların dosyaya alınarak incelenmesi,
2. ---- yıl içerisinde kurduğu ve/veya pay sahibi olduğu----- ünvanlı şirketlerdeki pay oranlarının son 10 yıl içerisindeki değişimi, bu değişime esas teşkil eden bilgi ve belgeler, bu
şirketlerdeki payların ----veya üçüncü kişilere devredilip edilmediği, edildiyse devir şartları ve sözleşmelerinin ayrıca devre ilişkin yönetim kurulu kararlarının birer nüshası ve bu devirlere ilişkin ticari defter kayıtları ile ticari yazışmaların, dosyaya alınarak incelenmesi,
3. ---- patentli olup olmadığı fark etmeksizin, başta ------- olmak üzere tüm ürün ve çözümlerine ilişkin fikri ve sınai haklarının kullanılmasına veya devrine dair yurt içi ve yurt dışı iştirakleriyle veya ----pay sahipleriyle akdedilen sözleşme olup olmadığı, varsa birer nüshası ve bunlara ilişkin ticari defter kayıtları ile ticari yazışmaların dosyaya alınarak incelenmesi,
4.---- müşterileri arasındaki sözleşmelerin,----mevcut veya geçmişteki yurt dışı iştiraklerine devredilip devredilmediği, devredilmişse ilgili devir sözleşmelerinin birer nüshasının
dosyaya alınarak incelenmesi,
5.---- çözüm geliştirerek sattıkları çözüm ortakları arasındaki
sözleşmelerin, ------ mevcut veya geçmişteki yurt dışı
iştiraklerine devredilip devredilmediği, devredilmişse ilgili devir sözleşmelerinin birer nüshasının dosyaya alınarak incelenmesi,
6. --- pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı----ve üçüncü dereceye kadar akrabalarının hissedar veya yönetici olduğu , yurt içi ----şirketlerle/ işletmelerle herhangi bir ticari ilişki kurup kurmadığı, kurulduysa ne kadarlık satış yapıldığına ilişkin sözleşmelerin birer nüshası ile ticari defter kayıtları ile ticari
yazışmaların dosyaya alınıp incelenmesi,
7. Yönetim kurulu üyelerine ücret, ikramiye, kâr payı, prim, seyahat giderleri gibi ödemelerin yedek akçeden yapılıp yapılmadığı; yapılan ödemelerin miktarları ve yerlerinin incelenmesi,
8. Son beş yılın bağımsız denetçi raporu, son beş yılın gelir tablosu ve bilançolarının birer nüshasının dosyaya sunularak, özel denetçi tarafından incelenmesi,
9. ------tarihinden sonraki dönemde çalışan sayısının
azalıp azalmadığının, çalışanların yönetim kurulu başkanı ------- üçüncü dereceye kadar akrabalarının hissedar veya yönetici olduğu yurt içi ------- şirketlere transfer edilip edilmediğinin özel
denetçi tarafından incelenmesi,
10----- tarihinden sonraki döneme ilişkin kâr ve cirolarındaki değişimler ile bu tarihten önceki 5 yıllık döneme dair kâr ve
cirolarındaki değişimlerin karşılaştırmalı olarak incelenmesi ile 28/03/2022 tarihinden sonra meydana gelen ciro ve kârlılıktaki dramatik düşüşün sebebinin (iştiraklerin satılması, fikri hakların usulsüz devri veya kullandırılması …vs.) özel
denetçi tarafından incelenmesi
11.------sahibi olduğu ---hangi bedelle satın aldığının, ---- satış tarihindeki değerinin belirlenmesini, satış sözleşmelerinin dosyaya celbi ile ---- tasfiye sürecine girmesinin sebebinin özel denetçi tarafından incelenmesi,
12. P.I. ------ünvanlı şirketlerin yönetim kurulu başkanı------- ile üçüncü dereceye kadar akrabalarının hissedar veya yönetici
olduğu yurt içi-yurtdışı şirketler ile 3. kişilere devrine ilişkin tüm kayıt ve belgelerin dosyaya celbi ile özel denetçi tarafından incelenmesi,
13. Yönetim Kurulu Başkanı ----- Türk Ticaret Kanunu'nun
394’ncü maddesinde ‘‘Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir’ hükmü gereğince alınan genel kurul kararları haricinde kalan ve genel kurul kararlarına dayanmayan AYLIK veya başka adlar
altında ödeme yapılıp yapılmadığı yapılmışsa ödeme tutarlarını dosyaya celbi ile özel denetçi tarafından incelenmesi…” Özel denetçi taleplerinin dayanağını oluşturan maddi vakıalarla ile hukuki izahatın ise aşağıdakiler gibi olduğu; ----varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz yurtdışındaki
iştiraklerinin herhangi bir hukuki gerekçeden yoksun şekilde (TBK m.19 ile TTK m.393, m.408, m.395 ve m.393/1’de düzenlenen “müzakereye katılma yasağı”) ---- ve/veya bu şahsın ve üçüncü dereceye kadar akrabalarının hissedar veya yönetici olduğu yurtiçi ve yurtdışı şirketlerle/işletmelere “genel
kurul kararı gerektiren önemli miktarda malvarlığı satışı” niteliğini haiz olacak şekilde ve TTK m.393’ün (“yönetim kurulu üyesi, kendisinin şirket dışı kişisel menfaatiyle veya alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dâhil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarından birinin, kişisel ve şirket
dışı menfaatiyle şirketin menfaatinin çatıştığı konulara ilişkin müzakerelere katılamaz.” şeklindeki) âmir hükmüne açıkça aykırı (dolayısıyla yok hükmündeki) muhtelif yönetim kurulu kararları vasıtasıyla; -----sürdürebilmesi için hayati önemi haiz olan, patentli olup olmadığı fark etmeksizin tüm ürün ve çözümlerine ilişkin fikri ve sınai haklarının----- yukarıda belirtildiği şekilde hukuka aykırı olarak hisselerini ele geçirdiği yurtdışı iştiraklere
usulsüz ve muvazaalı şekilde devredilmesi; ------varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz olan, patentli
olup olmadığı fark etmeksizin tüm ürün ve çözümlerine ilişkin fikri ve sınai hakların ----hukuka aykırı olarak hisselerini ele geçirdiği yurtdışı iştiraklere ---- zarar verme ve ---- şahsi menfaat temin etme kastıyla----içini boşaltarak iflas ettirme amacına matuf olarak kullandırılması;----- şirketinin içinin boşaltılması derecesine varacak şekilde, usulsüz ve bedelsiz olarak, ----yukarıda belirtildiği şekilde hukuka aykırı olarak hisselerini ele geçirdiği yurtdışı iştiraklere nakledilmesi,
• Bu surette, yurtdışına çıkarılması, burada kullandırılması, lisanslandırılması ve ihraç edilmesi; fiziki varlığıbulunmadığından vergi ve gümrük mevzuatı gereği
özel şekil şartlarına tabi olan yazılımların usulsüzce devredilmesi ve kullandırılması suretiyle vergi ziyaı yaratılması, bu vergi ziyaının öncelikle şirket üzerinde, ikincil olarak da paydaşlar üzerinde sonuç doğurucu şekilde idari ve cezai müeyyide riski yaratması, ---- kritik bilgi ve becerileri haiz ve yazılım niteliğindeki fikri mülkiyet haklarının detaylarına hâkim çalışanlarının, ---- pay sahipliğindeki firmalara---- şahsi menfaat temin etme kastıyla devredilmesi, ----tüm teknolojiler, ürünler, çözümler ve hizmetler üzerinde çalışan, tasarım, bakım ve müşteri teslimatından sorumlu olan, satış ve pazarlama,
tüm küresel finans ve yönetimden sorumlu olan anahtar çalışanların; ---zarar verme ve ---- şahsi menfaat temin etme
kastıyla ve---- içini boşaltarak iflas ettirme amacına matuf
olarak; ------ ve üçüncü dereceye kadar akrabalarının
hissedar veya yönetici olduğu yurtiçi ve/veya yurtdışı şirketlerle/işletmelere ----- ve benzeri şirketlere transfer edilmesi; Tüm bu gerekçelerle, yönetim organının kendi kendisiyle işlem yapma yasağının ihlal edilmesi, özen ve sadakat yükümlülüğüne kasıtlı olarak aykırılık oluşturulması, temsil ve ilzam yetkilerinin kötüye kullanılması, rekabet yasağına, müzakereye katılma yasağına, hakkın kötüye kullanılması yasağına (MK m.2/2)
aykırılıklar oluşturulması, muvazaalı işlemlere girişilmesi ve kanuna karşı hileler yapılması ve bunların dışında ayrıca dürüstlük ve güven kurallarına aykırı davranışlar sergilenmesi, 6789 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 141 aykırılıklar oluşturulması, suretiyle ------ zarar verilmesi hasebiyle huzurdaki davanın açıldığı…, huzurdaki davanın açıldığı…, Ayrıca, Dava konusu genel kurul kararının --- numaralı maddesinin Kanuna Esas Sözleşmeye ----- tarihinde------- gündemin------- nolu maddesi olan “Yönetim Kurulu üyelerinin ücret, huzur hakkı, ikramiye veya prim ödenip ödenmemesinin görüşüp karara bağlanması" hakkındaki karara karşı olumsuz oy
kullanarak ve karara muhalefet ettiği, ----- kurulu üyelerine mali hak ödenip ödenmemesine ilişkin kararın, üyelerin kişisel menfaatleri ile ilgili olduğu; yönetim kurulu üyeleri bu kararın alınması bakımından TTK madde 436 gereğince oydan
yoksun olduğu, Buna rağmen, 8. maddeye ilişkin kararın, davacının %45 oranındaki muhalefetime karşılık, oydan yoksun olan pay sahiplerinin olumlu oyu ile kabul edildiği,
Yasada öngörülen oy çoğunluğunun bu madde yönünden oluşmadığı ve kararın hukuka aykırı olduğu, Ayrıca, belirlenen ücret, prim ve huzur hakkının emsallerine göre çok
yüksek ve fahiş olduğu, Bu şekliyle belirlenen ücret ve huzur hakkının yönetim kurulu üyesi pay sahipleri bakımından örtülü kazanç niteliğinde olduğu, Kararın, ortaklar arasındaki menfaat dengesini, yönetim kurulu üyesi olan ortaklar yararına bozmakta
olduğu, başka bir deyişle yönetim kurulu üyesi olmayan müvekkili gibi azlık pay sahipleri aleyhine eşitlik ilkesini zedeleyen bir durum oluştuğu, dava konusu genel kurul kararıyla
davalı ---- yılları için milyonlarca lira ek ödeme yapılmasına karar verildiği, Dava konusu olmayan---- yılları için ücret prim huzur hakkı adı altın milyonlarca lira ödenmesine karar verildiği ve dava konusu genel kurulda ikinci kez ek ödeme enflasyon farkı adın altında ödenmekte olduğu, TTK 438 vd. hükümleri, dilekçede 13 madde halinde sayılan belirli olayların özel denetçi atanmak suretiyle özel denetçi tarafından incelenmesi ve denetlenmesi ile özel denetim raporu tanzimine karar verilmesini, Dava konusu genel kurul kararının 8 numaralı maddesinin iptaline ve icrasının tedbirden durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin davalı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
SAVUNMA; Davacı ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Şirket’ten talep etmiş olduğu bilgi alma ve inceleme talebi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun hükmüne uygun olarak yerine getirilmiş olup Davacı------ dava dilekçesinde de belirtilmiş olduğu üzere Şirket’e ait gelir tablosu ve bilançonun bir suretinin Davacı ---- vekil tayin etmiş olduğu ---- teslim edilerek bu husus --- tarihli tutanak ile kayıt altına alındığı, Şirket’in------ yılına ilişkin konsolide finansal tablolarının onaylanmasına ilişkin karara
-----olumsuz oy kullandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanunu’nun 437. maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğini iddia ettiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 438. maddesi gereğince özel denetim
talebinde bulunduğu, söz konusu talebin oy çokluğu ile reddedildiği ve -----karara muhalefet şerhi koyduğu ve ihtarnamedeki bilgi alma ve inceleme taleplerini yinelediği, -----tarafından muhalefet şerhine cevaben söz alınarak “şirketin yapılan bu genel kurulu ile birlikte 2021 yılı sonuna kadar bağımsız denetçi raporu ve finansal tabloların genel kurul öncesinde ortakların incelemesine sunulduğu, 2022 yılına ilişkin raporun da 2022 yılına ilişkin olarak yapılacak olağan genel
kurul toplantısı öncesinde aynı şekilde ortakların incelemesine sunulacağı belirtilmiştir. Daha önceki---- yıllarına ilişkin faaliyet raporu ve denetim raporları Sayın ---- vekillerinin incelemesine sunulmuştur. ---- ile aramızda fikri mülkiyet haklarına ilişkin devam eden davalar bulunmaktadır, bu sebeple fikri
mülkiyet hakları ile ilgili de keyfiyetin gereği mucibince ilgili bilgi ve/veya belge sunulamamaktadır. Öte yandan fikri mülkiyet haklarına ilişkin talep edilen bilgiler bu şirketin en esaslı ticari sırlar kapsamındadır. Talep edilen diğer bilgiler ise şirketin
doğrudan ticari stratejilerine ve ilişki sermayesine ------- capital” ilişkin olduğundan ticari sır kapsamındadır.” şeklinde ifadelerle ---- bilgi alma ve inceleme hakkına konu ettiği hususlara açıklık getirildiği, Şirketin, Davacı---- talep etmiş olduğu bilgilerin verilmesi halinde Şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması
gereken diğer menfaatlerin tehlikeye girme ihtimali olduğu gerekçesi ile Davacı ------bu yöndeki taleplerini reddedebilme hakkına sahip olduğu, Davacı----- ilişkin edindiği her türlü bilgiyi kendi menfaati için kullanmayı amaçlamakta olduğu ve bugüne dek almış olduğu gerek hukuki gerek ticari aksiyonlardan
bu hususun açıkça anlaşılmakta olduğu, Nitekim bu durumda Şirket’in ticari sırlarının kendisi ile paylaşılmaması sebebi ile Davacı ----vazgeçilemez, sınırlandırılamaz ve kaldırılamaz nitelikteki hakkının ihlal edildiğinden bahsetmesinin
hukuk mantığına ve mevzuata aykırılığa sebep olacağı, bu hususların yanı sıra davacı ---------- yevmiye numaralı
ihtarnamesi ile talep etmiş olduğu ve yukarıda anılan muhalefet şerhinde de yinelendiği bilgi alma ve inceleme hakkında konu olan hususlar bakımından, Şirket’in kurduğu ve/veya sahip olduğu iştiraklerdeki payların şirket ortaklarına veya üçüncü kişilere devri, şirket ile müşterileri arasındaki sözleşmelerin Şirket’in mevcut veya geçmişteki yurt dışı iştiraklerine devri, Şirket’in çözüm ortakları arasındaki sözleşmelerin Şirket’in mevcut
veya geçmişteki yurt dışı iştiraklerine devri söz konusu olmadığından, gerçekleşmemiş olan devir işlemlerine ilişkin herhangi bir bilgi veya belge sunulmamış olmasının normal
olduğu, Tüm bu nedenlerle Davacı------- bilgi alma talebinin reddedildiği, Şirket’in %45 hissedarı olmasına karşın kendisine bilgi verilmediği ve Davacı ----bunların sonucu olarak çıkarımda bulunduğu üzere Şirket’in yönetim kurulu üyeleri tarafından Şirket’e sürekli olarak zarar veren hukuka aykırı eylemler yapıldığı yönündeki iddialarının tamamen asılsız olduğu, Nitekim mevzuat gereğince ve yukarıda açıklanan nedenlerle Şirket’in Şirket pay sahibi olan Davacı----- Şirket’e ait gelir tablosu ve bilançonun bir sureti dışında herhangi bir belge verme yükümlülüğünün söz konusu olmadığı, Ayrıca,----dava dilekçesinde müteaddit kereler Şirket’in %45 pay sahibi olduğu algısını Sayın Mahkeme nezdinde oluşturmaya çalışmış
olsa da, 11.07.2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı sermaye artışı kararına göre ----teki pay sahipliği oranı %9 seviyesinde olduğu ve her ne kadar söz konusu kararın icrası ----esas sayılı dosya kapsamında alınan ---- tarihli karar
ile tedbiren durdurulmuş olsa da,---- %45 pay sahibi olduğuna
hükmeden nihai bir mahkeme kararı bulunmadığı, huzurda görülmekte olan davanın ancak Şirket’te azlık hakkına sahip olan pay sahipleri tarafından açılabileceğinin mevzuat gereği oldukça açık olduğu, Davacı ------ Şirket’teki pay sahipliği %9 oranında olduğundan, Davacı ----- huzurda görülen davayı açamayacağı,
Şirket’in ve dolayısıyla Şirket pay sahiplerinin zarara uğratıldığı herhangi bir durum mevcut olmadığından Şirket’e özel denetçi atanması yönünde bir gerekliliğin doğmadığı ve hukuken korunacak bir menfaat olmadığı hususları Şirket genel kurulu tarafından değerlendirilerek Davacı----Şirket’e özel denetçi atanması talebini reddettiği, davacı ---- yalnızca kötü niyetli saiklerle hukuki süreç başlattığı ve tek amacının Şirket’in ve Şirket yönetiminin huzurunu kaçırmak olduğu,
İştiraklerin ---- Akrabalarına Devredildiği İddialarına cevaben;------altmış yedi (67) mobil operatöre hizmet vermekte olan Şirket’in
-----faaliyet göstermekte olan iştirak olduğu,----kuruluşundan bu yana ---- olarak görev almakta olup esas şirketin ------ olarak Şirket’in %100’üne sahip olduğu iştirakinin kuruluşundan bu yana müdürlerinden biri olması ve esas yetkili olarak imza yetkilisi olmasının olağan olduğu, Şirket’in-------müdür olması ve ---- ile birlikte imza yetkililerinden biri olmasının Şirket’in yurtdışı iştiraklerinin usulsüz devredildiğine ilişkin herhangi bir zemin
sağlamamakla birlikte bahse konu durumun Şirket ve iştiraklerinin sağlıklı olarak faaliyet göstermesi için oldukça isabetli bir ticari karar olduğu, Şirket’in yurtdışında bulunan
müşteri portföyüne hitap edebilmek adına yurtdışında sahip olduğu iştirakinden faydalanıyor olmasının oldukça olağan olduğu ve Söz konusu durumun usulsüz devre konu olamayacağı, Davacı----iddia ettiğinin aksine-----ay sahipliğinde kurulmuş bir şirket olduğu,----- güncel tarihli apostilli sicil özetinden de açıkça anlaşılacağı üzere halen %100 Şirket’in pay sahipliğinde olduğu, Dolayısıyla ----- usulsüz devrinden bahsetmenin mümkün olmadığı, Kaldı Davacı---- dava dilekçesine Ek-12 olarak eklediği belgenin ---- sahibinin değiştiğini gösteren bir belge olmadığı, herhangi bir tasdikten de geçmediği, Şirket’in diğer iştirakleri olan-------iştiraklerinin de %100 Şirket’in pay sahipliğinde olan iştirakler olduğu, bu durumun sunulacak sicil özetlerinden de açıkça görülebileceği, Patent haklarının devredildiğine cevaben; Davacı ----- tarafından patentlerin devredildiği ifade edilmiş olmakla birlikte buna dair herhangi bir bilgi/belgenin ibraz edilemediği, Somut hiçbir delile dayanmayan bu iddiaların yanlış ve/veya hatalı olduğu patent sicillerinde yapılan kısa süreli bir kontrolle de tespit
edilebileceği, Kaldı ki bizatihi dava dilekçesinde yer verilen linklerdeki patent sayfaları kontrol edildiğinde hak sahibi olarak Şirket’in kayıtlı olduğunun açıkça görüldüğü, Bu çerçevede Davacı ----- tarafından beyan edildiği üzere devir işleminin mevcut olmadığı, Müşteri Portföyünün Devredildiği İddialarına cevaben; gerçeklikle alakası bulunmayıp ortada böyle bir işlem bulunmadığından ------ tarafından Şirket’in hisse değerini düşürme ve Davacı ------- zarar verme saikiyle bu işlemin
yapıldığı iddiaları tamamen zeminsiz olduğu, Şirket Çalışanlarının Devredildiği İddialarına cevaben; bahse konu çalışanların Şirket iştiraklerine devrinin gerek Şirket için
gerek ise Şirket pay sahipleri için faydalı bir işlem olduğu,----- bu işlem ile herhangi bir menfaat elde ettiği iddialarının asılsız olduğu, Davacı ---- iddia ettiğinin aksine Şirket’in personelinin ---- pay sahipliği ve yöneticiliği altındaki herhangi bir şirkete nakledildiği ve bunun için ---- şirket kurulduğu
iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olup gerçeklikle bağdaşmadığı, davacının muvafaza iddialarına cevaben; muvazaa iddiasında bulunan taraf bu iddiasını ispatla
yükümlü olduğunun hatırlanmak istendiği, davacının vergi ziyaı iddiaları için herhangi bir delil sunmadığı ve bu iddialarını da ispatla yükümlü olduğu, -----idari ve cezai müeyyidelerine tabi tutulacağı başta olmak üzere sair tüm iddialarını ispata ilişkin hiçbir delil dosyaya ibraz etmemiş olmasının kötü niyetinin göstergesi olduğu yalnızca bu hususun bile davanın reddini gerektirdiği, Mahkemenin Vermiş Olduğu Tedbir Kararına Rağmen İlgili Ücretlerin Şirket’e İade Edilmediği İddiasına cevaben; ------yönetim kurulu üyesi olarak huzur hakkı ve prim ödenmesine ilişkin ---- Kurul toplantısında alınan 6 numaralı kararın icrasının tedbiren durdurulmasına ---- tarihinde mahkemece karar verilmiş olduğu ve ---- söz konusu ödemeleri anılan tarihten önce Şirket’ten aldığı, Bu nedenle anılan tedbir kararının uygulanmasının fiilen mümkün olmadığının açık olduğu, Kâr Payı Dağıtılmamasına Rağmen Huzur Hakkı ve Prim Ödenmesinin Hukuka Aykırı Olduğu İddiasına cevaben; Şirket’in kar payı dağıtmayarak, yine anılan madde kapsamında yönetim kurulu üyelerinin ücretleri ile huzur hakkı hakkında karar vermenin de yine genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu, Şirket genel kurulunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kendisine verdiği devredilemez yetkiyi kullanmasının
hukuka aykırı olduğunu iddia etmenin mümkün olamayacağı, Bu itibarla Davacı ----söz konusu iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğu, ayrıca Davacı ---- iddia ettiğinin aksine ----yılları için milyonlarca Türk Lirası ödeme yapılması gibi bir durumun olmadığı, Davacı ---- Şirket’in huzurunu kaçırmak adına ileri sürmüş olduğu her iddia gibi bahse konu ödemelere ilişkin iddianın da dayanaktan yoksun olduğu, Davacı ------
söz konusu iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğu,---- yalnızca Şirket’in yönetim kurulu üyesi sıfatıyla genel kurulun takdir ettiği huzur ve ücret haklarını Şirket’ten alındığı, Oydan Yoksunluk Halinin Mevcut Olması Nedeni ile Genel Kurulda
Alınan 8 Numaralı Kararın Hukuka Aykırı Olduğu İddiasına cevaben; Olağan Genel Kurul toplantısında söz alan Şirket pay sahibi-----da ifade ettiği ve Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağında da belirtildiği üzere alınan karar bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 436. maddesi kapsamında söz konusu ----- oy kullanmasında bir sakınca bulunmadığı, Zira, alınan karar bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 436. maddesinde sayılmış olan oydan yoksunluk hallerinin hiçbirinin söz konusu olmaması sebebiyle genel kurul karar nisabı olan oy çokluğunun Olağan Genel Kurul toplantısında alınan 8 numaralı karar nezdinde oluştuğu ve dolayısıyla kararın
kanunen geçerli olduğu, Davacı ----- dava dilekçesinde--- toplantısında alınan 8 numaralı karar ile belirlenmiş olan yönetim kurulu üyelerinin ücret ve huzur hakkına ilişkin belirlenen tutarların emsallerine göre çok yüksek ve fahişolduğunu ve örtülü kazanç niteliği taşıdığını ileri sürdüğü, 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanunu’nun 408. maddesi gereğince, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ücretleri ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesi, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmalarının genel kurulun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğu, Nitekim genel kurulun devredilemez görev ve yetkisini yerine getirerek Şirket’in ----- ödenecek olan ücret ve huzur hakkını belirlediği, Uygulamada yönetim kuruluna verilecek olan ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı, yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai gibi hususlar göz önünde bulundurulması gerektiği, Davacı ----ise alınan 8 numaralı
karara ilişkin tedbir talep etmesine karşın yaklaşık ispat kuralını yerine getirmemiş olup söz konusu iddiasının soyut ve delilden yoksun olduğu, Şirket ortaklarının Şirket yönetim kurulunda bulunmamasındaki temel sebebin Şirket’in artık profesyonel olarak yönetilmesi ve Şirket’in kurumsallaşması yönünde bir adım atılması olduğu…ve davacının tüm iddialarının asılsız ve kanıttan yoksun iddialar olduğu davacı------özel denetçi atanması talebinin reddine, Davacı---- tarihli genel kurulda alınan 8 numaralı kararın icrasının tedbiren durdurulmasına ve söz konusu kararın iptaline ilişkin talebinin reddine, yargılama
giderleri ve vekalet ücretinin davacı ---- bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava, TTK 438 vd. hükümleri çerçevesinde özel denetçi atanmasına karar verilmesine ilişkindir. HMK 150 maddesinde; "(1)Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." denilmektedir.Davacı tarafından eldeki dosyanın 16.10.2024 tarihinde takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın 6100 sayılı HMK 'nun 150/5 maddesi uyarıca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Alınması gerekli olan 615,40 TL maktu harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 peşin TL harç ile 179,90 ıslah harcı toplamı 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 255,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İlişkin olarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025