T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/259 ESAS
KARAR NO:2025/34
DAVA:Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ:08.04.2024
KARAR TARİHİ:14.01.2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı firma ile müvekkili şirket arasında 2021 yılı içerisinde ticari alış veriş olduğunu, bu ticari işin ilkinin 15.000,00-TL tutarında olduğunu, bu iş karşılığında davalı ------(önceki ünvanı: --------- olduğunu,) 19.07.2021 tarihinde ön ödeme olarak 10.000,00-TL ödeme yapıldığını, iş teslim edildikten sonra da 02.08.2021 tarihinde yine aynı hesaba 5.000,00-TL ödenmek suretiyle borcun kapatıldığını, davalı firmanın da (------- olan eski ünvanı ile) buna istinaden yapılan iş karşılığında ------ tutarındaki faturayı düzenlediğini ve taraflar arasındaki ticari hesabın sıfırlandığını, o tarihte ------ olarak değiştiğini, müvekkili şirketin bu durumdan haberinin olmadığını, daha sonra müvekkili firmayla davalı şirketin ticari ilişkisinin bir süre daha devam ettiğini ve davalı tarafça müvekkili şirkete 08.11.2021 tarihli 61.334,21-TL tutarındaki fatura düzenlendiğini, kesilen faturada, ------- İşçilik adı altında 12.288,14-TL tutarında, daha önceden yapılan ve karşılığı alınmış olan alacak kalemini yeniden farklı bir ad ve tutarla mükerrer olarak faturalandırıldığının müvekkili şirket tarafından tespit edildiğini ve bu alacak kalemi ile ilgili iade fatura düzenlenerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı firmaya banka üzerinden ödenen toplam nakit para ve kesilen fatura tutarının 74.235,51-TL olduğunu, davalı firmanın müvekkili firmaya yaptığı iş karşılığındaki fatura bedelinin ise 08.11.2021 tarihli 61.334,21-TL tutarında ki fatura olduğunu, bu hesaptan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin, davalı şirketten 12.901,00-TL alacaklı olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine ----esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı takip başlatıldığını, davacı müvekkilinin itiraz etmesi üzerine de ----------esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan bu davada yapılan yargılamada müvekkili şirketin davalı şirkete borcunun bulunmadığını, aksine 12.901,00-TL alacaklı olduğunu, bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen, Mahkemenin davanın taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle ödenmeyen fatura bedelinin tahsili istemine dayanak yapılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkin olduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle -------- esas sayılı dosyasına, dosyaya yatan paranın davalı tarafa ödenmemesi için dava sonuna kadar tedbir konulmasını, müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile ----- esas sayılı dosyası ile yapılan takibin iptalini, davalı şirketin haksız takip nedeniyle %20 oranında icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafla konusu inşaat şantiye takibi ve insaat uygulama kalemleri -------- olan işlerin yapılması konusunda anlaşma yapıldığını ve bu anlaşmaya uygun olarak işler tamamlanarak davacı şirkete teslim edildiğini, iş bedelinin bir kısmının davacı şirket tarafından ödendiğini, bakiye miktar ödenmediğinden davacı aleyhinde -------- esas sayılı takip dosyasından 07.12.2021 tarihinde 26.334,21-TL bakiye alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, gönderilen ilamsız takiplere ilişkin ödeme emrine, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu, İİK 67/1 madde hükmü gereğince takip talebine itiraz edilen ve itirazın kaldırılması için mercie müracaat etmek istemeyen alacaklının, itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, umumi hükümler dairesinde, alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceğini, müvekkilinin ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını ve işbu davanın müvekkilinin haklı bularak karara bağlandığını, itirazın iptali davasının henüz kesinleşmediğinden ve derdest olduğundan tarafları ve konusu aynı olan işbu davanın, derdestlik sebebi ile reddedilmesi gerektiğini ayrıca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması ve aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış bulunması, genel dava şartları olarak da belirlendiğini, tüm bu nedenlerle; haksız açılan davanın %20 kötü niyet tazminatı ile birlikte reddini, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava;---- esas sayılı dosyasında borçlu olunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasıdır.Davacı vekili özetle; davalı ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya önce 10.000,00-TL, sonra iş teslim edildikten sonra 5.000,00-TL ödenmek suretiyle borcun kapatılmasına rağmen, davalının ticari unvanını değiştirdikten sonra-----esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı takip başlattığını, müvekkilinin itiraz etmesi üzerine de ------ sayılı dosyası ile dava açıldığını beyan ederek, bu icra dosyasından ötürü borçlu bulunmadığının tespitini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle; davacı ile aralarında eser sözleşmesi bulunduğunu, işleri tamamlayarak davacıya teslim ettiklerini, ancak davacının iş bedelinin bir kısmını ödediğini, bakiye miktar ödenmediğinden davacı aleyhine----- sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davacının takibe yaptığı itirazın iptali için ------ esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını beyan ederek davanın usulden reddini istemiştir.----sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın ----esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğu, ----sayılı takip dosyasında; alacaklının dosyamız davalısı, borçlunun dosyamız davacısı olduğu, icra dosyasındaki borcun sebebinin cari hesap alacağı olup, dosyamızdaki davacı iddialarına esas cari hesap ilişkisi ile aynı hukuki ilişkiye dayandığı anlaşılmıştır. Kanun koyucu tarafından HMK 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş, HMK 114/1-h fıkrasında davacının dava açmakta hukuki yararın bulunması ve HMK'nın 114/1-ı.maddesinde derdestlik dava şartı olarak kabul etmiştir. Alacaklının, itirazın iptali davası açmasından sonra, borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur. Çünkü borçlu, itirazın iptali davasına karşı vereceği cevap layihasında borçlu olmadığı savunmasını ileri sürebilir; açılmış ve görülmekte olan bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur.”------- Yine taraflar arasında ayı borç ilişkisine istinaden görülmekte olan bir dava olması durumunda derdestlik dava şartının bulunmadığı anlaşılacaktır. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında aynı hukuki ilişkiden kaynaklı olarak açılmış ve görülmekte olan ----- sayılı dosyasının bulunduğu anlaşılmakla, derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı.maddesindeki derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2.maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 615,40-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 449,73-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 165,67-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 449,73-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 690,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 60,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 (2) Maddesine göre davalı lehine takdir olunan 26.334,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.14.01.2025